Anahtar kelimeler: Tcvergi Davamenfi İban Lehdarı Odasına Sanatkarlar Vade Esnaf Kambiyo Seri

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA
:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
ASIL DAVA TARİHİ
:█████/2023
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ
:█████/2023
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Keşidecisi, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasına .../... sicil numarası ile kayıtlı, ... TC/Vergi kimlik numaralı ...ve lehdarı müvekkil Şirket olan ... A.Ş. ... Şubesi’nin ... IBAN numaralı hesabına bağlı bulunan ... seri numaralı, 28.10.2022 keşide ve 10.01.2023 vade tarihli 17.000,00 TL bedelli çek, ... seri numaralı, 28.10.2022 keşide ve 10.02.2023 vade tarihli 17.000,00 TL bedelli çek, ... seri numaralı, 28.10.2022 keşide ve 10.03.2023 vade tarihli 17.000,00 TL bedelli çeklerin müvekkil şirketin zilyetliği esnasında kaybolduğunu, çeklerin kaybolduğunun fark edilmesi akabinde keşideci ...bilgilendirilmiş ve çek karşılığını bankadan tahsil etmesi veya çeki işletmesi tehlikesi devam ettiğinden 22.11.2022 tarihinde T.C. .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/... Esas sayılı dosyası kapsamında çek bedellerinin bankadan alınmaması için ödeme yasağı konulması ve ilgili ilan süreçlerinin uygulanarak bilgileri paylaşılan çeklerin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesi talebiyle dava açıldığını, mahkemenin vermiş olduğu ara kararlar neticesinde çekler geri çağrıldığını ve Ticaret Sicil Gazetesi’nde 3 kez ilan edildiğini, ileri ki süreçte dava konusu çekin ibraz edilmediğini, davalı tarafından icra takibine konu edilmiş olduğunu ve bu durumun mahkemeye bildirildiğini, davalı şirketin basiretli tacir olmasına rağmen kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatmadan önce Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlanan ilanları dikkate almadığını, ihtiyati haciz kapsamında Müvekkil Şirketin; ...A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş. nezdindeki her bir hesabına, tek çek bedelini aşar şekilde her biri 17.000,00 TL tutarında haciz konulduğunu, alacaklı olduğu icra dosyalarındaki hak ve alacakları da haczedilerek aşkın haciz uygulandığını, eklerin arka yüzünde kullanılan müvekkil şirket kaşesinin ve yetkilisine ait imzanın sahte olduğunu, çeklerin müvekkil şirket tarafından kaşelendiğini ve imzalandığını, müvekkil şirketin tek temsil ve imza yetkilisinin ... olduğunu, imza sirkülerinden görüleceği üzere müvekkil şirket kaşesinde bulunan imza ile imza sirkülerinde bulunan imzaların benzerlik göstermediğini, müvekkil şirketin kaşesinin çek arkasında bulunan kaşe olmadığını, davalı şirket, dava konusu çekin arkasına göre ilgili bankadan ödeme yasağı bulunduğuna dair kayıt düşüldüğünü fakat haksız ve kötü niyetli olarak tahsilata girişmiş olduğunu, yetkili olmadığını, davalı şirketin yetkili olarak müvekkil şirkete teslim etmesinin gerektiğini, çekteki müvekkil şirket kaşesi ve yetkilisinin imzasının sahte olduğunu, ciro zinciri bozulduğunu, davalı şirketin yetkili olmadığını, dava konusu çeklerin müvekkil şirketin bilgisi ve rızası dışında elinden çıktığını, çeki elinde bulundurduğu anlaşılan davalı şirketten iadesinin gerektiğini, müvekkil şirketin ilgili çek yönünden hiçbir ilgiliye herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti için bu davayı açtıklarını bu sebeplerden ötürü davanın kabulüne, gerekli görülmesi halinde davanın ciro zincirinde adı geçen diğer ilgililere ihbarına, dava konusu ... seri numaralı çekin davalı şirketten alınarak müvekkil şirkete iadesine, müvekkil şirketin yetkili hamil olduğunun