Anahtar kelimeler: Yüzyıllardır Palu Atalarının Evlatları Hisseli İsmail Vefatı Babalarının Şerh Taksim
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Palu Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 25... parsel ve 3 25... parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı nedeniyle ... adına tespit ve tapuya tescil edilmiş, ... Mahallesi 3 25... parselin 1/3'er hisseli olarak İsmail evlatları ..., ... ve ...'in, 3 25... parselin İsmail oğlu ...'in kullanımında olduğu tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan yüzyıllardır atalarının kullandığı ve babalarının 1988 yılında vefatı ile kendilerine intikal eden ve harici olarak taksim edilen 3 25... parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesinin kendisi, 1/3 hissesinin kardeşi ... ..., kalan 1/3 hissesinin ise diğer kardeşi ... ...'in, yine 3 25... parselin ise tamamının kendi kullanımında olduğunu, söz konusu taşınmazların yüzyıllardır nizasız ve fasılasız olarak ceddinin zilyet ve tasarrufunda iken onlardan kendisine intikal ettiğini, ancak taşınmazların kadastro sırasında davalı vakıf (... Vakfı) adına tespit ve tescil edildiğini, vakıf mallarının zilyedlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Yasa'nın 1967 yılında yürürlüğe girdiğini, cetlerinin taşınmazlardaki zilyetlik ve tasarruflarının bu tarihten çok öncesi bir süreye dayandığını ileri sürerek davalı Vakıf adına yapılan tespitlerin iptali ile taşınmazların dava dilekçesindeki talebi doğrultusunda adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Müdürlüğü vekili; dava konusu taşınmazların vakfiye sınırları içerisinde kaldığını, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kayıtlarının taşınmazlara uygun olduğunu, Toprak Tevzi Komisyon kararları incelendiğinde taşınmazların vakıf arazisi olduğu ve davacının işgalci konumunda olduğunun anlaşılacağını, 3 25... parsel sayılı dava konusu taşınmazın 2019/9 Esas sayılı davanın da konusu olduğunu, bu nedenle derdestik itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... mütevellisi cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların bulunduğu ... ilçesinin tamamının vakıf malı olduğunu, dava konusu taşınmazların vakfiye kapsamında kaldığını, 1958 yılında bölgede yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda 1505 dönüm yerin vakıf adına tespit edildiğini, taşınmazlara kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsadığını, Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından köyde yapılan istimlak çalışmaları sırasında kamulaştırma bedelinin vakfa ödendiğini, bunun da taşınmazların vakfa ait olduğunu gösterdiğini, davacının hiç bir zaman bu taşınmazlara asli zilyet olmadığını, davacının taşınmazlardaki zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığını, kaldı ki vakıf mallarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.2020 tarihli ve 2019/8 Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davacı yararına 2762 sayılı Yasa hükümlerine göre zilyetlik koşullarının gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın hayrat mal olmadığı, zilyetlikle iktisabına yasal engel bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; Vakfın doğrudan doğruya hayrat vakıflardan olmayıp İcare-i Vahideli akarından istifade olunan mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğunun Yargıtay denetiminden geçen pek çok emsal kararda hükmen kabul edildiği, bu itibarla vakfedilmiş malları doğrudan hayrat mal olmadığından çekişmeli taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte olduğu, davalı Vakıf İdaresinin bu yöne ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı, ancak dosya kapsamında davacının dava konusu parsellerden 3 25... parsel sayılı taşınmaz bakımından 1/3 oranında talepte bulunduğu, taşınmazın diğer hisselerinde ise ... ve ... ...'in hakkının bulunduğundan bahsettiği, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada taşınmazın Mahkemenin 2019/7 ve 9 Esas sayılı dava dosyalarında da dava konusu olduğu, davacılarının ... ve ... ... olduğu, yapılan yargılamalar sonucunda 2019/7 ve 9 Esas sayılı dosyalarda taşınmazın tamamının tapu kaydının iptal edilerek 1/3 hissenin ... ..., 1/3 hissesinin ise ... ... adına tesciline karar verildiği, eldeki dosyada ise taşınmazın tamamının davacı ... adına tesciline karar verildiği, böylece aynı parsel