Anahtar kelimeler: Önödeme Düşme Süreç Görüşü Hukukî Neticesinde Edilebilir Geçildi Cmknın Sayisi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E. - █████████ K.SUÇ
: 2863 sayılı Kanuna aykırılıkHÜKÜM
: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İncelenmeksizin iadeİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 7499 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın ██████. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 75, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri maddesi uyarınca önödeme nedeniyle düşme kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 67/1, TCK'nın 62, 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanunun 231/8. maddesi gereğince 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan incelenmeksizin iade görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında izinsiz kazı yapmak suçundan da hüküm tesis edilmesi gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluşmadığına ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARKolluk kuvvetlerince yapılan istihbari çalışmalar sırasında temyiz dışı sanık ...'ın ikametgahında tarihi eser bulunduğu ve eserleri satmak üzere müşteri aradığı bilgilerinin alınması üzerine usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden sanık ...'ın evinde yapılan aramada 326 adet eser ele geçirildiği, sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarında suça konu eserlerin oğlu olan sanık ...'a ait olduğunu, onun tarafından bulunduğunu beyan ettiği, sanık ...'ın da aynı mahiyette savunmada bulunarak eserlerin kendisine ait olduğunu, dedektörle yaptığı aramalar sonunda eserleri bulduğunu ifade ettiği, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporunda ele geçirilen kurşun çekirdekleri, kemer tokası parçaları, bileklik parçası ve kaşık parçası dışındaki eserlerin 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olduklarının belirtildiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sübuta eren eylemin "izinsiz olarak define araştırma" suçunu oluşturduğu kabul edilip, önödeme nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, "2863 sayılı Kanunun 74/2. maddesinde düzenlenen izinsiz define arama suçunun oluşabilmesi için sit alanı ya da korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğini haiz yerde kazı eylemi olmaksızın yüzeysel faaliyetler ile araştırma yapılmış olması gerektiği, bu bakımdan kültür varlığı ya da define bulmak kastıyla hareket edilmesinin anılan suçları birbirinden ayırmada esas alınacak kriter olmadığı, kazı fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun belirleyici husus olduğu nazara alınarak; somut olayda sanığın kazı yapıp yapmadığı, nerede ne şekilde arama yaptığı hususunun belirli olmaması dolayısıyla sanık hakkında 2863 sayılı yasanın 74. maddesi uyarınca uygulama yapılamayacağı, ancak 2863 sayılı Kanunun 67/1. maddesinde düzenlenen bildirim yükümlülüğüne aykırılık suçunun oluşması için sanığın bulduğu bir kültür varlığının bildirimini 2863 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca üç günlük süre içerisinde aynı maddede sayılan mercilere yapmamış olması gerektiği, somut olayda sanığın üç günlük süre içerisinde bulmuş olduğu malzemeleri kurumlara bildirmediği" şeklindeki değerlendirme ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanık hakkında "haber verme sorumluluğuna aykırı hareket etme" suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE KARARIN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Havza 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.03.2026 tarihinde karar verildi.