Anahtar kelimeler: Tcankara Denetçi Yazildiği Usulden Kurul Tayini Birleşen İlamda Ankara Milleti

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi ████████ Esas ████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARARİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVA
: Genel Kurul Karar İptali - Özel Denetçi TayiniDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali ve özel denetçi tayini istemine ilişkin asıl ve birleşen davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı asıl ve birleşen davada taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.DAVAAsıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin paylarının ...'a ait olup, müvekkillerinin ...'ın vefat eden oğlu ...'ın çocukları olduğunu, ...'ın 26.10.2023 tarihinde vefat ettiğini, miras paylarının henüz mirasçılarına tam olarak intikal etmediğini, murisin vasiyetnameler bıraktığını, bu vasiyetname ile paylar adına işlenen ... ve ...'un muris tarafından mirastan reddedildiğini, pay oranlarının bu nedenle uyuşmazlık konusu olduğunu, Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi █████████ Esas sayılı dosyada ... tarafından düzenlenen vasiyetnamenin açıklanmasına ilişkin dava görüldüğünü, ardından Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas ve Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyalarda vasiyetnamenin iptali davaları açıldığını, ayrıca vasiyetname açılmasından önce düzenlenen mirasçılık belgelerinin iptali için de davalar açıldığını, bu davaların Eskişehir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyasında birleştiğini, bu mahkemede görülmekte olduğunu, bu nedenle şirket paylarının henüz mirasçılar arasında hukuka uygun şekilde paylaşılmadığı için genel kurul toplantısı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, hazirun cetvelinde belirtilen payların hukuka uygun olmadığını, müvekkillerince hazirun cetveli paylarının hukuka uygun olmadığı şerhi ile imzaladığını, ...'ın mirasçılarını hukuka ve usule uygun şekilde henüz belirlenmediğini, ... ve ... tarafından Ankara 12. Aile Mahkemesinde ████████ Esas dava ile ...'ın oğlu ...'ın öz oğlu olmadığını nesebin tespiti ile öz oğlu değilse soy bağının kaldırılarak nüfus kaydının düzeltilmesi ve mirasçılık sıfatının ortadan kaldırılmasını talep etmiş olduklarını, payların ne olduğu konusunun muallak olduğunu, hazirun cetveli, oylamalarda belirtilen paylar, temsil edilen pay oranlarının tamamen farazi olup genel kurul kararının batıl olup genel kurul toplantısının iptali gerektiğini belirterek TTK'nun 439. maddesi uyarınca şirkete özel denetçi atanmasına, 14.09.2024 tarihinde yapılan genel toplantısının butlanına, mahkemenin butlan şartlarının oluşmadığı kanaatinde olması halinde iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkilinin dedesi ...'ın 26.10.2023 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin davalı şirkette pay sahibi olduğunu, paydaş ... ve ...'ün genel kurul toplantılarında ve hazirun cetvelinde paydaş olarak gözükmesini sağlayan hatalı olarak düzenlenen veraset belgesinin iptaline yönelik dava açıldığını, aynı yönde açılan davaların birleştirildiğini, mirasçılık belgesinin iptali davasının derdest olduğunu, ...'ün ıskatını etkisiz kılmak için açtığı vasiyetnamenin iptali davası ile ...'un ıskatını etkisiz kılmak için açtığı vasiyetnamenin iptali davasının derdest bulunduğunu, bu yargılamalar neticesinde şirketin paydaşlarında değişiklik olacağını, genel kurul toplantısına dayanak edilen hazirun cetvelinin gerçek pay sahiplerini ihtiva etmediğini, nama yazılı hisse senetlerinin miras ile geçmesi halinde mirasçılığın ve senetlere haklılığın ispatının bütün mirasçıların onayı ya da vasiyeti tenfiz memurunun beyanı ile mümkün olduğunu, anonim şirketin resen mirasçıları pay defterine işleyemeyeceğini, müvekkilinin bilgi edinme ve inceleme hakkının ihlal edildiğini, özel denetçi atanması taleplerinin hukuka aykırı olarak kabul edilmediğini, şirketin yapısını ve sermayesini korumayan genel kurul kararlarının butlanı gerektiğini belirterek davalı şirketin 14.09.2024 tarihli genel kurulda alınan 3, 4, 5, 6, 8 ve 10 numaralı gündeme ilişkin kararların iptaline ve şirkete özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPAsıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aktif husumet ehliyetine sahip olup olmadığının bu dava sonucunda belli olacağını, genel kurulda davacıların muhalefet şerhi bulunmadığını, hazirun cetvelinin toplantı tarihindeki mevcut duruma ve mevzuta uygun olarak hazırlandığını, özel denetçi talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacıların hiçbir maddi vakıayı ileri sürmediklerini bildirerek asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; davalı şirketin tek hissedarı olan asıl ve birleşen davada davacıların murisi ...'