Anahtar kelimeler: Palu Evlatları Şerh Hanesine Oğlu Parselin İli Mahallesi İlçesi Nedene
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Palu Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 24... ve 10 parsel, 3 25... parsel, 3 36... parsel, eski 3 38... parsel (yeni 3 75... parsel) 3 58... parsel, ... Mahallesi 1 25... ve 9 parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı nedeniyle ... adına tespit ve tapuya tescil edilmiş, dava konusu 3 24... ve 10 parsel, 3 36... parsel, 3 25... parsel ile 1 25... ve 9 parselin ... oğlu ... ...'in, 3 58... parselin ... oğlu ... ... ve ...'in, eski 3 38... parsel (yeni 3 75... parsel)'in ... evlatları ... ... ve ...'in kullanımında olduğu tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmiştir.
Davacı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 24... ve 10 parsel, 3 25... parsel, 3 36... parsel, 3 38... parsel, 3 58... parsel, ... Mahallesi 1 25... parsel, 1 25... parsel sayılı taşınmazların kadimden beri ceddinin zilyetliği ve tasarrufunda malik sıfatıyla kullanılmakta iken onlardan kendisine rızai taksim sonucu intikal ettiğini, kendisi tarafından da halen nizasız fasılasız ve malik sıfatıyla kullanıldığını, ancak taşınmazların kadastro sırasında davalı Vakıf (... Vakfı) adına tespit edildiğini, cetlerinin taşınmazlardaki zilyetlik ve tasarruflarının vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 1967 yılından çok öncesi bir süreye dayandığını belirterek davalı Vakıf adına yapılan tespitlerin iptali ile taşınmazların tamamının kendi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Müdürlüğü vekili; dava konusu taşınmazların vakfiye sınırları içerisinde kaldığını, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kayıtlarının taşınmazlara uygun olduğunu, Toprak Tevzi Komisyon kararları incelendiğinde taşınmazların vakıf arazisi olduğu ve davacının işgalci konumunda olduğunun anlaşılacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... mütevellisi cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların bulunduğu ... ilçesinin tamamının vakıf malı olduğunu, dava konusu taşınmazların vakfiye kapsamında kaldığını, 1958 yılında bölgede yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda 1505 dönüm yerin vakıf adına tespit edildiğini, taşınmazlara kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsadığını, Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından köyde yapılan istimlak çalışmaları sırasında kamulaştırma bedelinin vakfa ödendiğini, bunun da taşınmazların vakfa ait olduğunu gösterdiğini, davacının hiçbir zaman bu taşınmazlara asli zilyet olmadığını, davacının taşınmazlardaki zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığını, kaldı ki vakıf mallarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davacı yararına 2762 sayılı Yasa hükümlerine göre zilyetlik koşullarının gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın hayrat mal olmadığı, zilyetlikle iktisabına yasal engel bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; Vakfın doğrudan doğruya hayrat vakıflardan olmayıp İcare-i Vahideli akarından istifade olunan mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğunun Yargıtay denetiminden geçen pek çok emsal kararda hükmen kabul edildiği, bu itibarla vakfedilmiş malları doğrudan hayrat mal olmadığından çekişmeli taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte olduğu, davalı Vakıf İdaresinin bu yöne ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı, ancak çekişmeli taşınmazlardan 3 58... parsel ile eski 3 38... parsel (yeni 3 75... parsel) sayılı taşınmazlarda dava dışı kişiler yararına muhdesat ve kullanım şerhi tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmiş olmasına karşın bu kişiler (ya da mirasçıları) davaya dahil edilip savunmaları alınmadan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi hükmünde belirtilen hakları ihlal edilmek suretiyle karar verildiği, öte yandan davacının taksim hukuki sebebine dayanarak dava açtığı, ancak Mahkemece bu hususun araştırılmadığı, dinlenilen yerel bilirkişilerden sorulmadığı, soyut nitelikli beyanlara itibar edildiği gerekçesiyle davalı ... Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dahili davalıların sunmuş olduğu dilekçeler ve mahalli bilirkişi beyanları ile alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden önce davacı yararına imar-ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uygulanamadığı, dahili davalıların davacının kardeşleri ve kardeşlerinin çocukları olduğu ve dahili davalılarca davaya konu taşınmazların davacının olduğu beyan edildiğinden taksimat olgusunun da ispat olunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu parsellerden ... Mahallesi eski 3 38... parsel (yeni 3 75... parsel) ve 3 58... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin uyuşmazlığın (davanın) usul ekonomisi ilkesi ve yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla eldeki dosyadan tefrik edilmesine karar verildiği, istinaf incelemesinin dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 24... ve 10 parsel, 3 36... parsel, 3 25... parsel, Halil Yavuz Mahallesi 1 25... ve 9 parsel sayılı taşınmazlara hasren yapıldığı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi ile hükümde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle ... oğlu ... mirasçılarının 3 58... ve 3 38... parselde kullanım şerhi olması nedeniyle davaya dahil edildiği dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında dahili davalı olarak gösterilen ..., ..., ..., ... ve ...'in anılan taşınmazlarda lehlerine kullanım şerhi olan kimselerden olmadığı, bu nedenle karar başlığında dahili davalı olarak gösterilmelerinin doğru bulunmadığı, ancak bu husus mahallinde düzeltilebilir bir hata olduğundan temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 7531 sayılı Yasa'nın 20. maddesi uyarınca değiştirilen 5737 sayılı Yasa'nın 77. maddesi uyarınca davalı ... İdaresi harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!