Anahtar kelimeler: Tmzengen İlleri Osb Bor Niğde Sahalarının Hat Hattının Yapımı Acele

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: █████████Karar No
: ███████TEMYİZ EDEN (DAVALILAR)
: 1-...VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri Av. ...2-... Dağıtım AŞVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Konya ve Niğde illeri sınırları içerisinde tesis edilecek olan Bor OSB TM-Zengen DM Enerji Nakil Hattının yapımı amacıyla elektrik dağıtım yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin █████/2021 tarih ve 3143 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2021 tarih ve 4703 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, Konya ili, Ereğli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla; Davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazları yerinde görülmemiş,Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5., 6. ve 27. maddeleri; 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Taşınmaz temini işlemleri" başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrası ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13. maddesine yer verilerek,Anayasa'nın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliğinin düzenlendiği, 2942 sayılı Kanun'da, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usulün düzenlendiği, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı; anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebildiği,2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerektiği,Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu,Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği,Yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın "kamu yararı" ve "acelelik hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerektiği,Öte yandan, 5403 sayılı Kanun'un; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımının sağlanması amacıyla yürürlüğe konulduğu, 5403 sayılı Kanun ile tarım arazilerinin koruma altına alındığı ve tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtilerek tarım arazilerinin ancak 13. maddede sayılan koşulların varlığı halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlandığı, bu kapsamda tarım arazisinin amaç dışı kullanımının, ancak arazinin, tarım dışı kullanımının sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenerek, Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca veya Valiliklerce tarım dışı kullanım izni verilmesi halinde mümkün olduğu,Uyuşmazlıkta, Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla; Bor OSB TM-Zengen DM Enerji Nakil Hattı güzergahına isabet eden taşınmazların kamulaştırılması amacıyla, 6446 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca kamulaştırma kararı alındığı, 5403 sayılı Kanun'un 14. maddesi hükmü gereğince “Büyük Ova Koruma Alanı” olarak belirlenen alan içerisinde kalan taşınmazlarla ilgili olarak, 5403 sayılı Kanunu'nun 14. maddesi kapsamında işlem yapılması amacıyla konunun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına intikal ettirilmesine karar verildiği, aralarında uyuşmazlık konusu taşınmazın da yer aldığı bazı taşınmazların acele kamulaştırmasına ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği, asliye hukuk mahkemesinde açılan bedel tespiti ve tescili davalarında mahkemece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporların incelenmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazların sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu ve uyuşmazlığa konu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 67,38 m²’lik kısmında mülkiyet, 2.503,02 m²’lik kısmında irtifak hakkı tesisi amacıyla, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ise 76,90 m²’lik kısmında mülkiyet, 4.264,91 m²’lik kısmında irtifak hakkı tesisi amacıyla kamulaştırma yapıldığının anlaşıldığı, davalı idareler tarafından uyuşmazlığa konu taşınmazlar için verilmiş tarım dışı kullanma iznine dair bilgi ve belge sunulmadığı ve tarım faaliyetinin yürütülmesine engel bir durum bulunmadığından tarım dışı kullanma izni alınmasına gerek olmadığının belirtildiğinin anlaşıldığı,5403 sayılı Kanun ile ülkemiz açısından kıt bir kaynak olan tarım arazilerinin verimli, dengeli ve ekonomik olarak değerlendirilmesi amaçlanarak, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı için birden çok koşulun bir arada bulunmasının öngörüldüğü, bu bağlamda; tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı, ancak alternatif alan bulunmaması ve sayma suretiyle belirtilen şartların bulunması durumunda; Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca veya Valiliklerce tarım dışı kullanım izni verileceğinin düzenlendiği,Uyuşmazlık konusu parsellerin tarım arazisi niteliği dikkate alındığında, tarım arazisinin amaç dışı kullanımına izin verilebilmesi için Devlete yüklenilen tarım arazilerinin korunması ödevi ile sosyal veya ekonomik bazı zorunlu ihtiyaçlar arasında makul bir denge kurulması ve arazinin, tarım arazisi olarak mı amaç dışı kullanımının mı sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının ortaya konulması suretiyle tarım dışı kullanım izin prosedürünün tamamlanmış olması gerektiği,Diğer yandan, Anayasa'nın 35. maddesi uyarınca mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak kanunla sınırlandırılabilmesinin mümkün olduğu, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılmasının, kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlı olduğu, bu nedenle de taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunması halinde, tarım dışı kullanımı gerektiren bir amaç için yapılan kamulaştırmalarda, 5403 sayılı Kanun uyarınca alınması gereken tarım dışı