Anahtar kelimeler: Eser Bakirköy Yüklenici Sınırlı Başlatılan Sahibi Milleti Talepleriyle Karara Yoluna

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ███████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında; davalı tarafından inşası başlatılmış lojistik depo inşaatı sebebiyle eser sözleşmesi akdedildiğini, davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, işin bedeli olarak iki ayrı fatura tanzim ettiğini, davalı tarafın 16.12.2014 tarihi 2.2000,00 TL bedelli faturayı ''eksiksiz teslim aldım'' ibaresi ile imzaladığını, yine aynı eser sözleşmesi gereği yapılan işler için 30.05.2015 tarihli 1.559.680,34 TL. bedelli fatura tanzim edildiğini, davalı tarafın bu faturayı da fatura üzerine ihtirazi kayıtla 189.600.00 TL lik iade faturası kesmek şartıyla eksiksiz aldım ibaresi ile kabul ettiğini, davacının ödeme taleplerinin karşılıksız kalınca; davalı/borçlu hakkında Büyükçekmece 3, İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını. yapıları takipte itirazı kayıtla kabul edilmeyen 189.600,00 TL'nin ise talep edilmediğini. yapılan ödemelerin borçtan düşüldükten sonra davacı alacağının 2.200.847,84 TL olduğunu, belirterek; davalının haksız itirazının iptali ile asıl alacağın %20'den aşağı olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı iş sahibi vekili; kısmen imalatı yapılmış olan davalıya ait inşaatın bakiye bir kısım tanımlanan işleri için taraflar arasında KDV dahil 2.200.000,00 TL götürü bedel karşılığında tarihsiz bir sözleşme imzalandığını, davacı şirketin sözleşmenin ilk kısmında tanımlanan işleri, malzeme ve işçilik dahil yapmayı taahhüt ettiğini, davalı şirket yetkililerinin iyi niyetli olarak; iş bitmeden önce, davacı şirkete bu bedelin 1.404.232,05 TL'sini nakit ve çeklerle ödediğini, sözleşmede belirlenen bedelin kalan kısmının ise; eksik ve ayıplı işler dolayısı ile ödenmediğini, ayıplı işlerin ise ayıp ihbarına rağmen davacı tarafından giderilmediğini, bu nedenle davalı ve başka taşeronlarınca yapıları işlerin bedelinin sözleşme bedelinden mahsup edilerek ödenmediğini, davacının sözleşmede dışı imalatlar yaptığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının yüklenici olarak; sözleşme konusu işler için SGK'da taşeronluk kaydı yaptırarak tahakkuk ettirilecek pirim bedelini de ilgili kuruma yatırmadığını, işçilerin SGK girişlerini yapmadığından ve primleri ödenmediğinden dolayı; SGK tarafından re'sen bina sahibi olan davalıya borç tahakkuk ettirdiğini, bu bedel davacı tarafından süresinde ödenmediğinden; faiziyle beraber davalıdan tahsil edilmekte olduğunu, bu primleri ödeyecek asıl sorumlunun davacı olduğunu, davacı tarafından yatırılmayan SGK priminin de sözleşme bedelinden düşürülmesi gerektiğini, 16.12.2014 tarihli ilk faturanın altına yazılan eksiksiz teslim aldım ifadesinin; işlerin eksiksiz teslim alınması anlamında değil; faturanım elden teslim alınması anlamında olduğunu, ilk faturaya süresinde itiraz edilmemiş olmasının faturadaki her türlü bilginin doğru olduğu veya işin yapıldığı anlamına gelmeyeceğini, 30.05.2015 tarihli fatura içeriğine davalı tarafından yasal süresinde itiraz edilerek noterden iade edildiğini, sözleşme kapsamı dışında, hiçbir malzemeli ek işin yapılmadığını, davalı yetkilisinin bu faturayı; önceki faturayı almış olduğunu unutarak, iradesinde yanılma nedeniyle sehven teslim aldığını, zaten davalı şirket yetkilisininfaturayı teslim alırken; yanıldığını anlayınca hemen avukatı vasıtası ile noterden içeriğine itiraz ederek ve davacı tarafından bu faturakonusu her hangi bir iş yapılamadığını beyan ederek faturayı davacı şirkete iade ettiğini, belirterek; davanın reddine talep etmiştir.Mahkemece; dosyada bulunan 4. heyet raporu ve ek raporunun hükme esas alındığını, taraflar arasında eser sözleşmesi kapsamında bir kısım işlerin yapılarak davalıya teslim edildiğinin tüm raporlarda tespit edildiği, davacının icra takibinin iki adet faturadan kaynaklandığı, bilirkişi raporlarındaki farklı değerlendirmelerin nedeninin de bu faturalara ve eksik/ayıplı işlere ilişkin olduğunu, takibe konu 16.12.2014 tarihli ve 2.200.000. TL bedeli