Anahtar kelimeler: Vesayılı Fetö İltisak Süreci Meslekte Meslekten İrtibatının Beşinci Olağanüstü Kalmasının

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: ████████Karar No
: ███████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... KuruluVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun...tarih ve...sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararıyla;Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Davacı hakkında, Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlarından açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, anılan kararın █████/2018 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, İ.K. isimli tanığın, 17-25 Aralık olayları sonrasında davacıyla birlikte adliyenin yemekhanesinde yemek yedikleri esnada Başbakanın televizyondaki konuşmasında paralel devlet yapılanması ilgili eleştirilerde bulunması üzerine davacının "başımıza bir de paralel devlet yapılanması safsatası çıktı" şeklinde söylemde bulunduğu, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı olduğunun genel kanı olarak kabul edildiği; M.D. isimli tanığın ise, 2014 yılı HSK üye seçimleri döneminde davacının FETÖ mensuplarıyla yakın ilişkileri ve onlarla sürekli dolaşan biri olduğunu ve 17-25 Aralık olayları sonrasında adliye yemekhanesinde televizyonlarda paralel devlet yapılanmasına yönelik mücadeleden bahsedilirken, davacının öfkeli bir şekilde "paralel devlet safsatası da nereden çıkıyor, nerden uyduruyorlar" şeklinde sözler sarf ettiğini Adalet Komisyonu Başkanı İ.K.'nın kendisine aktardığını belirttiği görülmüş ise de, söz konusu tanık ifadelerinde davacının örgütle bağlantısına yönelik somut bir beyanda bulunulmadığı, davacı hakkında, sarf ettiği kimi söylemlerinden hareketle zanna, duyum ve yoruma dayalı kişisel kanaatlerinin belirtildiği, diğer taraftan davacının örgütle iltisakının ve irtibatının bulunduğuna, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde bağımsız adaylarını "desteklediğine" ve örgütsel amaçlarla örgüt üyeleriyle birlikte hareket ettiğine ilişkin olarak dava dosyasında herhangi bir somut tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı görüldüğünden, anılan tanık beyanlarının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,Ünvanlı görev yönünden, 2006 ila 2008 yılları arasında ... Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapan davacının, bu görevine FETÖ'nün HSK'da etkinliği ele geçirmediği bir dönemde atanmış olması, öte yandan bu ünvanlı görevde FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve/veya iltisaklı olması nedeniyle, örgütün amaç ve stratejilerinin gerçekleştirilmesi amacıyla atandığına ilişkin iddianın başkaca bir delille desteklenmediği görüldüğünden, belirtilen hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını tek başına ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,Çocuklarının örgüte müzahir okullarda eğitim kaydı yönünden, davacının, çocuklarını örgüte müzahir okula gönderdiği hususu kendi beyanıyla sabit olmakla birlikte, davacının eğitim saikiyle böyle bir tercihte bulunduğuna yönelik beyanlarının aksini ortaya koyabilecek, başka bir ifadeyle eğitim saiki dışında örgütsel saikle çocuklarını örgüte müzahir okullara gönderdiğine dair somut herhangi bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, anılan tespitin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,Davacı hakkında polis memurlarınca düzenlenen █████/2018 tarihli tutanakta yer verilen tespitler yönünden, davacı ile örgüt tepe yöneticisi S.T.'den hangisi tarafından gönderildiği anlaşılamayan, mesaj içeriğine ve örgütsel faaliyetlerle bir görüşme yapıldığına dair herhangi bir bilgiye yer verilmeyen tutanaktaki tespit dışında, davacının anılan şahısla irtibatının FETÖ/PDY terör örgütünün örgütsel faaliyetleri kapsamında gerçekleştiğine ilişkin dava dosyasında somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bilgi ve belgenin de bulunmadığı görüldüğünden, bahse konu tutanaktaki bu tespitin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği; aynı tutanak ile davacının, Polnet kayıtlarında haklarında FETÖ/PDY şerhi bulunan bazı kişilerle Ankara ili A.T.G.V. Hakim Evi Misafirhanesi isimli tesiste 21-█████/2005, 04-█████/2006, 18-█████/2006 ve 25-█████/2008 