Anahtar kelimeler: Konusutazminat Tuş Temasa Lazer Sökerek Makineyi Takımını Arızasının İnceledikten Ünitesi

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2025
NUMARASI
:████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
:█████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı şirkete ait... marka ... Makinesi (Lazer Kesim Makinesi) arızalandığını ve arızasının giderilmesi için tamir ve servis hizmeti veren davalı şirket ile temasa geçildikten sonra davalı şirketin yetkili servis elemanının davacı şirketin adresine gelerek makineyi inceledikten sonra düzenlediği █████/2015 tarihli servis belgesini davacı şirkete teslim ettiğini, makinenin NC ünitesi, ekranını, tuş takımını, ... ve ... gibi parçalarını sökerek bu parçaları davalı şirketin adresinde denemek suretiyle tamir etmek amacıyla yanına aldığını, tamir sürecinin 4 hafta süreceği beyan edilmesine rağmen tamirin gerçekleştirilemediğini, bu nedenle başka bir servisten tamir hizmeti alınmak amacıyla parçaların iadesinin talep edildiğini, ancak makine tamir edilmemekle birlikte parçaların da iade edilmediğini, bu süreçte kendilerince arızanın nedeni olduğu saptanan kartlar temin edilmiş ise de davalı şirket tarafından alınan parçalar iade edilmediğinden makinenin çalıştırılamadığını, davalı şirketin tamir amacıyla █████/2015 tarihinde tamir amaçlı olarak parçaları alıp götürdüğü tarih ile makinenin çalışır hale getirildiği tarih arasında arızalı makinenin işlerini fason şekilde başkalarına yaptırmış olmak zorunda kaldıklarını, zararları meydana geldiğini, bu nedenle uğradıkları zarar miktarının tespiti ile saptanan bedelin davalı şirketten temerrüt tarihinden itibaren faiz ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere dava değeri 10.000,00 TL üzerinden harçlandırılmıştır.Davacı vekili █████/2019 tarihli dilekçesi ile HMK m.107 gereğince talep arttırım dilekçesi vermek suretiyle 10.000,00 TL olan dava değerini 697.266,00 TL arttırmak suretiyle 707.266,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesi ile;davalı şirketin dünya çapında "..." ismi ile faaliyet gösteren şirketler grubunun Türkiye'deki iştiraki olarak endüstriyel otomasyon sistemleri ve robotların satışı ile servis hizmeti verdiğini, davacı şirketin sahip olduğu... marka 98 model ... tezgahının (lazer kesim makinesi) üzerindeki kontrol ünitesinin arızalı olduğunun bildirilerek servis ve tamir talebinde bulunulması üzerine teknik ekibin █████/2015 tarihinde davacının adresine giderek incelemelerde bulunduktan sonra █████/2015 tarihli servis raporunun düzenlendiğini, akabinde █████/2015 tarihli e-posta ile tamir fiyatı ile teslim süresini içeren tablonun davacı şirkete gönderildiğini, mail ekindeki tablodan görüldüğü üzere ... ve ... kodlu parçaların tamir süresinin 12 hafta olarak bildirildiğini, bu kapsamda yazışmaların devam ettiğini, █████/2015 tarihinde davacı şirkete gönderilen e-mail ile tamir işlemlerinin başlatılabilmesi için 4.500,00 TL ödeme yapılması gerektiğini, kalan ödemenin ise işin bitiminde ödenmesi gerektiği bildirilmiş ve ödeme yapılması için davalı şirkete ait banka hesaplarının gönderilmiş olmasına rağmen davacı şirketin █████/2015 tarihinde cevap vermek suretiyle 4.500,00 TL'lik ödemenin aynı gün yapılacağının bildirildiğini, ancak █████/2015 tarihinde de herhangi bir ödemenin yapılmadığını fakat █████/2016 tarihinde 7 ay sonra 4.500,00 TL'lik ödemenin yapıldığını, ödemenin yapılması üzerine ve davacı tarafından hazırlanarak gönderilen paketin █████/2016 tarihinde tamir için Lüksemburg'da bulunan ... şirketine gönderildiğini, neticeten davacı şirkete █████/2015 ve █████/2015 tarihinde