Anahtar kelimeler: Tabliye Betonu Ergani Düşerek Kardeş Olayında Caddesisokak Kalarak Murisi Esnasında

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ İSTEMİ İNCELENMEKSİZİN RET KARARIDavacılar ... vd. vekili Av. ...tarafından, davacıların murisi ...'ın █████/2020 tarihinde Diyarbakır ili, Ergani ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi,...Sokak, No:... adresinde tabliye betonu dökümü esnasında düşerek vefat etmesi olayında davalı idarenin hizmet kusuru olduğundan bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak davacı eş için 100,00-TL, davacı çocukların her biri için 100,00'er TL olmak üzere toplam 600,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı (miktar artırım ile 295.358,82 TL), davacı eş için 40.000,00-TL, davacı kardeş için, 20.000,00-TL ve davacı çocukların her biri için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 210.000.00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle ... Belediye Başkanlığına karşı açılan dava sonucunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan başvurular incelendi.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde; Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, 46. maddesinde Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği, 48. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında ise; temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, temyiz isteminin reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.Uyuşmazlıkta; davacıların murisi ...'ın █████/2020 tarihinde Diyarbakır ili, Ergani ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sokak, No:... adresinde tabliye betonu dökümü esnasında düşerek vefat etmesi olayında davalı idarenin hizmet kusuru olduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen 295.358,82-TL maddi ve 210.000.00-TL manevi zararın tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi hükmü kapsamında, Bölge İdare Mahkemesi kararı tarihinde güncel temyiz parasal sınırın altında kaldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz istemlerinin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, davacıların adli yardım istemi İdare Mahkemesince kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazılmasına, kesin olarak, █████/2025 gününde oyçokluğuyla karar verildi.KARŞI OY
:(X)- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar bakımından bölge idare mahkemelerince verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.Aynı Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasında ise; tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri; ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.Buna göre; davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açtığı ve 2577 sayılı Kanun'un 16/4. maddesi gereği miktar artırımında bulunulabileceği dikkate alındığında, aynı Kanun'un 46/1-b bendinde belirtilen parasal sınır dikkate alınmaksızın hükmün denetlenmesini talep etme hakkı çerçevesinde temyiz isteminin esasının incelenmesi gerekirken, istemin incelenmeksizin reddi yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.