Anahtar kelimeler: Nüfusa Ölü Çocuğu Kardeşi Kardeşinin Sürülerek Oğlu İstenmiş Kesinlik Nüfus

MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı ... vekili tarafından davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Davacı tarafından dava dilekçesinde; davacı ...'ın ölü kardeşi ...'un çocuğu olarak nüfusa kayıtlı davalı ...'in kardeşinin oğlu olmadığı ileri sürülerek nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istenmiş; Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin ████████ 76... /2526 Karar ve 20.02.2018 tarihli kararı ile; "... Buna göre dava, (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin bozma ilamında da işaret edildiği üzere, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 294. maddesi kapsamında sonradan evlenme yolu ile kurulan soybağına itiraz istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 284. maddesi gereğince, soybağına ilişkin davalarda, hakim maddi olguları re’sen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; ölü ...'un ABD uyruklu Dayna ile 04.11.2004 tarihinde evlendikleri ve 16.11.2009 tarihinde boşandıkları, davalı ...'in ise ... ve Dayna'dan olma 09.08.1969 doğumlu olarak 13.04.2012 tarihinde Türk vatandaşlığını kazanma sonucu nüfusa tescil edildiği, ...'un 03.02 2012 tarihinde öldüğü, davacı ...'ın ise ...'un kardeşi olduğu tespit edilmiştir. Yapılan açıklamalar doğrultusunda mahkemece, kamu düzeni ile yakından ilgili olan bu tür davalarda, re'sen araştırma ilkesi gereği taraf delilleri toplanıp, iddia ile ilgili DNA incelemesi de yaptırılarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, Mahkemece davalının DNA incelemesine esas örnek vermek amacıyla herhangi bir başvuruda bulunmadığı anlaşıldığından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 284/3 maddesi uyarınca bundan beklenen sonucun davalı aleyhine doğmuş sayıldığı gerekçesi ile davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava 4721 sayılı Kanun'un 294. maddesi kapsamında sonradan evlenme yolu ile kurulan soybağına itiraz istemine ilişkindir. 4721 sayılı Kanun'un 284. maddesi gereğince, soybağına ilişkin davalarda, hakim maddi olguları re’sen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda “Soybağının tespiti için yapılacak inceleme” başlığı altında ayrı bir düzenleme yapılmış ve 292 nci maddenin birinci fıkrasında “Uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere uygun olmak, ayrıca sağlık yönünden bir tehlike oluşturmamak şartıyla, herkes, soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır. Haklı bir sebep olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde, hâkim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verir” biçiminde emredici ve özel bir düzenleme yapılmıştır. Madde gerekçesinde de işin önemi dikkate alınarak davanın tarafları yanında üçüncü kişilerin dahi zorunluluk hâlinde, bilimsel verilere uygun olmak, sağlık yönünden bir tehlike oluşturmamak koşuluyla, vücutlarından kan veya doku alınmasına katlanmak zorunda olduklarına vurgu yapılmak suretiyle soybağının tespiti için vücuttan kan veya doku alınmasına katlanma zorunluluğu açıklanmıştır.Her ne kadar Mahkemece davalının DNA incelemesine esas örnek vermek amacıyla herhangi bir başvuruda bulunmadığı anlaşıldığından 4721 sayılı Kanun'un 284/3 maddesi uyarınca bundan beklenen sonucun davalı aleyhine doğmuş sayılacağı belirtilerek davacının davasının kabulüne karar verilmiş ise de Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde Yargıtay bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği görülmüştür. Soybağına ilişkin davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi HMK'nın 292 nci maddesi hükmüne göre kan ve doku örneği vermekten kaçınanlar hakkında gerektiğinde yakalama, ihzar, gözlem altına alma da dâhil olmak üzere tüm zor kullanma tedbirlerinin uygulanması suretiyle ve de zor kullanma görevini ihmâl eden yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiği de düşünülerek alınacak DNA rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeple;Mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.