Anahtar kelimeler: Yanca Eser Anadolu Yüklenici Sınırlı Milleti İstanbul Talepleriyle Karara Yoluna

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
Dava; eser sözleşmesi kapsamında yapılan iş bedelinin ödenmesi talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili, taraflar arasında düzenlerimiş bulunan 28.01.2014 tarihli yüklenici sözleşmesi gereğince; İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 92 parselde (... Sokak) inşa edilecek olar) 2 bodrum, 1 zemin, 15 normal ve 1 çatı dubleks katından ibaret binanın kaba inşaatını ve|duvar örme işini yüklendiğini, müvekkilinin üzerine almış olduğu işin, her türlü kalıp malzeme ve işçiliği, demir, beton işçiliği ve duvar örm işini yüklendiğini, müvekkilinin sözleşme gereğince üzerine düşen işi yaptığını ve bitirerek davalıya teslim ettiğini, ancak müvekkilinin sözleşme gereğince işi gereği gibi yapıp teslim ettiği halde, davalının çeşitli bahaneler üreterek, müvekkilinin 80.000,00 TL'sini kestiğini ve ayrıca 150.000,00 TL ek maliyet bedelini de kendisine ödemediğini, davalının ... devam lederken hiçbir şey ileri sürmediğini, kusurdan bahsetmediğini ve ... bitirilip teslim| edildikten sonra bir takım inşaatın kusurlu yapıldığından bahisle; öncelikle yapılmış olan işin bedeli 480.000,00 TL iken, bu miktarı 475.000,00 TL olarak hesap ettiğini ve| 45.000,00 TL de, inşaatın geç teslim edildiği ve kusurlu ... yapıldığından bahisle | kestiğini ve ödemediğini, sözleşme ışığında, müvekkilinin yapmış olduğu işin bedelinin hesaplanarak tespitinin yapılmasını, ayrıca davalının ileri sürmüş olduğu kusurları r olup olmadığının da dava aşmasında tespit edilmesi gerektiğini, davalı şirketin müvekkilinin sözleşme uyulduğunda alması gereken 80.000,00 TL iş bedeli ücretini ödemediğini davalı tarafın sözleşme ile yüklendiği bir takım işleri yerine getirmediği için inşaatın geciktiğini, müvekkilinin 150.000,00 TL'lik bir ek maliyetin daha altına girdiğini, davalı şirketin pompa ile beton getirmeyi taahhüt ettiği halde, pompa ile betonu getiremediğini, müvekkilinin betonu kovalarla yukarı çıkarak dökmek zorunda kaldığını ve pompa ile beton döküldüğünde 1 saatte İbitecek olan işin 4 saat süre ile anca bittiğini ve bu aksaklıkların ... sürecinde devam ettiğimi, sözleşmede işin süresinin| 150 iş günü olarak belirlendiği için davalı şirketin hafta sonları müvekkilinin çalışmasına izin vermediğini ve müvekkilinin cumartesi ve pazar günleri çalışamadığını, bu amaçla 3 ayl içerisinde bitecek olan işin 7 ay sürdüğünü, müvekkilinin işin uzun sürmesi sebebi ile çalıştırmadığı halde işçilere yüklü miktarda günlük ücretler ödemek zorunda kaldığını, ... devam ederken bif takım işçilik kusurlarının oluştuğunun müvekkili tarafından tespit edildiğini ve bu kusurların imalat esnasında hemen giderildiğini, (fakat davalının ... devam ederken bu husubları gündeme getirmediğini, ... bitip, teslim edildikten sonra iş hesap kısmına gelinde bu bahaneleri uydurduğunu ve müvekkilinin hakedişinden kesinti yapmaya çalıştığını, bu sebeple bu dava ile müvekkili tarafından yapılıp giderilmemiş olan ayıplı bir üretimim olup olmadığı ve hatalı üretim var ise bu hatalı üretimin ne kadar masrafla giderileceğinin de dava esnasında bilirkişi marifeti