Anahtar kelimeler: Donatanının Tehdidi Yük Meblağın Gemi İstirdatı Anadolu Eski Şti Ltd

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ███████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
Dava; davacı tarafça icra tehdidi ile ödendiği iddia olunan icra takibine konu edilen meblağın istirdatı talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili; ... Ltd. Şti. donatanının ... Ltd olduğunu, eski adı ... yeni adı ... gemisinin 2007 tarihinden beri işletmecisi olduğu ve donatanı mülkiyetinin ... Ltd Şti adına kayıtlı iken █████/2015 tarihinde ... Ltd'ye devir ve intikal ettiğini, önceki malik ... Ltd. Şti adına ... gemisinin işletmeciliğini yapmakta iken bu kere değişen adıyla ... gemisinin işletmeciliğini yapması hususunda yeni malik ... Ltd ile anlaştığını, geminin eski donatan ... Ltd'ye izafeten ... ... Ltd Şti aleyhine davalı tarafından İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü'nün, ... E. saydı dosyasıyla, 04.12.2015 tarihindi 56.396,18 TL bedelli alacak takibiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin kendilerine hiç ulaşmadığını, fakat her nasılsa tanınmıyor ibaresiyle iade olunduğunu, bunun üzerine, 20.11.2015 tarihinde Tebligat Kanunu nun 35. Maddesine göre yapılan tebligatın komşuya haber verilmek suretiyle gerçekleştirildiği ve böylece takibin kesinleştirildiğini, alacaklı tarafından takibin kesinleşmesini müteakip 01.12.2015 tarihinde geminin haczedilerek seferden men'i talep edildiğini, bunun üzerine icra müdürlüğünce Tuzla Liman Başkanlığı' na müzekkere yazılarak borçlu şirket adına kayıtlı ise ... isimli geminin haczine, seferden menine dair karar verildiğini, Türk Limanlarında yabancı bayraklı gemilerin sicil kayıtlarının tutulmasının söz konusu olmadığını, haciz ve seferden men kararının verildiği █████/2015 tarihinde geminin borçlu adına kayıtlı olmamasına rağmen, kararın tatbik edildiğini ve geminin haczedilmek suretiyle seferden men edildiğini, işbu seferden men hadisesi ile takibe muttali olan ...'in derhal durumu yeni malike bildirdiğini, geminin o tarihte yapılan gemi kiralama sözleşmesi gereğince İskenderun seferini yapmak zorunda olduğundan yeni malik tarafından derhal borcun ödenip haczin kaldırılması ve geminin sefere çıkması talimatı verildiğini, bunun üzerine, ... ve ... Ltd. Şti' nin, yeni malik nam ve hesabına borcu icra dosyasına ödeyerek, haciz ve seferden men kararını kaldırttığını, ancak icra müdürlüğünce düzenlenen tahsilat makbuzunda sadece dosya borçlusunun adının zikredildiğini, ödemenin doğrudan ... ve ... Ltd Şti tarafından yeni malik Lidya'nın talimatı ile yapıldığını, geminin satışını müteakiben mülkiyetinin devir ve tesliminden sonra eski borçlunun, geminin salıverilmesi için para ödemesinin hayatın olağan akışına aykı olduğunu, ... Şirketi'nin adına hareket ettiği ... Ltd'nin dava konusu bu parayı alacaklıya hiçbir şekilde borçlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını belirterek müvekklinin ödemiş olduğu miktarın davalı tarafça müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde, Davacı şirketin Malta merkezli olduğunu iddia ettiğini, Türkiye’de herhangi bir şubesi mevcut olmadığını, yabancı uyruklu bir şirketle olan işbu ihtilafın yabancılık unsuru taşıdığını, 5718 sayılı MÖHUK’un 48. Maddesi ile yabancı kişilerin Türk Mahkemelerinde dava açması halinde yabancı kişilerin mahkemenin belirleyeceği teminatı yatırması gerektiğini düzenlediğini, Türkiye ile Malta arasında karşılıklı bir muafiyet anlaşması olmadığı gibi Malta'nın 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesine taraf olmadığından davacı şirketin teminat yatırmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, teminat yatırılmadan işbu dava açıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayanarak ödenen paranın istirdatına yönelik olup 6102 