ın vefatından önce düzenlediği vasiyetnamelerin iptali yönünde açılan iki davanın ve mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin açılan davanın derdest olduğu, mirasçılar arasında nesebin tespiti, soy bağının kaldırılarak nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davanın yargılamasının devam ettiği anlaşılmakla bu aşamada tüm mirasçıların kabulünde olan mirasçılar arasında düzenlenmiş bir miras taksim sözleşmesi veya taksim sözleşmesine eş değer bir halin mevcut olmadığı gibi genel kurul tarihi itibari ile miras şirketine mümessil de tayin edilmediği, aynı şekilde davalı şirket tarafından hazırlanan hazirun cetvelinin miras paylaşım belgesi olarak kabul edilemeyeceği, bu durumda murise ait şirket hisseleri üzerinde tüm mirasçıların el birliği mülkiyetinin devam ettiği, asıl ve birleşen davada davacıların tek başına dava açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİAsıl davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hukuki yararı olan herkesin genel kurul kararının yoklukla/butlanla malul olduğunun tespitini talep edebileceği nazara alındığında mirasçıların da tek başına dava açma ehliyeti bulunduğunu, bir an için aksi kanaatte olunsa dahi müvekkili davacılara diğer mirasçıları davaya dahil etmek veya miras ortaklığına temsilci atatmak üzere süre verilmeden davanın aktif husumetten reddedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, üstelik müvekkilleri tarafından tereke memuru atanması talebiyle Ankara 20. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/8 tereke dosyası üzerinden dava ikame edilmiş olup, işbu dosyada Av. ...'ın tereke tasfiye memuru olarak atandığını, davalı şirketin tek pay sahibi muris ...'ın 26.10.2023 tarihinde vefat ettiğini, geriye çocukları ..., ... ve ... ile ...'dan olma torunları ..., ... ve ... kaldığını, veraset ilamında da bu kişiler mirasçı olarak gösterildiğini, ancak Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin █████████ Esas sayılı dosyası üzerinden murisin Ankara 15. Noterliği’nin 13.01.1988 tarih ve 2200 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamesi ile Ankara 25. Noterliği’nin 02.11.2004 tarih ve 49328 yevmiye numarası ile tutanağa bağlanan el yazılı vasiyetnamesinin okunmasıyla ... ile ...'ün mirastan çıkarıldıklarının öğrenildiğini, bunun üzerine müvekkilleri ve ... tarafından mirasçılık belgesinin iptali talebiyle davaların ikame edildiğini, davalar Eskişehir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden birleştirilmiş olup derdest olduğunu, ... tarafından Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden ... tarafından ise Ankara 13 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden vasiyetnamelerin iptalinin talep edildiğini, ... ile ... tarafından ayrıca ...'ın ...'ın oğlu olmadığı iddiası ile Ankara 12. Aile Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden soybağının reddi davası ikame edildiğini, murisin mirasçılarının kim olduğu hususunun ihtilaflı olduğunu, müvekkillerİ tarafından taraflar arasında akdedilen miras taksim sözleşmelerinin geçersizliğinin tespiti talebiyle Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden davanın ikame edilmiş olup işbu davanın da derdest olduğunu, mirasçılar arasında şirket hisselerinin paylaşılmasına yönelik geçerli bir anlaşma mevcut olmadığını, şirket hisselerinin hala terekede bulunmakta olup hisseler üzerinde miras ortaklığı el birliği ile mülkiyet hakkına sahip bulunduğunu, davalı şirket nezdinde sanki şirket hisseleri paylaşılmış gibi dava konusu genel kurul toplantısı düzenlendiğini, mirasçılara münferiden oy kullandırıldığını, oy birliği olmayan gündem maddeleri bakımından da karar alınmış kabul edildiğini, müvekkillerinin huzurdaki davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunduğunu, bir an için aksi kanaatte olunsa dahi müvekkili davacılara diğer mirasçıları davaya dahil etmek veya miras ortaklığına temsilci atatmak üzere süre verilmeden davanın aktif husumetten reddedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, üstelik müvekkilleri tarafından tereke memuru atanması talebiyle Ankara 20. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/8 tereke dosyası üzerinden dava ikame edilmiş olup işbu dosyada Av. ...'