ile tespitini talep ettiklerini, müvekkilinin yapmış olduğu ihşaat ve imalatın sözleşme ışığında bedelinin ne kadar olduğu, bu ... esnasında müvekkilinin kusurlu imalatının olup olmadığı, şayet var ise ne kadar bedelle bu kusurların giderilebileceği ve davalının sözleşmede belirtilmiş olan betonu pompa ile teslim edememesi ve İkova ile dökülmüş olması sebebi ile ne kadar maliyet farkının çıkabileceğinin dava aşamasında bilirkişi marifeti ile tespit edilmesini talep ettiklerini, öncelikle davalının mal kaçıtmasını önlemek amacı ile davalının malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konmasına, müvekkilinin yapmış olduğu ... ve imalatın bedelinin, ödenmeyen 80.000,00 TL'lik alacağın şimdilik 10.000,00 TL'si ile, davalı firmanın sözleşme ledimlerini gereği gibi yerine getirmemiş olmaları sebebi ile müvekkilinin uğramış olduğu 150.000,00 TL zararın şimdilik 1.000,00 TL'si olmak üzere, toplam 11.000,00
TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili
: taraflar arasındaki sözleşmeye uygun bir şekilde yükleniciye yer tesliminin yapıldığını, ancak yüklenicinin hem sözleşmeyle belirlenmiş olan süreye kendi kusuruyla riayet etmediğini, hem de birçok eksi hatalı imalat yaptığını, birim fiyat üzerinden yapılan hesaplamalar doğrultusunda | Zaten hakedişlerin kesildiğini ve ödenmesi gerekenlerin kendisine ödendiğini, davacı, davalıdan sözleşme sebebiyle 100.000,00 TL'den fazla olduğu hesap edilen ancak tam olarak hesaplanamadığından fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ve daha sonra arttırmak üzere şimdilik 100.000,00 TL. talep ettiklerini ve davalarını bu tutar üzerinden ikame ettiklerini, davacının hem sözleşmesel edimlerini yerine getirmediğini, hem de kusurlu ile müvekkilini zarara soktuğunu, iddia ettiği şekilde bir alacağının doğmadığını, aksine sözleşme edimlerini gereği gibi yerine getirmemesi, geç ifada bulunması sebebiyle davacı - karşı davalıdan alacağının söz Konlusu olduğunu, davacının dilekçesinde öne isürdüğü müvekkili şirketin hafta sonu çalışma yapılmasına izin vermediği iddiasının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, Kadıköy Belediyesince zaten pazar günleri çalışma yapılmasına izin verilmediğini, cumartesi günleri beton döküldüğüne ve çalışıldığına dair fotoğraflar ve çalışanların hakedişlerinin ödendiğine ilişkin belgelerin mevcut olduğunu, dayadı tarafın müvekkili şirketin hafta sonu çalışma yapılmasına izin verilmediğini ileri sürerek sözleşmeden kaynaklanan sorumluluktan kurtulmaya çalıştığını, davacının kova ile beton döküldüğü iddiasının gerçek dışı olduğunu, betonun ancak pompa aracılıyla dökülebileceğini, betonların metreküp hesabı ile döküldüğünü, irsaliyelerde imzaların sabit olduğunu, oltalama 65,000 m2 beton sarfiyatı yapılan bir tabliye betonunun kova ile dökülmesi işleminin, yaklaşık 16 ila 20 saat boyunca aralıksız beton dökümü gerektirdiğini, bunun da hem betonun mukavemeti açısından, hem teknik olarak, hem de bölgesel olarak imkansız olduğunu, davacının bu iddiasını ispatlayacak bir delil sunmadığını, davacının markayı tescil ettirmekle, iş bu davayı açmakta kötü niyetli olduğunun tespiti ile davasının taleplerinin öncelikle usulden, sonra esastan reddine karar verilmesi istemiştir.