gönderilen tekliflerde yer verilen parçaların belirlenen sürelerde tamir edildiği ancak mutabakatta yer almayan ve denenmek üzere davacıdan alınmış olan ... ünitesi, ekran tuş takımı, ... gibi parçaların da çalışmadığı anlaşıldığından kontrol ünitesi tamir edilmesine rağmen makinenin çalışmasının mümkün olmadığını, taraflar arasındaki tamir servis anlaşmasına göre ... ünitesi, ekran, tuş takımı ve ... gibi parçaların tamiri konusunda herhangi bir anlaşma olmamasına rağmen bu parçaların özel olarak Japonya'da üretilmek suretiyle temin edilerek makinenin montajının █████/2016 tarihinde tamamlanarak çalışır duruma getirilerek teslim edildiğini, esasen sürenin uzamasının temel nedeninin tamire dahil olmayan ve tamiri mümkün olmadığı için yerine yenilerinin Japonya'dan temini gereken parçalar olduğunu, bu nedenle davalı tarafa kusur yüklenemeyeceğini, ayrıca davacının uğradığını iddia ettiği zararlar ile eylemleri arasında illiyet bağı olmadığını, esasen tamire geç başlanmasında ön ödeme tekliften 7 ay sonra █████/2016 tarihinde yapıldığı için tamir süresinin uzamasının temel sebebinin bu geç ödeme olduğunu, TBK m.97 gereği karşılıkla borç yükleyen sözleşmelere konu edimlerde taraflardan birinin üzerine düşen edimi ifa etmediğinde karşı edimin ifasını talep hakkı olmadığını, tüm bu sebeplerden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI:Mahkemece, "...Davalının cihazın tamirini kendisine ön ödemenin yapıldığı █████/2016 tarihinden itibaren 12 hafta içinde yani █████/2016 tarihinde tamamlayıp cihazı çalışır vaziyette davacıya teslim etmesi gerektiği halde cihazı bu tarihten yaklaşık 7 ay sonra █████/2016 tarihinde çalışır vaziyette teslim ettiği ve bu gecikmeden dolayı herhangi bir kusur olmadığını da dosya kapsamıyla ispat edememiş olduğu anlaşıldığından kural olarak davacının bu süre içinde bu cihazı kullanamamaktan kaynaklanan zararını gidermekle yükümlü olduğu anlaşılmaktadır.Buna karşılık davacı talep ettiği zararın █████/2016 tarihi ile █████/2016 tarihleri arasında meydana geldiğini ispat yükü altındadır.Bu amaçla bilirkişi heyetinden alınan █████/2018 tarihli bilirkişi kök raporu ile davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı tespit edilmekle birlikte aynı heyetten alınan █████/2019 tarihli bilirkişi ek raporu ile davacının bozuk olan makine ile yaptığı iş ve işlemlerin üçüncü kişi ... Şti'ye yaptırdığı beyan edilmiş olması nedeniyle davacı ile bu şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan BA/BS formları da incelenerek davacı ile bu üçüncü kişi arasında 2015/7 döneminde 18.014,00 TL, 2015/8 döneminde 100.234,00 TL, ███████ döneminde 374.038,00 TL, ███████ döneminde 33.409,00 TL, ███████ döneminde 30.244,00 TL, 2016/1 döneminde 22.806,00 TL, 2016/2 döneminde 46.626,00 TL, 2016/3 döneminde 13.782,00 TL, 2016/4 döneminde 57.236,00 TL, 2016/5 döneminde 10.877,00 TL olmak üzere toplam 707.266,00 TL ticari ilişkinin vuku bulduğu ve bu miktarın davacının zararı olduğu tespit edilmiştir.Bilirkişilerce ek rapor ile her ne kadar cihazın arızalandığı tarihten itibaren davacı ile üçüncü kişi ... Şti arasında vuku bulan ilişki kapsamında 707.266,00 TL zarar meydana geldiği tespit edilmiş ise de tespit edilen bu zararın sadece 2016/5 döneminde oluşan 10.877,00 TL'lik zararın cihazın vaadedilen 12 haftalık tamir süresinin bittiği tarihten sonraki dönemde oluşan zarar olduğu anlaşıldığından davalının sadece bu zarar miktarından sorumlu tutulabileceği " gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.877,00 TL'nin 10.