sayılı T.T.K.’nun 5/2. maddesi gereğince ... Mahkemelerinin görevli olduğunu, taraflar arasındaki deniz ticaretine ve deniz sigorta uyuşmazlıklarına ilişkin davaların ancak deniz ihtisas mahkemesi sıfatıyla görüleceğini, diğer davaların ise ... mahkemelerinde görüleceğini, dava konusu uyuşmazlığın ise dava konusu gemiye verilen tamir bakım hizmetine ilişkin olup bir eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları gereğince bu tür davalara bakmakla görevli mahkemelerin ... mahkemeleri olduğunu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin faaliyet adresi Tuzla olduğundan davaya bakmakla yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu ... Mahkemeleri olduğunu, mahkemenin aynı zamanda yetkisiz olduğu ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı şirket tarafından dava dilekçesinde açıkça bahsedildiği gibi .... Şti. ' nin davacı yabancı şirketin acentesi olmayıp geminin işleticisi olduğunu, TTK hükümleri gereğince acentenin yabancı şirketi davada temsil yetkisi (bu konuda yetki verilmesi hâlinde) olup gemi işleticisinin böyle bir yetkisi bulunmadığını, tebliğ edilen evrak incelendiğinde ... Şirketinin acente değil işletici olduğunu, dolayısıyla davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiğini, ayrıca dosyaya sunulan gemi işletme sözleşmelerinde taraflara ait hiçbir kaşe ve imza bulunmadığını, yalnızca tercüme bürosuna ilişkin imzanın yer aldığını, imzasız gemi işletme sözleşmeleri ile .... Şti 'nin olduğu dahi ispat edilemediğini, geminin hem yeni donatanı hem de eski donatanı tarafından geminin işletme hakkının ... Şirketine verildiği sabit olmadığından husumet itirazında bulunulduğunu, davalının Tuzla Bölgesinde gemilere yönelik tamir bakım hizmeti veren bir şirket olduğunu, davalının 2008 yılında dava konusu geminin tamir ve bakım işlerini Tuzla'da bulunan ... Aş Tersanesinde yaptığını, verilen hizmete ilişkin 06.09. 2008 tarihli ... sen notu 172.711,87-USD bedelli, 5430-USD bedelli faturaları düzenleyerek davacı şirkete teslim ettiğini, davacı şirketin de söz konusu fatura borçlarına karşılık çeşitli tarihlerde kısmi ödemeler yaptığını ancak borcun 13.910,87-USD'lik kısmının ödenmediğini, aradan yaklaşık 8 yıl geçmesine rağmen borcun bir kısmının ödenmemesi üzerine davalının davacı şirket aleyhinde icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini ve borcun bizzat borçlu ... Ltd. tarafından ödendiğini, dosya borcunun davacı ... Ltd tarafından ödenmediğini, dosya borcunun borçlu dava dışı ... Ltd. tarafından ödendiğinden davacı ... Ltd. tarafından işbu davanın açılmasında hukuki menfaati bulunmadığı gibi taraf ehliyeti de bulunmadığından bu açıdan da husumet itirazında bulunulduğunu, dava konusu gemiye ilişkin hizmetlerin müvekkili şirketin Tuzla' da bulunan ... Tersanesinde verildiğini, Kaldı ki, .... Şti. yetkilisi ...'un ...@....com adresinden 19.10.2009 tarihinde müvekkili şirkete göndermiş olduğu mail ile borcunu açıkça ikrar ettiğini, ayrıca .... Şti. yetkilisi ...'un piyasadan öğrendikleri kadarıyla aynı zamanda hem ... Ltd. hem de ... Ltd. şirketinin yetkilisi yani şirket sahibi olduğunu, davacı şirketin tek amacının borçtan kurtulmak ve haksız kazanç elde etmek olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla), her ne kadar davalı vekili süresinde verdiği dilekçesi ile mahkemenin yetki ve görevine itiraz ederek görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirtmiş ise de davaya konu uyuşmazlığı TTK 5. kitabında yer aldığı ve mahkemenin de İstanbul Mülki hudutları dahilinde Deniz taşımasına ilişkin davalara münhasıran görevlendirilen tek mahkeme olduğu, tüm İstanbul sınırlarında yetkili olması nedeni ile görev ve yetki itirazının reddine, mahkemece yapılan yargılama ve toplanan tüm delillerden, açılan davanın istirdat davası olduğu, davacı vekilinin adına