ın tereke tasfiye memuru olarak atandığını, dolayısıyla davayı, dava konusu genel kurul toplantılarında alınan kararların yoklukla/butlanla malul olduğunu, davalı şirketin pay sahibi münferit olarak mirasçıları değil, miras ortaklığı olduğunu, buna rağmen davalı şirket nezdinde sanki şirket hisseleri paylaşılmış gibi hukuka aykırı bir genel kurul toplantısı yapılmış ve mirasçılara münferiden oy kullandırıldığını, mirasçıların taksime yönelik geçerli bir anlaşma yapmadığı durumda hisseler üzerinde miras ortaklığının el birliğiyle malik olacağı ortaya konulduğunu, dava konusu genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelindeki hisse dağılımlarının miras taksim sözleşmelerindeki ile aynı olmadığını, miras taksim sözleşmelerinin geçersiz olduğuna yönelik beyanları saklı kalmak kaydıyla bu durum tarafların hiçbirinde miras taksim sözleşmelerini uygulama iradesinin olmadığını ortaya koyduğunu, hukuki yararı olan herkesin yokluğun tespitini talep edebileceği nazara alındığında tek bir mirasçının dahi yokluğun tespitini dava edebileceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin işbu davayı açmada hukuki yararı bulunduğunu, hukuki yararı olan herkes genel kurul kararının iptali istemli dava açabileceğini, miras ortaklığında her bir ortağın tek başına dava açmasının mümkün olduğunu, dolayısıyla müvekkilinsı dava açma ehliyeti bulunmakta olup mahkemenin aksi yöndeki kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme tarafından davacıları diğer mirasçıları davaya dahil etmek ya da miras ortaklığına temsilci atanması yollarına başvurmadan direkt usulden reddedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, Ankara 20. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/8 tereke dosyasında terekeye tasfiye memuru atandığını, dolayısıyla davanın miras ortaklığını temsilen atanan tasfiye memurunun da takip etmesi mümkün olup mahkemece bu yollara başvurulmadan usule ve yasaya aykırı bir şekilde davanın direkt usulden reddedildiğini, müvekkilinin dava ehliyetinin bulunmadığı varsayıldığında, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı şirketin genel kurul kararlarına ilişkin yargı yoluna gidilmesinin imkansızlaşacağını, bu durumda da müvekkilinin hak kaybına uğramaya devam edeceğini, genel kurul kararlarının usulsüz ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin vermiş olduğu müvekkilinsı dava ehliyetinin bulunmadığına yönelik karar ile genel kurul kararları ile ilgili yargı yoluna başvurulmasının imkansız hale geldiğini, söz konusu şirketin denetiminin mümkün olmayacağını, müvekkilinin bilgi edinme ve inceleme hakkının ihlal edildiğini, özel denetçi atanması talebinin hukuka aykırı olarak kabul edilmediğini, yönetim kurulu üyesinin, kendi ibrasında oy kullandığını, yk üyelerinin toplu değil, tek tek ve açıkça tartışılarak ibra edilmesi gerektiğini, şirketin yapısını ve sermayesini korumayan genel kurul kararlarının butlanı gerekeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; anonim şirketlerde hissedarın ölümü halinde payların limited şirketlerde olduğu gibi kendiliğinden mirasçılara intikalinin söz konusu olmadığını, mirasçıların terekeye dahil anonim şirket payları üzerinde iştirak halinde mülkiyet esaslarına göre tasarruf etmeleri gerektiği şeklinde olduğunu, iştirak çözülmeden de yani müşterek mülkiyete çevrilmeden de mirasçıların kendi nam ve hesaplarına dava ikamelerinin mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesinin kararının temel hukuki dayanağının da işte tam bu yerleşik görüş olduğunu, bu durumun tek istinası ise, yine Yargıtay yerleşik kararlarında belirtildiği üzere mirasçılar arasında terekeye ilişkin miras taksim sözleşmesinin yapılmış olması veya yazılı taksim sözleşmesine eşdeğer bir halin varlığının mevcut olması olduğunu, bu istisna istinaf başvurumuza konu ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de aynen yer aldığını, ancak ortada muris ...'ın veraset ilamına göre mirasçısı olarak görünen tüm kişiler arasında noter huzurunda imzalanmış bir miras taksim sözleşmesinin bulunduğunu, sunulan düzenleme şeklinde mirasın taksim sözleşmesinden görüleceği üzere murisin tüm malvarlığının yani terekesinın paylaşıldığını, bu paylaşıma ayrı başlıklar halinde, murise ait şirket hisselerinin de açıkça dahil edildiğini, 01.12.2023 tarihli 25926 yevmiye numaralı düzenleme seklindeki miras taksim sözleşmesinin imzalanması ile birlikte, daha önceki tarihlerde imzalanan sözleşmelerin hukuken geçersiz hale geldiğini, yani tarafların iradeleri ile hukuken ortadan kaldırıldıklarının açık olduğunu, tarafların terekeyi miras taksim sözleşmesi ile paylaşma yönündeki iradelerinin başından sonuna kadar kesintisiz devam ettiği gerçeğini ortaya koymak adına, önceki sözleşmelere atıf yapıldığını, davanın taraflarına, mirasçılar