Anahtar kelimeler: Bam Başkan Yazim Katip Adana Menfi Dönem Üye Özetle Özeti

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas ve ████████ KararDAVACI
: ... -...VEKİLİ
: Av. ...DAVALILAR
: 1 -... ...VEKİLİ
: Av. ...DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ
:█████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
:█████/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bir dönem yetkilisi olduğu ... Akaryakıt şirketinin ... kredi borcuna kefaleti nedeniyle aleyhine ... İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyasında 357.193,18.TL asıl alacak tutarlı icra takibi açıldığını, Davalı ... ile ... lehine teminat mektubu/işyeri kredisi vs vermek için █████/2006 tarihli kredi sözleşmesi akdettiğini, ... şirketinin resen sicilden terkin edildiğini, davalı ...'ın diğer davalı ... şirketine alacağın devri sözleşmesi ile borçluları ... Nakliyat - ... Sigorta - ... Endüstri - ... ve kefilleri olan 30 icra dosyasını 2.400.000,00.TL bedelle temlik ettiğini, ... şirketinin ... İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyasını ... den temlik aldığını ve alacaklı olduğu iddiası ile müvekkiline karşı takibe devam ettiğini, ... nin bir varlık şirketi olmadığı, temliğin usule ve yasaya aykırı olduğunu, kullanılan krediden fazla ödeme yapıldığından ...'ın alacağı ve devralan ... firmasının alacağının bulunmadığını, ...'ın kredi borcunun teminatı olan ipoteği kaldırıldığından kefil olan müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, davalı ... Gayrimenkul A.Ş nin sıfatı bulunmadığından takibe devam edemeyeceğini, ayrıca bankanın kredi açıldığı sırada veya bir kredi kullandırırken kendisine tevdi edilen müşteri çek ve senetlerini tahsile koymaması, senetlerin zaman aşımına uğraması, bu nedenlerle kefilin sorumluluğunun artmasına yol açmasının BK. Madde 98 yollamasıyla BK Madde 44 anlamında bir ortak kusur oluşturacağını ve bu kusur borcu ne kadar artırmışsa bu miktarın kefilin borçlu olduğu miktardan mahsubu gerektiğini, ... İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyası açıldıktan sonra dosyaya hiç bir tahsilat beyan edilmediğini, müvekkilinin kefalet miktarının dosyaya sunulan █████/2008 tarihli ve █████/2006 tarihli sözleşmede belirli olmadığını, ... İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyasında borçlu olmadıklarına dair menfi tespit davalarının kabulüne, kötü niyetli hareket eden yaptığı tahsilatları icra dosyasına beyan etmeyen davalıların %20 tazminata mahkum edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zaman aşımı itirazının olduğunu, esasa ilişkin olarak da ... şirketine ait risklerin müvekkili bankaca alacağın devri sözleşmesi ile diğer davalı ... Gayrimenkul şirketine devir ve temlik edildiğini, icra dosyasında borcun devam ettiğini ve ödenmediğini, borçlunun borcunu ödediğini bu sebeple borçlu olmadığı iddiasında olup bu iddiasını temlik alana karşı da ileri sürebileceğini, çünkü alacağın temlikinin tüm hak ve alacakları temlik alana devretmekte olup borçlunun devrene karşı ileri sürebildiği tüm itirazlarını devralana karşı da ileri sürebildiğini, bu sebeple müvekkili bankaya karşı açmış olduğu davada hukuki menfaatinin bulunmadığını, diğer davalı ... Gayrimenkul firması ile █████/2015 tarihinde yapılan protokol ile yapılacak temlik sözleşmesi ile ilgili ön anlaşma sağlandığını ve temlik sözleşmesinin öncesinde de temlik bedelinin tahsil edildiğini, bu durumun hukuka uygun olup Noterde yapılan devirden önce tutarın tahsil edilmesinin oldukça olağan olduğunu, ayrıca genel kredi sözleşmesinde kefaletin geçerli olduğu, kefilin kefalet tutarını yazdığı ve imzasının bulunduğunu, sözleşmenin eski B.K nun yürürlükte olduğu dönemde imzalanmış olup 818 sayılı B.K ya göre geçerli bir kefalet olduğunu, müvekkili banka tarafından mevzuata aykırı işlem yapılmasının söz konusu olmadığını, davanın hukuki mesnetten yoksun ve haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Gayrimenkul ve Danışmanlık şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dosya borcundan kurtulabilmek için babasından intikal eden mirası reddettiğini ancak bu muvazaalı işlemin taraflarınca iptal ettirildiğini, borcunu ödemeyen davacı hakkında, .... