Anahtar kelimeler: Proje Gecikme Tazmini Eser İadesi Zararların Ödenen Sebebi Sınırlı Milleti

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararASIL DAVA KONUSU
: Alacak( ödenen iş bedelinin iadesi ve gecikme tazminatı)KARŞI DAVA KONUSU
: Bakiye iş bedeliASIL DAVA TARİHİ
:27.06.2014KARŞI DAVA TARİHİ
:09.04.2014KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Asıl dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan gecikme sebebi ile oluşan zararların tazmini, ödenen bedelin iadesi tahsili, karşı dava ise; taraflar arasındaki proje hizmet ve yönetim sözleşmelerinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin Irak Cumhuriyet yasalarına göre kurulan ve merkezinin Kuzey Irak'ın ... kentinde bulunan ve ...-... Caddesi adresindeki arsası üzerinde ... ... adıyla Alışveriş merkezi ve yüksek katlı bloklardan oluşan bir yapı kompleksi inşa ettirdiğini, davalı şirketin; 19.04.2012 tarihli eser sözleşmesiyle, anılan yapı kompleksinin Mimari, Statik, Mekanik, Elektrik, Cephe ve Peyzaj projelerinin hazırlanmasını üstlendiğini, projelerin yapımı esnasında Otel bloğunda fonksiyon değişikliği yapılarak Ofis bloğuna dönüştürüldüğü ve bu doğrultuda hazırlanacak projelerin teslim tarihinin 30.12.2012 olarak belirlendiğini, davacı şirketin, davalıya, edinimlerinin bedeli olarak proforma faturaları mukabilinde toplam 950.000,00 USD ödediğini, gecikme ve eksiklikler nedeniyle maddi zarara neden olduğunu, sorunun çözümü için davalı şirket yetkilileriyle müteaddit kereler görüşme, toplantı ve uyarılar yapması sonucunda 14.06.2013 tarihinde, davacıya projelerin tamamlandığı belirtilerek; CD içinde ve fiziki evrak olarak basılı halde teslim edildiğini, davacının bunları, yapı kompleksinin inşaatını üstlenen dava dışı şirketler olan ... A.Ş' ye teslim ettiğini, bu şirketlerin projeler üzerinde yaptıkları inceleme ile projelerin tam olarak bitirilmediğini, uygulamaya engel fonksiyonel ve yapısal eksikler içerdiğini ve mevcut haliyle uygulanmasının telafisi imkansız sonuçlar doğurabileceğini tespit ettiklerini, davacının; tespit edilen eksiklikleri gidermesi için davalı firmaya durumu bildirildiğini, ancak davalı tarafın projelerdeki eksiklik ve hataları kabul etmediğini, davalı şirketçe projelerdeki eksikliklerin giderilmesinin kesin olarak mümkün olmaması nedeniyle; davacı şirketin sözleşmeden dönerek, davalı şirkete ödenen iş bedelinin iadesi ve oluşan zarar ziyanların tazminini talep ettiğini ve söz konusu projelerin yeni baştan dava dişı 3. şahıslara bedeli mukabilinde yaptırılmak zorunda kalındığını ve proje bedeli olarak 1.450.000 USD ödeme yapıldığını, davalı şirket yetkilileri ile ödenen iş bedelinin iadesi için yapılan görüşme ve yazışmalardan sonra e- posta ile proje bedelinin tamamının iade edileceği sözü verdiklerini, ancak ödeme yapmadıklarını, oluşan ihtilafın uzman bilirkişi kurulundan oluşacak heyet hakemliğinde çözümü çabalarının da sonuç vermediğini, davalının eser imalatı edinimini zamanında tam ve eksiksiz ifa etmemesinden kaynaklanan zararın sadece proje bedeli ile sınırlı olmadığı, davacının milyonlarca dolar bedelle inşa ettirdiği yapı kompleksi inşaatında, kira ve satışta gecikmelere yol açtığı ve gelir kaybına neden olduğunu, belirterek, yükümlendiği proje hazırlama edinimini geç, eksik ve kullanılamayacak ölçüde ayıplı ifa eden ve inşaatın gecikmesinden kaynaklı olarak davacıyı zarara uğratan davalıya, bilirkişi incelemesi ile satış ve kira geliri kaybından oluşan maddi zararların fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla 100.000,00 USD ile davacının ödediği