Anahtar kelimeler: Ortalıktan İban Satımdan Şubesi Ortağı Ayrıldığını Ayrıldıktan Zamanda Şirketteki Anadolu

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI
: ████████ Esas- ████████ Karar
TARİH
: █████/2023
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...’ın davacı şirketin eski ortağı olduğunu. 19.03.2021 tarihinde ortalıktan ayrıldığını. Davalı ...’ın aynı zamanda diğer davalı şirketinde ortağı olduğunu, davalının şirketteki ortaklığından ayrıldıktan sonra davacı şirket yetkililerince yapılan incelemede davacı şirketin ... A.Ş. ... Şubesi nezdinde bulunan TR........ Iban numaralı hesabından 14.09.2020 tarihinde 50.000 TL tutarında para çıkışı yapıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine davalı ...’ın davacı şirket yetkililerince arandığı ve bu konu bilgi istendiğini, telefonlara cevap vermediğini ve SMS mesajlarını da yanıtsız bıraktığını. Bunun üzerine ... Noterliğinin 28.04.2021 tarihli ...yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek davalıya gönderildiğini, fakat davalı tarafından bu ihtarnamenin de yanıtsız bırakılarak cevap verilmediğini, söz konusu paranın davacı şirket hesabından ... tarafından yine kendisinin ortağı ve yetkilisi olduğu .... Şti.ne ait banka hesabına gönderildiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine davalılar aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacı şirket ile davalı .... arasında böyle bir bedelin ödenmesini gerektirecek bir ticari ilişkinin olmadığını, davacı şirketin eski ortağı olan ... tarafından davacı şirkettin diğer ortaklarının hiçbir şekilde bilgisi onayı yada rızası olmaksızın göndermiş olup, bu bedelin davalılar tarafından geri iade edilmesi gerektiğini beyan ederek; davanın kabulüne, davalılar tarafından ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptıkları hukuken geçersiz ve kötü niyetli itirazlarının iptaline, davalıların İİK hükümleri uyarınca %20’den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, icra dairesine konu alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap süresinden sonra vermiş olduğu beyan dilekçesinde özetle; davalının, 2019 yılında davacı ... yöneticisi ... ve ... isimli şahısların davalıya gelerek bir projeden bahsettiğini traktörlerin arkalarına bir aparat takılmak şeklindeki inovasyon ürünü için sermaye talep ettiklerini, davalının şahıslara güvenerek söz konusu talebi kabul ettiğimi ve 250.000 TL miktarında parayı sermaye olarak ortaya koymayı teklif ettiğini, taraflar arasında yapılan anlaşma neticesinde söz konusu paranın ödendiğini, daha sonra sözlü olarak taraflar arasında yapılan anlaşma gereği davalı bir miktar da borç para yatırdığını. Bu miktar 170.000 TL civarında olduğunu, bu borcun geri ödenmesinde, davacılara fazlasıyla tolerans göstermiş olan davalı, dava konusu 50.000 TL'yi de bu kapsamda hesabına geçirdiğini, ancak burada davalı tarafından kendi şahsi hesabına ödenmesi gereken bu para, sehven şirket hesabına yani.... Şti. hesabına gönderildiğini, davacı tarafın davalından borç olarak aldığı paranın geri ödenmesinden ibaret olan bu işlemde, yanlış hesaba aktarılmasından başka herhangi bir sorun bulunmadığını, yapılan işlemin dekontunda borç iadesi ibaresi de bu iddialarımızı destekler nitelikte olduğunu, davalının ile davacı şirket yetkilisi arasında yapılan anlaşma gereği davalı, ... isimli şirketin sermaye sağlayıcı olarak şirkete katıldığını, davalı ile davacı şirket yetkilileri arasında davaya konu işlemin yapılmasından altı ay sonra, 19.03.2021 tarihinde davalının davacı şirket nezdinde ki payları devir ettiğini ve aynı gün davacı şirketle aralarında herhangi bir alacak ve borç ilişkisi bulunmadığına dair sözleşme imzalandığını, davalı 170.000 TL borcu bulunan şirketin, borcu bu kapsamda affedilmiş ve hesaba geçirilen dava konusu 50.000 TL 'nin ödenmesiyle yetindiğini, dava konusu meblağın, davalının kötü niyetle kendi şirketi hesaplarına geçirmiş olması mümkün olmadığını, davalının şirketten ayrılmasından önce davacı şirket için kredi kartından alınan kaynak makinesinin ödemelerini davalının istifasından sonra da devam ettiğini, yine davalının, davacı şirket lehine olarak 03.02.2021 ve 19.02.2021 tarihlerinde şahsi parasından ...'ya, ayrıca ... hesabına da 15.02.2021 ve 16.02.2021 tarihlerinde borç verdiğini beyan ederek; davalı ile davacı arasında herhangi bir alacak verecek ilişkisi kalmamış olduğundan davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin hukuka aykırı olması sebebiyle reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini; talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında; "Dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, takip konusu alacak istemi temelde, davalı ...'in davacı şirket hesabından, davalı şirkete █████/2020 tarihinde 50.000 TL gönderdiği, böyle bir gönderimi gerektirecek bir ticari ilişki