arasında düzenlenmiş bir miras taksim sözleşmesi veya taksim sözleşmesine eş değer bir halin mevcut olup olmadığını sormadığını, murise ait şirket hisseleri üzerinde tüm mirasçıların el birliği mülkiyetinin devam ettiği sonucuna hukuken ulaşılamayacağını, ilk derece mahkemesinin de kendisine dayanak aldığı Yargıtay yerleşik görüşünün bir sonucu olduğunu, gerekçe yönünden usule, mevcut delillere ve yerleşik kararlara aykırı eksik inceleme ile hüküm kurulan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın farklı gerekçe ile usulden reddine karar verilmesini istemiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİAsıl dava; davalı şirketin █████/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların butlanı, aksi kanaat halinde iptali ve özel denetçi atanması, birleşen dava, davalı şirketin █████/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5, 6, 8 ve 10 numaralı gündeme ilişkin kararların iptali ve şirkete özel denetçi atanması istemine ilişkindir.6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;Asıl ve birleşen davada özel denetçi tayini talep edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 438. maddesinde, her pay sahibinin pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu taktirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasının gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebileceğini, aynı kanunun 439. maddesinde ise, genel kurulunun özel denetim istemini reddetmesi halinde sermayenin en az onda birine halka açık anonim şirketlerde ise yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya payların itibarı değeri toplamı en az 1.000.000,00 TL olan pay sahiplerinin şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde üç ay içinde özel denetçi atanmasını isteyebilecekleri, aynı yasanın 440/2. maddesinde ise, mahkemece verilen kararın kesin olduğu belirtilmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2017 tarih █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı). Kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346/1. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai bir karardır (Tolga Akkaya, Medeni Usul Hukukunda İstinaf, sayfa 247).Asıl ve birleşen davada genel kurul kararının butlanı/iptali talebi yönünden inceleme yapılmasına geçildiğinde; asıl ve birleşen davaya konu █████/2024 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağı ve eki hazirun cetveli incelendiğinde; 14.919 adet payın tamamının toplantıya katılımının sağlandığı, hazirun cetvelinde payların ... için 3.730 adet, ... için 1.243 adet, ... için 1.243 adet, ... için 1.243 adet, ... için 3.730 adet, ... için 3.730 adet olarak yer aldığı, ...'ın vekaleten, diğerlerinin ise asaleten hazirun cetvelini imzaladığı, hazirun cetvelinde yer alan asıl ve birleşen dosya davacılarının pay oranlarını kabul etmediklerine ilişkin şerh düşülmek suretiyle imzalarının yer aldığı anlaşılmıştır.Genel kurul toplantısının 1. gündem maddesi ile toplantının yönetim kurulu başkanı tarafından açıldığı, 2. gündem maddesi ile toplantı başkanlığının oluşturulduğu ve oy birliğiyle bu gündemin karara bağlandığı, gündemin 3. maddesine geçilmeden önce asıl davada davacılar ... ve ...'ın söz alarak bilanço ve gelir tablolarını istemelerine rağmen verilmediğini belirterek toplantının ertelenmesini talep ettiklerini, birleşen davada davacı ... temsilcisinin ihtarnameye rağmen şirket bilançoları, gelir tablolarının sunulmadığını belirterek genel kurulun ertelenmesini talep ettikleri, divan başkanı tarafından █████/2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının pay sahiplerinin talebi ile ertelendiğini, ertelemeye ilişkin ilanın usulüne uygun olarak yapıldığı belirtilerek erteleme talebinin kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle toplantının devamına karar verildiği, gündemin 3. maddesi ile 2023 yılı yönetim kurulu faaliyet raporlarının görüşüldüğü, asıl ve birleşen dosya davacılarının/temsilcisinin özel denetçi atanması taleplerinin oy çokluğuyla reddedildiği ve gündem maddesinin oy çokluğuyla kabul edildiği, gündemin 4. maddesi ile 2023 yılı finansal tablolarının görüşüldüğü, asıl ve birleşen dosya davacılarının/temsilcisinin özel denetçi atanması taleplerinin oy çokluğuyla reddedildiği ve gündem maddesinin oy çokluğuyla kabul edildiği, gündemin 5. maddesi ile yönetim kurulunun ibrasının oy çokluğuyla kabul edildiği, gündemin 6. maddesi ile █████/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların tamamının iptaline oy birliğiyle karar verildiği, gündemin 7. maddesinin görüşülmemesi ve genel kurulda karar alınmamasının oy birliğiyle kabul