tarihleri arasında, Ankara ili Ankara ... Otel isimli tesiste 01-█████/2013 tarihleri arasında konaklama yaptığına yönelik tespitlerin; tesislerin neredeyse tamamının kamu kurumlarına ait olduğu, davacı ile aynı tarih aralığında kamu kurumlarına veya özel işletmeye ait tesislerde konaklama yapan ve Polnet kayıtlarında hakkında FETÖ/PDY şerhi bulunan kişilerin davacı ile örgütsel faaliyet kapsamında aynı yerde konakladığını ispatlar mahiyette de bir belge sunulmadığı görüldüğünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,Davacıyla ilgili ihbar, şikayet ve soruşturma bilgisi yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu iddiasına yönelik şikayetlerin, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine; diğer iddialara yönelik şikayetler hakkında ise şikayetin işleme konulmaması hususunda Kurul Başkanına teklifte bulunulmasına karar verildiğinin görüldüğü; öte yandan, Danıştay Savcısının █████/2021 tarihli yazısına davalı idare tarafından verilen █████/2021 tarihli cevapta, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin... sayılı dosyası kapsamında verilen soruşturma iznine istinaden Teftiş Kurulu Başkanlığınca tamamlanan soruşturma evrakının ikmalen Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesine gönderildiği, ... Daire tarafından da Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesine gönderilerek burada... esasa kaydediliği ve derdest olduğu, bunun dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından, söz konusu soruşturma ve ihbar/şikayet dilekçelerinin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,Davacıya yüksek teftiş notu verilmesi yönünden, davacıya örgütle iltisaklı/irtibatlı olması nedeniyle yüksek teftiş notu verildiğine dair iddianın soyut nitelikteki bir iddiadan ibaret olup somut bilgi ve belgelerle desteklenmediği görüldüğünden, belirtilen hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,Sosyal çevre bilgisi yönünden,davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,Diğer hususlar yönünden, davacı hakkında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlarından yürütülen soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararında, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını gösteren herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, anılan karardaki hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek,Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Danıştay Savcısının █████/2021 tarihli yazısına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,Öte yandan; davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle,Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının neden yerinde görülmediğinin gerekçesinin kararda yer almadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, bu nedenle hukuki denetimin disiplin işlemi kapsamında yapılamayacağı, meslekten çıkarılan bazı hâkim ve savcılar tarafından açılan davalarda Dairenin verdiği bir kısım ret kararlarında yer alan değerlendirmeler ile bu dosyadaki iptal kararının gerekçesinde çelişkilerin bulunduğu; Daire kararlarında dava konusunun atipik özelliği ile disiplin işlemi olmadığı ve FETÖ terör örgütü ile iltisak ve irtibat kavramları esas alarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtilmiş iken hatta bu bağlamda anılan örgüt ile "sosyal birliktelik" görüntüsü vermenin veya örgütün amaçlarına yardımcı olmanın söz konusu kavramları kapsayacağı kabul edilmiş iken bu davada, davacı hakkında meslekten çıkarma işlemine yeter somut tespitlerin göz ardı edilmesinin hukuka aykırı olduğu; tanıklar, İ.K. ile M.D.'nin davacı hakkındaki beyanları, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı yargı mensuplarının yargı teşkilatında etkin oldukları dönemde ünvanlı görev almış olması, tanzim edilen █████/2018 tarihli tutanak içeriğine göre davacının FETÖ/PDY tepe yöneticisi olduğu bildirilen kişiyle irtibatının ve haklarında FETÖ/PDY soruşturması olan bazı kişilerle aynı tarihlerde aynı otellerde konaklama yapmış olduğunun tespit edilmiş olması, davacı hakkındaki ihbar, şikayet ve inceleme/soruşturma bilgileri, davacıya, FETÖ/PDY ile irtibat yahut iltisaklı yargı mensuplarının HSK’da etkin oldukları dönemde yüksek teftiş notu verilmesi, davacının ifadesinde