Anahtar kelimeler: Sıfatı Silahlı Görüşü Örgütüne Olma Terör Edenlerin Üye Sayisi Esastan

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 22. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaSUÇ TARİHLERİ
: Sanık ... (...) yönünden: 15.08.2016Diğer sanıklar yönünden
: Kararların niteliği itibarıyla 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suç tarihleri yazılmamıştırHÜKÜM
: 1- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında; CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,2- Sanık ... (...) hakkında; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63... /5. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, bozmaBölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;I. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat kararlarına ilişkin temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede;Hükümden sonra dosyaya gelen delillerin, 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanıklar ve müdafiilerine okunmasının dosyanın esasına yenilik katmayacağı ve suçun sübutunu sağlamayacağı değerlendirilmekle, tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş olup;Sanıklar hakkında beraat kararları verilmesine karşın karar başlıklarında 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı olarak suç tarihinin ve yerinin yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçelerin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,II. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat kararına ve sanık ... (...) hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede;1. Sanık ... yönünden;A. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 esas, ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; hükümden sonra dosyaya gönderilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının, yargılama aşamasında mevcut olan 25.05.2017 tarihli tutanak olduğu ve ByLock ile ilgili içerik çözümleme çalışmalarının devam ettiği de göz önüne alınarak, öncelikle var ise sanığa ait olduğu belirtilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının güncel halinin dosyaya getirtilmesi, sanığın kullandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, güncel içerikli ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen, irtibatlı bulunduğu ve aynı grupta yer aldığı kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, güncel içerikli ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen, irtibatlı bulunduğu ve aynı grupta yer aldığı kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,B. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının güncel olarak araştırılması, elde edilecek tüm delillerin ve hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden gelen deliller kapsamında; -21.11.2024 tarihinde gelen- .....nın beyanının ve teşhisinin, -28.12.2021 tarihinde gelen- soruşturmaya yer olmadığına dair kararın, karar ekinde yer alan .....nin beyanı ve teşhisinin, ayrıca yine karar ekinde yer alan 15.07.2021 tarihli tutanakta sanık hakkında beyanda bulunduğu belirtilen.....nin beyanlarının da celp edilmesi neticesinde söz konusu beyanların ve -01.06.2021 tarihinde gelen- adalet teşkilatları mahrem imamı tarafından kullanıldığı değerlendirilen operasyonel hat ile HTS irtibatını tespit eden yazı ve tabloların, 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, .....nın,.....nin, .....nin ve var ise beyanda bulunan diğer şahısların, mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,C. Kabule ve uygulamaya göre de,Sanık hakkında beraat kararı verilmesine karşın karar başlıklarında 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı olarak suç tarihinin ve yerinin yazılması,2. Sanık ... (...) yönünden;Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin █████████ esas ve █████████ sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf. 383 vd.).Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında,Sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri, savunması, tanık beyanlarının içeriği ve sair deliller nazara alındığında; dosya kapsamında sanığın savunmasının aksini ortaya koyan, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile bağlandığı, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kapsamında değerlendirilebilecek faaliyetlerde bulunduğu yönünde, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil mevcut olmadığı gözetilmeksizin, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraati yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,Kanuna aykırı olup, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık ... (...) ile müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.