hareket ettiği ... adına cebri icra tehdidi altında icra dosyasına ödenen paranın istirdadını talep ettiği olayda, davalı tarafından eski adı ... yeni adı ... isimli gemiye bakım ve onarım hizmeti verildiği hususunun Tuzla Liman Başkanlığı yazı cevabı ve dava dışı .... Şirketi yazı cevabı ile sabit olduğu, dava konusu olayda hukuki uyuşmazlığın davacının geminin bakım onarım masrafından bakiye borçtan sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı, davacı asile izafeten ...' in aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı açısından yapılan değerlendirmede, dosyada yer alan gemi yönetim sözleşmelerinin tarihlerinin █████/2015 ve 3/4/2014 olduğu, █████/2014 tarihli Gemi Yönetim Sözleşmesinin taraflarının ... ve ... şirketleri olduğu, sözleşmede ...' in gemi maliki, ...' in ise gemi yöneticisi olarak gözüktüğü, █████/2015 tarihli Gemi Yönetim Sözleşmesinin taraflarının ise, ... ile ... olduğu, sözleşmede ...' in gemi maliki, ...' in ise gemi yöneticisi olarak gözüktüğü, ... Şirketinin eski adı ... yeni adı ... isimli geminin yöneticisi olduğu, yerine getirdiği hukuki işlemleri gemi donatanı adı ve hesabına gerçekleştirdiği, gemi donatanına izafeten dava açmasının hukuken mümkün olduğu kanaatine varılmış ise de, yargılama sırasında davalı vekilince davacı şirkete izafeten ...' in tasfiye haline girdiğini belirtilmesi üzerine İstanbul ... Sicil Müdürlüğü'ne yazı yazıldığı, İstanbul ... Sicil Müdürlüğü'nce yazılan yazıya davacı şirketin iflasına karar verildiği ve iflas işlemlerinin İstanbul Anadolu 3. İcra ve İflas Müdürlüğü' nün ... iflas sayılı dosyasında yürütüldüğünden bahisle yanıt verilmesi üzerine davacı asil adına vekaletname sunulması üzerine dosyada davacı asil açısından da taraf teşkili sağlandığı kanaatine varıldığı, dosyada mevcut Liberya Cumhuriyeti tarafından hazırlanan sicil sertifikası, 27.11.2015 tarihli devir teslim tutanağı, 03.12.2015 tarihli ... antetli kağıdına basılı belge, gemi satış senedi birlikte değerlendirildiğinde, ... isimli geminin gemi bakım ve onarımı zamanında ...'e ait olduğu, geminin seferden men edildiği 1/███████ tarihinde ise mülkiyetinin el değiştirmiş olduğu, adının ... olarak değiştirildiği ve malikinin ... şirketi olduğunun anlaşıldığı, talep konusu gemi bakım ve onarım alacağının TTK m. 1320 anlamında sahibine gemi alacaklısı hakkı veren bir istem olmadığı, yeni malike karşı ileri sürülemeyeceği, istemin borçlusunun ... olduğu, nitekim davacı vekilince de takibin isabetli bir şekilde M/V ... donatanı ...'e karşı yapıldığı, icra dosyasına ise ticari hayatın devamı gereği ödemenin ... tarafından yapıldığı, bu noktada davacı ...' in dava hakkının ...'e karşı doğduğunun kabulü gerektiği, nitekim davalı (alacaklı) vekilince takibin ve hukuki yolların borcun doğumundaki malike karşı başlatıldığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinafı üzerine, Dairemizce, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 18.05.2017 tarih ve █████████ esas, █████████ karar sayılı kararında; "Denizcilik İhtisas Mahkemeleri'nin davaya bakabilmesi için davanın deniz ticaretinden kaynaklanması gerekli ve zorunlu olup, somut olayda ihtilâf davalıya ait geminin boyanması ve verniklenmesi nedeniyle ödenmeyen iş bedeline ilişkin olduğunu, bu haliyle taraflar arasındaki ihtilâfın Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklandığını,6102 sayılı TTK'nın 4 (1) maddesinde ticari davaların tanımlandığını ve sayıldığını, bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları” ve “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ile “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava), ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması, ya da aynı maddede 6 bent halinde sayılan ticari davalardan (mutlak ticari dava) olması gerekir. Taraflardan biri "tacir" değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın "ticari işletme" ile ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." denildiğini, somut olayda, tarafların her ikisinin de tacir olup, uyuşmazlık da ticari işletmeleri ile ilgili hususlardan doğduğundan davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ... mahkemesi olduğunu, ancak, dava deniz ticaretinden kaynaklanmayıp, taraflar arasındaki geminin bakım ve onarımına ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklandığından, davaya bakma görevinin denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatıyla görevlendirilmiş asliye ... mahkemesine ait olmayıp, genel mahkeme olarak görevli asliye ... mahkemelerine ait olduğunu, bu nedenle, yerel mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın genel görevli asliye ... mahkemesine gönderilmesi ve genel görevli mahkemece inceleme yapılıp bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararı sonrasında mahkemece, Mahkemenin görevinin HMK'nun 114.maddesi gereğince kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olduğu, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, 6102 sayılı TTK nun 4 ve 5.maddeleri gereğince mahkemenin görevinin tayini için öncelikle davanın 6102 sayılı TTK dan veya diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine veya deniz sigortasına ilişkin bir dava olup olmadığının saptanması gerektiği, mahkemenin görevinin HMK 'nun 114.maddesi gereğince kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olduğu, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, TTK'nun 5.maddesinde de ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumundan hareket ederek asliye ... mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işlerin düzenlendiği, TTK nun 5. maddesine göre; asliye ... mahkemelerinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu, yine özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ... mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere asliye ... mahkemesinin bakmakla görevli olduğu, dava konusunun gemi bakım ve onarım işlerini kapsayan eser sözleşmesinden kaynaklanması ve kesin mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin █████/2021 tarih, ████████ esas, ████████ karar sayılı ilamı uyarınca iş bu dava yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) verilen görevsizlik kararı üzerine dosya görevli İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince, davacı şirketin ve davalı şirketin adreslerinin Tuzla/İSTANBUL olduğu; Eser sözleşmesinin gerçekleştiği mahalin Tuzla olduğu, 6100 Sayılı HMK.nın; Madde 6- (1);'' Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir,''hükmünün düzenlendiği, yetki itirazında bulunmak için HMK'nun 19/2.maddesi gereğince "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz,"hükmünün düzenlendiği, davacı şirketin ve davalı şirketin ... sicil gazetesine göre adresinin Tuzla olduğu, Tuzla ilçesinin yetki sınırlarının İstanbul Anadolu Adliyesi yetki sınırları içinde kaldığı, davalının yetki itirazının henüz incelenmediği anlaşıldığından, Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılmakta olan işbu davada yetkili Mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğu, bu nedenle dosyanın Nöbetçi İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, Mahkemenin yetkisiz olduğu anlaşılmakla, dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK.'nın 114 ve 115/2 maddeleri uyarınca yetki yönünden usulden reddine ve Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