edildiği, gündemin 8. maddesiyle yeni yönetim kurulu üyesi seçimine oy çokluğuyla karar verildiği , gündemin 9. maddesiyle yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmemesine oy birliğiyle karar verildiği, gündemin 10. maddesiyle 2023 yılı yönünden kar dağıtılmamasına oy birliğiyle karar verildiği anlaşılmıştır.TTK'nun 445 ve 446. maddesinde genel kurul kararlarının iptali, 447. maddesinde ise genel kurul kararının butlanı hükme bağlanmıştır. Anılan hükümler karşısında, toplantıda hazır bulunan karar olumsuz oy veren bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun veya kullanmasın, çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasına etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu, kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açılabilecektir. Genel kurulun özellikle pay sahibini genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetle haklarını kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararlar batıldır.Kanunda iptal davasını açabilecek kişiler özel olarak hükme bağlanmış ise de, genel kurul kararlarının yokluğunun ve butlanının tespiti davasını açabilecekler özel olarak düzenlenmemiştir. Ancak doktrin ve uygulamada kabul edildiği üzere, yokluk ve butlanın tespitini hukuki yararı bulunan kişiler her zaman bu durumu ileri sürerek, yokluk ve butlanın tespitini mahkemeden isteyebileceği gibi, açılan davada mahkemece de resen gözetilecektir.Davacı yan işbu davada davalı şirketin murise ait olup, muristen intikal eden paylara ilişkin mirasçılar arasında ihtilaf bulunduğu, vasiyetnamenin iptali, mirastan ıskatın iptali, nesebin tespiti davalarının derdest olduğu, hazirun cetvelindeki hisse oranlarının doğru olmadığı, gerçek pay durumunu göstermediği iddiasına dayanarak işbu davayıTTK'nun 494/2. maddesinde, payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebri icra gereği iktisap edilmeleri halinde bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan mal varlığına ilişkin hakların derhal, genel kurula katılma haklarıyla oy haklarının ise ancak şirketin onayıyla birlikte devralana geçeceği düzenlenmiştir. Miras yoluyla payın mülkiyeti ve bundan kaynaklanan mal varlığına ilişkin haklar mirasçıya geçeceğinden alınan genel kurul kararıyla paya bağlı hakları etkilenen ve hukuki yararı bulunan davacının genel kurul kararının yokluğu ile butlanının tespitini dava etme hakkı bulunmaktadır.Bu durumda, mahkemece açılan asıl ve birleşen davada davalı şirketin █████/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yokluk ve butlan hallerinin bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu kapsamda hiçbir inceleme ve araştırma yapmadan, davacının genel kurul kararının yokluk/butlanına ilişkin işbu davayı açmakta hukuki yararı ve aktif husumet ehliyeti bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle özel denetçi tayinine ilişkin asıl ve birleşen davada verilen karar kesin olduğundan taraf vekillerinin anılan hükme yönelik istinaf itirazlarının usulden reddine, genel kurul kararının butlanı/iptaline ilişkin açılan davada ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek yokluk ve butlan hallerine ilişkin araştırma yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden davanın usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın █████/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;A)Taraf vekillerinin özel denetçi tayinine ilişkin asıl ve birleşen davada verilen karara yönelik istinaf isteminin ilk derece mahkemesince verilen karar TTK'nun 440/2. maddesi uyarınca kesin olduğundan HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca ayrı ayrı USULDEN REDDİNE,B)1-Asıl ve birleşen davada taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,4-Asıl davada davacılar tarafından yatırılan 615,40 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde asıl davada davacılara verilmesine,5-Birleşen davada davacı tarafından yatırılan 615,40 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde birleşen davada davacıya verilmesine,6-Asıl ve birleşen davada davalı tarafından yatırılan 615,40 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde asıl ve birleşen davada davalıya verilmesine,7-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,8-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda özel denetçi tayinine ilişkin karara yönelik istinaf talebinin usulden reddi yönünden HMK'nun 352.maddesi gereğince TTK'nun 440/2 maddesi gözetildiğinde kesin olmak üzere, genel kurul kararının butlanı/iptaline ilişkin karara yönelik istinaf talebinin kabulü yönünden HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.