eser bedeli olan 950.000 USD olarak toplam 1.050.000 USD 'nin aynen, bunun mümkün olmaması halinde fiili ödeme günündeki rayici üzerinden TL karşılığının faizi ile birlikte tahsilini, talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacının teminat yatırmakla yükümlü olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, sözleşme ile davalı şirketin, ... .../... Projesi' nin AVM Binası ve üzerinde yer alan bir adet Hotel Bloğunun, Rezidans Bloğu'na dönüştürülmesine ilişkin, ... Ofisi € ... tarafından hazırlanan konsept proje kapsamında, Mimari, Statik, Mekanik, Elektrik, Cephe proje danışmanlığı ve peyzaj projelerinin, AVM Bloğu için 750.000 -USD, Hotel Bloğunun Rezidans-1 Bloğuna dönüştürülmesi için 150.000-USD olmak üzere toplamda 900.000-USD bedel karşılığında hazırlanması hususunda anlaştıklarını, davacının talebi üzerine, sözleşme kapsamında bulunmayan ayrı bir blok binanın ofis bloğuna dönüştürülmesini kapsayan Mimari, Statik, Mekanik, Elektrik, Cephe proje danışmanlığı ve peyzaj projelerinin 150.000 -USD karşılığında hazırlanması hususunda anlaşarak; taraftarın Eylül 2012 yılında ayrı bir protokol imzaladıklarını, davacının hazırlanmakta olan projelerin sürekli değiştirilmesini gerektiren kararlar verdiğini ve işin tesliminin imkansız kıldığını, tarafların ... Ofisi € ... tarafından hazırlanan konsept projelerin hazırlanmasına ilişkin anlaşma yaptıklarını, işin süre ve bedelinin bu işe göre belirlendiğini, davalının bu çerçevede işe başladıktan sonra; davacının Temmuz 2012 ila Haziran 2013 arasındaki 11 aylık dönemde davalı şirket tarafından hazırlanan Mimari, Statik, Mekanik, Elektrik ve Peyzaj projelerinin tamamı veya bir kısmını değiştirmesini ve/ veya yeniden ele alınmasını gerektiren 22 köklü değişiklik yaptığını, davacı tarafından yapılan değişiklikler ve alınan her yeni karar sonucunda davalının o ana kadar yaptığı tüm çalışmaları kenara bırakarak, alınan yeni kararlara göre çalışmalara yeniden başladığını, bu durumda başlangıçta belirlenen süre ve bedelle işin tamamlanmasının imkansız hale geldiğini, davacının projelerin hazırlanması safhasında yaptığı köklü değişiklikler ve bu değişikliklerle ilgili yüklenici karşı davacı şirketin yaptığı fazladan çalışmalarla ilgili bir bedel ödemeyerek projelerin tamamlanmasını imkansız kıldığını, davacı ödemelerini geciktirerek, proje revizyon bedelini ödemekten kaçındığını, davalıya toplam 1.050.000-USD ödeme yapılması gerekirken, 24.04.2013 tarihine kadar toplamda 948.765- USD ödeme yapıldığını, proje değişiklik sürecinin Haziran 2013 yılına kadar sürdüğünü, davalının ekibi tarafından projelerin defalarca değiştirildiğini, söz konusu değişikliklerle ilgili ek maliyet ve davacının inşa ettirmeyi planladığı Ofis-3 bloğuna ilişkin projelere ilişkin teklifi içeren yazının; 07.06.2013 tarihinde davacıya gönderildiği, ancak dönüş yapılmadığını ve yeni iş taleplerinde bulunulduğunu, davacının Rezidans-2 Bloğuna ilişkin 150.000-USD ve tüm projeler kapsamında yapılan 400.000-USD revizyon bedelini ödememesi ve ödemelerle ilgili öneri sunmaması ve projelerin tamamlanmasına engel olacak şekilde devamlı proje değişiklik taleplerinde bulunması nedeniyle davalı şirketin sözleşmeyi devam ettirmesinin mümkün olmayarak; projelerin en son hali ile davacıya teslim edilmek zorunda kalındığını, ayıplı teslim olmadığını, davacının olumsuz müdahalelerine rağmen projeleri büyük oranda tamamlanarak davacıya teslim edildiğini, belirterek; haksız davanın esastan reddini, karşı davanın kabulü ile fazlaya dair hakların saklı kalması kaydı ile şimdilik Proje