fatura ele alındığında; bu faturanın taraflar arasındaki sözleşmede davacının üstlendiği işlere karşılık belirlenen götürü bedele ilişkin olarak düzenlendiği, davalının bu faturayı "eksiksiz teslim aldım" ibaresi ile kabul ettiği ve ticari defterlerine işlediği, davalının bu faturaya ilişkin olarak kısmen ödeme yaptığı, bu faturaya karşı herhangi bir itirazda da bulunmadığı bu nedenle de bu fatura yönünden bakiye 830.746,50. TL için davacının alacaklı olduğu, uyuşmazlık konusu ikinci faturanın ise; üzerinde "malzemeli ek işler yapım bedeli" yazan 30.05.2015 tarihli ve 1.559.680,34. TL bedelli fatura olduğu, davacının bu faturayı elden davalıya verdiği, davalının fatura üzerine "189.600,00.TL iade faturası kesmek şartıyla eksiksiz teslim aldım" notu düşerek teslim aldığı, aynı fatura için 02.06.2015 tarihinde; "... (... Gıda) ... aşağıdaki gibi mutabakat sağlamıştır. Yapılan ek işler 1.559.680 TL (hi no ...) olarak fatura edilmiştir. Buna istinaden yapılan pazarlığa göre ... Gıda 189.680 KDV Dahil fiyat farkı faturası kesecektir” şeklinde tutanak tutulduğu ancak akabide 04.06.2015 tarihinde yani 8 günlük yasal süre içerisinde, davacı yanın, İstanbul Beyoğlu 10. Noterliğinden gönderdiği ihtar ile fatura içeriğinin kabul edilmediği belirtilerek; faturanın iade edildiği, söz konusu fatura içeriğine bakıldığında "malzemeli ek işler yapım bedeli" gibi genel bir tabir kullanıldığı, hangi işlerin hangi malzemelerle yapıldığının ayrıntılı olarak açıklanmadığı, eser sözleşmesinde, sözleşme konusu işi yapıp teslim edildiğinin ispat yükü yüklenicide olduğu, davacı yüklenicinin yaptığı ek işlere ilişkin iddiasını yerinde ispatlaması gerektiği, sözleşmenin iki kısımdan oluştuğu, birinci etabın; 7 kalemden ibaret olan anahtar teslimi götürü bedel karşılığı yapılacak işleri kapsadığı ve tutarının KDV dahil 2.200.000. TL olduğu, ikinci etabın ise; 4 kalemden oluşan ve yapım bedeli işverene ait işleri kapsadığı, ikinci etaptaki işlerin yapım bedelinin işverene ait olduğunun ifade edildiği, bu ifadeden yüklenici bu işleri yaptığı takdirde bu işlerin bedellerinin 2.200.000. TL den ayrı olup, sözleşme bedeline dahil olmadığının anlaşıldığı, buna göre aslında sözleşmede belirlenen götürü bedel karşılığında yapılacak işler kararlaştırıldığı gibi; bedeli işverene ait olan, başka bir deyişle yüklenicinin malzemeli ek işler olarak yapacağı işlerin de kararlaştırıldığı, böylece hem götürü bedel kapsamında yapılacak asıl işler, hem de malzemeli ek işler için taraflar arasında bir sözleşme bulunduğunun söylenebileceği, fakat son bilirkişi heyet raporunda tespit edildiği üzere; sözleşme dışında bu işlere ait taraflarca tasarlanmış ve karşılıklı imza altına alınmış; proje, çizim, kroki, detay, birim, birim fiyat, metraj vs. gibi hiçbir tamamlayıcı ve düzenleyici belge bulunmadığından, tarafların uyması gereken kurallar Yapım İşleri Genel Şartnamesi (...) kapsamında değerlendirildiğini, bunun yanında sözleşmede işe başlama, bitirme, geçici kabul, kesin kabul gibi tarihlerin de belirlenmediğini, ...' de projelerin teslimi başlıklı 11. maddesinde; (1) Anahtar teslimi götürü bedel sözleşmelerde, yapılacak işlerin uygulama projeleri, şartnameler ve diğer teknik belgelerle birlikte, sözleşmenin imzalanması sırasında yükleniciye verilir. " düzenlemesine karşılık; sözleşmede tariflenen işlere ait yükleniciye verilmiş bir projenin de bulunmadığını, sözleşme tarihsiz olup, yer teslimi, işlerin başlama ve bitiş tarihleri ile işin süresi belirli olmadığı için son bilirkişi raporunda; avans ödemeleri ile yüklenici ve işverenin bu işle ilgili olduğu iddia ettikleri faturalar, kronolojik olarak raporda listelendiği ve tabloya göre işverenin 30.04.2014 tarihinde yükleniciye banka havalesi ile 200.000,00. TL tutarında avans ödemesi yaptığı nazara alınarak; işin başlama tarihinin 01.04.2014 tarihi olabileceğinin varsayıldığı, tarafların sunduğu faturalarında, kronolojik sıraya göre dizilerek değerlendirildiğini, yüklenicinin birinci kez; sözleşmeye bağlı I. Etap 7 kalem işi bitirdiğine dair 16.12.2014 tarihli 2.200.000,00. TL tutarındaki faturayı, ikinci