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren, geri kalan 877,00 TL'sine ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin █████/2023 tarih █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı ; " ...Zararın tespiti konusunda davalı vekili;davacının BA bildirim formlarına delil olarak dayanması hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın delil listesinde BA formlarına dayanılmadığını delil listesinde davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtları delil olarak gösterilmiş ise de, bundan sadece ticari defterle sınırlı kayıtların anlaşılması gerektiğini, ticari defterlerin ibrazı için mahkemece verilen ikinci sürenin kesin süre olması ve davacının verilen süre içerisinde defterlerini sunmadığından yapılan bilirkişi incelemesine muvafakat etmediklerini beyan etmiştir.Dosya kapsamına göre; mahkemece, █████/2018 tarihli duruşmada,Mali Müşavir Bilirkişi vasıtasıyla incelemenin █████/2018 günü saat 13:30 da yapılmasına, davacı tarafa ticari defterleri ile dayanak belgeleri inceleme gün ve saatinde hazır bulundurması hususunda ihtarda bulunulmasına, inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmemeleri veya yerinde inceleme talebinde bulunmamaları halinde ticari defterlerinin incelenmesi talebinden vazgeçmiş sayılacakları hususunun ihtarı üzerine inceleme gününden önce davacı vekilince yerinde inceleme talebinde bulunulmuş ise de davalı vekilinin sunmuş olduğu █████/2018 tarihli itiraz dilekçesi ile yerinde inceleme yetkisi verilen bilirkişilerin inceleme saati kendilerine bildirilmeden yokluğunda davacı şirket merkezinde yapılan incelemede yokluğunda teknik incelemenin tamamlandığını, muhasip bilirkişi tarafından davacı yanın ticari defterleri üzerinde yapılacak incelemenin ise önümüzdeki hafta gerçekleştirileceği şeklinde bir ifadede bulunulduğunu, bu şekilde gerçekleştirilen bilirkişi incelemesinin usule aykırı olduğundan muvafakatimiz bulunmadığı yönündeki itirazı üzerine mahkemece █████/2018 tarihli duruşmanda, davalı tarafın itirazları dikkate alınarak dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek yerinde inceleme yetkisinin █████/2018 günü saat 13:30 da icrasına karar verilmiş olup █████/2018 tarihli bilirkişi yemin ve teslim tutanağında, davacı taraf defterleri hazır olmadığından davalı ve davacı vekilinin katılımıyla defter incelemesinin, mali müşavir bilirkişisi tarafından bilhare yapılacağı ifade edilmiştir.Görüldüğü üzere █████/2018 tarihli duruşmada, tarafların ticari defter ve kayıtların incelenmesi için usulüne uygun yapılmış bir ihtardan söz edilemeyeceği, nitekim davalı vekilinin itirazları üzerine yerinde incelemenin usulüne uygun yapılmadığından mahkemece tekrardan inceleme günü verildiği bu nedenle kesin sürenin hukuki sonuç doğurması için gerekli şartları taşımadığından defterlerin sonradan ibraz edilerek inceleme yapılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.Öte yandan davacı taraf, delilleri arasında faturalar, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar ile bu hususta yapılacak bilirkişi incelemesine dayandığından BA bildirim formları, faturalar ticari defterin uzantısı sayıldığından ticari defterle bağlantılı olan, kayıt altına alınan faturaların ve bu kapsamda BA formların resen temin edilerek bilirkişi incelemesinde dikkate alınması gerektiğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Ancak, mahkemece, davacının bozuk olan makine ile yaptığı iş ve işlemlerin üçüncü kişi ... Şti'ye yaptırdığı beyanı üzerine, davacı ile bu şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan BA/BS formlarına göre zarar hesabı yapılmış ise de BA formlarından verilen hizmetin içeriği, niteliği, miktarı belirlenmeden, ne kadarlık kısmının davaya konu