Hizmetleri Sözleşmesinden kaynaklanan alacak için 50.000-USD ve Proje Yönetim Sözleşmesinden kaynaklanan alacak için 50.000-USD olmak üzere toplamda 100.000-USD'nin temerrüt tarihinden başlayacak ticari faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Mahkemece 28.02.2022 tarihli karar ile; Bilirkişi kök raporunda, teknik değerlendirme kısmında yapılan değerlendirmelerin mahkemece yerinde görüldüğü, buna göre mezkur işe ait projelerin yetersiz kaldığı, pek çok eksiklikler olduğu ve uygulanma şansının olmadığı, özellikle uygulanacak şekilde detaylandırmanın yapılmadığı, otoparkların kullanılabilir şekilde projelendirilmediği bu nedenlerle davalı tarafından yapılan işin eksik ve ayıplı olduğu kanaatine varıldığı, buna göre davacının; TBK 117 vd maddelerine göre eseri teslim almaktan kaçınıp, genel hükümlerdeki tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde temerrüt hükümlerine dayanabileceği gibi, TBK 474 maddesine göre eser sözleşmesine özgü ayıptan doğan sorumluluk rejiminden faydalanabileceği, davacının dilekçelerinde bu yönde bir seçim yapmadığı, bedel iadesi ve zararının tazminini talep ettiği, bu bağlamda dönme hakkını kullandığı kanaatine varılmış olup, olumsuz zararı talep edebileceği, davacının talep ettiği satış ve kira geliri kaybından doğan zararı olumsuz zarar kapsamında olmadığı için bu zarar kalemini talep edemeyeceği, üçüncü kişiye yaptırılan işler dolayısıyla oluşan zararın da olumsuz zarar olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle davacının 100.000 USD'lik talebinin bu yönden reddedildiği, davalının borcun bir kısmını ifa ettiği, iş sahibinin de 948.765 USD ödeme yaptığı, davalının yaptığı projelerin eksik olduğu ve tam olarak uygulanabilir olmadığı, davalının yaptığı projelerin mimarlık-mühendislik hizmet ve proje emek bedelinin 382.500,00 USD olarak hesaplandığı, somut olayda işin geri kalan kısmının diğer yüklenicilerle tamamlandığı göz önüne alınarak, teknik heyetçe iş sahibinin yararlandığı ve onun malvarlığında kalan kısma isabet eden bedel düşülerek (948.765 - 382.500) 566.265,00 USD'nin davacıya iade edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, bu miktar dışında kalan fazla talebinin reddine karar verildiği, işin davalı tarafından eksik yapıldığı belirlenmiş olmakla, karşı dava yönünden; karşı dava davacısının taleplerinin esas dava ile aynı olduğu ve esas dava içinde değerlendirilmiş olduğundan; karşı davadaki Proje Hizmetleri Sözleşmesinden ve Proje Yönetim Sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine yönelik talebin reddine karar verildiği, gerekçesi ile, asıl davanın kısmen kabulü ile 566.265,00 USD' nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasının 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, asıl dava yönünden fazla talebin reddine ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.Davacı-Karşı davalı ....Şti vekili istinaf dilekçesi ile; Asıl davanın tam kabul edilmesi gerektiğini ve karşı dava açısından ise lehe hükmedilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı yüklenicinin, sözleşme ile yükümlendiği işin ancak bir kısmını ifa ettiği ve fakat onu da eksik ve ayıplı olarak ifa ettiği, bu durumda da mevcut haliyle projenin işe göre yetersiz kaldığı ve uygulanma olasılığının olmadığı, dolayısıyla bu eksiklik ve ayıplarında önemli nitelikte olduğu, bu halde davacı iş sahinin, davalı yükleniciye ödediği bedelin iadesini ve bu nedenle uğradığı zararlarının tazminini isteyebileceği, bu bağlamda davalının karşı dava taleplerininde kabul edilebilir olmadığı, ve hukuki himayeden yoksun