kez ilk faturadan 5.5 ay sonra 30.05.2015 tarihli 1.559.680,34. TL tutarındaki faturayı kesip işverene teslim ettiği nazara alınarak; bu tarihin teorik olarak işin bitirildiği tarih olarak kabul edilerek; iş bitim tarihinin 30.05.2015 olabileceğinin varsayıldığı, buna göre 1.Etap işlerin 01.04.2014-15.12.2004 tarihleri arasında yapıldığı, sözleşmede iş için bir süre konmamışsa da yüklenicinin işi yaklaşık 1 yıl 2 aylık bir sürede bitirdiğinin değerlendirildiği, davacı yüklenici tarafından, son bilirkişi kök ve ek raporu ekinde listelendiği üzere, ne zaman başlayıp ne zaman bittiği , hangi yılın birim fiyatının referans alındığı belli olmayan ve 2.200.000,00. TL sözleşme bedeline ilave olarak 2.492.130,99 TL tutarında 48 kalemden ibaret malzemeli ek işler yaptığına dair liste sunmuş ise de bilirkişi heyetince yapılan değerlendirmede; 2.200.000,00. TL tutarındaki faturanın teslim tarihi olan 16.12.2014 ila ikinci faturanın teslim edildiği 30.05.2014 tarihleri arasında geçen yaklaşık 5,5 aylık bir süreçte, yüklenici ve işveren arasında yazılı bir muhaberata rastlanmadığı belirtilerek; sözleşmenin II.Etabında yazılı (4) madde halinde sıralanmış ve yapım bedeli işverene ait olan işler ile yüklenicinin (EK-2) de malzemeli ek işlere ait sunduğu listedeki imalat ve iş tarifleri kısmen örtüştüğündan yola çıkılarak; sözleşmenin II. Etabında verilen ve bedeli işverene ait olan 4 kalem işten bazılarının işveren, bazılarının da yüklenici tarafından (Fosseptik gibi) yapıldığının tespit edildiğini, davacının 30.05.2015 tarihli ikinci faturaya konu ettiği malzemeli ek işler bedeli 1.559.680,34. TL iken, bilirkişi heyetine sunduğu malzemeli ek işlere ilişkin fatura bedeli toplamının 2.492.130,99 TL olmasının da inceleme ve elemenin yerinde olduğunu gösterdiği, Ek 2 deki tabloda, davacının ek ve malzemeli olarak yaptığını iddia ettiği işlerin bedeli, bilirkişi heyetince 2020 yılı itibariyle 865.594,39 TL bulunmuş olup; bu durumun; yüklenicinin liste halinde sunduğu bazı işlerin yapıldığının yerinde ispatlanamaması, bir kısım işlerin sözleşme götürü bedeli kapsamında kalan 1. Etap işler içinde kaldığının tespit edilmesi, bir kısım işlerin ise birim fiyatların yüksek belirlenmiş olmasından kaynaklandığının anlaşıldığı, sonuç olarak son bilirkişi ek raporuna göre; yüklenicinin ikinci faturadan (31.12.2020 tarihi itibarıyla ) 865.594,39 TL alacağı bulunduğu, bulunan miktar Merkez Bankası Enflasyon Hesaplayıcısı Formülü ile 22.01.2016 dava tarihine yakın olan 31.12.2015 tarihine evrilirse de 443.496,69. TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacının birinci faturadan 830.746,50. TL, ikinci faturadan 443.496,69. TL olmak üzere dava tarihi itibariyle 1.274.243,19. TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı işveren tarafından yapıldığı tespit edilen işlere ilişkin 3 adet hazır beton faturası 2 adet kazı makinesi kirası faturası, iki adet panel çit onarım bedeli faturası, bir adet sandviç panel onarım bedeli faturası bir adet araç kaporta boya bedeli faturası( panel çitin üzerine düştüğü araç) ve yükleniciye ait iken iş sahibinin ödediği SGK primi bedeli olmak üzere toplam 136.006,08 TL ile cephe Sandviç panel inşaatının ıslahı için gereken bedel olarak 100.000,00 TL olmak üzere toplam 236.006,08 TL nin davalı tarafça talep edilebileceğinin, davalı işvereninin diğer taleplerinin yerinde olmadığının tespit edildiği, açıklanan nedenlerle; itibar edilen son bilirkişi heyet raporundaki teknik değerlendirmelere göre; davacı yüklenicinin birinci faturadan 830.746,50. TL, ikinci faturadan 443.496,69. TL olmak üzere dava tarihi itibariyle 1.274.243,19. TL alacaklı olduğu, davalı işverenin eksik ve ayıplı işlere ilişkin bedeller ve ödediği SGK primi bedeli olarak toplam 236.006,08 TL'yi davacının alacağından mahsup edebileceği anlaşılmakla; davacının 1.038.237,11 TL yönünden icra takibinde haklı olduğu, fazlaya ilişkin talebin yerinde olmadığı, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında yapılan icra takibine davalının vaki itirazının 1.038.237,11 TL'lik kısmı yönünden davanın kabulüne, takibin 