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini ve takibin kesinleşmesinin üzerinden geçen yaklaşık 9 yıllık süre içerisinde alacağın tahsil olunamadığını, en son 29.03.2017 tarihinde haciz yapılması girişiminde bulunulmuş ise de borçlunun bildirdiği adreste haczi kabil malı bulunmadığının tutanak ile tespit olunduğunu, bu arada, 21.04.2016 tarihinde borçlu ...’in babası vefat ettiğini ve borç miktarının fevkalade fevkinde miras bırakmış olmasına rağmen borçlu ...'in, alacaklıya zarar vermek ve alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla mirası reddettiğini, ...’in, kesinleşmiş borcunu ödememek için alacaklıya zarar vermek amacıyla mirası reddettiğini, bunun üzerine taraflarınca ....Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ E. ████████ K. sayılı dosyası üzerinden borçlu ... aleyhine tasarrufun iptali davası açıldığını ve Mahkeme’ce davanın kabul edildiğini, devamında borçlu ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuşsa da istinaf talebi esastan reddedildiğini, süreç içinde borçlu ... aleyhine icra takip işlemlerine devam edildiğini, tasarrufun iptaline konu malların satışının istenildiğini, artık ne olduysa bu aşamadan sonra borçlu ...'in şansını menfi tespit davası yoluyla denemeye karar verdiğini ve suyu bulandırıp zaman kazanmak için eldeki davayı açtığını, müvekkiline yapılan temlik işleminde herhangi bir hukuka aykırı durumun söz konusu olmadığını, davacının iddialarının hiçbir hukuki temelinin olmadığını, davacının borcunun bulunmadığı ve tahsilatların dosyaya yansıtılmadığı iddiasının tamamen gerçek dışı olup hiçbir dayanağının da bulunmadığını, davacı tarafın alacaktan fazla bir ödeme yapmasının söz konusu olmadığını, bu iddiaların tümünün soyut olduğunu, davacı tarafın takip hesaplarına ait tüm tahsilatların borçtan düşüldüğünü, davacının kefaleti geçerli olup kefilin durumunun ağırlaşmasının da söz konusu olmadığını, davacı tarafın hiçbir iddiasının hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının tek amacının icra dosyasındaki satış sürecini elinden geldiğince geciktirebilmek olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararında, 6098 sayılı TBK'nın m. 592 hükmünde ve 818 sayılı BK m. 500/1 hükmünde kefalet sırasında veya sonrasında verilen teminatların alacaklı tarafından azaltılması veya elden çıkarılması halinde kefilin sorumluluğunun azalacağını veya tamamen sona ereceğine ilişkin düzenlemelerin yer aldığını, dava dışı ... Akaryakıt Ltd.Şti.'nin kredi borcunun teminatını teşkil etmek üzere dava dışı ...'ye ait ... Köyü 185 Ada Parselde kayıtlı ███████ arsa paylı 31 No'lu bağımsız bölüm üzerinde ... A.Ş. lehine 400.000.TL bedelle tesis edilen ipoteğin 28.12.2007 tarihinde 130.000,00.TL ödeme karşılığında terkin edildiği, basiretli tacir olarak hareket etmesi gereken davalı bankanın, 6098 sayılı TBK'nın m. 592 (818 sayılı BK m. 500/1) hükmü dikkate alınarak kefilin durumunu ağırlaştırmamak için ipoteğin terkin edilmesinden önce taşınmazın değer tespitini yaptırarak, ipotekli taşınmazın gerçek değeri üzerinden yapılacak ödemeye göre ipoteği terkin etmesi gerekmesine rağmen dava dosyasında toplanan delillere göre 28.12.2007 tarihinde ipoteğin terkin edilmesi sırasında ipotekli taşınmazın gerçek değerinin 130.000,00.TL olduğu konusunda resmi belge