İstanbul 4. Asliye ... Mahkemesince verilen yetkisizlik kararı üzerine dosya yetkili İstanbul Anadolu 8. Asliye TicaretMahkemesine gönderilmiştir.İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesince, davalı tarafından eski adı ... yeni adı ... isimli gemiye bakım ve onarım hizmeti verildiği hususunun Tuzla Liman Başkanlığı yazı cevabı ve dava dışı .... Şirketi yazı cevabı ile sabit olduğu, dava konusu olayda hukuki uyuşmazlığın davacının geminin bakım onarım masrafından bakiye borçtan sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı, davacı asile izafeten ...' in aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı açısından yapılan değerlendirmede, dosyada yer alan gemi yönetim sözleşmelerinin tarihlerinin █████/2015 ve 3/4/2014 olduğu, █████/2014 tarihli Gemi Yönetim Sözleşmesinin taraflarının ... ve ... şirketleri olduğu, sözleşmede ...' in gemi maliki, ...' in ise gemi yöneticisi olarak gözüktüğü, █████/2015 tarihli Gemi Yönetim Sözleşmesinin taraflarının ise, ... ile ... olduğu, sözleşmede ...' in gemi maliki, ...' in ise gemi yöneticisi olarak gözüktüğü, ... Şirketinin eski adı ... yeni adı ... isimli geminin yöneticisi olduğu, yerine getirdiği hukuki işlemleri gemi donatanı adı ve hesabına gerçekleştirdiği, gemi donatanına izafeten dava açmasının hukuken mümkün olsa da, yargılama devam ederken davalı vekilince davacı şirkete izafeten ...' in tasfiye haline girdiğini belirtilmesi üzerine mahkemece İstanbul ... Sicil Müdürlüğü'ne yazı yazıldığı, İstanbul ... Sicil Müdürlüğü'nce yazılan yazıya davacı şirketin iflasına karar verildiği ve iflas işlemlerinin İstanbul Anadolu 3. İcra ve İflas Müdürlüğü' nün ... iflas sayılı dosyasında yürütüldüğünden bahisle yanıt verilmesi üzerine davacı asil adına vekaletname sunulması üzerine dosyada davacı asil açısından da taraf teşkili sağlandığı, dosyada mevcut Liberya Cumhuriyeti tarafından hazırlanan sicil sertifikası, 27.11.2015 tarihli devir teslim tutanağı, 03.12.2015 tarihli ... antetli kağıdına basılı belge, gemi satış senedi birlikte değerlendirildiğinde, ... isimli geminin gemi bakım ve onarımı zamanında ...'e ait olduğu, geminin seferden men edildiği 1/███████ tarihinde ise mülkiyetinin el değiştirmiş olduğu, adının ... olarak değiştirildiği ve malikinin ... şirketi olduğunun anlaşıldığı, talep konusu gemi bakım ve onarım alacağının TTK m. 1320 anlamında sahibine gemi alacaklısı hakkı veren bir istem olmadığı, yeni malike karşı ileri sürülemeyeceği, istemin borçlusunun ... olduğu, nitekim davacı vekilince de takibin M/V ... donatanı ...'e karşı yapıldığı, icra dosyasına ise ödemenin takipte borçlu olarak yer almayan ... tarafından yapıldığı, istirdat talebinin haciz baskısı altında olan ve ödemeyi yapan borçlu tarafça ileri sürülebileceği, halbuki ödemeyi yapanın takipte borçlu olarak yer almayan ... olması karşısında davalıya karşı istirdat talebinde bulunamayacağı ancak davacı ...' in dava hakkının ...'e karşı olabileceği nitekim davalı (alacaklı) vekilince takibin ve hukuki yolların borcun doğumundaki malike karşı başlatıldığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, müvekkilinin haksız bir şekilde zımnen borçlu sıfatına sahip olduğu icra takibinde, ödeme emrinin müvekkili tarafına tebliğ edilmediğini, müvekkilinin yasal hakkı olan itiraz hakkını kullanamadığı gibi söz konusu borçtan da haciz konulmadan önce haberdar olamadığını, gemisi sefere çıkacak olan, seferde gecikme olması halinde cezai sorumluluğu doğacak olan müvekkilinin, seferden hemen önce gemisi üzerine konulan haczi ve gemi hakkında verilen seferden men kararını öğrenmesi üzerine görevli ve yetkili mahkemede dava açmasının beklenmesi veya durumu geminin eski malikine bildirerek borcu ödemesini beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki müvekkilinin de durumu anlamak ve çözmeye çalışmak üzere harcayacak bir zamanı olmadığından kendisine ait olmayan ancak zımnen ve haksız bir şekilde kendisine borçlu sıfatı yüklenmiş olan bir borcu, icra tehtidi altında ödemek zorunda kaldığını, İlk Derece Mahkemesinin kararında belirtmiş olduğu üzere müvekkili, söz konusu icra dosyası bakımından