olmadığı, davacı şirketin diğer ortaklarının bu işleme rızasının olmadığı iddiasına dayandırılmıştır. Mahkememizce davacı şirketin ticari kayıtları ....'nin web sitesinden tetkik edilmiş, davacı şirketin █████/2019 tarihli genel kurul kararı ile, davalının aksi karar alınıncaya kadar davacı şirketi münferiden temsile yetkili müdür olarak atandığı, davacı şirkete ilişkin bundan sonraki tescilin █████/2021 tarihli olup davalı ...'in davacı şirket müdürlüğünün ve şirketteki pay sahipliğinin sona ermesine ilişkin olduğu belirlenmiş, buna göre davaya konu havale işlemi sırasında davalı ...'in davacı şirket müdürü olması itibariyle, yöneticinin sorumluluğu hükümleri gereğince tazminat istemi olarak değerlendirilmek üzere tahkikat heyetçe yürütülmüştür.Ayrıca davacı vekiline süre verilerek sorumluluk davasına ilişkin olarak TTK'nun 618/3-c maddesi gereğince genel kurul kararı sunması ihtar edilmiş, █████/2022 tarihli karar sunulmuştur.Davalı şirket yönünden yapılan incelemede de 2011 yılında davalı ... ve dava dışı bir pay sahibi ile birlikte kurulup tescil edildiği, davalı ...'ın ilk 10 yıl için münferiden yetkili müdür olarak atandığı belirlenmiş tir. Mahkememizce davaya konu icra dosyası celp edilip incelenmiş, davacı şirket tarafından davalılar hakkında 50.000 TL'nin tahsili istemi ile ilamsız takip başlatıldığı, itiraz üzerine süresi içinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. Mahkememizce taraf ticari kayıtları tetkik edilip incelenmiş, █████/2023 tarihli rapor sunulmuştur. Sunulan rapor dosya kapsamına, delil durumuna uygun bulunmuş, hükme esas alınmıştır. Davalı vekilince █████/2021 tarihli dilekçesi ekinde sözleşme başlıklı, █████/2021 tarihli bir belge sunulmuş, yapılan incelemesinde davalı ...'ın davacı şirketteki hissesini devrettiği, █████/2021 tarihi itibariyle davacı şirketten bir alacağı ve şirkete herhangi bir borcunun kalmadığı, şirketin büyük hissedarı olarak ... ve devralan ... isim ve imzalarının yer aldığı belirlenmiştir. Sunulan bu belge yönünden davacı vekilinden beyanı sorulmuş, █████/2022 tarihli beyan ile, müvekkilince bu belge imzalandıktan ve davalı ..., ortaklıktan ayrıldıktan sonra davaya konu havaleden haberdar oldukları, davalının davacı şirket ortağı olduğu dönemde şirketin tüm hesaplarını tek başına yönettiği beyan edilmiştir. Tüm dosya kapsamının tetkikinde, davalı ...'ın davacı şirkette ortak ve müdür olduğu █████/2020 tarihinde, davacı şirket hesabından, hissedarı ve müdürü olduğu davalı şirkete 50.000 TL havale ettiği, taraf şirketler ticari kayıtlarında yapılan incelemede, anılan ödemenin davacı taraf defterinde kayıtlı olmadığı, yine davacı şirket kayıtlarında göre davalıların davacı şirketten bir alacağının görünmediği, nitekim davalılar vekilince cevap dilekçesinde anılan paranın davacı şirketin, davalı ...'ye olan borcunun ödenmesine ilişkin olduğu, sehven davalı şirket hesabına gönderildiği beyan edilmiş, esasen davalı şirket yönünden bu paranın gönderilmesinin sebebinin bulunmadığı ifade edilmiştir. Bu açıklamalar kapsamında davalı şirket yönünden davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. Davalı ... yönünden ise para gönderimini yapan kişi olduğu konusunda taraf beyanları örtüşmekle birlikte anılan paranın davalı ... yedinde bulunmadığı, sebepsiz zenginleşmenin davalı şirket yönünden gerçekleştiği belirlenmekle davalı ... yönünden davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir. Takip konusu tutar likit olmakla davalı şirket yönünden icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir..."gerekçesi ile,
''1-Davalı ... yönünden açılan davanın reddine
2- Davalı .... Şti. yönünden davanın kabulü ile .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
Alacağın %20'si icra inkar tazminatının davalı .... Şti.'nden tahsili ile davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu icra takibinin konu sözde borç davalı ...'ın, 2019 yılında davacı ... yöneticisi ... ve ... isimli şahıslara, üretmek istedikleri bir inovasyon ürünüyle ilgili kurulan ortaklık sonrasında davalı tarafından ayrıca verilen 170.000 TL'lik bir borcun davalıya geri ödenmesinden ibaret olduğunu, yapılan geri ödeme esnasında diğer davalı ...'ın kendi şahsi hesabına ödenmesi gereken bu parayı, sehven şirket hesabına yani.... Şti. hesabına gönderdiğini, yapılan geri ödemeye ilişkin dekontun dosyada mevcut olduğunu, bu dekontun açıklamasında da borç iadesi yazdığını, ilk aşamada tanıklarının dinlenmesine ilişkin talebi oldu ise de mahkeme tarafından tanıklarınn dinlenmediğini, davacının delillerini ikame etmesine müsaade edildiği halde davalıların delillerinin değerlendirilmemesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, davalının yöneticinin sorumluluğu kapsamında değerlendiril -mesinin davacının talebine ve taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde bu davada talep edilememesine rağmen kötü niyet tazminatı talep ettiği, ancak mahkemece talep olmaksızın icra inkar tazminatına hükmedildiğini ve bu hususu usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı ... yönünden TTK'nın 644/1-a. maddesi atfı ile aynı Kanunun 553 ve 555. maddeleri uyarınca davalı limited şirket müdürünün sorumluluğuna dayanan tazminatın, davalı şirket yönünden sebepsiz zenginleşmeye dayanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket aleyhine verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Somut uyuşmazlıkta davalı ... davacı şirketin ortağı ve müdürü iken .... Noterliği'nin █████/2021 tarih ... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi ile davacı şirketteki hissesini şirketin diğer ortaklarından ...'e devir ederek şirketten ayrılmıştır. Davalı aynı zamanda davalı şirketin ortağı ve müdürüdür. Davacı tarafından davalı ...'ın davacı şirkette ortak ve müdür olduğu dönemde █████/2020 tarihinde davacının davalı şirket ile aralarında herhangi bir ticari ilişki ve davalı şirkete borcunun olmamasına rağmen 50.000,00 TL para gönderdiğini iddia ederek bu bedelin davalılarından tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamış ve davacı iddiaları inkar edilmiş sayılmakla birlikte davalılar vekili tarafından davanın esasına ilişkin sunulan beyan dilekçesinde davalı ...'ın davacı şirkete borç verdiği, dava konusu paranın bu borcun ödemesine ilişkin olduğu, söz konusu paranın davalı ... hesabına gönderilmesi gerekirken sehven davalı şirkete hesabına gönderildiğini beyan etmiştir. Gerçekten de davalı tarafından beyan dilekçesi ekinde sunulan hesap hareketleri incelendiğinde davalı ...'ın hesabından davacı şirkete farklı tarihlerde borç açıklaması ile para yatırıldığı, dava konusu 50.000,00 TL'nin ise borç iadesi açıklaması ile davacı şirket hesabından davalı şirket hesabına gönderildiği anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından hissesinin devredildiği tarih olan █████/2021 tarihinde davalı ile davalı şirketin dava dışı diğer iki ortağı arasında akdedilen "Sözleşme" başlıklı adi yazılı belgenin "... olarak .... Şti. (VKN -...) şirketindeki hisselerimi kendi isteğim ile devrettim. 19/ 03 /2021 tarihi itibari geçmişe dönük ya da bu tarihten sonra adı geçen şirketten herhangi bir alacağım ya da şirkete herhangi borcum kalmamıştır. İleride ortaya çıkabilecek muhtemel alacak verecek gibi durumlarda hiçbir sorumluluğum kalmamıştır. Bu belge, Şirketin büyük hissedarı ... (Tc....) ve ... (Tc....) kabul ve şahitliğinde tarafımızca imza altına alınmıştır." hükmünü içerdiği, söz konusu belgede davalı ile davacı şirketin tüm ortaklarının imzasının bulunduğu, buna göre davalının davacı şirkete borcunun kalmadığının tüm ortakların kabulünde olduğu, şirketin diğer ortakları ve müdürleri olan bu kişilerin davalı tarafından dava konusu paranın davalı şirkete gönderildiğini bilmediklerini ve sözleşmenin imzalanmasından sonradan öğrendiklerini ileri sürmelerinin mümkün olmadığı, davacı tarafından dava konusu paranın borç ödemesi dışında davalının sorumluluğunu doğuracak şekilde gönderildiğinin yazılı deliller ile ispat edilemediği anlaşılmıştır. Davalılar vekili tarafından paranın sehven davalı şirket hesabına gönderildiğinin beyan edilmesi üzerine Mahkemece davalının sebepsiz olarak zenginleştiği kabul edilmiş ise de, davalı şirket tarafından söz konusu paranın şirket hesabına gönderildiği tarihte davalı ... hesabına alacak olarak kaydedildiği anlaşılmakla davalı şirketin sebepsiz zenginleştiği söylenemeyeceğinden Mahkemece davalı şirket aleyhine açılan davanın da reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Kabule göre de, davalı ... aleyhine açılan davanın yöneticinin sorumluluğu kapsamında tazminat davası olarak kabul edilmesine rağmen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sonuca gidilmesi isabetli olmamış, bu husus sonuca etkili olmadığından kaldırma sebebi yapılmamıştır. Sonuç olarak, davalı şirketin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ./███████ tarih ve 2021/... Esas-████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
-Davanın REDDİNE,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
:
2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 603,88 TL'nin mahsubu ile bakiye 128,12 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
7-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN
:
8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
9-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
10-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri 286,00 TL toplamı 1.024,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
11-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,
12-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde yatıran ilgili tarafa iadesine,
13-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!