Anahtar kelimeler: İledığını Tarifik Aaraç Kapıtıldığını Olarakya Kontratı Kontrat Taksi Elden Şoför

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2019Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,İSTEM
:Davacı, Davalı ... adına ...ile ticari taksi kira kontratı ile █████/2018 tarihinde 3 (üç) yıl süre ile...dığını, kontrat gereği araç mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, sözleşmenini imzalanmasından sonra 130.000,00 TL araç ve hava parası olarak...ya elden ödendiğini, Araç değişimi içinde elden 30.000,00 TL ödendiğini, tüm bu ödemeler kiralayan...'ya elden ödendiğini, kiralamaya müteakip araç, mülkiyeti plaka sahibi davalı ... adına tescil ettirildiğini belirterek Yine kiralamayı müteakip belediyeden çalışma ruhsatı da davalı tarafça çıkarılmamış olup bu nedenle de aaraç █████/2019 tarihinde tarifik eliplerince kapıtıldığını bu nedenle şoför ve ruhsat sahibine kişi başı 2.300,00 TL trafik cezası çıktığını, kapatılan aracın 11.10.2019 tarihinde trafik yeddieminden teslim alınmış, ancak müvekkiline teslim edilmediğini kontrat yükümlerini yerine getirmeyen ...'ya İzmir.... Noterliğinden █████/2019 tarih... yevmiye numaralı ihtarname ile ihtar çekildiğini, tüm bu nedenlerle doğabilecek zararlara engel olmak amacı ile öncelikle ... plakalı aracın kayıtlarına tedbir konulmasına, █████/2018 tarihli kira kontratının iptaline, haksız olan davalı aleyhine fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla, bedeli arttırmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL araç bedeli, 5.000,00 TL ticari araç kiralama bedeli, █████/2019 tarihinden itibaren başlamak üzere kontrak sonuna kadar oluşacak haklı fesihten doğan kazanç kaybı olarak şimdilik 1.000,00 TL toplam 17.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ... ile davalı ... arasında █████/2018 tarihinde imzalanan ticari taksi kira sözleşmesinin gereklerinin davalı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle davacının zarara uğradığını belirterek, taraflar arasında imzalanan █████/2018 tarihli ticari taksi kiralama sözleşmesinin feshi ile 10.000,00-TL araç bedeli, 5.000,00-TL ticari araç kiralama bedeli, 1.000,00-TL haklı fesihten kaynaklanan kazanç kaybı ve 1.000,00-TL aracın kaza yapması neticesinde sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedeli olmak üzere toplamda 17.000,00-TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Açılan dava, taraflar arasında imzalanan █████/2018 tarihli ticari taksi kiralama sözleşmesinin feshi ve kira sözleşmesinin gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle davacının uğradığı maddi zararın davalıdan tahsili taleplerine ilişkindir.Kira sözleşmesi bir malın kullanımının devredildiği sözleşme türü olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 299. maddesinde; ''Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.'' şeklinde tanımlanmıştır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 357. maddesinde ise; ''Ürün kirası kiraya verenin, kiracıya, ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlendiği sözleşmedir.'' denilmektedir.Bu durumda ürün (hasılat kirası), kiraya verenin kiracıya ürün (hasılat) veren bir mal, işletme ya da hakkın kullanılmasını, semerelerinden yararlanılmasını veya işletilmesini belli bir bedel karşılığında terk ettiği kira türüdür. Bir kira sözleşmesinin adi kira mı yoksa ürün kirası mı olduğunun belirlenmesinde kiracının, kiralanan şeyin ürünlerinden yararlanma yetkisi olup olmadığı başlıca ve en önemli kriterdir.Öte yandan ürün kirasında kira bedelinin üründen bağımsız bir bedel olarak kararlaştırılması hâlinde genel ürün (hasılat) kirasından; buna karşılık kira bedeli, ürünün belli bir hissesi ya da bölümü olarak belirlenmiş ise, katılmalı (iştirakli) ürün kirasından söz edilir (6098 sayılı TBK m. 357; 818 sayılı BK m. 270). Bununla birlikte kira bedelinin karma olarak yani bir kısmı sabit bir miktar, bir kısmının da üründen bir bölüm olarak belirlenmesi de sözleşme özgürlüğü çerçevesinde mümkündür.O hâlde kiraya veren, kiralanan şeyi, kiracının kiralanandan yararlanmasını ve semerelerini toplamasını sağlayacak ya da işletilmesini mümkün kılacak şekilde teslim etmek ve sözleşme süresi boyunca da bu durumda bulunmakla yükümlüdür. Bu kapsamda kiralananın işletilmesi için gerekli tüm malzemeleri, imtiyazları, ruhsatları teslim etmesi şarttır.Ticari bir aracın kullanımının plâkası ile birlikte başkasına devredildiği ve aracın bu kişi tarafından kullanıldığı uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.█████/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesinde; "Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir." hükmü yer almaktadır.Yukarıda yer verilen hükmün taşınır-taşınmaz ayrımı olmaksızın tüm kira ilişkilerinde uygulanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Diğer yandan mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir.Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir.Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005).6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesinde; ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde düzenlenen arabulucuya başvuru dava şartı bu madde kapsamına girmektedir.Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır.Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilinin taraflar arasında imzalanan █████/2018 tarihli ticari taksi kiralama sözleşmesinin feshi ile 10.000,00-TL araç bedeli, 5.000,00-TL ticari araç kiralama bedeli, 1.000,00-TL haklı fesihten kaynaklanan kazanç kaybı ve 1.000,00-TL aracın kaza yapması neticesinde sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedeli olmak üzere toplamda 17.000,00-TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği, taraflar arasındaki sözleşme her ne kadar ticari taksi kiralanmasına ilişkin olsa da sonuç itibariyle bir kira sözleşmesi olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesinde düzenlendiği üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesi kapsamında İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20.maddesi gereğince, tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,3-Tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2019Katip ...E- imzalıdırHakim ...E- imzalıdır