1.038.237,11 TL'lik asıl alacağı takip tarihi itibariyle işleyecek değişen oranlarda avans faizi uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; mahkeme ihtiyati haciz mahiyetindeki tedbir talepleri hakkında hüküm kurulmadığını, davacı alacağının tahsili imkanının adeta ortadan kalktığını, edindikleri bilgilere göre; davalı şirkete kayyım atanması, şirketin feshi ve tasfiyesi talepli Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E. sayılı davanın ikame edildiğini, ilgili dava dosyası ve şirket ortağı ...hakkında, Büyükçekmece CBS de olan soruşturma dosyası içeriği incelenerek, işbu yargılamaya sunulan sunulan faturaların sahteliği/gerçek durumunun tespit edilebileceği; anılı dava dosyasına davalının verdiği cevap dilekçesinde; "... firması tarafından çekilen 3.000.000,00 TL banka kredisinin; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ███████ E. sayılı dosyada görülen davada yani işbu yargılama da haksız çıkılması ihtimaline binaen; davacı ...Mimarlık tarafından icra takibi başlatılmasının önüne geçmek için; şirket müdürü ...hesabında tutulduğunun" yazılı olduğu; bu kararın infazının önüne geçmek istediklerini, mahkemeden davalı şirket ile şirket ortağı - müdürü ...'ün banka hesapları, hak, alacak menkul, gayrimekul dahil tüm malvarlıklarına “ihtiyati tedbir mahiyetinde olmak üzere ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini, ancak mahkemece bu talepleri hakkında karar verilmediğini, mahkemece fatura sahteciliği adına hiçbir inceleme yapılmadığını, dolayısıyla hüküm kurulurken mahsup konusu edilen faturaların sahte olma ihtimalinin gözardı edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olmadığını, itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını,1.274.243,19 TL alacak tespitine nasıl varıldığının açıkça ifade edilmediğini, bilirkişi raporunda birinci faturadan davacının talebi 830.767,50 TL olmasına rağmen; bilirkişilerce somut uyuşmazlığın zaten ikinci 1.559.680,34 TL malzemeli ek işler yapımına ilişkin faturadan kaynaklı olduğu tespit edildiği halde; birinci faturadan alacağın 830.746,50 TL olarak belirtildiği ve Mahkemece aynı hataya düşülerek hesaplamada 830.746,50 TL nin dikkate alındığını, davacı tarafından düzenlenen Malzemeli Ek İşlere ait listede yer verilen 47 kalemin, 30 tanesinin davacı tarafından yapıldığı kanaati oluştuğu şeklinde bir değerlendirmeye yer verildiği, 17 kalemin hangi kalemler olduğu ve davacı yönünden yapılmadığına dair kanaatin hangi temeller üzerine kurulu olduğunun açıklığa kavuşturulmadığını, davalı şirketin, ayıp ihbarında bulunmamasına rağmen, ihbarın yapıldığına dair kanaatin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan raporda; dosya içerisinde resmi veya özel kanallardan ayıp ihbarına rastlanılmamışsa da, tanık ifadelerinde ayıbın hasar oluştuktan sonra bildirildiğinin belirtildiğini, tanık ... ifadesinde, davalı şirket Müdürü ... Bey' in arayıp söylediğini, bildirdiğini biliyorum şeklinde ifade verdiğini, bu telefon görüşmesine birebir katılmayan, telefonun karşında kimin olduğunu dahi bilmeyen, işyerinden 2009 yılında ayrıldığı halde 2013-2015 yıllarına ilişkin tamamen duyuma dayalı iddialar üzerinden ifade veren tanığın beyanlarının kabul göremeyeceğini, ayıplı imalat ile eksik imalat ayrımı dikkate alınarak, bir an için eksik imalat olduğu düşünülse dahi davalı tarafça, davalıya ihtar keşide edilerek; mehil tanınması gerektiğini, davalı tarafça böyle bir ihbar ve bildirimde bulunulmadığını dolayısı ile davacının temerrüde düşmediği ve eksik imalatların bulunmadığının açık olduğunu, tüm raporlar arasında çelişki olduğunu ve çelişki giderilmeksizin hüküm kurulduğunu, alacağın likit olduğunu ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı iş sahibi vekili istinaf dilekçesi ile; genel olarak cevap dilekçesi ve raporlara itiraz dilekçesi içerikleri tekrarlanma birlikte, 2. faturanın mükerrer olduğunu, bu fatura iade edilirken ihtarname de bu hususun belirtildiğini, hükme esas alınan 26.04.2021 ve 17.01.2022 tarihli ek raporda davacı lehine objektif olmayan yorumlar yapıldığını, raporlar arasında