herhangi bir sıfata sahip değilse, hangi hukuki gerekçe ile ve neden müvekkilin gemisi üzerine haciz konulduğunu, müvekkilinin maliki bulunduğu gemi üzerine haciz konulmasaydı müvekkilin bu borcu ödemek zorunda kalmayacağının aşikar olduğu, davaya konu olan icra dosyasında, icra takibi ... Ltd'ye izafeten başlatılmış olsa da, ... Ltd'nin herhangi bir icra tehtidi altında kalmadığını, herhangi taşınır veya taşınmaz malına veya banka hesabına haciz konulmadığını, bunların aksine, müvekkili şirketin icra tehtidi altında kaldığını, müvekkiline ait gemi haczedilerek gemi hakkında seferden men kararı alındığını, yani müvekkilinin hukuki yaptırıma maruz kaldığını, bu hususlar dikkate alındığında, müvekkilinin söz konusu icra dosyasında herhangi bir icra tehtidi altında olmadan ödeme yapmış olduğu hususunun kabul edilemez olduğunu netice olarak ... isimli geminin, bakım ve onarımının zamanında ...'e ait olduğunu, geminin seferden men edildiği tarih olan █████/2015 tarihinde ise mülkiyetin el değiştirdiğini, geminin adının adı ... olarak değiştirildiğini ve malikinin müvekkili şirket olduğunu, yani müvekkiline ait olmayan bir borç sebebiyle müvekkilinin gemisine haksız olarak haciz konulduğunu ve gemi hakkında seferden men kararı alındığını, gemisi sefere çıkacak olan müvekkilinin, icra tehtidi altında kalmış olduğunu, seferde gecikme olması halinde cezai sorumluluğu doğacağı hususu dikkate alınarak hayatın olağan akışına uygun bir şekilde kendisine ait olmayan bir borcu ödemek zorunda kaldığını, eğer müvekkilinin gemisine haksız bir şekilde haciz konulmasaydı ve yine haksız bir şekilde müvekkilinin gemisi hakkında seferden men kararı alınmasaydı, müvekkilinin söz konusu borcu ödemeyeceğinin aşikar olduğunu, müvekkili haksız olarak gemisine konulan haciz ve gemisinin seferden men kararı ile mağdur olmuşken, müvekkilinin icra tehtidi altında borcu ödemesi sebebiyle sorumlu tutularak aleyhine hüküm kurulduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından söz konusu bedelin ... Ltd.'den talep edilmesi gerektiği yönünde verilen hukuka ve hakkaniyete aykırı kararın kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının İlk Derece Mahkemesi tarafından da hüküm altına alındığını, bu doğrultuda, müvekkili şirket tarafından icra tehdidi altında ödenen bedelin davalı tarafından iadesine karar verilmesi gerekirken, reddedilmesinin hukuka aykırı olduğun belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, ... ve ... Ltd Şti nin donatanının ... Ltd olduğu, eski adı ... yeni adı ... olan geminin 2007 yılından beri işletmecisi olduğu, geminin mülkiyetinin ... Ltd Şti adına kayıtlı iken 27 11 2015 tarihinde ... Ltd ye devredildiği, davalı tarafından İstanbul Anadolu 5 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan takip sonucu geminin haczedilerek seferden men edildiği, müvekkilinin borçlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında ödeme yaptığı ve ödenen bedelin istirdadını talep ettiği, davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunarak gemiye bakım ve onarım hizmeti verildiğini, borcun ödenmediğini, takibin haklı olduğunu, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını ileri sürdüğü, mahkemece yapılan yargılama sonucunda dosyada yer alan belgeler ve bilirkişi raporuna göre gemiye bakım ve onarım hizmeti verildiği, geminin bakım ve onarım döneminde malikinin ... olduğu, seferden men edildiği tarihte malikinin ... olduğu, ödemenin ... tarafından yapıldığı, talep konusu alacağın TTK 1320 kapsamında gemi alacaklısı hakkı vermediği, bu nedenle yeni malike karşı ileri sürülemeyeceği, borcun ... e ait olduğu ve davacının istirdat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davada davacı ... ... numaralı Libya bayraklı M V ... eski adı ... gemisi donatanı ... Ltd ye izafeten ... Ltd Şti'dir.