ve ilgili çek ile icra dosyası yönünden icra dosyasının her türlü fer’isi de dahil olmak üzere müvekkil şirketin gerek davalı şirket ve gerekse diğer ilgililere karşı herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına ve sair yargılama giderlerinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Çekin dava dışı ... ... tarafından cirolanarak davacı şirkete gönderilmek üzere kargoya verildiğini, kargoda ise kaybolduğu belirtildiğini, dava dilekçesindeki ifadelerden dava konusu çekin davacıya hiç ulaşmadığını, emre yazılı senetlerde devir işlemi ciro ve zilyetliğin devri yoluyla gerçekleşmekte olduğunu, dava konusu çek davacı şirketin eline hiç geçmediğini, çekte hamil olmadığını, davacı yetkili hamil sıfatının bulunmadığını bu nedenle çekin istirdadını isteyebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, kötü niyetin veya ağır kusurun bulunması gereken zaman çekin bankaya ibraz anı olmadığınığ, çekin iktisap anı olduğunu, davacı şirketin çekin çalıntı olduğunu bu çeki iktisap ettiğini somut deliller ile ispat etmek zorunda olduğunu, davacının çek iptal davası açması ve ödeme yasağı kararı alması çekin icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmeyeceğini, bu durum müvekkilin kötüniyetli olduğunu da göstermediğini bu sebeplerden ötürü davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili davacının, ... Şirketi emrine, ... A.Ş. ... Şubesi’nin ... IBAN numaralı hesabına bağlı bulunan ... seri numaralı, 28.10.2022 keşide ve 10.03.2023 vade tarihli 17.000,00 TL bedelli çek keşide ettiğini, çekin ödeme günü gelmeksizin çek hamili ... Tekstil yetkililerinin çekin kaybolduğunu belirterek .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/... Es. sayılı dosyası kapsamında dava açtığını ve ödeme yasağı kararı aldığını, 30.03.2023 tarihinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/... E. sayılı dosyasının duruşmasının görüldüğünü ve nerede olduğu tespit edilen çeklerin iadesi için dava açmak üzere ... Tekstil'e süre verildiğini, 02.05.2023 tarihinde icra takibine konu edilen çekin iadesi, borçlu olmadığının ve çekteki imzanın sahte olduğunun tespiti için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Es. sayılı sayılı dosyası kapsamında dava açtığını, aynı zamanda ... Tekstil'in ... Müdürlüğü’nün 2023 / ... Es. Sayılı dosyasından kendisine gönderilen ödeme emrine, çekteki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle itiraz ederek .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Es. sayılı dosyası kapsamına itiraz da etmiş olduğunu, dava kapsamında incelemenin devam ettiğini, çeklerin çalınmış/kaybolmuş olması ve sahte kaşe imza kullanılmış olması nedeniyle ... Tekstil tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... soruşturma dosyası kapsamında şuç duyurusunun da mevcut olduğunu, davalının, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasından █████/2023 tarih ve ... Kr. sayılı ilam ile İhtiyati Haciz kararı aldığını, dosyanın icra müdürlüğüne tevdii ile icrai işlemlerinin başladığını ve █████/2023 tarihinde icra zoru ile 25.431.82 TL icra müdürlüğü hesabına yatırıldığını, takibe ve iş bu davaya konu çekte ciro silsilesinin bulunmadığını, ... Tekstil emrine verilen çekin, şirket ciro etmeksizin çalındığını, çekin arka kısmında yer alan imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını, basılan kaşenin de orijinal kaşe olmadığını, buna yönelik olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2023/... soruşturma dosyası ile suç duyurusu bulunduğunu, bu kapsamda çekteki imzanın sahte olması sebebiyle ciro zincirinin kopmuş olduğunu, keşideci müvekkiline