Anahtar kelimeler: Emlakçılık Tanıştığını Satımı Kambiyo Alım Takibi İşi Tarafça Şartı Arsa
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Davacı ... yönünden davanın kabulü, davacı ... yönünden davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça müvekkilleri aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyasıyla kambiyo takibi başlatıldığını, ancak müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığını, emlakçılık işi yapan müvekkili ... ve davalının 2014 yılında arsa alım satımı nedeniyle tanıştığını, taraflar arasında müvekkili ...'un davalıdan 110.000,00 TL tutarında ödeme aldığına dair 18.12.2014 tarihli sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye göre tarafların söz konusu taşınmazların davalıya satıldığı, ancak tapusunun müvekkili ... üzerinde kalacağı, istenildiği takdirde davalıya verileceği yönünde anlaştıklarını, davalının taşınmazların tapusunu üzerine almak istemediğini, davalının talebi üzerine müvekkili ... tarafından da teminat olarak sadece kendisinin imzaladığı 18.12.2014 keşide tarihli bir adet boş senedin davalıya verildiğini, ilerleyen süreçte davalının müvekkilinden elindeki senetten daha güvenilir çek veya başka bir teminat vermesini istediğini, müvekkilinin babası olan diğer müvekkili ... adına kayıtlı bir adet aracını teminat olarak vermeyi teklif ettiğini, davalının da kabul etmesi üzerine söz konusu aracın devrinin davalıya verildiğini ancak aracın müvekkili tarafından kullanılmaya devam edildiğini, davalı aracın devrini aldığında tanıklar huzurunda davacıya ait 18.12.2014 keşide tarihli senedi cebinden çıkartarak yırttığını, müvekkilinin 2018 yılında paraya ihtiyacı olunca aracını satmak istediğini ve aracın kaydının davalı adına olması nedeniyle onunla görüştüğünü, yapılan görüşme sonucunda davalının yeni bir teminat verilmesi şartıyla bu talebini kabul ettiğini, müvekkilinin aracın o tarihteki değeri olan 600.000,00 TL'lik bir adet çeki teminat olarak verdiğini, bunun üzerine bahsi geçen aracın davalının rızası ile satıldığını, 2019 yılı ortasından itibaren emlak piyasasındaki düşüş nedeniyle işleri kötü giden müvekkilinin artık satış yapamaz olduğunu, bu hususu öğrenen davalının son dönemlerde kendi adına alım satım yapılan taşınmazlardaki zararları kabul etmek istemediğini ve müvekkili ile aralarının iyice açıldığını, müvekkilinin alması gereken emlakçılık komisyonu da dahil aralarındaki alacak verecek meselesini konuşmak amacıyla davalı ile defalarca görüşmeye çalıştığını ancak her defasında davalının işlerinin yoğunluğunu bahane ederek müvekkilini oyaladığını, davalının tehdit ve dolandırıcılık nedeniyle müvekkilini savcılığa şikayet ettiğini, arsa alım satımı ve diğer işlemler müvekkili ... ile davalı arasında geçmiş olup, müvekkili ...'ın ne bu olaylar ne de takibe konu senetle bir alakasının bulunmadığını, davalının da savcılığın 2020/... soruşturma numaralı dosyasında vermiş olduğu ifadesinde bu hususu doğruladığını, ancak senette asıl borçlunun müvekkili ..., kefilin ise diğer müvekkili ... olarak gösterildiğini, takibe konu senet üzerindeki müvekkili ...'a ait olduğu görülen imzaların müvekkili ...'a ait olmadığını, takibe konu senetteki imzanın müvekkili ...'a ait olup olmadığının da anlaşılamadığını, bu imzalara da itiraz ettiklerini, davalı tarafından senetteki boş kısımların taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak doldurulduğunu, müvekkilinin borçlarına karşılık davalıya çek vermiş olduğu da dikkate alındığında, davalının takibe koyduğu senetten dolayı bir alacağının olmadığının ve davalının bedelsiz senedi takibe koyduğunun kabulü gerektiğini ileri sürerek müvekkillerinin söz konusu senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, haksız ve kötüniyetli olan davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacılar tarafından profesyonel şekilde resmi evrakta sahtecilik yapılmak suretiyle dolandırıldığını, müvekkilinin davacılar tarafından dolandırılması nedeniyle davacılar hakkında resmi evrakta sahtecilikten soruşturma başlatıldığını, yine davacılardan ... hakkında tehdit suçundan dolayı soruşturma açıldığını, müvekkilinin bütün mal varlığını davacıların kendisini dolandırması nedeniyle kaybettiğini, soruşturmaların halen devam ettiğini, davaya konu senedin teminat senedi olmadığını, davacıların iddialarını kabul etmediklerini, davacıların iddialarını yazılı delille ispat etmeleri gerektiğini savunarak davanın reddi ile davacıların tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bonodaki imzanın aldırılan her iki bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere davacı ...'ın eli ürünü olmadığı, sahtelik hususunun herkese karşı ileri sürülebilecek itirazlardan olmasına göre bu davacının menfi tespit isteminin dosya kapsamıyla sübut bulduğu, davacı ... tarafından her ne kadar imzaya itiraz edilmişse de, Jandarma Kriminalden aldırılan raporda, imzaların bu davacının eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda ise senetteki imzaların ...'