veya değer tespiti sunmadığını, ipoteğin alacaklı banka tarafından fek edildiğini, davacı kefilin kefaletinden kaynaklı kredi borcunun teminatı olarak tesis edilen ipoteğin fek edilmesi nedeniyle gayrimenkulün gerçek değeriyle ipoteğin fek edildiği 130.000,00.TL arasındaki fark kadar kefilin sorumluğunun azalacağının kabulü gerektiği ve ipotek fekki sırasındaki ödeme olan 130.000,00.TL nin ilave bedel gözetilerek davacı kefilin sorumluluğunun tamamen kalkması gerektiğinden takipten kaynaklı davacının davalılara borcu bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün █████████ E sayılı takip dosyasına yönelik davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin İİK 72 maddesi uyarınca takibin haksız olmakla birlikte kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden ve koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı ... Gayrimenkul Danışmanlık Tic.A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu ipotek belgeleri incelendiğinde açıkça görülecektir ki ipotek █████/2006 tarih ve 9025 yevmiye ile kayıtlı olup ipotek bedelinin 400.000.TL olduğunu, bu tutar ipotek bedeli olup banka tarafından terkin aşamasında tahsil edilen tutarın olmadığını, tahsil edilen tutar, dosya içeriğine göre 130.000.TL olup █████/2007 tarihinde davacının hesaplarına yansıtıldığını, ayrıca söz konusu tutarın █████/2007 tarihinde tahsil edilmiş olup icra takibi ise █████/2008 tarihli olduğunu, kaldı ki; ilgili tapu kayıtları incelendiğinde ...’nin aynı tarihte taşınmazı bir başkasına satarak söz konusu ipoteğin terkin edildiğinin görüleceğini, hatta taşınmaz üzerine aynı tarihte ... bankasına ait 148.000.TL bedel ile ipotek tesis edildiği tarafça öğrenilmiş olup taşınmazın o günkü değeri kadar tahsilat yapıldığının ortada olduğunu, Yerel Mahkemenin ise taşınmazın, o günkü değerinin belli olmadığı yönünde hiçbir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verdiğini, söz konusu taşınmaz için keşif yapılıp taşınmazın o günkü bedeli açıkça tespit edilebilecekken Mahkemenin doğrudan soyut beyanlarla taşınmazın değerinin 130.000.TL olmadığı yönündeki tespitinin son derece yanlış olduğunu, yani ipotek bedelinin 400.000.TL olması ne taşınmazın değerinin 400.000.TL olduğunu ne de tahsil edilen veya verilen kredi tutarının 400.000.TL olduğunu göstermediğini, söz konusu ipoteğin teminat ipoteği olduğunu, bu hususun Yerel Mahkeme tarafından gözden kaçırıldığını, ayrıca ödemeden çok sonra icra takibi başlatılmış olup aslında takip tarihinde yapılan tüm ödemeler borçlunun borcundan düşülerek kalan tutar üzerinden takibe geçildiğini, dosyada mevcut olan hesap ekstrelerinde de bu durumun açıkça görüldüğünü, taşınmazın değeri kadar yapılan tahsilat ile borç tutarından yapılan tahsilatla kefilin durumunun ağırlaşmasının da mümkün olmayacağını, bu sebeple kefaletin geçerli olduğunu, söz konusu ipotek fekki için taşınmaz değeri kadar ödeme yapıldığını, bu sebeple Yerel Mahkeme tarafından keşif yapılarak taşınmazın o günkü değerinin tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle; ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07.10.2022 Tarih ve ████████ E.-████████ K. sayılı hukuka aykırı kararının müvekkil lehine olacak şekilde kaldırılmasına ve davanın tüm yönleri ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.DAVALI ... VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... borcuna karşılık teminat olarak 3.kişi ...’ye ait olan ... İli, ... ilçesi, ... Köyü,185 ada,1 parselde kayıtlı 31 nolu mesken üzerinde bulunan ipoteğin terkin edilmesi ile ilgili olarak; Söz konusu ipotek belgeleri incelendiğinde görüleceği üzere ipotek █████/2016 tarih ve 9025 yevmiye ile kayıtlı olup ipotek bedeli 400.000.TL olduğunu, bu tutar ipotek bedeli olup banka