Anahtar kelimeler: Sakarya Tapuda Bartın Metrekare Alanında İli İlçesi Eski Yüzölçümündeki Yüzölçümlü

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bartın 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Bartın ili ... ilçesi ... çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 532 parsel sayılı 32.603,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 04... parsel numarasıyla ve 32.222,70 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan eski 531 parsel sayılı 9.946,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 04... parsel numarasıyla ve 9.676,29 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkili adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin davalı tarafa ait taşınmazdan kaynaklandığını belirterek, gerekli düzeltmelerin yapılmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, uygulama çalışmalarında kendi taşınmazının yüzölçümünün küçüldüğünü, taşınmaz bütün halde davacının babası ve dedesi adına kayıtlı iken kendi istekleriyle böldüklerini ve tarafına ait taşınmazı verdiklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dava konusu taşınmazlar arasında zeminde tel çitin bulunduğu, yenileme çalışmaları neticesinde tespit edilen sınırlara göre zemindeki çitin 47 parsel sayılı taşınmazın içerisinde kaldığı, talep edilen kısımda herhangi bir tarımsal faaliyetin söz konusu olmadığı, zemindeki sınırda yaklaşık 10-15 yaşlarında meyve ağaçlarının ve ayrıca kavak ağacının yer aldığı, hava fotoğraflarında da tesis kadastrosu sırasındaki kullanım durumu tespit edilemediği, dava konusu taşınmazların içerisinde bulunduğu taşınmaz evveliyatında bir bütün olarak 247 parsel sayılı taşınmaz olmakla birlikte dosya tarafları ve dava dışı malikler arasında gerçekleşen rızai taksim sonucunda taşınmazın 4 parçaya bölünmüş olduğu, taşınmazların sınırlarının gerçekleştirilen bu taksim sonucunda oluştuğu, 2001 yılında yapılan ifraz işlemi için hazırlanan teknik evraklar ve koordinatlarla oluşturulan haritanın yenileme paftasıyla kıyaslanması neticesinde parsellerde herhangi bir sınırlandırma, ölçü, tersimat ve hesaplama hatasına rastlanmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Tesis kadastrosu ve 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu paftaları, ifraz haritaları ile ortofoto ve eski tarihli hava fotoğrafının, ölçü ve sınırlandırma krokilerinin harita mühendisi tarafından yöntemine uygun şekilde tespit tarihine en yakın tarihli hava fotoğraflarının stereoskopik olarak ve ortofoto haritada dava konusu yerin çevresindeki kadastral parsellerle karşılaştırmalı olarak tesis kadastrosu ile yenileme ile oluşan tüm sınırlarının çakıştırılması ile yapılan inceleme sonucunda uygulama kadastrosunun uygun olarak yapıldığı, taşınmazdaki alan farklılığının alan hesaplama yöntemindeki teknik yetersizlikten kaynaklandığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde
: hatalı rapor oluşturulduğunu, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre taşınmazların kullanımının değişmediğini, ifraz zamanı krokinin kabataslak yapıldığını, sınırın kadimden beri izah ettikleri şekilde olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.