çelişkiler olduğunu, ek raporda ise sonucu etkileyecek maddi hatalar bulunduğunu, davacının fiilen ek iş yaptığını ispatlayamadığını, eser sözleşmesinde ayıp ihbarının yapıldığının tanık beyanı ile ispatlanacağını, dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek; yeni heyetten bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek; yerelmahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında; sözleşme başlıklı, bir kısım inşaat işlerinin yapımına dair bila tarihli eser sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında; davalı tarafından inşası başlatılmış lojistik depo inşaatı sebebiyle eser sözleşmesi akdedildiğini, davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, işin bedeli olarak iki ayrı fatura tanzim ettiğini, davalı tarafın 16.12.2014 tarihi 2.2000,00 TL bedelli faturayı ''eksiksiz teslim aldım'' ibaresi ile imzaladığını, yine aynı eser sözleşmesi gereği yapılan işler için 30.05.2015 tarihli 1.559.680,34 TL. bedelli fatura tanzim edildiğini, davalı tarafın bu faturayı da fatura üzerine ihtirazi kayıtla 189.600.00 TL lik iade faturası kesmek şartıyla eksiksiz aldım ibaresi ile kabul ettiğini, davacının ödeme taleplerinin karşılıksız kalınca; davalı/borçlu hakkında Büyükçekmece 3, İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını. yapıları takipte itirazı kayıtla kabul edilmeyen 189.600,00 TL'nin ise talep edilmediğini. yapılan ödemelerin borçtan düşüldükten sonra davacı alacağının 2.200.847,84 TL olduğunu, belirterek; davalının haksız itirazının iptali ile asıl alacağın %20'den aşağı olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı iş sahibi vekili; kısmen imalatı yapılmış olan davalıya ait inşaatın bakiye bir kısım tanımlanan işleri için taraflar arasında KDV dahil 2.200.000,00 TL götürü bedel karşılığında tarihsiz bir sözleşme imzalandığını, davacı şirketin sözleşmenin ilk kısmında tanımlanan işleri, malzeme ve işçilik dahil yapmayı taahhüt ettiğini, davalı şirket yetkililerinin iyi niyetli olarak; iş bitmeden önce, davacı şirkete bu bedelin 1.404.232,05 TL'sini nakit ve çeklerle ödediğini, sözleşmede belirlenen bedelin kalan kısmının ise; eksik ve ayıplı işler dolayısı ile ödenmediğini, ayıplı işlerin ise ayıp ihbarına rağmen davacı tarafından giderilmediğini, bu nedenle davalı ve başka taşeronlarınca yapıları işlerin bedelinin sözleşme bedelinden mahsup edilerek ödenmediğini, davacının sözleşmede dışı imalatlar yaptığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının yüklenici olarak; sözleşme konusu işler için SGK'da taşeronluk kaydı yaptırarak tahakkuk ettirilecek pirim bedelini de ilgili kuruma yatırmadığını, işçilerin SGK girişlerini yapmadığından ve primleri ödenmediğinden dolayı; SGK tarafından re'sen bina sahibi olan davalıya borç tahakkuk ettirdiğini, bu bedel davacı tarafından süresinde ödenmediğinden; faiziyle beraber davalıdan tahsil edilmekte olduğunu, bu primleri ödeyecek asıl sorumlunun davacı olduğunu, davacı tarafından yatırılmayan SGK priminin de sözleşme bedelinden düşürülmesi gerektiğini, 16.12.2014 tarihli ilk faturanın altına yazılan eksiksiz teslim aldım ifadesinin; işlerin eksiksiz teslim alınması anlamında değil; faturanım elden teslim alınması anlamında olduğunu, ilk faturaya süresinde itiraz edilmemiş olmasının faturadaki her türlü bilginin doğru olduğu veya işin yapıldığı anlamına gelmeyeceğini, 30.05.2015 tarihli fatura içeriğine davalı tarafından yasal süresinde itiraz edilerek noterden iade edildiğini, sözleşme kapsamı dışında, hiçbir malzemeli ek işin yapılmadığını, davalı yetkilisinin bu faturayı; önceki faturayı almış olduğunu unutarak, iradesinde yanılma nedeniyle sehven teslim aldığını, zaten davalı şirket yetkilisinin faturayı teslim alırken; yanıldığını anlayınca hemen avukatı vasıtası ile noterden içeriğine itiraz ederek ve davacı tarafından bu fatura konusu her hangi bir iş yapılamadığını beyan ederek faturayı davacı şirkete iade ettiğini, belirterek; davanın reddine talep etmiş, Mahkemece; dosyada bulunan 4. heyet raporu ve ek raporunun hükme esas alındığını, taraflar arasında eser sözleşmesi kapsamında