Anahtar kelimeler: Bulmuş Taşıtanların Davadavacı Alakalı Harçlandırdığı Navlun Taşımaları Taşımalarda Taşımalarla Başta

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
DAVA
:Davacı vekili Mahkememize sunduğu █████/2025 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; davalının kendi hizmet çevresinde bulmuş olduğu asli taşıtanların mallarının müvekkili aracılığı ile taşınması için müvekkili ile iletişime geçtiğini, taraflar arasında yapılan farklı tarihlerdeki görüşmelerde müvekkilinin iç nakliye taşımaları hariç olmak üzere toplamda beş adet hava yolu ile taşımaya aracılık ettiğini, aracılık edilen bu taşımalarda müvekkilin başta navlun ücretleri olmak üzere kendisine fatura keşide eden üçüncü kişilere ödemelerini yaptığını, ancak müvekkil tarafından gerekli ödemeler yapılmış olmasına rağmen davalı taşımalarla alakalı kendisine fatura edilen bedellerin herhangi birisini ödemediğini, ilgili fatura bedelleri ödenmediği için müvekkilin, davalı aleyhinde ------- İcra Dairesi --------- E. sayılı icra takibini ikame ettiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini, davanın kabulüne, --------- İcra Dairesi ---------- esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.
DELİLLER
:Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak tarafların son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir.
-------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden eklenerek bir örneği dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişi heyeti █████/2026 tarihli raporunda özetle; davacının davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı mahkemenin takdirinde olup icra takibine konu asıl alacak miktarının 11.918,00-TL ve 6.729,30-USD olabileceği (Talep: 11.918,00-TL ve 6.729,30-USD), davacının; davalı tarafından ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın, hükmolunacak davacı alacağı yönünden iptalini isteyebileceğini, dava dosyası kapsamında yapılan ayrıntılı hava yolu taşımacılığı incelemesi neticesinde; davacı ---------- Şirketi'nin hava yolu taşımacılığına ilişkin taleplerinin aksi davalı ---------- Şirketi tarafından ispat edilene kadar uygun olduğu kanaatine varıldığını beyan ve rapor etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
:Dava, ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Davacı tarafın davalı aleyhine faturalara dayalı olarak --------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takip dosyası ile faturalara dayalı alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davalının itiraz ettiği, bu nedenle takibin durduğu, davacı tarafından süresinde itirazın iptali ile takibin devamının talep edildiği anlaşılmıştır. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı olmakla birlikte genel hükümlere göre görülüp karara bağlanır. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra müdürlüğünde başlatılıp süresi içerisinde itiraz ile durmuş bir icra takibinin bulunması zorunludur. İcra takibine karşı yetki itirazında bulunulduğu takdirde itirazın iptali davasına bakan mahkeme kendi görev yetkisinden önce icra takibine yönelik yetki itirazını hadise şeklinde inceleyerek karara bağlayacaktır. Davaya dayanak icra takibine ilişkin olarak HMK 114. maddesinde sayılan dava ve takip genel dava şartları dışında, icra mahkemesi yerine geçerek İİK 58/3 maddesi gibi İİK' da düzenlenen ve icra takip hukukundan kaynaklanan hususlarda resen denetim yaparak icra takibinin usule uygun olmadığına karar verebilmesinin yasal dayanağı yoktur. Zira her icra takibi, İİK' da sayılan nedenlerle borçlu tarafından icra mahkemesinde, gerek şikayet gerekse dava yolu ile ileri sürülüp iptal edilmediği sürece geçerli olmaya devam edecektir. Somut olayda borçlu tarafından, İİK' nın 16 ve 58/3 madde hükümleri uyarınca icra mahkemesinde şikayet yolu ile icra takibi iptal ettirilmediğinden dava tarihi itibariyle halen geçerli bir icra takibi bulunmaktadır. İİK' nın 8/a maddesinde ( Ek -█████/2012 T. 6352/3. madde) icra ve iflas müdürlüklerinde her türlü işlemlerde UYAP sisteminin kullanılacağı, elektronik işlemlerin UYAP sistemi vasıtası ile yapılmasına dair usul ve esasların Adalet bakanlığı tarafından çıkartılan yönetmelikle düzenleneceği, İİK Yönetmeliği' nin 16 vd maddelerinde; elektronik işlemler ve UYAP sisteminin kullanımına ilişkin detaylı düzenlemelere yer verilerek taraf ve vekilleri ile diğer ilgililerin geçerli elektronik imza ile imzalamak sureti ile UYAP vasıtası ile mahkemeler ile icra ve iflas dairelerine elektronik ortamda bilgi ve belge gönderebilecekleri gibi, icra takibi de açabilecekleri, yine aynı yönetmeliğin 20 ve 21. Maddelerinde ise icra takip talebinin nasıl doldurulacağı ve takip talebine belge eklenmesine ilişkin hususlar düzenlenmiştir. UYAP sistemi tarafından oluşturulan takip talebinin içeriği itibariyle İİK 58 ve yönetmeliğin 20 - 21. maddelerindeki düzenlemelere uygun olmalıdır.TBK'nın 99. maddesinde "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." Düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin son fıkrasında Ülke parası dışında, başka bir para birimiyle belirlenmiş para alacaklarının aynen ödenmesine imkan tanınmıştır. Bu yönüyle anılan madde, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesinden farklı bir düzenleme içermektedir. TBK'nın 99. maddesi ile getirilen düzenleme dikkate alındığında, döviz alacağının aynen ödenmesinin talep edilebileceği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından takip talebinde döviz cinsi alacağın fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının talep edildiği açıkça belirtilmiş olduğu ve takip talebinde döviz cinsi alacak dışında TL cinsi alacağın da talep edildiği tüm alacak kalemleri yönünden takibin devamına karar verilmesi talebi olduğu anlaşılmıştır. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. TBK’nın 117/2. maddesine göre, “borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle gerçekleşmişse, bu günün geçmesiyle ... borçlu temerrüde düşmüş olur." Eğer böyle bir tarih belirlenmemişse, bu kez aynı maddenin 1. fıkrası uygulanır ve bu fıkrada da muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı belirtilmiştir. Nihayet böyle bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir.
