Anahtar kelimeler: Tcankara Yazildiği İlamda Ankara Başlatılan Milleti Kredi Özetle Yoluna Takibine

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi █████████ Esas ████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARARİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesindenkaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece, davalının dava konusu kredi sözleşmesinden kaynaklanan 47.978,56 TL asıl alacak, 4.593,19 TL (taleple bağlılık ilkesi) işlemiş faiz, 45,03 TL BSMV olmak üzere toplam 52.616,78 TL borcu bulunduğu, uygulanması gereken faiz oranının sözleşmenin 9.02 maddesi uyarınca bankaca tespit edilmiş en yüksek faiz oranının %50'si oranında olacağı ve buna göre belirlenen %21,96 oranı olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 2. İcra Dairesinin █████████ sayılı icra dosyasında takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin Ankara 27. İcra Dairesinin ██████████ sayılı icra dosyası ile tahsilde tekerrüre neden olmayacak şekilde 47.978,56 TL asıl alacak, 4.593,19 TL işlemiş temerrüt faizi, 45,03 TL BSMV olmak üzere toplam 52.616,78 TL alacak üzerinden takip tarihinden itibaren asıl alacağa %21,96 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmedilen alacağın %20‘si oranında hesaplanan 10.523,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı taraf ile asıl borçlu arasında bir yapılandırma sözleşmesi mevcut olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, davacı banka ile asıl borçlu ... arasında önceki tarihli bir yapılandırma sözleşmesinin bulunduğunu, yakın zamanda da yine aynı şekilde, asıl borçlu ile alacaklı vekili arasında borcun ikinci kez yenilendiğini, 05.01.2023 tarihinde 20.000,00 TL ve kalan miktarın 24 ay vade ile ödenmesi hususunda yeniden yazılı bir mutabakat sağlandığını, kredi veren kurum ile borçlu arasında yapılan yapılandırma sözleşmelerinin TBK'nun 133. maddesi gereği yenileme sayıldığını ve eski sözleşmenin devam sayılmayan bu sözleşmelerde eğer kefalet var ise kefilin de sorumlu tutulabilmesi için ayrıca imzasının bulunması gerektiğini, yenilemenin eski borcun sona ermesine, buna karşılık yeni borcun doğmasına sebep olacağını, yenilemeyle birlikte eski borçtan doğan defiler ve rehin, kefalet gibi feri hakların da sona ereceğini, kredi yapılandırma işleminin, bir tür yenileme (tecdit) niteliğinde olduğunu, zira yenilemeyle birlikte eski kredi borcu vade ve taksit miktarı gibi bütün modülleriyle birlikte sona erdiğini, ikinci ve yenilen kredi borcunun bütün bu modülleriyle birlikte yeni bir borç olarak ortaya çıktığını, yapılandırma/kredi sözleşmesini imzalamayan önceki kredi sözleşmesinin kefili imzası bulunmayan yapılandırma kredisinden sorumlu tutulamayacağını, yenilemeyle sona eren önceki borçtan kefilin sorumluluğunun kalkacağını, imzası bulunmayan yapılandırma kredisinden sorumlu tutulamayacağını, davacı banka ile asıl borçlu ... arasında birden fazla yapılandırma sözleşmesinin varlığı sabit olup, bu sözleşmelerin işbu dava dosyasında da mevcut olduğunu, █████/2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de “asıl borçlu ile banka arasında yapılan yapılandırma sözleşmesinin davacı bankaya müzekkere yazılarak araştırılması ve dosya muhteviyatına kazandırılması” talep edilmişken bu hususun araştırılmadan eksik incelemeyle karar verilmesinin istinafta bozma nedeni olduğunu, aynı zamanda ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda dahi yapılandırma sözleşmesi ve neden yenileme sayılmadığı ile ilgili hiçbir açıklamaya da yer verilmediğini, gerekçeli kararın bu anlamda da eksik olduğunu, genel kredi sözleşmesi borcunun asıl borçlu tarafından ödendiğini, dava konusu yapılan borcun, müvekkilinin kefalet verdiği genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmadığını, genel kredi sözleşmesi incelenmeksizin hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, hakimin talep sonucuyla bağlı olup davacı tarafın dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmadığı halde icra inkar tazminatına hükmetmesinin kanuna aykırı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dava konusu Ankara 2. İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 52.663,85 TL alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalı borçlunun 7 günlük itiraz süresi içerisinde █████/2020 tarihinde Eskişehir icra müdürlüğünün yetkili olduğunu belirterek icra müdürlüğünün yetkisine ve takibe konu borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.Davacı banka ile dava dışı ... arasında █████/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi davacıyla davalı arasında █████/2018 tarihli kefalet sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede davalının dava dışı ...'nin davacı bankayla imzaladığı █████/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinden doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 105.000,00 TL limitle davalının müteselsil kefil olduğu, eş rızasının bulunduğu dosya içeriğiyle sabittir.Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalının müteselsil kefil sıfatıyla borçtan sorumlu olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlenen şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasında davacı banka ile dava dışı ... arasında genel kredi sözleşmesi, taraflar arasında da kefalet sözleşmesi imzalandığı, banka tarafından kredi hesabının kat edilerek davalı aleyhine icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.Uyuşmazlık, icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı, yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmasına ilişkin itirazın iptali dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği, davalının icra takibinde icra müdürlüğünün yetkisine itirazının haksız olup olmadığı, yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmasına ilişkin itirazın iptali dava şartı gerçekleşmiş ise davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla talep edebileceği alacak miktarı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır.Davalı vekilinin istinaf başvurusu kamu düzenine aykırılık yönünden incelendiğinde; davalı icra takibinde borca itirazının yanı sıra Eskişehir İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu belirterek icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz etmiştir.İtirazın iptali davalarında, usulüne uygun olarak icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmiş olması halinde, yetkili icra müdürlüğünde takip yapılması HMK'nun 114/2. maddesi hükmü uyarınca dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Bu durumda İİK'nun 50/2. maddesi uyarınca öncelikle davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının incelenmesi gerekmektedir.İcra müdürlüğünün yetkisine itirazın ne şekilde yapılacağı İİK'da düzenlenmediğinden İİK'nun 50. maddesinin HMK'nun yetkiye ilişkin hükümlerine atıf yaptığı gözetilerek HMK'daki hükümler gözetilmelidir.Taraflar arasında akdedilen kefalet sözleşmesinde ve anılan sözleşme ile davalının kefil olduğu davacı ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde yetkili icra müdürlüğünün İstanbul icra müdürlüğü olduğu hükme bağlanmıştır. Anılan genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesi davacı bankanın Sincan şubesi ile imzalanmıştır. Alacaklı bankanın genel merkezi Esentepe İstanbul olup, davalı borçlunun adresi ise Bala'dır.Açıklanan bu durum karşısında, sözleşmedeki yetkili icra müdürlüğünün İstanbul icra müdürlüğü, HMK'nun 14. maddesi uyarınca şubenin işlemlerinden doğan davalarda şubenin bulunduğu yer olan Ankara Batı icra müdürlüğü, yetki itirazında bulunan borçlunun adresi uyarınca Bala icra müdürlüğü, alacaklı bankanın merkezi olan İstanbul (Çağlayan) icra müdürlüğü yetkilidir. Yetkili icra müdürlüğüne ilişkin seçim hakkı davacıda ise de, davacı tarafından dava konusu icra takibinin başlatıldığı Ankara İcra Müdürlüğü davacının seçimlik hakkı kapsamında yer alan yetkili icra müdürlüklerinden biri değildir.Bu durumda mahkemece dava konusu icra takibinde davalının yetkili icra müdürlüğünü de göstererek icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, dava konusu icra takibinin başlatıldığı Ankara İcra Müdürlüğünün yetkili olmadığı, itirazın iptali davasında yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus Dairemizce re'sen gözetilmiştir.Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında isabet görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek KABULÜNE,Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Davanın USULDEN REDDİNE,3-Alınması gerekli olan 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 636,05 TL harç ile 263,32 TL icra peşin harcından mahsubu ile fazla alınan 167,37 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Yargılama aşamasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,8-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,B)1-Davalı tarafından istinaf aşamasında yatırılan toplam 898,57 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 137,00 TL posta ve tebligat giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.