olduğunun, herhangi bir duraksamaya yer olmaksızın aşikar hale geldiğini, iş nedeniyle, davalıya 948.765,00 USD ödeme yapıldığının da dosya münderecatı itibariyle ihtilafsız olduğunu, bu durumda davalı yükleniciye ödenen bu paranın tamamının davacı iş sahibine iade edilmesi gerekeceğini, yine bu halde davacının, davalının yükümlendiği proje hazırlama edimindeki eksik ve ayıplı ifadan dolayı oluşan zararlarının tazmini yönünde talep ettikleri 100.000,00 USD alacak talebi açısından; satış ve kira geliri kaybı kaynaklı talepleri hatalı olarak kabul görmemiş olsa bile; eksik ve ayıplı ifadan dolayı oluşan, sözleşmenin geçerliğine duyulan güvenin boşa çıkması kaynaklı diğer zararlarının anlamında incelemesi gerektiğini, bilirkişi raporunda da, davacı iş sahibinin bu iş nedeniyle uğradığı maddi zararının hesap edilebilir olduğu kadarıyla; 356.265 USD olduğuna yönelik değerlendirmenin de yer aldığını, mahkemenin zarar ve tazmin taleplerini sadece satış ve kira geliri kaybı bağlamında sınırlı olarak değerlendirmesinin de doğru olmadığını, davanın 566.265,00 USD üzerinden kısmen kabul edildiği ve bu miktarın dava tarihindeki harca esas değer karşılığının bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 1.204,558,90 TL'ye tekabül ettiğini ve bu miktar için lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, aynı şekilde karşı dava açısından davacının harca esas gösterdiği değerin 216.000,00 TL olmasına ve red nedeniyle lehe hükmedilecek vekalet ücreti de bu miktar üzerinden ve daha fazla olmasına rağmen lehe daha az vekalet ücretine hükmedildiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken; dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı-Karşı davacı ... Şirketi vekili İstinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve gerekçesiz olarak verildiğini, davanın konusu olan taşınmaz ve proje başında keşif ve inceleme yapılmadığını, davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmediğini, davacı tarafından sunulan belge suretleri esas alınarak düzenlenen kendi içinde dahi çelişen rapora itibar edildiğini, davacının iddialarını ispat edemediğini, karşı davadaki talep ve iddialarının değerlendirilmediğini, yargılamanın alelacele yapıldığını, davacının aktif husumetinin bulunmadığını, davacının davalıya 1 milyon USD verdiğini iddia ederek dava açtığını, oysa davalı şirkete ödeme yapanın davacı değil dava dışı " ..." adlı dava dışı firma olduğunu, defterlerinin ve dosyada mübrez ödeme belgesinden de bu durumun görüldüğünü, bilirkişilerin taraflı olduklarını, davacı yanın özellikle Yıldız Teknik Üniversitesi ve İTÜ den bilirkişi atanmasını talep ettiğini, davacının Irak Cumhuriyetinde defter tutulmasının zorunlu olmadığını belirtmiş ise yaptıkları araştırmalarda defter tutulmasının Irak da da zorunlu olduğunu öğrendiklerini, mali bilirkişi tespitlerine aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, bilirkişilerin ara karara rağmen 19.12.2019 tarihli dilekçelerindeki hususları değerlendirmediklerini, karşı davada ki taleplerinin ise asıl davadaki davacı taleplerinden tamamen bağımsız olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı -karşı davalı arsa ve iş sahibi, davalı-karşı davacı ise yüklenicidir.Taraflar arasında; Irak'ın ... Kentinde bulunan ... ... Alışveriş Merkezinin Mimari, Statik, Mekanik, Elektrik, Cephe ve Peyzaj projelerinin hazırlanmasına dair 19.04.2012 tarihli ... ... Projesi sözleşmesi ve proje yönetim hizmetleri sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin Kuzey Irak'ın ... kentinde, ... ... adıyla Alışveriş merkezi ve yüksek