Bilirkişi raporunda, davacı ... Ltd Şti nin gemi yönetim sözleşmeleri kapsamında geminin işletmecisi olduğu ve işlemleri donatan adına yürüttüğü, dava konusu gemiye ilişkin bakım ve onarım hizmetlerinin davalı tarafından verildiği, bu hizmetlerin verildiği dönemde geminin malikinin ... Ltd olduğu, geminin 27 11 2015 tarihinde ... Ltd ye devredildiği ve 01 12 2015 tarihinde seferden men edildiği tarihte malikinin ... Ltd olduğu, gemi yönetim sözleşmelerinin davacıya donatan adına işlem yapma yetkisi verdiği, Tuzla Liman Başkanlığı yazısı ve diğer belgeler kapsamında geminin 2007 ve 2008 yıllarında tersanelerde işlem gördüğünün tespit edildiği, icra dosyasına 04 12 2015 tarihinde 68 362,53 TL tutarında ödemenin davacı tarafından yapıldığının belirlendiği, bakım ve onarım alacağının borçlusunun ... Ltd olduğu, bu alacağın gemi alacaklısı hakkı kapsamında yeni malike karşı ileri sürülebilecek nitelikte bulunmadığı, ... Ltd ile ... Ltd arasında organik bağın ispat edilemediği ve davacının söz konusu alacaktan sorumlu olmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre davacı ... ve ... Ltd Şti nin gemi yönetim sözleşmeleri uyarınca geminin işletmecisi olduğu ve donatan adına hareket ettiği, icra takibinde borçlu sıfatının bulunmadığı halde ödeme yapan taraf olduğu, eldeki davada ise borçlu olmadığı bir borcu cebri icra tehdidi altında ödediğini ileri süren üçüncü kişi sıfatıyla istirdat talebinde bulunan taraf konumunda olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre davacı ... ve ... Ltd Şti nin, icra takibinde borçlu olan ... Ltd nin borcunu İstanbul Anadolu 5 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına 68 362,53 TL ödeme yapmak suretiyle, gemi üzerindeki haczin kaldırıldığı ve geminin seferden men halinin sona ermiştir.
6102 sayılı TTK'nın 1061. maddesi uyarınca donatan, gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan maliktir. İşletmeci ise gemiyi donatan adına sevk ve idare eden kişidir. Davacı işletmeci, sözleşme ilişkilerinde ve icra işlemlerinde doğrudan hak sahibi veya borçlu değil, donatanın temsilcisi konumundadır.
Eser sözleşmesine dayalı haksız bir takipten ve geminin seferden men edilmesinden doğan mağduriyet ile bu baskı altında ödenen paranın mülkiyeti kural olarak temsil edilene (donatan/malik olan ...'e) aittir. Davacı işletmeci, icra dosyasına ödemeyi fiilen yapmış olsa dahi, bu işlemi "donatan adına" yapmıştır.
İİK m. 72 uyarınca istirdat davası açma hakkı, malvarlığından haksız yere değer eksilmesi olan asıl hak sahibine (malike/donatana) aittir. Davacı işletmecinin, donatan ...'den alınmış açık bir "alacağın temliki" sözleşmesi veya bu davayı kendi adına açabileceğine dair özel bir yetkisi dosyada bulunmamaktadır.
Davacı ... Ltd. Şti.'nin, malik olmadığı ve yalnızca donatan adına hareket eden işletmeci sıfatını taşıdığı sabit olduğundan, dava konusu istirdat alacağı üzerinde maddi hukuk bakımından hak sahibi (aktif husumete haiz) olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle yerel mahkemenin davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi yerine, davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin usulden kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın aktif husumet yokluğundan reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin USULDEN KABULÜNE
2-İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2022 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3- Davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE,
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.167,47 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 435,47 TL harcın kararın kesinleşmesini takiben ve istek halinde davacı tarafa İADESİNE,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Davalı tarafından yapılan 45.000,00 TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
2-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybi

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!