ödeme için başvurulmasının da mümkün olmadığını belirterek icra takibi baskısı ile dosya borcunu ödeyen müvekkilinin ödemiş olduğu bedelin istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının çekin lehdarın rızası dışında elinden çıktığını, bu haliyle ciro silsilesinde kopukluk olduğundan müvekkilinin yetkili hamil olmadığını ileri sürerek huzurdaki davayı açtığını, davacı tarafından ileri sürülen bu iddia şahsi defi olup TTK 687.maddesi uyarınca müvekkiline karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını, TTK'nun 687.maddesinde belirtildiği üzere, davacının ileri sürmüş olduğu iddia müvekkil açısından herhangi bir sonuç doğurmadığını, bu hususun, Yargıtay 19. HD'nin █████████ E, █████████ K sayılı ilamında belirtildiğini, ilgili kanun maddesi ve Yargıtay kararlarında, hamilin kötü niyetli olduğu ve/veya borçlunun kasten zararına hareket ettiği hallerin kanun hükmünün istisnasını oluşturacağı belirtildiğini, dava dilekçesi incelendiğinde davacının müvekkilinin zarar verme kastına yönelik herhangi bir somut delil sunmadığını, çekteki ciro silsilesinden de anlaşılacağı gibi; müvekkil, dava konusu çeki, aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ... şirketinden aldığını, davacı kötü niyet iddiasını ispat edemediğinden ileri sürdüğü def'ileri yalnızca lehdara karşı ileri sürebileceğini, müvekkilinin davaya konu çeki davacıdan almadığını, ciro silsilesi incelendiğinde de müvekkilinin meşru hamil olduğunu, Yargıtay 12. HD'nin █████████ E, ██████████ K sayılı ilamı ile bu hususun sabit olduğunu, müvekkilinin meşru hamil olmasının yanı sıra davacının dava dilekçesindeki iddialarını ispat yükü kendi üzerinde olduğunu, Yargıtay 11. HD'nin ██████████ E, █████████ K ilamında ve İstanbul BAM 12.HD'nin █████████ E, ████████ K sayılı ilamında belirtildiği üzere davacının davasını ispat edecek herhangi bir somut delil ileri sürememesinin karşısında müvekkilin meşru hamil olduğunu ispat etmesine gerek dahi olmadığının sabit olduğunu, dolayısıyla soyut iddialar doğrultusunda ikame edilen işbu davanın reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle ve mahkemece re'sen araştırılacak hususlar doğrultusunda, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava, İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne hitaben yazılan dava dilekçesi ile açılmış ve .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sırasına kaydedilmiş olup, .... Asliye Hukuk Mahkemesince █████/2023 tarihli ve ... karar sayılı kararında "...Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda davanın kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit talebinden ibaret olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca kambiyo senedinden kaynaklanan iş bu dava mutlak ticari dava niteliğinde olup anılan Yasa'nın 26.06.2012 tarih ve 6335 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ile değişik 5. maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi dahilindedir. 6102 sayılı TTK’nın 6335 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ile değişik 5. maddesi hükmüne göre asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde görev dava şartları arasında sayılmış ve aynı Yasa'nın 115. maddesinde dava şartlarının yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetileceği hüküm altına alınmıştır. Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasının asliye ticaret mahkemesinin görevine girdiği..