arızalan... marka... makinesi tarafından sağlanan hizmetten kaynaklandığı tespit edilmeden salt BA formlarına göre zarar miktarının belirlenmesi hatalı olmuştur. Kaldı ki davalı vekili ... makinesi ile lazer kesim tezgâhının birbirinden farklı özelliklere sahip ve farklı işlevlere yönelik makineler olduğu, bu nedenle davacının zarar olarak ileri sürdüğü lazer kesim bedellerinin davaya konu ... makinesinin arızasıyla ilişkilendirilemeyeceği yönünde itirazda bulunmuştur. Bilirkişiler, davaya konu... Tezgahın, Radyatör Panel saclarını kesme, delme vs. işlerini yerine getiren bir makine olduğunu ifade etmiştir.O halde, mahkemece, davaya konu cihazdaki arızanın giderilmesi için taahhüt edilen sürenin bitiminden, cihazın teslim edildiği döneme ait ( █████/2016 - █████/2016 dönemleri) davacının bildirmiş olduğu tüm BA formları ilgili Vergi Dairesi'nden getirtilerek davacı vekiline, söz konusu BA formlarının hangilerinin davaya konu arızalanan cihazdan kaynaklandığı sorulduktan sonra, buna ilişkin faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması halinde, davacı vekiline ilgili faturaları ibraz etmesi için süre verilerek, faturaların ibrazı halinde, bilirkişi heyetine sektör bilirkişi de dahil edilmek suretiyle alınacak ek raporla davaya konu cihazın niteliğine, işlevine göre ibraz edilen faturalarının hangilerinin ve ne kadarlık kısmının davaya konu arızalan... marka... makinesi tarafından yerine getirilen hizmetten kaynaklandığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Belirsiz alacak davasına yönelik itirazlar yönünden ; Yargıtay'ın yerleşik hale gelen emsal kararlarında dava dilekçesininde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının açıkça yazılı olması veya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesine dayanıldığının belirtilmesi gerekir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin █████/2021 tarih █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamında bu husus "alacağın belirsiz olduğunun dava dilekçesinde açıklanması bu noktada önemsizdir. Zira alacak belirsiz ise alacaklının kısmi dava veya belirsiz alacak davası açma hakkı vardır. Dava dilekçesinde "belirsiz alacak davası" açıldığı yazılı değilse veya Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesine dayanılmamışsa, dava konusu miktarların 50-100-1000 TL gibi gösterilmesi halinde davanın kısmi dava olarak açıldığı kabul edilmelidir. Sonradan alacaklı tarafın davayı belirsiz alacak davası olarak nitelemesi sonuca etkili değildir." şeklinde ifade edilmiş olup Yargıtay 17. Hukuk Dairesi █████/2021 tarih █████████ E. 2021 331 K. Sayılı kararında aynı görüştedir.Bu genel açıklamalar ışığında bakıldığında davacı vekili dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı açıkça yazılı olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesine de dayanmadığı, davanın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere kısmı dava olarak açıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça her ne kadar HMK 107. Maddesi kapsamında talep artırım dilekçesi verilmiş ise de talep artırım dilekçesinin mahkemece ıslah dilekçesi olarak kabul edilerek ıslah ile artırılan kısım bakımından ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, zarar miktarının hesaplanması yönünden kabulü ile dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere" kaldırma kararı verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararında sonra yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince ; "... 6098 sayılı TBK 472. Maddesi uyarınca malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur. Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür. Eser meydana getirilirken, eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen iş sahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur"düzenlemesi göz önüne alındığında yüklenicinin eserin süresinde teslim edilemeyeceğine dair iş sahibine bildirim yapmak zorunda olduğu, davalı tarafında davacıya eserin süresinde teslim edilemeyeceğine dair bildirimde bulunulmadığı, TBK 472. maddesi doğrultusunda eserin geç teslimi nedeni ile davacının uğradığı zararı gidermekle sorumlu olduğu, arızanın giderilmesi için taahhüt edilen sürenin bitiminden, cihazın teslim edildiği döneme ait (█████/2016 - █████/2016 dönemleri) davacının bildirmiş olduğu BA formlarına konu fatura içeriklerinden 09.05.2016 tarihinden dava konusu cihazın çalışır vaziyette davacıya teslim edildiği █████/2016 tarihine kadar geçen sürede davacının dışarıdan toplam 157.659,16 TL tutarında lazer hizmeti satın aldığı , davalının eseri geç teslim etmesi sebebi ile davcının uğradığı 157.659,16 TL zarardan sorumlu olduğu, davacının 157.659,16 TL 'den daha fazla zarara uğradığını ispat edemediği" gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 157.659,16 nin, 10.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren; geri kalan 147.659,16 TL'sine ıslah tarihi olan 11.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Davalı yanın makinin arızalı olmayan parçalarını sökerek götürdüğü, bu parçaları kaybettiği ve uzun süre sonra bulunan bu parçların getirilip makineye takıldığı sabit olup nc ünitesi, ekran, tuş takımı, keybord ve ...’ta herhangi bir arıza olmadığı, davalı yanın herhangi bir arızayı gidermediği hususu hiçbir onarım bedeli talep edilmemiş olması itibari ile sabit olduğunu bilirkişi raporu itibari ile tespit edilmiş olduğu üzere davalı şirket tarafından, müvekkil şirkete kesilmiş herhangi bir faturada bulunmadığını, bu nedenle 12 haftalık tamir süresinin işletilmesi asla kabul edilemeyecek olup, müvekkil şirket makineye ait kartları hemen yaptırdığını ancak davalı şirket tarafından alınan parçalar iade edilmediği için makine çalıştırılamadığını, söz konusu parçalar üzerinde inceleme yapılması halinde herhangi bir onarımın yapılmadığı, parçalarda herhangi bir arıza bulunmadığı hususu tespit edilebilecek olup, davalı yanın hiçbir arızası olmayan parçları götürmesi ve kaybetmesinden ibaret bir durumda 12 haftalık tamir süresi kavramı bu durumda asla işletilemeyeceğini, bu nedenle çalıştırılamayan makineye ilişkin olarak tüm dönem zararından davalı şirketin sorumlu olduğunu, davalı şirket servisinin hatalı ve kusurlu eylemi itibari ile müvekkil şirketin ... Şti ve ... .... Şti’nden almış olduğu hizmetlere ilişkin tüm bedelden davalı şirketin sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Davacı tarafça ticari defter ve kayıtlar usulüne uygun biçimde tutulmamış olup bu doğrultuda davacı lehine delil teşkil edemeyecekleri göz ardı edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olduğunu, davacı şirketçe alınan hizmetlerin, dava konusu makinenin arızalı olması nedeniyle alınan hizmetlerle sınırlı olduğu sübut olmadığını, davacının fason üretimle hizmet alması sonucunda yapmaktan kurtulmuş olduğu zorunlu işletme ve sarf malzemesi giderlerinin mahsup edilmemiş olması hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava; davacıya ait arızalı... marka... makinesinin taahhüt edilen sürede tamir edilmemiş olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak davacı tarafından █████/2016-█████/2016 tarihleri arasında düzenlenen BA formları dosya içine getirtilmiş, 15.12.2023 tarihli tensip ara kararı uyarınca BA formunda yer alan fatura bilgilerinden