Anahtar kelimeler: Agk Çarşibaşi Sarp Palet Akilli Kozmetik Lojistik Finans Gebze Sakarya

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
:... (...)ÜYE
:... (...)ÜYE
:... (...)KATİP
:... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025 tarihli ara kararNUMARASI
: █████████ Esas (derdest dosya)DAVACI
: ÇARŞIBAŞI KOZMETİK TEKSTİL LİMİTED ŞİRKETİ - ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALILAR
: 1-PALET LOJİSTİK ANONİM ŞİRKETİ - ...: 2-SARP KARAYOLU HİZMETLERİ İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...VEKİLİ
: Av. ...: 3-TÜRKİYE FİNANS KATILIM BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ
: Av. ...: 4-AGK AKILLI GÜÇ KONTROL SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...: 5-ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ - ...DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025TALEP
: İhtiyati tedbir - İhtiyati hacizKARAR TARİHİ
: █████/2026KR. YAZIM TARİHİ
: █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin birtakım hammaddelerinin korunması ve depolanması amacıyla davalı şirketten depolama hizmeti aldığını, davalı şirketin "Barış Mah. .../... . Sk. No:... Gebze/Kocaeli" adresinde bulunan depoda davacının kozmetik hammaddeleri bulunmaktayken █████/2023 tarihinde depoda çıkan yangın ile tüm hammaddelerinin telef olduğu bilgisi davalı tarafın şifahi bildirimi ile haricen öğrenildiğini, akabinde davacı şirketin telef olan mallarının bedellerini davalı şirketten ihtarname ile talep ettiğini, ancak davalı şirket tarafından, zarar tespiti yapıldığını ve kendi sigorta eksperleri tarafından inceleme yapıldığı gerekçesiyle davacı şirketin haklı tazmin taleplerinin kabul görmediğini, Davalı Palet Lojistik firmasının, diğer davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi'nde 20.000.000,00-USD limitli işyeri mali mesuliyet sigortalarının olduğunu ve sigorta şirketi tarafından istenen bilgi ve belgelerin sigorta şirketine sunulmasını davacı firmadan istediğini, bunun üzerine davacı firmanın diğer davalı sigorta şirketi tarafından talep edilen bilgi ve evrakların tamamını, telef olan malların bedelleri ile uğranılan tahmini zararı sigorta şirketine bildirdiğini ancak sigorta şirketi tarafından yapılan incelemelerin aylar boyunca sonuçlanmadığı gibi davacı şirkete de uğradığı zararların maalesef ödemediğini, şirketin, davalı Palet Lojistik firmasının “Barış Mah. .../... . Sk. No:... Gebze/Kocaeli' adresinde bulunan depoda telef olan kozmetik hammadde ürünlerinin bedelleri satın alma tarihi itibariyle 60.742.05 EURO ve 2.348.06 USD olduğunu, işbu bedellerin zarar tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek euro ve dolara uygulanan en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte müvekkiline tazmin edilmesi gerektiğini, Anadolu Sigorta ile yapılan 30.09.2024 tarili yazışmasında davacı müvekkili şirket tarafından davalı şirketlere bildirilen 58.598,00-USD (KDV DAHİL ) zarar tutarı için davalı Anadolu Sigorta tarafından yapılan incelemelerde ekspertiz firması tarafından poliçe kapsamında değerlendirilebilir hasar tutarının 57.989.91-USD (KDV DAHİL) olduğunun tespit edildiği, toplam sigorta beledilinin 20.000.000,00-USD olduğu ve yangın başka müşterilerinde zarar görmesi nedeniyle proporsiyon uygulanarak değerlendirilebilir hasar tutarından 7.869.57-USD düşülmesi gerektiği ve yine poliçe kapsamında %5 tenzili muafiyet uygulanarak 2.506,02-USD'nin de değerlendirilebilir hasar tutarının düşülmesi gerektiği ve bu şekilde yapılan hesap sonucunda Çarşıbaşı'na poliçeden ödenebilecek tutarın 47.614.32-USD (KDV DAHİL) olduğu davalı sigorta şirketi tarafından sirkete e-mai bildirildiğini, bu bedelin Çarşıbaşı tarafından gönderilen 09.10.2024 tarihli mail ile kabul edildiğini, ancak daha sonra Anadolu sigorta tarafından gönderilen 10.12.2024 mail ile depoda emtiası bulunan başka müşterilerden veya bu müşterilerin kendi sigortalarından gelen talepler nedeniyel tüm mağdurlar için yeni proporsiyon oranlarının uygulandığı ve bu yeni duruma göre uygulanan proporsiyon ve muafiyet kesintileri sonucunda poliçe kapsamında 28.098,39.-USD (KDV DAHİL) hesaplandığı ancak Çarşıbaşı tarafından gönderilen 28.11.2024 tarhili e-posta ile KDV Hariç tutar talep edildiği için 23.415,32.