kullanım izninin alınmamış olmasının, mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlandırılabileceği yolundaki anayasal hükme de aykırı olacağı,Bu durumda; uyuşmazlığa konu taşınmazlar için verilmiş tarım dışı kullanım izninin bulunmadığı anlaşıldığından, enerji nakil hattı bölgesindeki tarım arazilerinin enerji nakil hattı tesisi için tarım dışı amaçla kullanılabilmesi, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na göre tarım dışı amaçla kullanım izni alınmasına yani bu arazilerin tarım dışı amaçla kullanılmasında kamu yararının bulunduğu hususunun tespitine bağlı olup, gerekli izin işlemleri sonrasında kamulaştırma kararı alınması gerektiğinden, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın uyuşmazlığa konu taşınmazlara yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı,Nitekim; benzer konuda davanın reddi yolundaki Dairelerinin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla, iş bu kararda yer alan gerekçeyle bozulmasına ve dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsellere ilişkin kısmının iptaline karar verildiği gerekçesiyle,Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın uyuşmazlığa konu taşınmazlara yönelik kısmının iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
: Davalı idareler tarafından, taşınmazların toplam alanının küçük bir kısmında mülkiyet kamulaştırması yapılmakta olup, mülkiyet kamulaştırması dışında kalan bölümlerinde tarım faaliyetinin yürütülmesine engel bir durum bulunmadığından uyuşmazlığa konu taşınmazlar için tarım dışı kullanım izni alınmasına gerek olmadığı; dava konusu enerji nakil hattının bölgedeki yerleşim yerleri ile tarımsal üretim ve sulama faaliyetlerine hizmet verecek olması ve bölgenin sosyo-ekonomik faaliyetlerinin daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulabilmesi için tesis işlemlerinin ivedilik arz etmesi nedeniyle kamulaştırma sürecinde oluşabilecek aksaklıklara meydan verilmemesi bakımından acele kamulaştırma yoluna gidildiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle uyuşmazlığa konu taşınmazlar yönünden iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,3.Kesin olarak, █████/2025 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi.KARŞI OYX- Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan şekliyle Kamulaştırma başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasında: "Elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından kamu yararı kararı verilir. Söz konusu karar çerçevesinde gerekli kamulaştırma işlemleri 4/███████ tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde üretim faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri için Maliye Bakanlığı, dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahipleri için TEDAŞ tarafından yapılır. Bu durumda kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan önlisans veya lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödenir." kuralına yer verilmiştir.Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.Uyuşmazlıkta; davaya konu taşınmazların acele kamulaştırılmasına yönelik şartların oluşup oluşmadığı, yani acelelik durumunun bulunup bulunmadığı yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.Uyuşmazlıkta; Konya ili, Ereğli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazların Konya ve Niğde illeri sınırları içerisinde tesis edilecek olan Bor OSB TM-Zengen DM Enerji Nakil Hattının yapımı amacıyla elektrik dağıtım yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin █████/2021 tarih ve 3143 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2021 tarih ve 4703 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın alındığı anlaşılmaktadır.Bu durumda; dava konusu taşınmazların da yer aldığı bölgede planlanan ENH kurulumunun; ENH'nın bölgedeki yerleşim yerleri ile tarımsal üretim ve sulama faaliyetlerine hizmet verecek olması ve bölgenin sosyo-ekonomik faaliyetlerinin daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulabilmesi için ivedilik arz ettiği anlaşılmakta olup, ENH'larının yetersiz olması, şebeke güvenliğinin sağlanamaması ve mevcut ENH'larının artan enerji taleplerini karşılamaması, bölgede yeni bir ENH'nın tesis edilmesinin zorunlu hale gelmesi nedeniyle öngörülmesi ve bölgedeki enerji ihtiyaçlarının kaliteli bir şekilde karşılanabilmesinin amaçlanması, niteliği gereği ENH'nın mümkün olan en kısa mesafeden ve en uygun hattan geçirilmesinde kamu yararı bulunması; her taşınmazın mülkiyet durumuna göre güzergah belirlenmesinin olanaksızlığı ve alternatif çözümlerin kamuya yükleyeceği mali külfet göz önünde bulundurulduğunda, enerji nakil hattı projesi güzergahında kalan uyuşmazlığa konu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın toplam alanının 41.062,41 m² olduğu, bu alanın sadece elektrik dağıtım tesis yerlerine ilişkin 67,38 m²’lik kısmının mülkiyet şeklinde kamulaştırılacağı, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın toplam alanının 90.008,38 m² olduğu, alanın sadece 76,90 m²’lik kısmının kamulaştırılacağı, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 2.503,02 m²’lik kısmının, ... ada ...parsel sayılı taşınmazın ise 4.264,91 m²’lik kısmının hat emniyet sahaları için irtifak hakkı şeklinde acele kamulaştırılmasının tarım arazisinin vasfını değiştirmediği ve tarım yapılmasına da engel teşkil etmediğinden 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumun, bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının bulunduğu ve davaya konu projenin bir an önce tamamlanmasında acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmazlara ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.