Anahtar kelimeler: Yatağı Göl Vasfıyla Tarla Mirasbırakanı Hanesine Şerhi Dışına Alanında Köyü

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. 2010 yılında yapılan kullanım kadastro sonucunda, ... köyü çalışma alanında bulunan 2 96... parsel sayılı 5.194,50 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve davalıların mirasbırakanı ...’in kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; taşınmazın göl yatağı vasfında olduğunu ve tarıma elverişli olmadığını belirterek, beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptali ile taşınmazın göl yatağı olarak sınırlandırılmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamışlardırIII. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile dosya içerisinde alınan bilirkişi raporlarında taşınmazın göl sahası içinde bulunmadığının anlaşıldığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.01.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince tek kişiden oluşan yetersiz jeolog bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verildiği, ziraat raporu içeriğinde taşınmazın özel mülkiyete konu yerlerden olup olmadığı konusunda yeterince ayrıntılı ve açıklayıcı bilgiye yer verilmediği, taşınmazın niteliği ve zilyetlik hususunda yapılan araştırmada hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, sağlıklı sonuca varılabilmesi için, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı evreye ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, fen bilirkişisi, 3 jeolog bilirkişisi ve 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulunun katılımı ile keşif yapılması, 3 kişilik zirai bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini, 3 kişilik jeolog bilirkişiden ise taşınmazın göl yatağı olup olmadığı, gölün etki alanı içerisinde kalıp kalmadığı ya da gölden kazanılıp kazanılmadığını belirten ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisinden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini belirtir şekilde rapor alınması; taşınmazı tüm yönlerinden gösterir fotoğraflarının çektirilmesi, fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir ve denetime elverişli kroki ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmesi, komşu parsellerin davalı olduğu dosyalarda verilen kesinleşmiş mahkeme kararlarının dosya içerisine alınması ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ... ve ... yönünden davanın esastan reddine, müteveffa ...'in mirasçıları yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, tarımsal amaçlı kullanım olmadığını, göl yatağı olduğunu, raporlarda yazılı olanın aksine zeytinlik olmadığını, Kadastro Mahkemesinde jeoloji bilirkişisi raporunda arazinin kumluk olduğunun belirtildiğini, ziraat raporunda ise taşınmazın batısının deniz kumu ile kaplı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın göl yatağı vasfında olup olmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.