Anahtar kelimeler: Alakalarının Ormanlık Mevkii Süredir Hemen Yıldan Yaklaşık Malik İli İlçesi
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkii 4 parsel sayılı müvekkiline ait olan taşınmazın hemen yanında yaklaşık 2.300 m² olarak belirlenmiş olan taşınmazı 20 yıldan fazla süredir müvekkilinin malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğunu, müvekkilinin zilyetliğinde bulunan taşınmazda davalıların ve üçüncü kişilerin hiçbir hak, alacak ve alakalarının bulunmadığını, ayrıca söz konusu taşınmazın ormanlık alan olmayıp tarım yapılan ve sarı alan olarak tabir edilen bir alan olduğunu, hiç kimse adına tapulu olmadığını belirterek, davaya konu yerin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; zilyetliğe dayalı olarak açılan davada, davacının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki zilyetlik koşullarını taşıyıp taşımadığı hususunun araştırılarak bulunmaması halinde, açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporunda (A2) harfiyle gösterilen 2.242 m² lik kısmın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
lk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.02.2018 tarihli ve █████████ Esas, 2018/ 749 Karar sayılı ilamı ile " dava konusu davanın davalı olan köyün 6360 sayılı Kanun gereğince köy tüzel kişiliğinin ortadan kalktığı ve ... ilçesinin mahallesi haline geldiği, taraf sıfatı kalmayan köyün yerine katıldığı ilçenin belediyesi olan ... Belediyesi davaya dahil edilmekle birlikte, ... Büyükşehir Belediyesi sınırlarının il mülki sınırı haline gelmesi nedeniyle ... Büyükşehir Belediyesinin ilgili kamu tüzel kişisi sıfatıyla davada taraf olarak yer almasının gerekli olduğu, bunun yanı sıra; İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede arazi kadastrosunun hangi tarihte yapıldığı, dava konusu taşınmazın ne vasıfla tescil harici bırakıldığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanı yakın komşuları ile birlikte gösterir arazi kadastro paftası, taşınmazın bulunduğu yerde yapıldığı orman bilirkişisi tarafından belirtilen orman tahdidine ilişkin çalışma tutanakları ve haritaları dosyaya getirtilmemiş, orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın eskiden ... köyünde kaldığı bu köye bağlı iken orman kadastrosunun 1992 tarihinde yapılarak kesinleştiğini, taşınmazın bu çalışmada kısmen orman tahdidi içinde kaldığı sonrada ... mahallesinin, ... köyünden ayrılarak ... köyü olduğu bu sınır değişikliği sırasında taşınmazın olduğu yerin ... Mahallesinde kaldığı belirtmiş olmasına rağmen bilirkişice değinilen bu hususlar açısından da bir araştırma yapılmadığı, bilirkişi raporunun denetlenmeden hüküm kurulduğu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince, öncelikle dava konusu taşınmazın önceden ... köyü sınırları içerisinde bulunup bulunmadığı, hangi tarihte ... Mahallesinin idari sınırları içerisine alındığı, arazi ve orman kadastrosunun hangi tarihte yapıldığı, arazi kadastrosu sırasında ne vasıfla tescil harici bırakıldığı, taşınmazın içinde bulunduğu köyde orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmişse bu çalışmaya ilişkin işe başlama, işi bitirme, askı ve çalışma tutanakları ile orman tahdit haritasının ve arazi kadastrosu sırasında taşınmazın bulunduğu alana ilişkin kadastro paftasının dosya içerisine alınması, keşifte uygulandığı belirtilen 19 58... tarihli memleket haritalarının dayanakları hava fotoğrafları getirtilerek yeniden keşif yapılması, kesinleşmiş orman kadastrosu, varsa aplikasyon ve 2/B madde haritaları ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilip dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların orman kadastrosu ve aplikasyon hattına göre konumunun belirlenmesi, daha sonra dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin eski tarihli hava fotoğraflarında ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı ve kazanmaya elverişli olduğu belirlendiği takdirde, zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi olarak belirtilen taşınmazın orman vasfında olmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olmayan özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.02.2023 tarihli rapor ve eki krokide (A) harfiyle gösterilen 2.356 m² lik kısmın davacı adına tesciline karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tescil harici taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!