hangilerinin arızalanan cihazla ilgili olduğu konusunda açıklama sunmak üzere davacı tarafa süre verilmiş ,dosya kapsamı ve davacının istinaf başvurusuna ilişkin dilekçe içeriğinden davacının 2016/5 döneminde .... Şti.’nden 10.877,00 TL tutarında hizmet satın aldığı, 2016/6 döneminde ... .... Şti.’nden 10.874,00 TL tutarında hizmet satın aldığı, 2016/7 döneminde ... .... Şti.’nden 31.977,00 TL tutarında hizmet satın aldığı, 2016/8 döneminde ... .... Şti.’nden 10.620,00 TL tutarında hizmet satın aldığı, 2016/9 döneminde ... .... Şti.’nden 17.553,00 TL tutarında hizmet satın aldığı, ███████ döneminde ... .... Şti.’nden 23.779,00 TL tutarında hizmet satın aldığı, ███████ döneminde ... Şti.’nden 14.343,00 TL tutarında hizmet satın aldığı ███████ döneminde ...Şti.’nden 40.794,00 TL tutarında hizmet satın aldığı görülmüştür.Davacı şirket vekilinin █████/2024 tarihli dilekçe içeriği, İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı, dosya kapsamı ve tarafların ticari defterleri incelenerek davaya konu cihazın niteliğine, işlevine göre ibraz edilen faturaların hangilerinin ne kadarlık kısmının... Marka ... makinesi tarafından yerine getirilen hizmetten kaynaklandığı, davacının talep edebileceği zarar miktarı konusunda ek rapor düzenlenmesi için dosya önceki bilirkişi heyetine t sektör bilirkişisi dahil edilerek ek rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup bilirkişi heyetinden alınan █████/2024 tarihli raporda özetle ;"Davacı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, Lazer kesim makinesinin çelik, plastik, ahşap, cam, pleksi, kağıt, gıda, kumaş ve polyester gibi daha birçok ham maddeden oluşan pek çok materyal üzerinde kullanıldığı, cihazın yapısı ve mekaniği gereği kesme, kazıma ve yakma gibi tüm işlemlerin hızlı olarak yapıldığı, cihaz, içerisinde bulunan cam ya da metal tüpün içinde bulunan lazer kaynağına elektrik verdiği, bu elektrik aracılığıyla lazerin, ışın halini aldığı, ve bu ışının mercek ve ayna ile işlem yapılacak alana iletildiği, böylece materyalin istenilen şekilde kesildiği veya kazıma yapıldığı,Davaya konu Lazer kesim makinesi için davalı şirket tarafından düzenlenen 13.07.2015 tarihli servis formunun Arıza Bölümünde: ‘"Ekran Açılmıyor, Main Ünitede ... Mevcut", Açıklama Bölümünde: "..., ..., ..., ...,... ve ... Kartları Yenisi ile değiştirildi. Arızanın değişmediği görüldü. ... Ünitesi, Ekran, Tuş takımı ... ve ... ofiste denenmek üzere müşteriden alındı. Arıza devam etmektedir." ifadelerinin yer aldığı, 23 Ekim 2015 tarihinde dava tarafları arasında gerçekleşen mail yazışmalarında arızanın giderilmesi ve süreleriyle ilgili parça ve termin sürelerinin yer aldığı, arızaya ilişkin ön ödeme bedelinim 15.02.2016 tarihinde davalı tarafa gönderildiği, davalı şirket ... Türkiye’ nin 13.12.2016 tarihinde dava konusu Lazer Kesim Makinesi için: "Tezgahın ... tarafı sorunsuz çalışır vaziyette teslim edildi." şeklinde servis formu düzenlediği, davalının makinenin önce ana enerji panosunda yer alan ve kendi markası olan kartları söktüğü, bu kartları değiştirmek suretiyle arızayı çözemediği, sonrasında makine kumanda panelinde yer alan Kart grubu ve ...' u sökerek arızayı bu şekilde tespit etmiş olduğu, ilk servis tarihinin 13.07.2015 olduğu, arızanın giderildiği tarihin ise 13.12.2016 olduğu tespitlerinin yapıldığı, 24 Temmuz 2018 tarihinde davacı işyerinde yapılan yerinde inceleme neticesinde; davaya konu ... Tezgahın ( ... Makinesi ) ... saclarını kesme, delme vs. işlerini yerine getiren bir makine olduğu, makinenin sorunsuz şekilde çalışarak her hangi bir olumsuz durumun bulunmadığı tespitleri yapıldığı,Davaya Konu