bir kısım işlerin yapılarak davalıya teslim edildiğinin tüm raporlarda tespit edildiği, davacının icra takibinin iki adet faturadan kaynaklandığı, bilirkişi raporlarındaki farklı değerlendirmelerin nedeninin de bu faturalara ve eksik/ayıplı işlere ilişkin olduğunu, takibe konu 16.12.2014 tarihli ve 2.200.000. TL bedeli fatura ele alındığında; bu faturanın taraflar arasındaki sözleşmede davacının üstlendiği işlere karşılık belirlenen götürü bedele ilişkin olarak düzenlendiği, davalının bu faturayı "eksiksiz teslim aldım" ibaresi ile kabul ettiği ve ticari defterlerine işlediği, davalının bu faturaya ilişkin olarak kısmen ödeme yaptığı, bu faturaya karşı herhangi bir itirazda da bulunmadığı bu nedenle de bu fatura yönünden bakiye 830.746,50. TL için davacının alacaklı olduğu, uyuşmazlık konusu ikinci faturanın ise; üzerinde "malzemeli ek işler yapım bedeli" yazan 30.05.2015 tarihli ve 1.559.680,34. TL bedelli fatura olduğu, davacının bu faturayı elden davalıya verdiği, davalının fatura üzerine "189.600,00.TL iade faturası kesmek şartıyla eksiksiz teslim aldım" notu düşerek teslim aldığı, aynı fatura için 02.06.2015 tarihinde; "... (... Gıda) ... aşağıdaki gibi mutabakat sağlamıştır. Yapılan ek işler 1.559.680 TL (hi no ...) olarak fatura edilmiştir. Buna istinaden yapılan pazarlığa göre ... Gıda 189.680 KDV Dahil fiyat farkı faturası kesecektir” şeklinde tutanak tutulduğu ancak akabide 04.06.2015 tarihinde yani 8 günlük yasal süre içerisinde, davacı yanın, İstanbul Beyoğlu 10. Noterliğinden gönderdiği ihtar ile fatura içeriğinin kabul edilmediği belirtilerek; faturanın iade edildiği, söz konusu fatura içeriğine bakıldığında "malzemeli ek işler yapım bedeli" gibi genel bir tabir kullanıldığı, hangi işlerin hangi malzemelerle yapıldığının ayrıntılı olarak açıklanmadığı, eser sözleşmesinde, sözleşme konusu işi yapıp teslim edildiğinin ispat yükü yüklenicide olduğu, davacı yüklenicinin yaptığı ek işlere ilişkin iddiasını yerinde ispatlaması gerektiği, sözleşmenin iki kısımdan oluştuğu, birinci etabın; 7 kalemden ibaret olan anahtar teslimi götürü bedel karşılığı yapılacak işleri kapsadığı ve tutarının KDV dahil 2.200.000. TL olduğu, ikinci etabın ise; 4 kalemden oluşan ve yapım bedeli işverene ait işleri kapsadığı, ikinci etaptaki işlerin yapım bedelinin işverene ait olduğunun ifade edildiği, bu ifadeden yüklenici bu işleri yaptığı takdirde bu işlerin bedellerinin 2.200.000. TL den ayrı olup, sözleşme bedeline dahil olmadığının anlaşıldığı, buna göre aslında sözleşmede belirlenen götürü bedel karşılığında yapılacak işler kararlaştırıldığı gibi; bedeli işverene ait olan, başka bir deyişle yüklenicinin malzemeli ek işler olarak yapacağı işlerin de kararlaştırıldığı, böylece hem götürü bedel kapsamında yapılacak asıl işler, hem de malzemeli ek işler için taraflar arasında bir sözleşme bulunduğunun söylenebileceği, fakat son bilirkişi heyet raporunda tespit edildiği üzere; sözleşme dışında bu işlere ait taraflarca tasarlanmış ve karşılıklı imza altına alınmış; proje, çizim, kroki, detay, birim, birim fiyat, metraj vs. gibi hiçbir tamamlayıcı ve düzenleyici belge bulunmadığından, tarafların uyması gereken kurallar Yapım İşleri Genel Şartnamesi (...) kapsamında değerlendirildiğini, bunun yanında sözleşmede işe başlama, bitirme, geçici kabul, kesin kabul gibi tarihlerin de belirlenmediğini, ...' de projelerin teslimi başlıklı 11. maddesinde; (1) Anahtar teslimi götürü bedel sözleşmelerde, yapılacak işlerin uygulama projeleri, şartnameler ve diğer teknik belgelerle birlikte, sözleşmenin imzalanması sırasında yükleniciye verilir. " düzenlemesine karşılık; sözleşmede tariflenen işlere ait yükleniciye verilmiş bir projenin de bulunmadığını, sözleşme tarihsiz olup, yer teslimi, işlerin başlama ve bitiş tarihleri ile işin süresi belirli olmadığı için son bilirkişi raporunda; avans ödemeleri ile yüklenici ve işverenin bu işle ilgili olduğu iddia ettikleri faturalar, kronolojik olarak raporda listelendiği ve tabloya göre işverenin 30.04.2014 tarihinde yükleniciye banka havalesi ile 200.000,00. TL tutarında avans ödemesi