tarafından terkin aşamasında tahsil edilen tutarın olmadığını, tahsil edilen tutar 130.000.TL olup █████/2017 tarihinde davacının hesaplarına yansıtıldığını, ayrıca söz konusu tutar █████/2007 tarihinde tahsil edilmiş olup icra takibinin ise █████/2008 tarihli olduğunu, kaldı ki; ilgili tapu kayıtları incelendiğinde ...’nin aynı tarihte taşınmazı bir başkasına satarak söz konusu ipoteğin terkin edildiğinin görüleceğini, hatta taşınmaz üzerine aynı tarihte bir başka banka olan yapı ve kredi bankasına ait 148.000.TL bedel ile ipotek tesis edildiği tarafça öğrenilmiş olup aslında taşınmazın o günkü değeri kadar tahsilat yapıldığının ortada olduğunu, sayın mahkeme ise kararında taşınmazın o günkü değerinin belli olmadığı yönünde hiçbir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, oysa ki; ilgili taşınmaz için keşif yapılabilir ve taşınmazın o günkü bedeli açıkça tespit edilebilecekken mahkemenin doğrudan soyut beyanlarla taşınmazın değerinin 130.000.TL olmadığı yönündeki tespitin hukuka aykırı olduğunu, yani ipıotek bedelinin 400.000.TL olması ne taşınmazın değerinin 400.000.TL olduğunu ne de tahsil edilen veya verilen kredi tutarının 400.000.TL olduğunu göstermediğini, söz konusu ipotek teminatının ipoteği olduğunu, bu hususun davacı tarafından gözden kaçırıldığını, ayrıca ödemeden çok sonra icra takibi başlatılmış olup aslında takip tarihinde yapılan tüm ödemeler borçlunun borcundan düşülerek kalan tutar üzerinden takibe geçildiğini, ek olarak sunulan hesap ekstrelerinde de bu durumun açıkça görüldüğünü, taşınmazın değeri kadar yapılan tahsilat ile de borç tutarından yapılan tahsilatla kefilin durumunun ağırlaşmasının da mümkün olmayacağını, bu sebeple kefaletin geçerli olduğunu, söz konusu ipotek fekki için taşınmaz değeri kadar ödemenin yapıldığını, bu sebeple sayın mahkeme tarafından keşif yapılarak taşınmazın o günkü değerinin tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı taraf dilekçesinde kefil olan ... ... yönünden teminatta bulunan taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekki ile kefilin durumunu ağırlaştırdığından bahisle borcunun kalmadığını, kefilin durumunun ağırlaşmasının söz konusu olduğunu, ilgili taşınmaz üzerindeki ipotek taşınmazın o günkü değeri kadar bedel tahsil edilerek fek edilmiş olduğunu, ipotek fekki ile ilgili tahsil edilen tutarın tamamı borçlunun borcuna mahsup edildiğini, bu tutar borçtan düşülerek kalan tutar üzerinden takibe geçildiğini, bu sebeple kefilin durumunun ağırlaşmasından söz etmenin mümkün olmadığını, davacı taraf devamla bazı tahsilatlar yapıldığını ve bunun borçlunun borcundan düşmediğini iddia ettiğini, ancak hem davacının bahsetmiş olduğu ....İcra Müdürlüğü 2013/1 iflas dosyası, hemde ... İnşaat firması taşınmaz satış bedelleri ... Nakliyat firması ile ilgili olup davacı ile ilgisinin bulunmadığını, davacı tarafın takip hesaplarına ait hesap ekstresinde de görüleceği üzere yapılan tahsilatlar açıkça ortada olup tüm tahsilatlar borcundan düştüğünü, █████/2015 Tarihli temlik sözleşmesi için yapılan protkole istinaden davacının belirttiği gibi 32.677,82.TL ve 6.028,01.TL tahsilatın yapılmadığını, ekli hesap ekstresinde de görüleceği üzere 119.999,98.TL temlik sözleşmesi için yapılan █████/2015 tarihli protokole istinaden tahsil edilmiş olup davacı tarafın 2 ayrı takip hesabı bulunduğundan bu tutarın 113.971,07.TL si bir riske 6028,91.TL si diğer riske aktarıldığını, davacının dilekçesinde yer alan beyanlarının bu sebeple hatalı olduğunu, açıklanan nedenlerle; yerel mahkemenin kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: :.