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, verilen görevsizlik kararının istinaf edilmemesi üzerine █████/2023 tarihinde kesinleşmesi ile dosya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sırasına kaydedilmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında, █████/2023 tarihinde 2023/... karar sayılı kararında; "...Uyuşmazlık; davacı tarafından keşide edilen dava konusu çekin, dava dışı lehdar tarafından kaybedilmesi neticesinde davalı tarafından icra takibe konu edilmesi nedeniyle icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalındığı iddialarına dayanan borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin, İİK.nun 72/3-6.maddesine göre açılmış Menfi Tespit ve istirdat davasıdır. 2004 sayılı İİK’nın 72.maddesi gereğince; Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit ve istirdat davası açabilir. ....Asliye Hukuk mahkemesi █████/2023 tarih ve ... E. ... K.sayılı kararı ile davanın kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit talebinden ibaret olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca kambiyo senedinden kaynaklanan iş bu dava mutlak ticari dava niteliğinde olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı vermiştir. Tevzii ile dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. Davalının ... Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile █████/2023 tarihinde, davacı ile dava dışı ... Şirketi, İlker Çinal, ... Şirketi, ... ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi, ... Ve Ticaret Anonim Şirketi, ... aleyhine, dava konusu çeke dayanarak, 17.000,00.-TL asıl alacak, 65,09.-TL işlemiş faiz, 1.700,00.-TL tazminat, 51,00.-TL komisyon olmak üzere toplam 18.816,09.-TL üzerinden kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, davacının icra dosyasına 20.06.2023 tarihinde 23.343,24.-TL ödeme yaptığı, davacının da █████/2023 tarihinde 25.431,82.-TL üzerinden huzurdaki Menfi Tespit davasını açtığı anlaşılmaktadır. Dava dışı lehdar ... Şirketi'nin davamızın konusu aynı çek nedeniyle son ciranta (davamızın davalısı hamil) ... ... San. Tic. Ltd. Şti. Aleyhine 20.05.2023 tarihinde .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E.dosyasında Menfi Tespit davası açtığı, davanın derdest olduğu, duruşmanın 28.02.2024 tarihine bırakıldığı anlaşılmaktadır. İlgili davaya konu çekin davamıza konu çek ile aynı olduğu, davamızın davacının anlattığı vakılara dayandığı, dava dilekçesi içeriğinin özü itibariyle benzer olduğu, davalıya borçlu olmadığının tespitini istediği, davamız dosyasının davacısının söz konusu çekin keşidecisi, ilgili dava dosyasının davacısının ise söz konusu çekin lehdarı olduğu, her iki davada da taleplerin aynı olduğu, mahkememiz davasında ek olarak ayrıca istirdat talebi olduğu, her iki dava dosyasında da aynı delillerin toplanması gerektiği, dosyalar arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesindeki davanın mahkememiz dava tarihinden (20.09.2023) daha önce açıldığı anlaşılmaktadır..." gerekçesiyle dosyanın Mahkememizin ████████ esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ve Mahkememize gönderilmiştir.
Asıl dava, ... A.Ş., ... Şubesinin ... seri numaralı █████/2022 keşide tarihli █████/2023 vade tarihli 17.000,00-TL bedelli çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle dava konusu çek nedeni ile ve çekin konu edildiği ... Dairesi'nin 2023/... esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespiti taleplerine ilişkindir.
Birleşen dava, ... A.Ş., ... Şubesinin ... seri numaralı █████/2023 tarihli 17.000,00-TL bedelli çekin lehtarın imza inkarı nedeniyle ciro silsilesinin bozulduğundan davalının yetkili hamil olmadığından bahisle davalıya borçlu olmadığının tespiti ve çek nedeniyle davalıya icra zoruyla █████/2023 tarihinde ödenen 25.431,82-TL'nin davalıdan istirdadına ilişkindir.