yaptığı nazara alınarak; işin başlama tarihinin 01.04.2014 tarihi olabileceğinin varsayıldığı, tarafların sunduğu faturalarında, kronolojik sıraya göre dizilerek değerlendirildiğini, yüklenicinin birinci kez; sözleşmeye bağlı I. Etap 7 kalem işi bitirdiğine dair 16.12.2014 tarihli 2.200.000,00. TL tutarındaki faturayı, ikinci kez ilk faturadan 5.5 ay sonra 30.05.2015 tarihli 1.559.680,34. TL tutarındaki faturayı kesip işverene teslim ettiği nazara alınarak; bu tarihin teorik olarak işin bitirildiği tarih olarak kabul edilerek; iş bitim tarihinin 30.05.2015 olabileceğinin varsayıldığı, buna göre 1.Etap işlerin 01.04.2014-15.12.2004 tarihleri arasında yapıldığı, sözleşmede iş için bir süre konmamışsa da yüklenicinin işi yaklaşık 1 yıl 2 aylık bir sürede bitirdiğinin değerlendirildiği, davacı yüklenici tarafından, son bilirkişi kök ve ek raporu ekinde listelendiği üzere, ne zaman başlayıp ne zaman bittiği , hangi yılın birim fiyatının referans alındığı belli olmayan ve 2.200.000,00. TL sözleşme bedeline ilave olarak 2.492.130,99 TL tutarında 48 kalemden ibaret malzemeli ek işler yaptığına dair liste sunmuş ise de bilirkişi heyetince yapılan değerlendirmede; 2.200.000,00. TL tutarındaki faturanın teslim tarihi olan 16.12.2014 ila ikinci faturanın teslim edildiği 30.05.2014 tarihleri arasında geçen yaklaşık 5,5 aylık bir süreçte, yüklenici ve işveren arasında yazılı bir muhaberata rastlanmadığı belirtilerek; sözleşmenin II.Etabında yazılı (4) madde halinde sıralanmış ve yapım bedeli işverene ait olan işler ile yüklenicinin (EK-2) de malzemeli ek işlere ait sunduğu listedeki imalat ve iş tarifleri kısmen örtüştüğündan yola çıkılarak; sözleşmenin II. Etabında verilen ve bedeli işverene ait olan 4 kalem işten bazılarının işveren, bazılarının da yüklenici tarafından (Fosseptik gibi) yapıldığının tespit edildiğini, davacının 30.05.2015 tarihli ikinci faturaya konu ettiği malzemeli ek işler bedeli 1.559.680,34. TL iken, bilirkişi heyetine sunduğu malzemeli ek işlere ilişkin fatura bedeli toplamının 2.492.130,99 TL olmasının da inceleme ve elemenin yerinde olduğunu gösterdiği, Ek 2 deki tabloda, davacının ek ve malzemeli olarak yaptığını iddia ettiği işlerin bedeli, bilirkişi heyetince 2020 yılı itibariyle 865.594,39 TL bulunmuş olup; bu durumun; yüklenicinin liste halinde sunduğu bazı işlerin yapıldığının yerinde ispatlanamaması, bir kısım işlerin sözleşme götürü bedeli kapsamında kalan 1. Etap işler içinde kaldığının tespit edilmesi, bir kısım işlerin ise birim fiyatların yüksek belirlenmiş olmasından kaynaklandığının anlaşıldığı, sonuç olarak son bilirkişi ek raporuna göre; yüklenicinin ikinci faturadan (31.12.2020 tarihi itibarıyla ) 865.594,39 TL alacağı bulunduğu, bulunan miktar Merkez Bankası Enflasyon Hesaplayıcısı Formülü ile 22.01.2016 dava tarihine yakın olan 31.12.2015 tarihine evrilirse de 443.496,69. TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacının birinci faturadan 830.746,50. TL, ikinci faturadan 443.496,69. TL olmak üzere dava tarihi itibariyle 1.274.243,19. TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı işveren tarafından yapıldığı tespit edilen işlere ilişkin 3 adet hazır beton faturası 2 adet kazı makinesi kirası faturası, iki adet panel çit onarım bedeli faturası, bir adet sandviç panel onarım bedeli faturası bir adet araç kaporta boya bedeli faturası( panel çitin üzerine düştüğü araç) ve yükleniciye ait iken iş sahibinin ödediği SGK primi bedeli olmak üzere toplam 136.006,08 TL ile cephe Sandviç panel inşaatının ıslahı için gereken bedel olarak 100.000,00 TL olmak üzere toplam 236.006,08 TL nin davalı tarafça talep edilebileceğinin, davalı işvereninin diğer taleplerinin yerinde olmadığının tespit edildiği, açıklanan nedenlerle; itibar edilen son bilirkişi heyet raporundaki teknik değerlendirmelere göre; davacı yüklenicinin birinci faturadan 830.746,50. TL, ikinci faturadan 443.496,69. TL olmak üzere dava tarihi itibariyle 1.274.243,19. TL alacaklı olduğu, davalı işverenin eksik ve ayıplı işlere ilişkin bedeller ve ödediği SGK primi bedeli olarak toplam 236.006,08 TL'yi davacının