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamıHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı tarafından, dava dışı ... Akaryakıt şirketinin ... kredi borcuna kefaleti nedeniyle hakkında ... İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, temliğin usule ve yasaya aykırı olduğu, kullanılan krediden fazla ödeme yapıldığı, davalıların alacağının bulunmadığı, kredi borcunun teminatı olan ipotek kaldırıldığından kefil olarak sorumluluğunun sona erdiği, bankaya tevdi edilen çek ve senetlerini tahsile konulmadığı kefilin sorumluluğunun artmasına yol açıldığını, bu nedenle kefilin borçlu olduğu miktardan mahsubu gerektiği, icra dosyasına tahsilatların beyan edilmediği ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiş, davalılara temlik işleminde hukuka aykırılık olmadığı, ipoteğe konu taşınmazın o günkü değeri kadar tahsilat yapıldığı, tüm senetlerin takibe konulduğu savunularak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve işbu karara karşı davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.818 sayılı BK'nun 500/1 maddesi "Alacaklı kefaletten dolayı tahakkuk eden borcun temini için kefaletin akdi esnasında tesis yahut sonradan istihsal olunan teminatı kefilin zararına olarak tenkis eder veya elinde bulunan delaili elden çıkarırsa kefile karşı mesul olur" hükmünü içermek olup 6098 sayılı TBK'nun 592/son maddesi ise "Alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın yükümlülüklerini yerine getirmez, ağır kusuruyla mevcut belgeleri ve rehinleri ya da sorumlu olduğu diğer güvenceleri elinden çıkarırsa, kefil borcundan kurtulur. Bu durumda kefil, ödediğinin geri verilmesini ve varsa ek zararının giderilmesini isteyebilir." hükmünü içermektedir.Somut olayda davalı banka ile dava dışı ... Akaryakıt Turizm İnş. Taş. Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 17.05.2006 tarihinde 1.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesini davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, dava dışı şirkete krediler kullandırıldığı, kredi borcu nedeniyle ....İcra Müdürlünün █████████ E. Sayılı takip dosvası ile davalı banka tarafından dava dışı ... Akaryakıt...Ltd. Şti. ve davacı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığı, dava dışı 3.kişi ...'ye ait ... İli, ... İlçesi, ... Mah. 185 Ada | Parselde A1/31 bağımsız bölümlü taşınmazın davalı ... tarafından 400.000,00 TL bedelle, ... Tapu Sicil Müdürlüğünün 31.05.2006 tarih ve 9025 Yevmiye no.lu resmi senedi ile ipotek tesis edildiği, 28.12.2007 tarihli işlem ile ipoteğin fek edildiği, mahkemece ipoteğin fek edilmesi nedeniyle davacı kefilin sorumluluğunun tamamen kalktığı kabul edilmiş ise de ipoteğin terkin edildiği tarihteki taşınmazın bedeli belirlenmeden davalı banka tarafından taşınmaz değeri kadar tahsilat yapılıp yapılmadığı tespit edilmeden kefilin sorumluluğunun tamamen kalktığının kabulünün yerinde olmadığı, bu nedenle mahkemece ipoteğe konu taşınmazın ipoteğin fek edildiği tarihteki değeri belirlenip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmıştır.Kararın kaldırılma sebebine göre, davalılar vekillerinin sair istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir.Yukarıda belirtilen sebeplerle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1)-Davalılar vekilleri tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 6.560,18 .TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalı ... Gayrimenkul ve Danışmanlık Ticaret A.Ş'ye İADESİNE,5)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 6.560,18.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalı ....'ye İADESİNE,6)-Davalılar tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,7)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,8)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,9)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde karar verildiBaşkane-imzalıdırÜyee-imzalıdırÜyee-imzalıdırKatipe-imzalıdır