Mahkemece, 28.01.2014 tarihli kaba ... sözleşmesi kapsamında yapılan ve işveren tarafından hazırlanan 08.09.2014 tarihli kesin hak ediş raporlarındaki metrajlara göre hesaplanan hak ediş bedeli 411.806,36 TL üzerinden %3 nefaset kesintisi takdir edildiği, kesinti bedeli (411.806,36 x 0,03) = 12.354,19 TL düşüldüğünde hak ediş bedeli; (411.806,36 - 12.354 ,19 ) = 399.452,17 TL, KDV dahil hak ediş bedeli 399.452,17 TL x 1.18 = 471.353,56 TL olarak hesaplandığı, Mali ve teknik incelemede davalı ... ... A.Ş.'nin ticari defter kayıtlarına göre davacı ... .... Ltd. Şti. 'ne 412 929,52 TL ödeme yapıldığı şeklindeki inceleme kaydı dikkate alındığında Davacı ... Ltd. Şti. 'nin davalı ... ... A.Ş.'den (471.353,56 - 412.929,52 ) = 58.424,04 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, davacı ...'in 1.000,00 TL'lik Tazminat Talebi itibariyle, davacı ... bu talebini iki ayrı gerekçeye dayandırıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 28.01.2014 tarihli “Yüklenici Sözleşmesi"nin (Madde 6), “...İşin süresi şantiyenin teslim tarihinden itibaren 150 iş günü 'dür. Süre takvim günü esasına göredir ve her türlü koşul, Bayındırlık Bakanlığı il ilgili resmi kuruluşların belirlediği çalışılmayan günler, kötü hava şartları, zemindeki güçlükler ve benzeri hususlar dikkate alınarak belirlenmiştir... " şeklinde yazılmış olup, sözleşmede süre iş günü olarak kararlaştırılmış ve tatil günlerinde çalışma yapılmayacağı, ayrıca mevsim koşulları, kötü hava şartları gibi hususlar da öngörülerek, işin süresinin belirlendiği görülmektedir. ... işi konusunda uzman ve basiretli tacir olan her iki tarafça süre sözleşme ile belirlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde çalışma süresi "iş" günü olarak belirlenmiştir. Bu neden ile Davacı ... 'in Pazar gününe yönelik çalıştığının engellendiği iddiasına katılmak mümkün olmamıştır. Davacı ..., Davalı ...'in cumartesi çalışmasını engellediği iddiasını ispat eder yönde bir delil sunmamıştır. Diğer yandan Davalı ... Yapı, cumartesi günleri uygulanan hazır beton işlemleri ile ilgili olarak dava dışı ... ve ... beton tarafından tanzim edilmiş, tanzim tarihleri cumartesi günlerine denk gelen bir kıta "sevk irsaliyesi" ibraz etmiştir. Bu neden ile Davacı ... 'in, Davalı ... yapının cumartesi çalışmalarını engellediği iddialarına itibar etmek mümkün olmadığı, Betonun pompa ile getirilmemiş olması nedeni ile artan işçilik maliyetlerine ilişkin talebi itibariyle, taraflar arasındaki sözleşmenin "teknik şartname" bölümünün 2. maddesinde hazır betonun pompa ucunda olacak şekilde işveren Davalı ... ... tarafından temin edileceğini belirttiği, davacı ..., Davalı ...'in Davalı ...'in hazır betonun pompa ucunda olacak şekilde hazır etme edimini ifa etmediği iddiasını ispat eder yönde bir delil sunmadığı, davalı ... Yapı, cumartesi günleri uygulanan hazır beton işlemleri ile ilgili olarak dava dışı ... ve ... beton tarafından tanzim edilmiş, tanzim tarihleri cumartesi günlerine denk gelen bir kıta "sevk irsaliyesi" ibraz ettiği, davacı ... 'in, Davalı ...'in betonu pompa ile getirme edimini ifa etmediği iddiasına itibar etmek mümkün olmadığını, tanık beyanlarında veriye dayalı kesin bilgi ve tespitler bulunmadığı ve bu çerçevede ne miktarda betonun pompa ile ne miktarda betonun ise kule vinç yardımıyla kova ile döküldüğü yönünde bir tespite ulaşılamadığı, İtanık ...'ın beyanında belirtmiş olduğu; yaptıkları kaba ... ve merdivenleri eksiksiz teslim ettiklerini, sokakların dar olması sebebi İle beton pompasını fazla kullanamadıklarını, mikserle betonu işleyip kule vinç yardımı ile betonu kova ile dökebildikleri hususlarında yapılan tespitlerde ise; ...'