Anahtar kelimeler: Yüzünde Silahla Geçtikten Görüşü Red İstemlerinin Haftalık Edenlerin Suçlar Mala

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Nitelikli mala zarar verme ve silahla tehditHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Red, bozmaI- Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;Sanık müdafiinin yüzünde verilen hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra, sanık müdafiinin kararı temyiz ettiği anlaşıldığından, aynı Kanun'un 317. maddesi uyarınca, temyiz talebinin REDDİ,II- Sanık hakkında nitelikli mala zarar verme ve silahla tehdit suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerin O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz üzerine incelenmesinde;Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1. Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasa'nın 66/1-e ve 67/2-d maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, mahkumiyet tarihi olan 30.06.2016 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Yasa'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,2. Mala zarar verme suçu yönünden, sanığın yakıcı madde kullanarak gerçekleştirmeye teşebbüs ettiği müsnet suçun müştekinin işletmekte olduğu Yıldırım Silahçılık isimli işyerinde gerçekleştiği, bahse konu yerin Türk Ceza Kanunu'nun 152/1. madde ve fıkrasında sayılan yerler kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu itibarla sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 152/2-a maddeleri gereğince hüküm kurulması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek temel cezanın Türk Ceza Kanunu'nun 152/1. maddesi uyarınca belirlenmesinden sonra Türk Ceza Kanunu'nun 152/2-a maddesinden artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,Müsnet her iki suç yönünden ise; dosya kapsamı ve oluşa göre, ayrıca mağdurun babası olan ve soruşturma safhasında bilgi sahibi sıfatıyla beyanına başvurulan .......26.05.2015 tarihli kolluk beyanında, kızı ...'in ruhsal tedavi görmesini temin etmek maksadıyla savcılığa birlikte dilekçe vermek için müştekinin ofisine gittiğini belirttiğinin anlaşılması karşısında; Türk Ceza Kanunu'nun 31/1-2 madde ve fıkraları kapsamında sanık ...'in atılı suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılama, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı konusunda heyet raporu alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayininde zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,08.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.