hakkında farklı kişiler lehine birbirine aykırı şekilde karar verilerek aynı taşınmaz hakkında birbiri ile çelişen üç ayrı karar verilmiş olduğu, ayrıca dosya kapsamında davacının, dava konusu parsellerden 3 25... parsel sayılı taşınmaz bakımından 1/3 oranında talepte bulunduğu, diğer hisselerde ise kardeşlerinin hakkının bulunduğundan bahsettiği görülmekte ise de hükümde taşınmazın tamamı hakkında davacı lehine tescile yönelik talebi aşar mahiyette karar verildiği, davacının talebinin HMK'nın 26. hükmündeki taleple bağlılık ilkesi uyarınca aşılmasının mümkün olmadığı, bu hali ile Mahkemenin bu taşınmaz hakkındaki hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğu, yine çekişmeli taşınmazlardan ... Mahallesi 3 25... parsel sayılı taşınmazda dava dışı kişiler yararına muhdesat ve kullanım şerhi tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmiş olmasına karşın bu kişiler (ya da mirasçıları) davaya dahil edilip savunmaları alınmadan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi hükmünde belirtilen hakları ihlal edilmek suretiyle karar verildiği, öte yandan davacının intikal ve taksim hukuki sebebine dayanarak dava açtığı, Mahkemenin 2019/9 Esas sayılı dosyasında ise ... ...'in satın almaya dayandığı, Mahkemece bu hususun araştırılmadığı, dinlenilen yerel bilirkişilerden sorulmadığı, soyut nitelikli beyanlara itibar edildiği, dosyalar arasında oluşan bu çelişkinin giderilmediği, Mahkemece, 3 25... parsel sayılı taşınmazın birden fazla davaya konu olduğu, yargılamalar sırasında yapılacak araştırmanın ve taşınmaz hakkında verilecek kararların birbirini etkileyeceği göz önüne alınarak taşınmazlar hakkındaki davaların birleştirilmesi hususunun düşünülmesi gerektiği, 3 25... parsele ilişkin yukarıda izah edilen çelişkilerin giderilmesi, gerekirse davacıya taraf koşulunu sağlamak üzere süre ve imkan tanınması, taraf teşkilinin sağlanması halinde dava konusu diğer taşınmazın başkaca dosyalarda dava konusu olup olmadığının araştırılması, davacı tarafın dayandığı hukuki sebebin netleştirilmesi, davacı yararına belgesiz zilyetlikten kazanılan taşınmaz miktarının araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.07.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; Mahkemenin ███████ Esas ve ████████ Esas sayılı dosyalarında davacı olarak yer alan kişilerden ... ... ve ... ...'in beyanları ve bu kişilerin davacının kardeşleri olması, mahalli bilirkişi beyanları ve alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında davaya konu taşınmazların 3402 sayılı Yasa'nın 16. maddesinde belirtilen yerlerden olmadığı, taşınmazlarda 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde aranan zilyetliğe ve taşınmaza ilişkin şartların oluştuğu, vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden önce davacı yararına imar-ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uygulanamadığı, taşınmazların toprak tevzi çalışmaları sırasında bir kısmının tevzi çalışması kapsamında kalmış olsa da hiçbir kişi ya da kurum adına tapuyla tescil edilmediği ve tapulamasının yapılmadığı, bir kısmının ise tevzi paftası dışında kaldığı, Mahkemenin ███████ Esas ve ████████ Esas sayılı dosyalarındaki davacı beyanları dikkate alındığında davaya konu taşınmazların babalarının yapmış olduğu taksimat sonucunda davacıya isabet ettiğinin beyan edildiği, taksimat olgusunun da ispat olunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3 25... parsel sayılı taşınmazın tamamının, 3 25... nolu parsele ait 1/3 hissenin davalı Vakıf adına olan tapu kaydının iptaline ve davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi ile hükümde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Dairece aynı gün istinaf incelemesi yapılan █████████ Esas sayılı dosyasında (dava konusu 3 25... parsel yönünden ... ... tarafından açılan Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/ 106 Esas sayılı dosyası) da benzer tespitlerin yapılmış olduğu ve Mahkemece aynı yönde çelişki oluşturmaksızın karar verildiği de nazara alındığında davalı ... Müdürlüğü vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 7531 sayılı Yasa'nın 20. maddesi uyarınca değiştirilen 5737 sayılı Yasa'nın 77. maddesi uyarınca davalı ... İdaresi harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden Vakıflar İdaresine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!