ın 19 katlı binanın sadece 6. katına kadar inşaatta çalıştığı, dolasıyla binanın tamamı hakkında bilgi sahibi olmadığını beyan ettiği, dolayısıyla davacının bu kapsamdaki iddiaları soyut kalmış olup itibar etmek mümkün olmadığı, davacının ıslah edilen alacak talebinin kabulü ile 58.424,04 TL'nin █████/2014 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, tazminat talebinin reddine ilişkin karara itirazlarının bulunmadığını, ancak buradaki ret gerekçelerinin davanın kabul edilen kısmı için de esas alınması gerektiğini, nefaset kesintisinin % 3 olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, dava konusu olayda da davalı şirket, davacının ayıbı nedeniyle önce ayıp bildirimi yaparak, Kanundan kaynaklı ayıp oranında bedelden indirim isteme seçimlik hakkını kullanıp, davacının hak edişinden yüzde % 17'lik bir nefaset kesintisi yaptığı için davacının aslında davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, ilk derece mahkemesi, davalı müvekkil şirketin davacı şirketin ayıpları için davacı şirkete ayıp bildiriminde bulunduğunu ve TBK 475/2.maddesinde yer alan seçimlik hakkını kullandığını tespit ettiğini, ilk derece mahkemesince davalı müvekkil şirketin ödememiş olduğu 73.001,98 TL'yi ödememe sebebinin, eserdeki ayıp nedeniyle, ayıp oranında indirim yapması olduğunun tespit edilmesi ve nefaset oranını buna göre hesap etmesi gerektiğini, dava konusu olayda davacıdan kaynaklanan ayıplar nedeni ile müvekkilin uğradığı zarar dikkate alındığında -ki hepsi delilli şekilde dosyaya sunulmuştur- davalı şirketin davacı şirket hak edişinden ayıp oranında -% 17 kesinti yapması hayatın olağan akışına uygun ve makul olduğunu, mahkeme davacının kusurlu imatları dolayısı ile davalı müvekkil şirketin zarar gördüğünü ve bir maliyete katlandığını tespit ettiğini, örneğin, asansör kuyusunun ölçüsü yapılması gerekene göre “dar” yapıldığını, bu sebeple asansör takılamamış tekrar sipariş verilmek zorunda kalındığını, yeni siparişin gelmesi yurt dışından beklendiğinden müvekkil 6 ay kadar daha beklemek zorunda kaldığı, bu sebeple mal sahiplerine fazladan kira ödediğini, salt bu durum bile inşaatın yapımını oldukça geciktirdiğini, buna ilişkin de tüm yazışmalar ve faturalar da dosyaya sunulduğunu, davacı yer tesliminden sonra 10 gün içinde iş programını hazırlayarak teslim etmediğini, program boyunca tüm işler aksatılarak yapılmış, yapılanlarda da ya hata ya eksik tespit edilmiş ve düzenli bir iş programı sağlanamadığını, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi gereğince işin bitirilmesi gereken sürenin 150 gün olduğunu, davacı firmanın işi bitirebilmek adına dazla mesai yapması, ek işçi çalıştırması vb hususların müvekkil firmayı bağlamadığını, davacı yan müvekkil firmadan ek süre talep edemez ve işi her koşulda 150 gün içerisinde tamamlamak zorunda olduğunu, ancak davacı firma edimini süresi içerisinde ifa edemediğini, davacı firmaya saat 07.00 ile 19.00 arası resmi çalışma yapabileceği bildirilmesine rağmen 16.30'da paydos yapılmış ve sayı olarak zaten yetersiz olan ekip üstüne iş saatlerine de riayet etmeyerek işin gecikmesine sebep olduğunu, davacının işi, sözleşmede belirtilen süreden çok çok geç teslim ettiğini, mahkemece yapılan nefaset kesintisinin % 3 olarak hesaplanmasının kabul edilemeyeceğini, davacının sözleşmeye aykırılıkları yalnızca kusurlu imalat ya da geç teslim olmadığını, davacının eksik imalat yaptığını, bu şekilde birim fiyat üzerinden yapılan hesaplamalar doğrultusunda zaten davacının hak edişleri kesilmiş indirim yapılmış ve ödenmesi gereken tutarların davacıya ödendiğini, yarım bırakılan işler ve eksik imalatın da hesaplanarak nefaset kesintisinin % 3'ten fazla takdir edilmesi gerektiğini, müvekkil davalı, davacıya ayıp bildiriminde bulunarak TBK hükümleri gereğince ayıp indiriminden faydalanmış; davacının hak edişinden tüm bu eksik, yarım, geç, hatalı işleri göz önüne alarak makul bir şekilde %17 kesinti yaptığını, ticari defterlerin dikkate alınmaması, tanık beyanlarının gerekçeli kararda hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davacı şirket tek ortaklı lmited şirket olup işbu dava aşamasında tek ortağı