Anahtar kelimeler: İhmali Süreç Edenin Görüşü Hukukî Bakırköy Beraatine Yüklenen Kötüye Neticesinde

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ███████ 67... /3706 KararSUÇ
: İhmali davranışla görevi kötüye kullanmaHÜKÜM
: Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇA. İlk DereceSanığın yüklenen suçtan beraatine dair Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve ███████ Esas, ████████ sayılı Kararının O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 14.10.2020 tarihli ve ████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile sanığın tazminat davası açmak için anlaştığı halde gereğine tevessül etmediği iddiası yönünden katılanın babasının tanık olarak dinlenmesi gerektiği, Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, █████████ Esas sayılı dosyasının duruşmalarına katılmamasının ve yargılama neticesinde verilen kararı tebellüğ aldığı halde temyiz etmemesinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulması sonrasında İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 28.12.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Karar ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62/1 ve 51/1. maddeleri uyarınca erteli 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.B. İstinafSanığın istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 26.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesi Kararının gerekçesinde sanığın eyleminin ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı kabul edildiği halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 257/1 ve 62/1. maddelerinin uygulandığı gözetilerek hüküm fıkrasının 1. ve 2. paragraflarının hükümden çıkartılarak yerlerine sanığın aynı Kanun'un 257/2. ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin maddeleri eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanığın Temyiz İstemiŞikayet tarihi olarak belirlenen suç tarihinin yanlış olduğuna, hukuka aykırı olan mahkumiyet kararının bozulmasına ve beraatine ya da davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe5271 sayılı Kanun'un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir:"Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.".Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, ████████ sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur.Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 14.10.2020 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun'un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 28.12.2022 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 26.11.2024 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.III. KARARDeğerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 10.12.2019 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.02.2026 tarihinde karar verildi.