katlı bloklardan oluşan bir yapı kompleksi inşa ettirdiğini, davalı şirketin; 19.04.2012 tarihli eser sözleşmesiyle, anılan yapı kompleksinin Mimari, Statik, Mekanik, Elektrik, Cephe ve Peyzaj projelerinin hazırlanmasını üstlendiğini, projelerin yapımı esnasında Otel bloğunda fonksiyon değişikliği yapılarak Ofis bloğuna dönüştürüldüğü ve bu doğrultuda hazırlanacak projelerin teslim tarihinin 30.12.2012 olarak belirlendiğini, davacı şirketin, davalıya, edinimlerinin bedeli olarak proforma faturaları mukabilinde toplam 950.000,00 USD ödediğini, gecikme ve eksiklikler nedeniyle maddi zarara neden olduğunu, sorunun çözümü için davalı şirket yetkilileriyle müteaddit kereler görüşme, toplantı ve uyarılar yapması sonucunda 14.06.2013 tarihinde, davacıya projelerin tamamlandığı belirtilerek; CD içinde ve fiziki evrak olarak basılı halde teslim edildiğini, davacı iş sahibibnin bunları, yapı kompleksinin inşaatını üstlenen dava dışı şirketler olan ... A.Ş' ye teslim ettiğini, bu şirketlerin projeler üzerinde yaptıkları incelemelerde; projelerin tam olarak bitirilmediğini, uygulamaya engel fonksiyonel ve yapısal eksikler içerdiğini ve mevcut haliyle uygulanmasının telafisi imkansız sonuçlar doğurabileceğini tespit ettiklerini, davacının; tespit edilen eksiklikleri gidermesi için davalı firmaya durumu bildirildiğini, ancak davalı tarafın projelerdeki eksiklik ve hataları kabul etmediğini, davalı şirketçe projelerdeki eksikliklerin giderilmesinin kesin olarak mümkün olmaması nedeniyle; davacı şirketin sözleşmeden dönerek, davalı şirkete ödenen iş bedelinin iadesi ve oluşan zarar ziyanların tazminini talep ettiğini ve söz konusu projelerin yeni baştan dava dişı 3. şahıslara bedeli mukabilinde yaptırılmak zorunda kalındığını ve proje bedeli olarak 1.450.000 USD ödeme yapıldığını, davalı şirket yetkilileri ile ödenen iş bedelinin iadesi için yapılan görüşme ve yazışmalardan sonra e- posta ile proje bedelinin tamamının iade edileceği sözü verdiklerini, ancak ödeme yapmadıklarını, davacının milyonlarca dolar bedelle inşa ettirdiği yapı kompleksi inşaatında, kira ve satışta gecikmelere yol açtığı ve gelir kaybına neden olduğunu, belirterek; satış ve kira geliri kaybından oluşan maddi zararların fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla 100.000,00 USD ile davacının ödediği eser bedeli olan 950.000 USD olarak toplam 1.050.000 USD 'nin aynen, bunun mümkün olmaması halinde fiili ödeme günündeki rayici üzerinden TL karşılığının faizi ile birlikte tahsilini, talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde;sözleşme ile davalı şirketin, ... ... Projesi' nin AVM Binası ve üzerinde yer alan bir adet Hotel Bloğunun, Rezidans Bloğu'na dönüştürülmesine ilişkin, ... Ofisi € ... tarafından hazırlanan konsept proje kapsamında, Mimari, Statik, Mekanik, Elektrik, Cephe proje danışmanlığı ve peyzaj projelerinin, AVM Bloğu için 750.000 -USD, Hotel Bloğunun Rezidans-1 Bloğuna dönüştürülmesi için 150.000-USD olmak üzere toplamda 900.000-USD bedel karşılığında hususunda anlaştıklarını, davacının talebi üzerine, sözleşme kapsamında bulunmayan ayrı bir blok binanın ofis bloğuna dönüştürülmesini kapsayan Mimari, Statik, Mekanik, Elektrik, Cephe proje danışmanlığı ve peyzaj projelerinin 150.000 -USD karşılığında hazırlanması hususunda anlaşarak; taraftarın Eylül 2012 yılında ayrı bir protokol imzaladıklarını, davacının hazırlanmakta olan projelerin sürekli değiştirilmesini gerektiren kararlar verdiğini ve işin tesliminin imkansız kıldığını, davalının bu çerçevede işe başladıktan sonra; davacının Temmuz 2012 ila