ölmüş ve tüm mirasçıları mirası red ettiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davada davacı vekili, taralar arasında 28.01.2014 tarihli yüklenici sözleşmesi bulunduğu, davalıya ait arsa üzerine inşa edilecek binanın kaba inşaatı ve duvar örme işinin davacı tarafından üstlenildiği, her türlü kalıp malzeme ve işçiliği ile demir beton işçiliği ve duvar örme işlerinin yapılarak davalıya teslim ettiklerini, davalı 80.000,00 TL hakediş bedelini ödemediğini, sözleşme kapsamındaki edimlerin yerine getirilmemesi sebebiyle 150.000,00 TL ek maliyet oluştuğunu, davalının kusurlu imalat iddiası ile 45.000,00 TL kesinti yaptığını, ancak imalat sırasında kusur ileri sürülmediğini, davalının betonun pompa ile dökülmesini taahhüt ettiği halde bunu yerine getirmediğini, iş gecikmesi sebebiyle işçiler kovalar ile beton taşımak zorunda kaldıklarını belirterek şimdilik 11.000,00 TL bedelin tahsilini talep etmiştir. Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde, davacının sözleşme kapsamındaki edimlerini süresinde ve gereği gibi yerine getirmediği, imalatların eksik ve kusurlu olduğu, bu nedenle hakedişten yapılan kesintilerin yerinde olduğu, davacının alacaklı olmadığı gibi davalının zarara uğradığı, davacının iddia ettiği ek maliyet ve diğer taleplerin dayanaksız bulunduğu savunularak davanın reddinin talep edildiği belirtilmiştir. Mahkemece, taraflar arasında imzalanan yüklenici sözleşmesi, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamındaki deliller ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek davacının sözleşme kapsamında üstlendiği imalatları eksiksiz ve kusursuz şekilde yerine getirmediği, bu nedenle yapılan iş bedelinden nefaset kesintisi yapılması gerektiği, yapılan ödemelerin mahsubu sonucunda davacının 58.424,04 TL alacaklı olduğu, davacının ek maliyet ve tazminat taleplerinin ise ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporları ve ilk derece mahkemesi kararı birlikte değerlendirildiğinde: uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi kapsamında yapılan imalatların bedeli ile davacının ileri sürdüğü ek maliyet taleplerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının gerçekleştirdiği imalatların bedeli belirlenmiş, bu bedel üzerinden kusurlu ve eksik işler nedeniyle %3 oranında nefaset kesintisi uygulanmış, ayrıca davalı tarafından yapılan ödemeler mahsup edilerek davacının bakiye hakediş alacağı 58.424,04 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece bu hesaplama esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Dava dilekçesinde 80.000,00 TL hakediş alacağı için şimdilik 10.000,00 TL , 150.000,00 TL ek maliyet alacağı için şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsili ve ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, yargılama sırasında talebin ıslah ile 58.424,04 TL’ye yükseltildiği, ancak mahkemece yalnızca bilirkişi raporuna dayalı olarak belirlenen 58.424,04 TL alacak yönünden hüküm kurulduğu, buna karşılık dava dilekçesinde ileri sürülen kalemlerin her biri yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmadığı, özellikle 80.000,00 TL hakediş kesintisi ve 150.000,00 TL ek maliyet taleplerinin hangi gerekçeyle kabul veya reddedildiğinin hükümde açıkça gösterilmediği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 297. maddesi uyarınca hüküm fıkrasında, tarafların taleplerinin her biri hakkında açık, anlaşılır ve denetime elverişli şekilde karar verilmesi zorunlu olup, mahkemece bu yükümlülüğe uyulmaması usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir.
Bu itibarla, dava dilekçesinde ileri sürülen tüm talepler hakkında ayrı ayrı ve açık hüküm kurulmamış olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 3.990,95 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 997,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.993,15 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!