Anahtar kelimeler: Palu Oğlu Parselin Eski Mahallesi Nedene Diyarbakır İli İlçesi Parsel
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Palu Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi eski 1 20... parsel (yeni 1 53... parsel), 1 24... parsel, 1 24... parsel, ... Mahallesi 3 25... parsel, 3 25... parsel, eski 3 38... parsel (yeni 3 75... parsel), eski 3 38... parsel (yeni 3 75... parsel), 3 43... parsel, 3 43... parsel, 3 58... parsel, 3 58... parsel sayılı taşınmazların vergi kaydı nedeniyle ... adına tespit ve tescil edildiği, ... Mahallesi 3 25... parsel, 3 58... , 3 38... (yeni 3 75... parsel)'in ... oğlu ...'in, 3 25... parsel, 3 58... parsel, eski 3 38... parsel (yeni 3 75... parsel)'in ... oğlu ...'in, eski 1 20... parsel (yeni 1 53... parsel)in ... oğlu ...'in, 1 24... ve 1 24... parselin ... evlatları ... ve ...'in kullanımında olduğu ve 3 43... parsel ve üzerindeki kargir iki katlı evin ... oğlu ...'in, 3 43... parsel ve üzerindeki kargir iki katlı evin ... oğlu ...'in kullanımında olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edildiği anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 25... ve 28 parsel, 3 58... ve 7 parsel, 3 43... ve 4 parsel, 3 38... ve 31 parseller ile ... Mahallesi 1 20... parsel, 1 24... ve 7 parsel sayılı taşınmazların kadimden beri murisi evvelleri tarafından kullanılageldiğini, taksimen babası ...'e, ondan da kendisine kaldığını, ancak taşınmazların kadastro sırasında hataen davalı vakıf (... Vakfı) adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazların vakıf taşınmazlarından olmadığını, 100 yılı aşkın bir zamandan beri taşınmazları nizasız ve fasılasız kullandıklarını ileri sürerek taşınmazların davalı Vakıf adına olan kayıtlarının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların vakfiye sınırları içerisinde kaldığını, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kayıtlarının taşınmazlara uygun olduğunu, toprak tevzi komisyon kararları incelendiğinde taşınmazların vakıf arazisi olduğu ve davacının işgalci konumunda olduğunun anlaşılacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... mütevellisi cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların bulunduğu ... ilçesinin tamamının vakıf malı olduğunu, dava konusu taşınmazların vakfiye kapsamında kaldığını, 1958 yılında bölgede yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda 1505 dönüm yerin vakıf adına tespit edildiğini, taşınmazlara kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsadığını, Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından köyde yapılan istimlak çalışmaları sırasında kamulaştırma bedelinin vakfa ödendiğini, bunun da taşınmazların vakfa ait olduğunu gösterdiğini, davacının hiçbir zaman bu taşınmazlara asli zilyet olmadığını, davacının taşınmazlardaki zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığını, kaldı ki vakıf mallarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davacı yararına 2762 sayılı Yasa hükümlerine göre zilyetlik koşullarının gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın hayrat mal olmadığı, zilyetlikle iktisabına yasal engel bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla; bazı çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarında dava dışı kişiler yararına muhdesat ve kullanım şerhi olmasına karşın bu kişiler (ya da mirasçıları) davaya dahil edilip savunmaları alınmadan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi hükmünde belirtilen hakları ihlal edilmek suretiyle karar verildiği, öte yandan davacının taksim hukuki sebebine dayanarak dava açtığı, ancak Mahkemece bu hususun araştırılmadığı, dinlenilen yerel bilirkişilerden sorulmadığı, soyut nitelikli beyanlara itibar edildiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden önce davacı yararına imar-ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uygulanamadığı, dahili davalıların davacının babası ve kardeşi olduğu ve dahili davalılarca davaya konu taşınmazların davacıya babasının yapmış olduğu taksimat sonucunda isabet ettiği beyan edildiğinden taksimat olgusunun da ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi ile hükümde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 7531 sayılı Yasa'nın 20. maddesi uyarınca değiştirilen 5737 sayılı Yasa'nın 77. maddesi uyarınca davalı ... İdaresi harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, İstek halinde peşin harcın iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!