Haziran 2013 arasındaki 11 aylık dönemde davalı şirket tarafından hazırlanan Mimari, Statik, Mekanik, Elektrik ve Peyzaj projelerinin tamamı veya bir kısmını değiştirmesini ve/ veya yeniden ele alınmasını gerektiren 22 köklü değişiklik yaptığını, davacı tarafından yapılan değişiklikler ve alınan her yeni karar sonucunda davalının o ana kadar yaptığı tüm çalışmaları kenara bırakarak, alınan yeni kararlara göre çalışmalara yeniden başladığını, bu durumda başlangıçta belirlenen süre ve bedelle işin tamamlanmasının imkansız hale geldiğini, davacının projelerin hazırlanması safhasında yaptığı köklü değişiklikler ve bu değişikliklerle ilgili yüklenici karşı davacı şirketin yaptığı fazladan çalışmalarla ilgili bir bedel ödemeyerek projelerin tamamlanmasını imkansız kıldığını, davacı ödemelerini geciktirerek, proje revizyon bedelini ödemekten kaçındığını, davalıya toplam 1.050.000-USD ödeme yapılması gerekirken, 24.04.2013 tarihine kadar toplamda 948.765- USD ödeme yapıldığını, proje değişiklik sürecinin Haziran 2013 yılına kadar sürdüğünü, davalının ekibi tarafından projelerin defalarca değiştirildiğini, söz konusu değişikliklerle ilgili ek maliyet ve davacının inşa ettirmeyi planladığı Ofis-3 bloğuna ilişkin projelere ilişkin teklifi içeren yazının; 07.06.2013 tarihinde davacıya gönderildiği, ancak dönüş yapılmadığını ve yeni iş taleplerinde bulunulduğunu, revizyon bedelini ödememesi ve ödemelerle ilgili öneri sunmaması ve projelerin tamamlanmasına engel olacak şekilde devamlı proje değişiklik taleplerinde bulunması nedeniyle davalı şirketin sözleşmeyi devam ettirmesinin mümkün olmayarak; projelerin en son hali ile davacıya teslim edilmek zorunda kalındığını, ayıplı teslim olmadığını, davacının olumsuz müdahalelerine rağmen projeleri büyük oranda tamamlanarak davacıya teslim edildiğini, belirterek; haksız davanın esastan reddini, karşı davanın kabulü ile fazlaya dair hakların saklı kalması kaydı ile şimdilik Proje Hizmetleri Sözleşmesinden kaynaklanan alacak için 50.000-USD ve Proje Yönetim Sözleşmesinden kaynaklanan alacak için 50.000-USD olmak üzere toplamda 100.000-USD'nin temerrüt tarihinden başlayacak ticari faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, Mahkemece 28.02.2022 tarihli karar ile; bilirkişi kök raporuna göre mezkur işe ait projelerin yetersiz kaldığı, pek çok eksiklikler olduğu ve uygulanma şansının olmadığı, özellikle uygulanacak şekilde detaylandırmanın yapılmadığı, otoparkların kullanılabilir şekilde projelendirilmediği bu nedenlerle davalı tarafından yapılan işin eksik ve ayıplı olduğu kanaatine varıldığı, davacının bedel iadesi ve zararının tazminini talep ettiği, bu bağlamda dönme hakkını kullandığı kanaatine varıldığı, olumsuz zararı talep edebileceği, davacının talep ettiği satış ve kira geliri kaybından doğan zararı olumsuz zarar kapsamında olmadığı için bu zarar kalemini talep edemeyeceği, üçüncü kişiye yaptırılan işler dolayısıyla oluşan zararın da olumsuz zarar olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle davacının 100.000 USD'lik talebinin bu yönden reddedildiği, davalının borcun bir kısmını ifa ettiği, iş sahibinin de 948.765 USD ödeme yaptığı, davalının yaptığı projelerin eksik olduğu ve tam olarak uygulanabilir olmadığı, davalının yaptığı projelerin mimarlık-mühendislik hizmet ve proje emek bedelinin 382.500,00 USD olarak hesaplandığı, somut olayda işin geri kalan kısmının diğer yüklenicilerle tamamlandığı göz önüne alınarak, teknik heyetçe iş sahibinin yararlandığı ve onun malvarlığında kalan kısma isabet eden bedel düşülerek (948.765 - 382.500) 