Anahtar kelimeler: Eskişehir Mütalaanın Celsede Sunulduğu Delaletiyle Sıfatı Silahlı Edenin Görüşü Örgütüne

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Eskişehir 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 delaletiyle 58/6-7; 5275 sayılı Kanun'un 108/4 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1. Esas hakkındaki mütalaanın sunulduğu 11.06.2019 tarihli celsede sanık müdafiinin talebi üzerine mütalaaya karşı savunma yapmak üzere bir sonraki celseye kadar süre verildiği ve duruşmanın 13.06.2019 tarihine ertelendiği anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK’nin 197. maddesi, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesi ve Anayasa'nın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılanma ilkesi dikkate alınarak; adaletin selameti ve sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, sanık ve müdafinin esas hakkında mütalaaya karşı dosyayı inceleyerek son savunma hazırlayabilmeleri için sanık ve müdafiine makul süre verilmeksizin ve Anayasa'nın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin üçüncü fıkrası, 188. maddesinin birinci fıkrası, 197. maddesinin birinci fıkrası ve 289. maddelerine muhalefet edilmesi,2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 esas, ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu ile ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen, irtibatlı bulunduğu ve aynı grupta yer aldığı kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen, irtibatlı bulunduğu ve aynı grupta yer aldığı kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,3. Dosya kapsamı itibarıyla, ... ID numarasına ve ... ID numarasına ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında karşılıklı olarak sanık ile ilgili olduğu değerlendirilen yazışma içeriklerinin tespit edilmiş olması, söz konusu tutanakta ... ID numarasının .... adına kayıtlı olup ..... tarafından kullanıldığına ilişkin bir tespit bulunmasına rağmen, Eskişehir Valiliği İl Emniyet Müdürlüğüne ait cevabi yazıda, ... ID numarasının yerine sehven ... ID numarası yazılarak, ... ID numarasına ait tutanaktaki gerçek ByLock kullanıcısının kimliğinin tespit edilemediğinin belirtilmiş olması karşısında, ByLock ile ilgili içerik çözümleme çalışmalarının devam ettiği de göz önüne alınmakla, Mahkemece tekrar güncel olarak ... ID numarasına ve ... ID numarasına ait tutanaklardaki ByLock kullanıcılarının açık kimlikleri tespit edilmeye çalışılarak, bu şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa aşama beyanlarının dosyaya getirtilmesi, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, elde edilecek tüm delillerin ve hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden 03.02.2021 tarihinde gelen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile eklerinin, 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, tespit edilmesi halinde anılan ByLock kullanıcılarının ve var ise beyanda bulunan diğer şahısların tanık sıfatıyla beyanlarının alınması sağlandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,4. Kabule ve uygulamaya göre de,A. Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi kapsamında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilirken, uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin dokuzuncu fıkrası olarak gösterilmesi gerektiği gözetilmeksizin, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin altıncı fıkrasının ve 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin dördüncü fıkrasının gösterilmesi,B. Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmemesi,Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerden hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinee gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.