Anahtar kelimeler: Servisliğini Cad Unvanlı Ağustos Yerini Açan Şahsa Mah Ayında Gösterdiğini

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 1. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVADavacı vekili, , ... ilçesi, ... Mahallesinde" 2015 yılı Ağustos ayında kendi iş yerini açan davacının "... - ..." adı altında faaliyet gösterdiğini, ".... Ltd. Şti." unvanlı iş yerinin ise ... isimli şahsa ait olup "... Mah. ... Cad. No:41 ... - " adresinde faaliyet gösterdiğini, davacının 2015 yılında ... ile birlikte ... / ... servisliğini aldığını ve 10.12.2015 tarihinde de yetkili servis sözleşmesini imzaladığını, davacı ile ...’nın ortak olarak bu iş yerini işlettiklerini ve aldıkları işleri ortağı da olduğu ".... Ltd. Şti." ile birlikte yaptığını, Kurum tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen denetim raporundaki sahte sigortalılık tespitine istinaden yapılan hizmet bildirimlerinin iptaline ilişkin Kurum işlemlerinin yetersiz ve eksik araştırmaya dayalı olduğunu, denetime konu ... - ... iş yerinden çalışmaları bildirilenlerin tamamının bu iş yerinde fiilen çalıştıklarını beyanla; Kurumun 27.11.2017 tarih ve 2017/IS-180 sayılı denetim raporuna istinaden ... unvanlı iş yerinden verilen işe giriş bildirgeleri, işten ayrılış bildirgeleri ve yapılan hizmet bildirimlerinin iptaline ilişkin davalı Kurum işlemlerinin iptaline, gerçek ve eylemli çalışmaya dayanan tüm işçilerin bildirimlerde olduğu gibi başlangıçtan itibaren sigortalı sayılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili, davacının hizmet tespiti ve Kurum işleminin iptali istemlerini aynı davada Kuruma yönelttiğini, müvekkili Kurumun her iki talebe konu davada taraf sıfatı farklı olacağından davaların tefrik edilmesi gerektiğini, eğer idari işlemin iptali talep edilmekteyse davanın İdare Mahkemesinde açılması gerektiğini, 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesi uyarınca müvekkil Kurumun denetimle görevlendirdiği memurlarınca tutulan tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu ayrıca Kurum işlemlerinin yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili, davacının lehine bir çok tanık beyanı ve delil olmasına rağmen eksik ve hatalı araştırma - inceleme raporu doğrultusunda hüküm verildiğini, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.İnceleme konusu dosyada; davacı adına tescilli iş yerinden yapılan bildirimlerin Kurumun 27.11.2017 tarihli, 180 sayılı raporu ile iptal edildiği, davacının Kurum işleminin iptalini, tüm çalışanların başlangıçtan itibaren sigortalı sayılması talebiyle dava açtığı ve Mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Davanın ihbarı ve şartları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK/6100 sayılı Kanun) 61. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; “(1) Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. (2) Dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunması mümkündür ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir.”.Davanın ihbarının iki amacı vardır
: davanın ihbarının usul hukuku bakımından amacı, dava kendisine ihbar edilen üçüncü kişinin, davaya katılarak davayı ihbar eden tarafa yardım etmesinin sağlanmasıdır.Bu yardım da, iki şekilde olur
: üçüncü kişi davaya (ferî) müdahale edebilir ya da dava kendisine ihbar edilen üçüncü kişi, davada ihbar eden tarafı temsil edebilir.Davanın ihbarının maddi hukuk bakımından amacı ise davayı ihbar eden tarafın, davayı kaybetmesi hâlinde üçüncü kişiye karşı açacağı rücu davasında (veya üçüncü kişinin ihbar eden tarafa karşı açacağı tazminat davasında) hakkını daha emin (güvenli) biçimde ileri sürebilmesidir (....: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, C: IV, 2001, s. 3515 vd).Davanın ihbar edilebilmesi için bazı şekli unsurların bulunması gerekmektedir. Bunlardan birincisi, açılmış ve görülmekte olan (derdest) bir davanın mevcut olmasıdır. Özel durumlar bir tarafa bırakılırsa, davanın ihbarından söz edilebilmesi için eşyanın tabiatı gereği her şeyden önce, ortada ihbar edilebilecek bir davanın mevcut olması gerekir. Bunun yanında, davanın ihbar edileceği üçüncü kişinin dava ehliyetine sahip olması, ayrıca görülmekte olan davanın taraflarına nazaran “üçüncü kişi” durumunda bulunması, davanın ihbarının diğer usuli şartlarıdır. Şüphesiz bütün bunların yanında, ihbarı haklı kılan bir “ihbar sebebi”nin, diğer bir ifadeyle, hukuki yararın da mevcut olması gerekir (..., .: Medeni Usul Hukukunda Davanın İhbarı, ... 2007, s. 71).Somut dosyada; uyuşmazlık davacı adına tescilli iş yerinden yapılan bildirimlerin iptal edilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ve tüm sigortalıların başlangıçtan itibaren sigortalı sayılmasına ilişkindir. İş bu dava işveren tarafından açılmış ise de dava sonucu verilecek karar sigortalıların hak alanını ilgilendirdiğinden iş yeri bilgileri ve dönem bordroları Kurumdan celp edilerek anılan iş yerinden bildirimleri yapılan sigortalılara dava ihbar edilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.O halde İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,3. Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.