Anahtar kelimeler: Edenin Görüşü Dördüncü Yağma Direnme Doğrudan Edilebilir Ankara Üçüncü Sayisi

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E, ████████ K.SUÇ
: Nitelikli yağmaHÜKÜM
: DirenmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaAnkara 12. Ağır Ceza Ceza Mahkemesinin 10.09.2025 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile Yargıtay 6. Ceza Dairesinin bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle;Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2024 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)149/1-a-c, 53. maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulamasına karar verildiği, sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin istinaf talebinde bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 27.05.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun, sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, sanık ... hakkında istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.Bu kararın, sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.10.2024 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile "...Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, suç adresindeki görüntülerden 345 No.lu görüntüde içeride şikayetçi ve sanıkların oturup hesap yaparken kamera kayıtlarında saat 17.18 gibi şikayetçi ile sanık ...'nün karşılıklı birbirlerine ellerine kağıt uzattıkları, şikâyetçinin başka evrakları verdiği, sanık ...'nün önündeki kağıda kalemle bir şeyler yazdığının görüldüğü, daha sonra şikâyetçiye uzattığı, şikâyetçinin de bunları alıp inceledikten sonra tekrar saat 17.25 gibi sanık ...'ye evrak verdiği, kamera görüntülerine göre şikâyetçinin 4 ayrı zamanda 4 ayrı çeki sanık ...'ye verdiği, sanık ...'nün de çekler üzerine birşeyler yazarak tekrarmüştekiye verdiği, onunda inceleyerek tekrar sanık Şükrüye verdiği, sanık Şükrününde elindeki kağıtlarla, çantayı da aldıktan sonra olay yerinden ayrıldığı. Sonrasında, 652 No.lu kamera görüntüsünde sanık ...'nün önce araca bindiği, aracı Hakimevinin önünde giriş kapısının karşısında kameranın altında yaklaşık 3-4 dakika kadar aracı çalıştırarak beklediği, kimliği belli olmayan Hakimevini kullanmaya geldiği anlaşılan yeşil kıyafetli şahsın işareti üzerine araç ile geri geri giderek Hakimevinin giriş kapısının önünü açtığı olayda, sanıkların savunmalarında üzerine atılı yağma suçuna ilişkin suçlamayı ısrarla kabul etmediği, oluş, dosya içeriği ve sanıkların aksi kanıtlanamayan savunmalarına göre, taraflar arasındaki şirketin devir bedelinin tam olarak ödenip ödenmediği hususunda tartışma ve husumet bulunduğu, şikâyetçinin aşamalarda maddi delillerle desteklenmeyen hatta aksi yönde maddi deliler bulunan beyanından başka sanıkların hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediği hususu tüm dosya kapsamı ile hep birlikte değerlendirildiğinde, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak, sanıkların nitelikli yağma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi," nedeniyle kararın bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.2. Bozma sonrası yapılan yargılamada Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2024 tarihli ara kararında "Katılan vekili tarafından bu celse ibraz edilen ve sözlü olarak tekrarlanan dilekçeleri mahkememiz heyetince değerlendirilmesinin ardından, Yargıtay bozma ilamına uyulması ya da direnilmesi hususunda bir sonraki clese karar verilmesine," karar vererek dosyanın incelemeye alındığı, akabinde 14.01.2025 tarihli, ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararı ile "bozulan kararda direnilmesine" karar verildiği, kararının, sanıklar müdafileri, katılan vekili, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 15.05.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile "...Yerel Mahkeme, Yargıtay bozma ilâmına direnme kararı verilmiş ise de; işin esasına girip tarafları (katılan ve Cumhuriyet savcısı) esasa ilişkin beyanları alınıp hüküm kurulduğu ve bu hükmün eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm mahiyetinde olduğu, eylemli uymadan sonra direnme kararı verilemeyeceği işin esasına girilerek ortada direnilebilinecek bir karar kalmamasına rağmen ''direnme kararı'' adıyla yazılı şekilde karar verilemeyeceği..." nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.3. Bozma sonrası, yerel mahkemece yeni bir karar verilmek yerine öncelikli olarak dosyanın üst yazı ile Yargıtay Ceza Genel Kuruluna incelenmek için usul ve yasaya aykırı olarak gönderildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanlığınca dosyanın işlemsiz iade edildiği, yapılan yargılama sonrasında Ankara 12. Ağır Ceza Ceza Mahkemesinin 10.09.2025 tarihli, ████████ Esas ve ████████ sayılı kararı ile "Dairemizin 15.05.