Anahtar kelimeler: Salınan Eylül Ekim Yılının Aralık Katma Tablosuna Süreci Limited Dönemleri

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
: ████████Karar No
: ████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Sanayi ve Ticaret Limited ŞirketiİSTEMİN KONUSU
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı adına, yasal belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna dayanılarak 2016 yılının Eylül ve Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ve Eylül ve Ekim dönemleri için üç kat, diğer dönemler için tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmektedir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: Usulüne uygun biçimde istenilmesine karşın yasal defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmediği gibi Mahkemelerince verilen ara kararıyla davacı vekilinden istenilmesine rağmen dosyaya da sunulmadığından davacı adına tarhiyat yapılmasında hukuka aykırılık görülmemekle birlikte tarhiyatın dayanağı olan vergi inceleme raporunda, davacının █████/2016 tarihine kadar Tuzla Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi olduğu belirtildiğinden 2016 yılının Eylül dönemine ait tarhiyatın bağlı olunan Tuzla Vergi Dairesi Müdürlüğünce yapılması gerekirken yetkisiz vergi dairesi müdürlüğünce yapılmasında hukuka uyarlık görülmediği, ihbarnamelerde cezanın hangi sebeple yüzde elli oranında artırıldığına dair bilgiye yer verilmediğinden vergi ziyaı cezasının üç katı aşan kısmının hukuka aykırı düştüğü, kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle Ekim ila Aralık 2016 dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile özel usulsüzlük cezası yönünden dava reddedilmiş, Eylül 2016 dönemi için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile vergi ziyaı cezasının üç katı aşan kısmı ise kaldırılmıştır.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı şirket tarafından usule uygun defter ve belge isteme yazısının tebliğine rağmen dava konusu döneme ait yasal defter ve belgeler ibraz edilmediğinden yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X)-KARŞI OY
:Davacı adına, 2016 yılının Eylül ve Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ve 2016 yılının Eylül ve Ekim dönemleri için üç kat, diğer dönemler için tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının dava konusu edildiği olayda 2016 yılının Kasım ve Aralık dönemlerine ait ihbarnamelerde, vergi ziyaı cezasının, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak uygunlandığına ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmemekle birlikte vergi ziyaı cezasının tutarından 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerine göre artırılarak kesildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca dava dilekçesinden de cezanın tekerrür nedeniyle artırıldığının davacının bilgisi dahilinde olduğu görülmüştür. Ancak davalı idarece, anılan dönemlere ilişkin vergi ziyaı cezasının tekerrür sebebiyle artırılarak kesilebilmesine yönelik dayanağın yargılama süresince dava dosyasına ibraz edilmediği böylece vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden artırılmasının hukuki sebebi davalı idarece ortaya konulamamıştır.Bu bakımdan, Vergi Dava Dairesi kararının, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen temyiz isteminin bu gerekçeyle reddi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına bu yönden katılmıyorum.(XX)-KARŞI OY
:Davacı adına, yasal belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2016 yılının Eylül ve Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ve 2016 yılının Eylül ve Ekim dönemleri için üç kat, diğer dönemler için tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmektedir.213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı kurala bağlanmış olup söz konusu madde, █████/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesinde yapılan değişiklikle, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, şu kadar ki, artırım tutarı kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı şeklinde yeniden düzenlenmiştir.Dava konusu tarhiyata ilişkin Kasım ve Aralık dönemlerine ait ihbarnamelerde, vergi ziyaı cezasının, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak uygunlandığına ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmemekle birlikte vergi ziyaı cezasının tutarından 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerine göre artırılarak kesildiği anlaşıldığından dolayısıyla vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmında sebep unsuru açısından hukuka aykırılık bulunmadığından vergi ziyaı cezasının tekerrür sebebiyle artırılarak kesilebilmesi için gerekli şartların oluşup oluşmadığı değerlendirilmek ve 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle yapılan değişiklik de dikkate alınarak yeniden karar verilmek üzere temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.