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporunda özetle; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çekte atılı 1. ciro imzası ile ...nin mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Asıl davada dava dilekçesi ekinde takip talebi ve sonrasındaki evraklar arasında dava ve takibe konu edilen çekin sureti bulunmakta olup, çek sureti incelendiğinde, asıl davada davacının çekin lehtarı, birleşen davada davacının ise çekin keşidecisi olduğu, asıl ve birleşen davada davalı şirketin ise takip alacaklısı ve çeki elinde bulunduran hamil olduğu görülmüştür. Asıl davada davacı lehtar, çek üzerinde bulunan lehtar imzası yönünden imza inkarında bulunmuş olup, MAhkememizce imza inkarı yönünden imza incelemesi yapılması için dosyanın çek aslı ile asıl davada davacı şirket yetkilisinin mukayese imza örneklerini içerir evrak asılları ile birlikte Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilmiş, ATK'dan alınan raporda dava ve takibe konu edilen çek üzerinde bulunan lehtar imzasının asıl davada davacı şirket yetkilisinin mevcut ve mukayese imzaları ile arasında irtibat bulunmadığı belirlenmiş, asıl davada davacı lehtarın imzasının sahte olduğu belirlendiğinden asıl dava yönünden davacının dava konusu çek nedeniyle davalıya karşı sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından asıl davanın kısmen kabulüne, asıl davada davacının davalıya dava konusu çek nedeniyle ve çekin konu edildiği takip dosyası yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Asıl davada davacı tarafça aynı zamanda dava ve takibe konu edilen çekin davalıdan istirdadı da talep edilmiş olup, yapılan incelemede çekin hamili olan ve takip alacaklısı olan davalı ile imzası inkar edilen lehtar arasında bir çok ciro bulunması ve dosya kapsamında davalı takip alacaklısının çekin iktisabında kötüniyetli olduğu veya ağır kusurunun bulunduğuna dair somut veri bulunmadığı belirlendiğinden çekin iadesi koşullarının oluşmaması nedeniyle bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. █████/2025 tarihli celse ara kararlarına istinaden yazılan müzekkerelere cevap verilmiş ve özellikle takip dosyasında yapılan tahsilat/ reddiyatlara dair icranın cevabında, asıl davada davacının yatırdığı tutara dair tahsilat makbuzunun incelenmesinde teminat bedeli olduğu, birleşen davada davacı ...'in yatırdığı tutarın borç tahsilatı olduğu ve alacaklıya da bu tutarın reddiyatının yapıldığı görüldüğünden asıl dava yönünden istirdadı gereken tutar olmadığı anlaşılmıştır. Birleşen dava yönünden yapılan incelemede ise, emsal niteliğindeki İstanbul BAM 16. HD █████████ esas ████████ karar sayılı ilamında; "...İmzaların bağımsızlığı ilkesi gereği davacı ...ŞTİ kendi keşide ettiği çekten keşideci sıfatı ile sorumlu olup lehtarın imzasının sahteliği davacı keşidecinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Davalı, görünürde düzgün ciro silsilesine göre senedi iktisap etmiş, iyiniyetli hamil konumundadır. Davacı keşideci ile davalı arasında birçok ciranta mevcut olup kötüniyetli/ağır kusurlu iktisap iddiası da ispatlanamamıştır..." denilmiş olup, emsal karar dikkate alındığında, keşideci tarafından açılan birleşen dava yönünden lehtar imzasının sahte olmasının keşidecinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, çekin hamili olan ve takip alacaklısı olan davalı ile imzası inkar edilen lehtar arasında bir çok ciro bulunması ve dosya kapsamında davalı takip alacaklısının çekin iktisabında kötüniyetli olduğu veya ağır kusurunun bulunduğuna dair somut veri bulunmadığından, keşideci tarafından yapılan ödemenin istirdadı talebine ilişkin birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
A)Asıl Davada;
1-Davanın kısmen kabulüne,
Davacının dava konusu ... A.Ş., ... Şubesinin ... seri numaralı █████/2022 keşide tarihli █████/2023 vade tarihli 17.000,00-TL bedelli çek nedeniyle ve çekin konu edildiği ... Dairesinin 2023/... Esas sayılı takip dosyası yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Koşulları oluşmadığından çekin iadesi talebinin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.285,33-TL harçtan peşin alınan 321,37-TL harcın mahsubu ile bakiye 963,96-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 321,37-TL peşin harç, 64,00-TL vekalet harcı, 677,00-TL tebligat/ posta gideri, 5.750,00-TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti olmak üzere toplam 6.992,27-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 18.816,09-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
B)Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı Davada;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 434,32-TL harcın mahsubu ile bakiye 297,68-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 25.431,82-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, Asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!