ın eli ürünü olduğunun açıkça tereddütsüz şekilde belirlendiği, senetteki tüm imzaların ...'ın eli ürünü olduğu tespiti karşısında da bu davacının senetteki tüm borçtan asli olarak sorumlu olduğu, bononun teminat senedi olduğu ileri sürülmüşse de, bu hususun yazılı delillerle ispatlanabileceği, bono üzerinde de buna ilişkin bir kaydın bulunmadığı ve yazılı delil ibraz edilmediği, yine davacı tarafça bononun sözleşmeye aykırı doldurulduğu iddia edilmişse de, anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının da yazılı delille ispatı gerektiği, bu yönde bir delil ibraz edilmediği görüldüğünden bu yöndeki iddiaların da kabulünün mümkün olmadığı, davacılar vekilince her ne kadar tanık dinletilmesi talebinde bulunulmuşsa da, bu hususların senetle ispat kuralı gereği tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davacı ...'ın davasını bu haliyle ispat edemediği, davalı tarafça talil yapılmadığı, ispat yükünün davacıda olduğu, borcun da ödenmediği, öte yandan, mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmediği, alacaklının alacağını bu sebeple geç alması gibi bir durumun bulunmadığı, yine davalının kötüniyetli hareket ettiğine yönelik bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın kabulü ile, ... İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyasında başlatılan takibe konu alacaktan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafça talep edilen kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, davacı ... yönünden davanın reddine, davalı tarafın tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekili ceza yargılamasının neticesinin bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüşse de, anılan iddianame incelendiğinde sahte fotokopi şeklindeki tapu senetleriyle kandırıp kendilerine maddi menfaat temin ederek eylemlerine uyan kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçu nedeniyle dava açıldığı, takip ve dava konusu bononun hile irade fesadına dayalı alındığına yönelik ceza davası bulunmadığından bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı, mukayese edilen evrak asıllarının bir kısmı bononun keşide tarihi öncesine ilişkin olup, huzurda da davacıların ıslak imza örnekleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 211. maddesine uygun olarak alındığından davalı tarafın imza incelemesi şekline dair istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davacı vekili, keşideci imzasının sahteliği sabit ise avalist yönünden de sorumluluğun ortadan kalkacağını ileri sürmüşse de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 702/2 maddesi gereğince aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir nedenden dolayı geçersiz olsa dahi aval verenin taahhüdü geçerli olacağından, şeklen görünüşte keşideci imzası olduğundan avalist olan diğer davacının taahhüdünün imzaların istiklali ilkesi gereğince geçerli olduğu, davacı vekili, davalı tarafın Jandarma Kriminalden gelen rapora itirazının olmadığı halde yerel mahkemenin re'sen yeni rapor aldırmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüşse de, HMK'nın 281/2 maddesi gereğince rapordaki eksikliğin ya da belirsizliğin mahkemece re'sen tamamlattırılması mümkün olup, ihtimale dayalı muallak rapor uyarınca yeni bir rapor aldırılmasında usul ve yasaya aykırılık görülmediği, kaldı ki, ... açısından kuvvetle muhtemel eli ürünü olduğuna ilişkin ... Kriminal raporuna itirazın olmadığı yönündeki davalı beyanının, imzanın davacıya ait olmadığı olgusunun benimsendiği anlamına gelmeyeceği, davacı vekili teminat iddiası açısından, bononun arka yüzünde “Bu senet ... Bey’e verilmiştir. Onun dışında kimse kullanamaz.” şeklinde bir not yazıldığını, bunun da teminat senedi iddiasını doğruladığını savunmuşsa da, anılan ibarenin sabit olması ihtimalinde uyuşmazlık konusu bononun nama yazılı hale geleceği, ancak kayıtsız şartsız para borcu unsuruna etki edecek bir kayıt ya da ifade içermediği, eş söyleyişle, işbu ibarenin menfi emre kaydı niteliğinde olduğu, ATK raporunda açık ve net bir şekilde imzanın davacı keşideci ...'a ait olmadığı hususunun ortaya konulduğu, dahası asıl olan bononun keşideci ve avalist ile lehtar huzurunda atılması olup, sahte imza karşısında davalının kötüniyetinin sabit olduğu, zira imzanın davacı ...'a ait olmadığını davalının bilebilecek durumda olduğu gözetilerek kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bu talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davacı ... yönünden davanın kabulü ile, ... İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyasında başlatılan takibe konu alacaktan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacak tutarı 1.000.000,00 TL üzerinden %20 nispetinde hesaplanan 200.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... yönünden davanın reddine, davalı tarafın tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo takibine dayanak bonodaki imza inkârı ve teminat iddiası nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekili ile katılma yoluyla davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!