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına direnilmesine" ilişkin dosya Dairemize gönderilmiştir.II. GEREKÇE1.Somut dosyaya göre, ilk derece mahkemesi tarafından verilen ve Dairemizce bozma kararı verildikten sonra dosyayı alan Yerel Mahkemece bozma kararındaki gerekçeler doğrultusunda taraflara bozmaya karşı diyecekleri sorulduğu, direnme ya da uyma kararı vermeden işin esasına girdiği, sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin beyan dilekçesi sunduğu, katılan vekilinin beyan dilekçesinde yeni tarihli yeni belgelerden oluşan iddiaları içeren beyanda bulunduğu, mahkemenin bozma sonrasında eklenen bubeyanları inceleyip bozma kararına uyup uymama yönünde karar vermek üzere dosyayı incelemeye aldığı, bir sonraki celse tarafların esasa ilişkin diyeceklerinin sorulduğu, Cumhuriyet savcılığından kovuşturmayı genişletme talebinin bulunup bulunmadığı, talebi yoksa mütalaa vermesi için dosyayı tevdi ettiği, Cumhuriyet Başsavcılığının da işin esasına girerek esas hakkında mütalaasını verdiği, mahkemenin öncelikli olarak usule ilişkin direnme veya bozma kararını değerlendirmesi gerekirken, katılan tarafın yazılı olarak sunduğu belge, bilgi ve iddiaları inceleyerek yeniden değerlendirme kararı verdiği anlaşılmakla;Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre;Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2022/7-508 Esas ve ████████ Karar, 2022/9-116 Esas ve ████████ Karar, 2022/9-168 Esas ve ████████ Karar, 2022/1-512 Esas ve █████████ Karar, 2023/7-105 Esas ve ████████ Karar sayılı kararlarında ayrıntılı belirtildiği üzere bozma kararına karşı yerel mahkemenin uyma ya da direnme hakkı vardır. Bozma kararına uyma kararı vermesi halinde Yargıtay ilgili Dairesininkararı uyarınca incelenen ilk derece mahkemesinin kararı bozulan hususlar açısından tamamen ortadan kalkmaktadır. Direnme kararı verilirse dosya Daireye gönderilmekte ve sonucuna göre ancak kesinleşmektedir.Bozmaya uyma, Yargıtay uygulamaları uyarınca iki şekilde mümkündür. Mahkeme ya doğrudan bozmaya uyulmasına şeklinde karar verir ya da bu şekilde karar vermese bile bozma sonrasında işin esasına girerek esaslı bir işlem yapmaya başlar, bu kapsamda şikâyetçi veya sanık beyanı ya da tanık beyanı alınıp bozmada gösterilen eksik bir delilin araştırması yapılabilir ya da Cumhuriyet Başsavcılığından yeni bir mütalaa vs. alınır ise bu bozmaya "eylemli uyma" yani fiilen Yargıtay bozma kararına uymak anlamına gelir. Açık açık ''uyulmasına'' denilmesine gerek yoktur. Yargıtay uygulamaları ve usul hükümleri kapsamında Yargıtay bozma ilamına fiilen uyulduktan sonra ilgili bozma kararı, Yerel Mahkeme açısından kesinleşmiş olduğundan yani mahkemenin önceki hükmü ortadan kalkmış olduğundan ortada direnilecek bir karar da kalmayacaktır. Bu nedenle Yerel Mahkemenin fiilen uyma doğrultusunda yeniden işin esasına girip soruşturma yapması ve sonucuna göre karar vermesi gerekmektedir.Mahkemenin, bozma kararından sonra esasa girmese bile, duruşma açıp, tarafların esaslı beyanları alındıktan sonraki kararı eylemli uyma kararı olarak kabul edilmektedir. Yani mahkeme direnme kararını ancak esasa girmeden verebilir.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2022/7-508 Esas ve ████████ Karar, 2022/9-116 Esas ve ████████ Karar, 2022/9-168 Esas ve ████████ Karar, 2022/1-512 Esas ve █████████ Karar, 2023/7-105 Esas ve ████████ Karar sayılı kararlarında ayrıntılı belirtildiği üzere bozma kararına karşı yerel mahkemenin uyma ya da direnme hakkı vardır. Bozma kararına uyma kararı vermesi halinde Yargıtay ilgili Dairesinin kararı uyarınca incelenen ilk derece mahkemesinin kararı bozulan hususlar açısından tamamen ortadan kalkmaktadır. Direnme kararı verilirse dosya Daireye gönderilmekte ve sonucuna göre ancak kesinleşmektedir.2. Bozma sonrası yapılan yargılamada Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2024 tarihli ara kararında "Katılan vekili tarafından bu celse ibraz edilen ve sözlü olarak tekrarlanan dilekçeleri mahkememiz heyetince değerlendirilmesinin ardından, Yargıtay bozma ilamına uyulması ya da direnilmesi hususunda bir sonraki clese karar verilmesine" karar vererek dosyanın incelemeye alındığı, akabinde 14.01.2025 tarihli direnme kararı verildiği, bu kararın temyizi üzerine Dairemizin 15.05.2025 tarihli kararı ile; söz konusu kararın yeni deliller incelendikten sonra verilmesi nedeniyle "eylemli uyma" olduğu bu nedenle direnme kararı şeklinde yazılsa bile gerçekte uymuş olduğundan yeniden karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verildiği, bu karar üzerine "yerel mahkemece yeni bir karar verilmek" yerine öncelikli olarak dosyanın üst yazı ile Yargıtay Ceza Genel Kuruluna incelenmek için usul ve yasaya aykırı olarak gönderildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanlığınca dosyanın işlemsiz iade edildiği, bundan sonra yerel mahkemenin, bu kez direnme kararı vermenin usule aykırı olduğu eylemli uyma verildiği mealindeki gerekçe ile bozulan kararın, ikinci bozma kararına direndiğini, dolayısıyla; eylemli uyma olmadığı mealinde direnme kararı vererek dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla; yerel mahkemenin 26.11.2024 tarihinde dosyayı incelemeye alırken kurduğu ara kararda açıkça dosyaya o tarihte ibraz edilen ve sözlü olarak da tekrarlanan deliller incelendikten sonra, yani "yeni deliller değerlendirilerek" direnme ya da bozmaya uyma kararı verip vermeyeceğine karar vermesinin "eylemli uyma" olduğu Yargıtay uygulamalarıyla da sabit olduğundan direnme kararı hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin bozma kararlarının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, Dairemizin 15.05.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma kararına karşı verilmiş olan Mahkemenin 10.09.2025 tarihli direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,08.01.2026 tarihinde karar verildi.