alacağından mahsup edebileceği anlaşılmakla; davacının 1.038.237,11 TL yönünden icra takibinde haklı olduğu, fazlaya ilişkin talebin yerinde olmadığı, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında yapılan icra takibine davalının vaki itirazının 1.038.237,11 TL'lik kısmı yönünden davanın kabulüne, takibin 1.038.237,11 TL'lik asıl alacağı takip tarihi itibariyle işleyecek değişen oranlarda avans faizi uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Somut olayda; taraflar arasında akdedilen bila tarihli eser sözleşmesinin 2 kısımdan oluştuğu, 1 kısıma dair işlerin götürü bedel olarak 2.200.000 TL olarak kararlaştırıldığı, 2 kısımda belirtilen işler için herhangi bedel belirlenmediği ve yüklenicinin malzemeli ek işler olarak yapacağı işleri de yapacağının kararlaştırıldığı, davacı yüklenicinin 2 kısma ilişkin olarak davalı iş sahibine 30.05.2015 tarihli 1.559.680,34. TL tutarındaki faturayı kesip işverene teslim ettiği, ancak davalı iş sahibinin bu faturayı süresi içinde noter vasıtası ile davacı yana iade ettiği, davacı yanın; yargılama sırasında; ne zaman başlayıp ne zaman bittiği, hangi yılın birim fiyatının referans alındığı belli olmayan ve 2.200.000,00. TL sözleşme bedeline ilave olarak; 2.492.130,99 TL tutarında 48 kalemden ibaret malzemeli ek işler yaptığına dair liste sunduğu, bilirkişi heyetince yapılan değerlendirmede; sözleşmenin II.Etabında yazılı (4) madde halinde sıralanmış ve yapım bedeli işverene ait olan işler ile yüklenicinin (EK-2) de malzemeli ek işlere ait sunduğu listedeki imalat ve iş tarifleri kısmen örtüştüğündan yola çıkılarak; davacının yaptığını iddia ettiği ek işlere ilişkin raporun ekindeki 2 tabloda, davacının ek ve malzemeli olarak yaptığını iddia ettiği işlerin bedeli, 2020 yılı itibariyle 865.594,39 TL bulunduğu ve bulunan miktar Merkez Bankası Enflasyon Hesaplayıcısı Formülü ile 22.01.2016 dava tarihine yakın olan 31.12.2015 tarihine evrilerek 443.496,69. TL alacaklı olduğunun anlaşıldığına ilişkin rapor tanzim edilmiş, mahkemece bu rapor esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.Hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli değildir. Raporda davacının ek ve malzemeli olarak yaptığını iddia ettiği işlerin bedeli, 2020 yılı itibariyle 865.594,39 TL olarak tespit edilmiştir. Halbuki sözleşmede bedeli belli olmayan işlerin bedelinin sözleşmenin üst kısmında belirlenen işler götürü usule göre fiyatlandırıldığı anlaşıldığından; Yapım İşleri Genel Şartnamesine göre; işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayicine göre hesaplanması gerektiği halde raporda 2020 yılı itibari ile hesaplama yapılıp, işin yapıldığı 2015 yılına nasıl evrildiği belli olmayan bir şekilde , evrildiği ibaresi kullanılarak hatalı şekilde 443.496,69. TL olarak bulunmuştur. Ayrıca raporda 2020 yılında tespit edilen 865.594,39 TL bedelin, davacının sunduğu listenin tamamına ilişkin olarak hesaplama yapıldığı anlamına gelen beyanlardan sonra davacı yanın sunduğu listedeki bir kısım işleri yapmadığından bahsedilmiştir. Bu yönü ile de bilirkişi raporu denetime elverişlideğildir. Ayrıca gerekçede ayıp ihbarı tartışılmamıştır.O halde mahkemece yapılması gereken iş; yeni bir heyetten veya ek rapor alınmak sureti ile sözleşmenin 2 kısmında belirtilen işlerin neler olduğu, buna karşın davacının yaptığı işlere dair sunduğu listedeki hangi işlerin bu listedeki işler olduğu ve yapıldığı yıl itibari ile mahalli piyasa rayiçlerinin ne olduğu, davacının sözleşme dışı işler yapmış ise bunların neler olduğu ve yapıldığı yıl itibari ile değerlerinin ne olduğunun tespit edilmesinin sağlanması ve davalının ödemelerinin ve davacı alacağından düşülecek kalemlerin tespit edilen davacı alacağından mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesidir. Bu nedenle mahkemece; denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayalı olarak; ve gerekçesinde ayıp ihbarını tartışmadan; davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2022 tarih, ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Taraflarca tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.