Anahtar kelimeler: Yazacağını İzlenebilirliğinin İcbar Zorlayarak İrtikap Etiket Götürdüğü Araçla Onu Baskı

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararSUÇ : İcbar suretiyle irtikapHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onamaMahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:Suç tarihinde ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde ziraat mühendisi olarak çalışan sanığın, ... Gıda isimli iş yerinde yaptığı denetimde, gıda maddeleri üzerinde etiket ve izlenebilirliğinin sağlanması için faturaların olmadığını görmesi üzerine, şirket çalışanı katılan ...'nun şirket merkezinden eksik olan evrakları temin ederek sanığın iş yerine götürdüğü, iş yerinden katılana ait araçla beraber ayrıldıkları sırada sanığın, idari yaptırımı gerektirir herhangi bir eksiklik olmadığı halde sonraki denetimlerde ceza yazacağını söyleyerek haksız menfaat elde etmek amacıyla katılan üzerinde baskı oluşturup, onu para vermeye zorlayarak icbar suretiyle irtikap suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda; sanığın varlığını kabul etmediği ve görgüye dayalı bilgisi olmayan tanıkların naklen anlatımlarında geçen ses kaydının silindiğinin anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine dair savunmasının aksini kanıtlayan her türlü kuşkudan uzak, kesin, inandırıcı ve somut deliller bulunamadığından yüklenen suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,Kabule göre de;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 tarihli ve 2009/5-167-███████ sayılı Kararında da açıklandığı üzere, icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, olayın oluş şekline göre sanığın eyleminin öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere Kanun'un öngördüğü anlamda icbar boyutuna varmadığı, bu itibarla cebri irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı; faili yakalatmak amacıyla yarar sağlanması halinde gerçek anlaşma olmadığından fiilin rüşvet almaya teşebbüs, taraflar arasında anlaşmanın sağlanmış olması halinde ise tamamlanmış rüşvet suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.09.2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, ████████ sayılı Kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/5. maddesinin uygulanmamasının kazanılmış hak niteliğinde olduğu nazara alındığında, 11.06.2010 tarihli hükme yönelik sanık aleyhinde bir temyiz talebi bulunmadığı halde sanık hakkında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesine aykırı olacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,Sanığın adli sicil kaydında yer alan Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması Kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ██████. maddesi uyarınca ele alınması için mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün, sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.