-USD (KDV HARİÇ) ödeme yapılabileceği ancak bunun için anlaşma ve ibralaşma yapılması gerektiği davacı müvekkili şirkete bildirildiğini, müvekkili şirketin yangın sebebiyle depodaki zararına dair bir tartışma bulunmadığını, davalı tarafların yangının çıkmasındaki kusur durumları ne olursa olsun müvekkili şirkete karşı müşterek ve müteselsil sorumluluk halleri mevcut olduğunu, müvekkili şirketin burada zarar gören konumunda olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin uğramış olduğu zarar miktarının oldukça yüksek olması, yargılama sürecinin uzun sürebilecek olması, müvekkili dışında yangından zarar gören 40'tan fazla şirketin olması ve bu süre içerisinde davalıların mal kaçırma ihtimallerinin oldukça kuvvetli olması sebepleriyle dava değeri kadar davalıların menkul ve gayrimekullerine İİK 257 vd. Uyarınca ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini, ilgili yangın sebebiyle müvekkilinin 4.000.000 TL'den yüksek değerindeki emtiasının yanarak kül olduğu gözetilerek öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini mahkeme aksi kanaatteyse düşük bir orandaki teminat ile verilmesini, buna ilaveten yangın konusu tapunun 3. Kişilere devri, zararın tazmin edilmesini önemli ölçüde zorlaştıracağı hatta imkansız hale getireceği için Barış mah. 1805/3 sok. no:2 Gebze adresindeki yanan deponun mülkiyetine ihtiyati tedbir konulmasına da karar verilmesini, müvekkillerin davalı Palet Lojistiğin deposunda bulunan ve █████/2023 tarihli yangında telef olan 60.742,05 EURO ve 2.348,06 USD bedellerin zarar tarihinden itibaren Dolar ve Euro'a işleyecek en yüksek faizi ile birlikte Gebze Dairesinin █████████ E. Sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, müvekkilin çıkan yangın neticesinde telef olan emtialar nedeniyle müvekkilin belirlenemeyen menfi/müspet zararları nedeniyle oluşacak tazminat bedellerine ilişkin yapılacak bilirkişi incelemesi ile belirlendiğinde talep artırılmak üzere şimdilik (belirsiz alacak davası) 1.000-TL'nin zarar tarihinden itibaren işleyen faiziyle birlikte davalı Palet Lojistikten tahsiline karar verilmesini, yangın mahalline konu tapu kaydı üzerine (Sultanorhan Mah., .../... ada parsel no'lu, ... taşınmaz numaralı, Gebze/Kocaeli) 3. Kişilere devrini engellemek amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını, davalıların mal kaçırma ihtimalinin önüne geçilmesi adına davalıların menkul ve gayrimenkullerine dava değerini karşılayacak kadarıyla Müvekkil'in yangında 4.000.000,00-TL değerinden fazla emtiasının yandığı gözetilerek öncelikle teminatsız olarak (mahkeme aksi kanatteyse düşük tutarda belirlenecek teminat ile) ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince; "... Davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yangın sebebiyle davacı şirketin zarar gören depoda bulunan davalı sigorta şirketinin eksper firması tarafından tespit edildiği üzere davacıya ait emtiaların bulunduğunu, Anadolu Sigortanın eksper raporunun da davacının zararını birebir ispat ettiğini, Palet Lojistik firmasının 20.000.000,00-USD teminatlı sigortası dahi zararları karşılamaya yetmeyecek düzeyde olduğunu, zira sigorta şirketi teminat limitlerinin bir çoğunun kullanıldığını ve bir kısmın hukuki koruma için taraflarında muhafaza edildiğini taraflarına şifahen bildirdiğini, yine davalının deposunda milyonlarca dolara varan emtianın telef olması aleyhine birden çok ve yüksek tutarlarda tazminat davası da ikame edildiği düşünüldüğünde davacının alacağına ulaşamamasının kuvvetle muhtemel olduğunu, tüm bu sebeplerle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacı dışında yangından zarar gören 40’tan fazla şirketin olması ve bu süre içerisinde davalıların mal kaçırma ihtimallerinin oldukça kuvvetli olması sebepleriyle dava değeri kadar davalıların menkul ve gayrimenkullerine İİK 257 vd. uyarınca ihtiyati haciz konulmasını, ilgili yangın sebebiyle davacının 4.000.000 TL’den yüksek değerindeki emtiasının yanarak kül olduğu gözetilerek öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatteyse düşük bir orandaki teminat ile verilmesini arz ve talep ettiklerini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.Davalı Palet Lojistik A.Ş. ile Sarp Karayolu Hizmetleri İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf dilekçesi ile dava konusu taleplerini yinelediği ve istinafa konu ettiği ara kararın gerekçesi yönünden herhangi bir itirazda bulunmadığını, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi yönünde verilmiş olan kararın, somut olaya son derece uygun olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu, huzurdaki davada ne ihtiyati tedbir ne de ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı T. Finans Katılım Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya karşı hangi taşınır & taşınmaz malına tedbir istenildiğinin açıkça ifade edilmediğini, bu haliyle belirsiz bir tedbir talebinin kabul edilebilmesinin usulen mümkün olmadığını, 6100 sayılı HMK m.389/1 uyarınca ihtiyati tedbir kararının sadece uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğini, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi konusunda ise, davalının bir banka olduğu, davacının alacağını ispat etmesi ve tahsil kararı verilmesi halinde, alacağına kavuşmasının mümkün olduğu hususunda bir şüphenin olmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarihli ara karar, █████████ Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava maddi tazminat istemine ilişkindir.Talep; ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacze ilişkindir.