Makinenin Çalıştırılamadığı Dönemde Dışarıda Fason Olarak Yaptırılan İşlerle İlgili Değerlendirmede ise ;Davacı tarafından 4.500,00 TL tutarındaki ön ödemenin █████/2016 tarihinde yapıldığı,davalının 12 haftalık tamir süresinin 09.05.2016 tarihinde dolduğu, cihazın bu tarihten yaklaşık 7 ay sonra █████/2016 tarihinde çalışır vaziyette davacıya teslim edildiği, davacı vekilinin 15.04.2020 tarihli istinaf talebi dilekçesinde; 2016 yılı haziran ayına kadar .... Şti’nden lazer hizmeti alındığını, 2016 yılı Haziran ayı itibari ile .... Şti’nden hizmet alımının sonlandırıldığını, bu şirket yerine ... Şti’nden lazer hizmeti alımı yapıldığını beyan ettiği, Büyükçekmece Vergi Dairesinin 25.12.2023 tarihli ...-250.02.01[...]- ... sayılı yazısı ekinde göndermiş olduğu BA formları incelenmesi neticesinde davacının 2016/5 döneminde .... Şti.’nden 10.877,00 TL tutarında hizmet satın aldığı, davacının dışarıdan satın almış olduğu lazer hizmetinde 2016/5 döneminde ancak 09.05.2016 – 31.05.2016 tarihleri arasındaki 22 günlük dönemin talep edilebileceği, davacının 2016/5 döneminde dışarıdan almış olduğu lazer hizmet bedelinin (10.877 TL x 22 gün / 31 gün =) 7.719,16 TL tutarını davalıdan talep edebileceği, 2016/6 döneminde ... Şti.’nden 10.874,00 TL tutarında hizmet satın aldığı, 2016/7 döneminde ... Şti.’nden 31.977,00 TL tutarında hizmet satın aldığı, 2016/8 döneminde ... Şti.’nden 10.620,00 TL tutarında hizmet satın aldığı, 2016/9 döneminde ... Şti.’nden 17.553,00 TL tutarında hizmet satın aldığı, ███████ döneminde ... Şti.’nden 23.779,00 TL tutarında hizmet satın aldığı, ███████ döneminde ...Şti.’nden 14.343,00 TL tutarında hizmet satın aldığı, ███████ döneminde ...Şti.’nden 40.794,00 TL tutarında hizmet satın aldığı, dava konusu cihazın █████/2016 tarihinde çalışır vaziyette davacıya teslim edildiği, dava konusu cihazın çalışmaya başladıktan sonra davacının dışarıdan lazer hizmeti almasına gerek kalmayacağından davacının ███████ döneminde ...’den almış olduğu lazer hizmetinin dava konusu cihaz çalışıncaya kadar olan dönem için hesaplanması gerektiği, tamir anlaşması kapsamında davalının 12 haftalık tamir süresinin dolduğu 09.05.2016 tarihinden dava konusu cihazın çalışır vaziyette davacıya teslim edildiği █████/2016 tarihine kadar geçen sürede davacının dışarıdan toplam (7.719,16 + 10.874,00 + 31.977,00 + 10.620,00 + 17.553,00 + 23.779,00 + 14.343,00 + 40.794,00 =) 157.659,16 TL tutarında lazer hizmeti satın aldığı " yönünde tespit ve görüşe yer verilmiştir.Tarafların rapora itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden alınan 24.03.2025 tarihli ek raporda kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir değişiklik bulunmadığı bildirilmiştir.Dosya kapsamına göre; davaya konu... marka... Makinesi için davalı şirket tarafından düzenlenen 13.07.2015 tarihli servis formunun Arıza Bölümünde ; "Ekran açılmıyor, ... ünitede ... mevcut.” Açıklama Bölümünde “..., ..., ..., ..., ... ve ... kartları yenisi ile değiştirildi, arızanın değişmediği görüldü. ...Ünitesi, Ekran, Tuş takımı ... ve ... ofiste denenmek üzere müşteriden alındı. Arıza devam etmektedir” ifadeleri yer aldığı, taraflar arasında gerçekleşen mail yazışmalarında arızanın giderilmesi ve süreleriyle ilgili tabloda yer alan parça ve termin sürelerine yer verildiği ve bir kısım parçaların Japonya'da tamir olabileceği ve termin süresinin 12 hafta olarak belirlendiği, gerekli işlemlerin başlatılması adına ön ödeme olarak 4.500,00 TL ön ödeme yapılması gerektiği belirtildiği, davacı şirket tarafından 4.500,00 TL tutarındaki ön ödemenin 15.02.2016 tarihinde gerçekleştirildiği, dava konusu makine