Anahtar kelimeler: Unsurlu Kod İlanı Ettirmek Sınai Bulunacak İhtimali Karıştırma Fikri Derecede
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2020/... kod numarasını alan başvurunun, ...ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin ise nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin "..." markasını Karaman'da senelerdir ürettiği gıda ürünlerinde kullandığını, 2012 yılından beri tescilli olan markanın müvekkili ile özdeşleştiğini ve gerek Karaman'da gerekse yurt içinde ve dışında bilinir hale geldiğini, davalı şirketin 2020 yılında Karaman’da kurulduğunu, gıda makinesi üretildiğini, müvekkili ile aynı bölgede ve faaliyet alanında üretimde bulunulduğunu, davalının müvekkili markasından haksız yarar elde ettiğini, iltibas oluşturduğunu, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, davalının işletmesinin müvekkilinin fabrikasının bulunduğu yerde kurulduğunu, bazı müşterilerinin müvekkilinin makine sektörüne girdiğini düşündüklerini, davalı şirket yetkilisinin annesi, babası, amcası ve kayınpederinin müvekkili şirket bünyesinde çalıştıklarını ve müvekkili ile ticari ilişkide bulunmuş kişiler olduklarını, dava konusu başvurunun ticari dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ve kötüniyetli olarak gerçekleştirildiğini, ibareler arasında işaret ve emtia benzerliğinin de gerçekleştiğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-7541 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/... başvuru numaralı "... ..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket; davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu başvuru ile davacı markalarının aynı veya aynı tür mal veya hizmetleti kapsamadığı, "..." ibaresinin bir anlamının bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun, esas unsuru "..." ibaresi olup, markanın sol tarafında yer alan "A" harfinden oluşan şekil unsurunun da "..." ibaresine vurgu yaptığı, davacıya ait markaların tamamının ya "..." ibaresinden oluştuğu ya da "..." kelimesine eklenen bir başka kelime unsurundan oluştuğu, taraf markaları bir bütün olarak yüksek seviyede benzer olmakla birlikte, taraf markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler birbiri ile ilişkilendirilemeyecek derecede farklı mal ve hizmetler olduğundan karıştırılma ihtimali şartlarının oluşmadığı, davacı tarafça sunulan belgelerin 07. sınıfta yer alan emtialara ilişkin olmadığı, davacı şirketin önceki tarihli, markasal ve ciddi kullanımını ispatlayamadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut veri bulunmadığı, hükümsüzlük talebi açısından taraf markalarının benzer olmadığı ve SMK’nın 6/1-3-5-9 bendi anlamında iltibas tehlikesinin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin kötüniyete ilişkin istinaf itirazları dışında kalan sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacı vekilinin kötüniyete ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; dava konusu markanın tek esas unsurunun, davacının uzun yıllardır tescilli çok sayıdaki markalarının esas unsurundan oluştuğu, yine bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi çekişmeli "..." ibaresinin bir anlamının bulunmadığı, dolayısıyla, bu ibarenin ayırt ediciliğinin oldukça yüksek olduğu, dosya kapsamına sunulan delillerden, her iki tarafın da Karaman ilinde faaliyet gösterdikleri ve adreslerinin de birbirlerine yakın oldukları, bu durumda, davacı ile aynı yerde faaliyet gösteren davalı şirketin davacının "..." ibareli markalarından haberdar olduğu, zaten davalı şirketin, davacı tarafından yaratılan markanın aynısını tesadüf eseri seçmesinin mümkün olmadığı, davalı şirketin dava konusu marka seçiminin, yani davacının yıllardır kullanmakta olduğu markayı seçiminin de ticari dürüstlük kurallarına uygun bir davranış olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu başvurunun, davacının markalarından haksız olarak yararlanmak amacıyla, kötüniyetli olarak yapıldığı kanaatine varıldığı; İlk Derece Mahkemesinin aksi yöndeki kabulünün isabetli bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile, TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-7541 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2020/... sayılı ve "... ..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ... davalı Kurum'a ayrı ayrı yükletilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!