çocuklarını örgüte müzahir okula gönderdiğine dair beyanı ve davacının kızının FETÖ/PDY kapsamında kapatılan okulda 2015-2016 yılı öğretim yılı ikinci döneminde kaydının bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde Kurul kanaatinin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğu yönünde oluştuğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, temyize konu karar ile aynı Dairenin daha önce vermiş olduğu kararlar arasında kişiselleştirme ilkesi de dikkate alındığında bir çelişkinin bulunmadığı; davalı idarenin gerek ihraç, gerekse yargılama aşamasında delil olarak ileri sürdüğü tüm iddiaların Dairece tek tek incelendiği, araştırıldığı, değerlendirildiği ve sonuçta irtibat ve iltisakının olmadığı gerçeğinin, gerekçeli şekilde ortaya konulduğu; davalı idarenin savunmalarına eklediği CD içeriklerinde de kendisini FETÖ/PDY üyesi/sempatizanı/irtibatlısı/iltisaklısı olarak gösterebilecek aleyhine hiçbir bilgi belge olmadığı gibi aleyhine hiçbir sosyal çevre bilgisinin de bulunmadığı; delil olarak bildirilen hususların, daha önceki dilekçelerinde ayrıntılı şekilde izah ettiği üzere tamamıyla asılsız, dedikoduya dayalı, gerçeği yansıtmayan delil bulma çabasının ürünü olarak tezahür eden iddialar olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun █████/2024 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevabın dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2.Dava konusu işlemlerin davacıya ilişkin kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu █████/2022 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,3.Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.KARŞI OYX- Dava, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.Anayasa'nın 138. maddesinde, hâkimlerin bağımsızlığı vurgulanmış ve vicdani kanaatlerine göre hüküm vermeleri gerektiği belirtilmiş, hiçbir organ veya kişinin mahkemelere veya hâkimlere emir veya talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği veya tavsiye ve telkinde bulunamayacağı vurgulanmıştır. 139. maddesinde ise hâkim ve savcıların görevlerinin sona ermesi sonucunu doğuran işlemler, disiplin cezaları ve meslekte kalmalarının uygun olmadığı yönünde verilen kararlar olarak ikiye ayrılmıştır. █████/1983 tarih ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Hâkimlik ve savcılık görevlerinin sona ermesi" kenar başlıklı 53. maddesinde de disiplin cezası niteliğindeki meslekten çıkarma işlemi ile hâkimlik ve savcılık görevinin sona ermesi sonucunu doğuran diğer işlemler ayrı ayrı belirtilmiştir.Dolayısıyla 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca hâkim ve savcıların meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararların, bu kişilere disiplin cezası verilmesine ilişkin kararlardan ayrı nitelikte olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensuplarının, "meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan "olağanüstü tedbir" niteliğindedir.Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi ile "terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen" üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bu kişiler hakkında uygulanmak üzere olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte yeni bir tedbir getirilmiştir.Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Nitekim davalı idare, yargı mensupları hakkında aldığı meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararları, anılan yargı mensuplarının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklarının sabit olduğu gerekçesiyle tesis etmiştir.Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını "kavuşan, bitişen, birleşen", irtibatlı kavramını ise "bağlantılı" olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.Bu bağlamda, üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için birtakım hal ve hareketlerde bulunmak veya örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik içerisinde olmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunu söylemek mümkün olacaktır.Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden;Yargı mensubu olan ve ifadesine başvurulan İ.K. isimli şahsa ait, HSK Müfettişince düzenlenen █████/2018 tarihli tanık ifade tutanağında davacıyla ilgili olarak; '....... Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı olarak görev yaparım ......'yı ... Adliyesinde görev yaptığı dönemden tanıyorum. Bu şahsı daha çok ... Adliyesinin yemekhanesinde görüyordum. Yine hatırladığım kadarıyla 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonraki bir gün ... ile yemekhanede yemek yerken o sırada televizyon açıktı ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan iken televizyonda konuşma yapıyordu ve konuşmasında 'Paralel Devlet Yapılanması' diye eleştirilerde bulunuyordu, ... televizyona sırtı dönük halde o dönem Başbakanımızın bu sözünü duyunca 'başımıza bir de Paralel Devlet Yapılanması safsatası çıktı' diye söyledi, ben de kendisine 'safsata değil, vakıa' diye söyledim, bunun üzerine masada sessizlik oldu, daha sonra da oradan ayrıldık.. ....'nın yukarıda ayrıntısıyla anlattığım yemekhanede gerçekleşen konuşmadan başka bu şahsın FETÖ/PDY Terör Örgütüyle irtibatı olduğu genel kanı olarak kabul edilirdi, bunu da adliyedeki söylenti ve duyumlardan edinmiştim..." şeklinde beyanda bulunulmuştur.Yargı mensubu olan ve ifadesine başvurulan M.D. isimli şahsa ait, HSK Müfettişince düzenlenen █████/2018 tarihli tanık ifade tutanağında; ''Ben 2014 yılından beridir ... Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapmaktayım. Bana sormuş olduğunuz...'yı da ... Cumhuriyet Savcısı olması sebebiyle tanırım. Yine 2014 HSYK seçimlerinde Yargıda Birlik Demeği adına çalışmalar yaptığımız sırada da şahsın fotoğraflarından kendisini hatırlıyorum. Göreve başladığımda o dönemki adıyla Fetullahçı yapıyla ciddi bir mücadele başlamıştı. Bu sebeple kimlerin yapılanmaya müzahir olduğu yakın davrandığı, konusunda dikkatli bir şekilde bilgilenmeye de çalışıyorduk. ... o dönem FETÖ'cü olarak bilinen şahıslarla yakın ilişkileri olan, onlarla sürekli dolaşan biri olduğunu duyuyordum. 17-25 Aralık olaylarından sonra adliye yemekhanesinde televizyonlarda paralel devlet yapılanmasına yönelik mücadeleden bahsedilirken bu şahsın paralel devlet safsatası da nereden çıkıyor, nerden uyduruyorlar, diye öfkeli bir şekilde sözler sarf ettiğini şimdiki Adalet Komisyonu Başkanımız ... bey bana aktarmıştı. Bunun dışmda şahısla ilgili herhangi bir bilgim bulunmamaktadır." ifadelerine yer verilmiştir.Memur olarak görev yapan M.P. hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen █████/2016 tarihli şüpheli sorgulama tutanağında "....Adliye Yargı Komisyon Başkanı A.K. ve yardımcısı N.Ö. ile o tarihte Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapan K.G., A.K.'nin cemaatle bağlantılı olduklarını biliyorum. Sonradan gelen A.Ç.'nin de bağlantılı olduğunu tahmin ediyorum. Bu şekilde tahmin ettiğim kişiler arasında...'de Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapan ve çocuklarını cemaatin okullarına göndermeleri nedeniyle olabileceklerini düşündüğüm A.K. ve ayrıca cemaatin ... Adliyesindeki en önemli kişilerinden olan K.G.'nin yanına çok sık gelen A.Ç., ..., S.T., M.Y., U.H., A.Ö., M.A.A. (... soruşturması savcısı), K.Y. gelip giderdi..." şeklinde beyanların bulunduğu görülmektedir.Belirtilen bu tanık ifadelerinin incelenmesinden, 17-25 Aralık olaylarından sonra adliye yemekhanesinde televizyonlarda paralel devlet yapılanmasına yönelik mücadeleden bahsedilirken davacının "paralel devlet safsatası da nereden çıkıyor" yolundaki beyanı ile görev yaptığı adliyede FETÖ/PDY Terör Örgütüyle irtibatı olduğunun genel kanı olarak kabul edildiği ve FETÖ'cü olarak bilinen şahıslarla yakın ilişkileri olan, onlarla sürekli dolaşan biri olduğu yolundaki beyanların, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaatinin oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Buna göre, davacı hakkındaki tanık beyanları ve davacının, çocuklarını örgüte müzahir okula gönderdiği ve 2012 yılı teftiş döneminde davacıya yüksek not (80 puan) verildiği hususu birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatını ortaya koymaya yeterli olduğu görülmüştür.Açıklanan nedenlerle; yukarıda belirtilen delillerin davacının anılan örgüt ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte bulunduğu ve davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun dava konusu kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ve Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.