566.265,00 USD'nin davacıya iade edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, bu miktar dışında kalan fazla talebinin reddine karar verildiği, işin davalı tarafından eksik yapıldığı belirlenmiş olmakla, karşı dava yönünden; karşı dava davacısının taleplerinin esas dava ile aynı olduğu ve esas dava içinde değerlendirilmiş olduğu, gerekçesi ile, asıl davanın kısmen kabulü ile 566.265,00 USD' nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasının 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, asıl dava yönünden fazla talebin reddine ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.Dosya kapsamından davacı iş sahibinin Irak/... de bulunan ... ... inşaatına ilişkin dava dışı ... Ofisi € ... tarafından hazırlanan konseptin, projelerin hazırlanmasına ilişkin 19.04.2012 tarihli anlaşma yaptıkları ve işin bitiş süresinin, 30.12.2012 olarak belirlendiği, davacının proje bir kısım değişikler talep ettiği, davalının bu değişikliler sebebi ile projede değişiklileri yaptığı ve ancak işi davacı yana 14.06.2013 tarihinde teslim edebildiği, dosya kapsamından işin gecikmesinin davacının değişiklik taleplerinden kaynaklandığının anlaşıldığı bu nedenle davacı yanın gecikme tazminatı talebinin reddinin doğru olduğu, ancak alınan bilirkişi raporları ile davalı yan tarafından hazırlanan projenin ileri derece de ayıplı ve eksik olduğu, uygulanmayacak durumda olduğunun tespit edildiği, davacı yanın sözleşmenin feshinde haklı olduğu, dava dilekçesinde bedel iadesi ile birlikte; söz konusu projelerin yeni baştan dava dişı 3. şahıslara bedeli mukabilinde yaptırılmak zorunda kalındığını ve proje bedeli olarak 1.450.000 USD ödeme yapıldığını, davacının milyonlarca dolar bedelle inşa ettirdiği yapı kompleksi inşaatında, kira ve satışta gecikmelere yol açtığı ve gelir kaybına neden olduğunu, belirterek; satış ve kira geliri kaybından oluşan maddi zararlarında tazminin talep ettiği ancak mahkemece; davacının olumsuz zararı talep edebileceği, davacının talep ettiği satış ve kira geliri kaybından doğan zararı olumsuz zarar kapsamında olmadığı için bu zarar kalemini talep edemeyeceği, üçüncü kişiye yaptırılan işler dolayısıyla oluşan zararın da olumsuz zarar olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davacının 100.000 USD'lik talebinin reddine karar verilmiştir. Oysaki davacı yan işin daha fazla fiyatla yapılması nedeniyle uğradığı menfi zararı davalı yükleniciden isteyebilir. Bu nedenle; mahkemece davacının, menfi zararının bilirkişi aracılığı ile hesaplatırılmadan menfi zarar talebin reddine verilmesi doğru olmamıştır.Davalı- karşı davacı yan, asıl dosya davacısının aktif husumetinin bulunmadığını, davacının davalıya 1 milyon USD verdiğini iddia ederek dava açtığını, oysa davalı şirkete ödeme yapanın davacı değil dava dışı " ..." adlı dava dışı firma olduğunu, defterlerinin ve dosyada mübrez ödeme belgesinden de bu durumun görüldüğünü iddia etmiş olsa da dosyada karşı davacının bahsettiği belgede davacının adı altında " ..." ibaresinin bulunduğu, ödemenin ise asıl dosya davacısı tarafından yapıldığı, karşı davacının yargılamaya ilişkin diğer istinaf sebeplerini somut verilere dayanmadığı anlaşıldığından; davalı- karşı davacının istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacının vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı- karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,2-İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davacı-karşı davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı karşı davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.