Anahtar kelimeler: Davalıbirleşen Fikri Tasarımlarının Sinaî Sınaî Haklar Benzerini Bakirköy Bakırköy Ret
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN ████████ E. SAYILI DOSYASINDA
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleşen dosyada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin ...ve Marka Kurumu nezdinde 2012/... (7), 2012/... (8) ve 2013/... (1) no.lu "...." tasarımlarının bulunduğunu, davalının müvekkilinin belirtilen tasarımlarının benzerini ürettiğini, piyasaya sunarak satışını gerçekleştirdiğini, bu durumun delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğunu ileri sürerek davalı eylemlerinin müvekkilinin tasarım haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine, ref'ine, fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizleri ile davalıdan tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiş, 15.03.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 83.251,00 TL'ye yükseltmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde; asıl davaya konu davalı adına tescilli 2012/...-7, 2012/...-8 ve 2 ... numaralı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olmadığını ileri sürerek bahsekonu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkiline ait ürünlerin karşı tarafa ait ürünler ile iltibasa neden olacak şekilde benzemediğini, davacıya ait ürünlerin, tasarım başvuru tarihinden öncesinde piyasaya sunulduğunu, yeni ve ayırt edici olmadığını, delil tespiti dosyasında belirlendiği üzere müvekkili işyerinde ürün bulunmadığını, taraf tasarımlarda ortak olarak belirtilen özelliklerin sektörde zaten başkaları tarafından da kullanıldığını, taraf tasarımları karşılaştırılırken tasarımların bulunduğu sektör dayanak alınarak bir değerlendirme yapılması gerektiğini, normalde küçük olarak nitelendirilebilecek bir ayrıntının söz konusu tasarım açısından ayırt edicilik kazandıran bir farklılık olarak kabul edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacı tarafından yenilik kırıcı olarak sunulan ürünlerin farklı olduğunu, müvekkili ürünün yeni ve ayırt edici olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı/birleşen davalı adına kayıtlı tasarım tescillerinin, tescil başvuru tarihi itibarıyla koruma şartı olan yenilik ve ayırt edicilik niteliğini taşıdığı, bu sebeple hükümsüzlüğe dair birleşen davada davanın reddi gerektiği, asıl davaya gelince, davacı tarafa ait 2012/... (7) numaralı endüstriyel tasarım ile davalı tarafa ait "..." isimli ürünler, davacı tarafa ait 2012/.... (8) numaralı endüstriyel tasarım ile davalı tarafa ait "..." isimli ürünler davacı tarafa ait 2013/.... (1) numaralı endüstriyel tasarım ile davalı tarafa ait "..." isimli ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, aynı sektörde faaliyette bulunan davalının davacı adına tescilli tasarımlarla bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde ayırt edilemeyecek kadar benzerinin üretilip satışa arz edilmesi sebebiyle davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüzde bulunduğu, davacının tazminat talebini 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 151/2-(a) hükmü kapsamında talep ettiği, davalının rekabeti olmasaydı davacının 2012/.... (7) no.lu tasarım için dava tarihine kadar 28.390,00 TL, 2012/... (8) no.lu tasarım için dava tarihine kadar 26.970,00 TL, 2013/... (1) no.lu tasarımı için dava tarihine kadar 27.891,00 TL elde edebileceği ve muhtemel gelirin toplamda 83.251,00 TL olduğu, davalının eylemi aynı zamanda davacının tasarım tescilinden doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği ve süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davalı/birleşen davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek bilirkişi raporunda, önceki raporda benzerlik karşılaştırması yapılmayan görsellerin dava konusu tasarım ile usulüne uygun karşılaştırmasının yapılarak tasarımların başvuru tarihi itibarı ile yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olduğunun tespit edildiği, birleşen davacı vekilinin 26.10.2023 tarihli dilekçesinde sunulan internet sayfaları görsellerinin ise görsel arama motorunda tarih bazlı sıralandığında, dava konusu tasarımların başvuru tarihlerinden sonra olduğunun tespit edildiği, kamuya sunulma tarihleri, tasarımların başvuru tarihlerinden sonra olduğundan ilgili görsellerin benzerlik karşılaştırmasının yapılmamasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, mevcut delil durumu ve yeterli bilirkişi raporuna göre birleşen davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği; asıl davaya ilişkin istinaf talebine gelince, bilirkişi raporunda davacının tescilli tasarımları ile davalı ürünlerinin usulüne uygun karşılaştırılması yapılarak benzer olarak algılandıklarının tespit edildiği, raporun yeterli ve hükme elverişli olduğu, endüstri ürünleri tasarım uzmanı bilirkişinin de heyette yer aldığı, tasarımların benzer olmadığında ilişkin itirazların yerinde görülmediği, tasarıma tecavüz sabit olup davacının tasarımlarının tescilli olduğu, tarafların aynı sektörde olduğu, kusur şartının gerçekleştiği, davacının SMK'nın 151/2-(a) maddesine göre maddi tazminat talebinde bulunduğu, mahkemece her iki tarafın ticari defterleri incelenerek hazırlanan rapora göre maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davalı/birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı/birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, tasarım hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat talebine; birleşen dava tasarım hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı/birleşen davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!