İlk derece mahkemesince her iki talebin de ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosyanın incelenmesinde; davacının davalılardan Palet Lojistik A.Ş.’den depolama hizmeti aldığı, davalı şirketin "Barış Mah. .../... . Sk. No:... Gebze/Kocaeli" adresinde bulunan depoda davacıya ait kozmetik hammaddeleri bulunmaktayken 09.12.2023 tarihinde depoda çıkan yangın ile tüm hammaddelerinin zarar gördüğü, davacı tarafından davalılardan Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş.’ye başvuru yapıldığı, yapılan başvuru sonucunda birden fazla zarar gören olduğundan zararın proporsiyon hesabına göre yapılacağının kararlaştırıldığı, ancak daha sonra yeni zarar görenlerin tespiti nedeniyle anılan miktarın değişikliğe uğradığı ve tarafların anlaşamadığı, yangının çıkmasında davalıların kusurları olduğu ve anılan zarardan sorumlu olduklarından yangının çıktığı taşınmazın üçüncü kişilere devir ve temlikinin engellenmesi için ihtiyati tedbir konulması, ayrıca davalıların malvarlığı değerlerine ihtiyati haciz uygulanmasını talep ettiği, Mahkemece yapılan değerlendirme sonunda taleplerin ayrı ayrı reddine karar verildiği, karara karşı davacının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.a-İhtiyati tedbir talebi yönünden; 6100 sayılı HMK'nın "ihtiyati tedbirin şartları"na ilişkin 389/1 maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" düzenlemesi bulunmaktadır.Aynı Kanun'un 390/3. maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" hükmü bulunmaktadır.Somut olayda; 6100 sayılı yasanın 389/1.maddesine göre sadece uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin düzenlendiği, davacının talebinin tazminat talebine ilişkin olduğu, tedbir konulması istenen taşınmazın uyuşmazlık konusu olmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir talebi yönünden 6100 sayılı yasanın 389/1.maddesindeki şartların oluşmadığı anlaşılmakla Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetlidir.b-İhtiyati haciz talebi yönünden; Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların ya da onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir.(TC Anayasası m.36, HMK m.33). İhtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir.İhtiyati haciz müessesesi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir."İhtiyati haciz şartları" başlıklı İİK'nın 257. maddesi:"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2 -Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder" şeklindedir. Anılan Yasa'nın 258. maddenin 1. fıkrası uyarınca; “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur…” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiğini veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257/2 hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'unda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.Somut olayda; somut olayda, davalı Türkiye Finans Katılım Bankası’nin maliki, davalı AKG Güç Sistemleri'nin kiracısı, davalı Palet Lojistik'in depolama hizmet sözleşmesi yaptığı şirket, davalı Anadolu Sigorta'nın '3. Şahıs emtia teminatı' aldığı yani mal sigortası yaptığı şirket, davalı Sarp Karayolu Hizmetleri Ltd. Şti'nin yangının çıktığı antrepo bölümünün kiracısı olduğu taşınmazda çıkan yangının davacının mallarının bulunduğu depoya sirayeti ile maddi zararın oluştuğundan bahisle maddi tazminat istemiyle açılan davada ihtiyati haciz istenilmiş ise de; davalıların kusur sorumluluğu bulunup bulunmadığı, kusursuz sorumluluklarının söz konusu olup olmadığı, zararın teminat kapsamında olup olmadığı ve zararın miktarına ilişkin kanaat getirecek bir delil olmaması nedeniyle bu aşamada ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, 2004 sayılı İİK'nın 258-(1) maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen kararın yerinde olduğu, değişen delil durumuna göre her zaman ihtiyati haciz talep edilebileceği de göz önüne alındığında ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf istemleri bu aşamada yerinde görülmemiştir.Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, talep edenin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*