TTK'nın 1530. maddesi, sadece mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. Maddede, borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmadan temerrüde düşmesi ve alacaklının faize hak kazanması öngörülmüştür. Ancak söz konusu hüküm mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, satış sözleşmelerinde uygulanması mümkün değildir.Temerrüt faizine hükmedilmesi için davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. VUK'un 230. maddesinde fatura içeriği belirtilmiş olup, faturada bulunan vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve faturaya itiraz edilmemesi sebebiyle, kararlaştırılan kesin vade olarak kabulü mümkün değildir. 3095 sayılı Kanunun yabancı para borcunda faizi düzenleyen 4/a maddesi gereğince sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankaları'nın o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Davacı tarafın davalı aleyhine faturalara dayalı olarak --------- İcra Dairesi'nin---------- Esas sayılı takip dosyası ile faturalara dayalı olarak işlemiş faiz dahil toplam 6.960,74 USD ve 12.306,64 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağı olarak hava taşıma senetleri, iç nakliye belgeleri, faturalar ve açık hesap ekstresinin takibe eklendiği, başlatılan takibe davalının itiraz ettiği, bu nedenle takibin durduğu, davacı tarafından süresinde itirazın iptali ile takibin devamının talep edildiği, mali müşavir bilirkişi ve hava yolu taşımacılığı konusunda uzman bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 18.02.2026 tarihli rapora göre davalı tarafın ticari defterlerinin bilirkişiye sunulmayacağının belirtildiği, bilirkişi tarafından incelenen davacı şirketin ticari defterlerinin VUK'ya ve TTK'ya uygun tutulduğu, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 11.918,00 TL ve 6.729,30 USD alacaklı olduğu, iade faturası ya da faturalara itiraz edildiğine ilişkin her hangi bir bilgi belge olmadığı anlaşılmış, hava yolu taşımacılığı yönünden incelemede dosya kapsamındaki e-mail yazışmaları, taşıma senetleri ve navlun faturalarına göre davacı şirketin davalı şirket tarafından istenen 5 adet hava yolu teklifine yazılı onay vererek elektronik havayolu konişmentosu (AWB) düzenlenmesine izin verdiği, taşımalara ilişkin navlun bedellerinin davacı tarafça havayolu şirketlerine ödendiği, bu haliyle takibe konu faturalar nedeniyle taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu bildirilmiş, davalı vekilinin rapora karşı herhangi bir beyanda bulunmadığı görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu ile takip tarihi itibariyle davacının davalı tarafa verdiği hizmet nedeniyle alacağının bulunduğu, aksinin davalı şirketçe iddia ve ispat edilmediği anlaşılmış olup davanın kısmen kısmen kabulü ile davalının -------- İcra Dairesi'nin---------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 11.918,00 TL asıl alacak ve 6.729,30 USD asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren 11.918,00 TL alacak için işletilecek avans faizi ile birlikte, takip tarihinden sonra kabulüne karar verilen USD cinsi alacak için 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının USD cinsinden mevduata uyguladığı faiz oranının uygulanması gerektiğinden 6.729,30 USD asıl alacağın 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanunun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, --------- sayılımında da belirtildiği üzere temerrüte düşürülmeyen davalıdan TTK'nın 1530. maddesi uyarında işlemiş talep edilmeyeceğinden davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, dava konusu asıl alacak faturadan kaynaklı olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle kabulüne karar verilen asıl alacağın aynı yöndeki ----------- sayılı emsal ilamı da gözetilerek döviz cinsi alacak için takip tarihindeki efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplanan Türk lirası karşılığı ile asıl alacak toplamı üzerinden hesaplanan alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
1-Davalının ---------- İcra Dairesi'nin ------------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin 11.918,00 TL ve 6.279,30 USD asıl alacak üzerinden DEVAMINA, takip tarihinden itibaren 11.918,00 TL alacağın işletilecek avans faizi ile birlikte, 6.279,30 USD asıl alacağın 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanunun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,
2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
3-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 24.989,33TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Başlangıçta peşin olarak alınan 1.661,89 TL harcın alınması gerekli olan 17.066,79 TL harçtan mahsubu ile bakiye 15.404,90 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5- Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 615,40 TL, posta ve tebligat gideri 962,50 TL, bilirkişi ücreti 12.000,00 TL, olmak üzere toplam 13.577,90 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 12.288,80 TL yargılama masrafına, peşin harç 1.661,89 TL, eklenerek sonuç olarak 13.950,69 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 1.289,10 TL yargılama masrafının davacı yan üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL 'nin 4.163,27 TL'sinin davalıdan 436,73 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına
8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!