için " tezgahın ... tarafı sorunsuz çalışır vaziyette teslim edildi" şeklinde düzenlenen 13.12.2016 tarihli servis formu ile makinenin sorunsuz şekilde davacıya teslim edildiği dosya kapsamında ve alınan bilirkişi raporundan anlaşılmıştır.Dairemizin önceki kaldırma kararında ifade edildiği üzere; ... marka... makinesinin ekranının açılmaması nedeniyle arızada, davalı şirketin teknik elamanlarınca arızanın giderilmeye çalışıldığı, bir kısım kartların yenisi ile değiştirilmesine rağmen arızanın giderilememesi nedeniyle ... Ünitesi, Ekran, Tuş takımı ... ve ... gibi parçaların ofiste denenmek üzere alındığı, taraflar arasında gerçekleşen mail yazışmalarında arızanın giderilmesi ve süreleriyle ilgili tabloda yer alan parça ve termin süreleri davalı tarafça davacıya bildirildiği ve gerekli işlemlerin başlatılması adına ön ödeme olarak 4.500,00 TL ön ödeme yapılması gerektiği belirtildiği, tabloda yer alan parçalardan bir kısmının Japonya'da tamiri gerekeceğinden termin süresinin 12 haftayı bulduğu anlaşıldığı, davacının, 4.500,00 TL tutarındaki ön ödemeyi █████/2016 tarihinde davalının hesabına yatırmış olmakla davalının teklifinin kabul edildiği görülmüştür. Bu itibarla, davalının taahhütte bulunduğu 12 haftalık tamir süresinin, ön ödemenin yapıldığı █████/2016 tarihinde başladığı, davalının 12 hafta içinde en son █████/2016 tarihinde arızanın giderilerek cihazın sorumsuz şekilde davacıya teslim etmesi gerekirken taahhüt edilen süreden yaklaşık 7 ay sonra █████/2016 tarihinde arıza giderilerek cihazın davacıya teslim edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davalı yaklaşık 7 ay geç teslimattan ve bu gecikmeden dolayı herhangi bir kusuru olmadığını da dosya kapsamıyla ispat edemediğinden kural olarak davacının bu süre içinde bu cihazı kullanamamaktan kaynaklanan zararı gidermekle yükümlü olacaktır. Bu itibarla davacının belirtilen dönemlerde davaya konu arızalan... marka... makinesini kullanamamasından dolayı uğramış olduğu zarar, denetime açık hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile belirlenmiş olup bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarihli ███████ E. ███████ K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiştir.Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının hazineye GELİR KAYDINA,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ilam harcının, davalı tarafından yatırılan 2.692,43 TL'den mahsubu ile arta kalan 1.960,43 TL harcın ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, davacı tarafından yatırılan 732,00 TL harcın mahsubuna yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere istinaf karar harcı yönünden oy çokluğu, esasa yönelik ve sair incelemeler yönünden oybirliği ile karar verildi.█████/2026
MUHALEFET ŞERHİ
:492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu" belirtilmiştir.Harçlar Kanunu Genel Tebliği, (1) Sayılı Tarife Yargı Harçları'nın III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a maddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",1/e maddesinde "(değişik:5235/m. 52) yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" belirtilmektedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2021 tarih ve █████████ E. █████████ K. sayılı ilamında da ''... Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nin 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nin 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen █████/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nin 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi █████/2021 tarihli ek kararının onanmasına'' dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!