Anahtar kelimeler: Ölüme Sınıfı Süreç Sürücü Olma Yaralanmaya Görüşü Hukukî Taksirle İstemlerinin
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma
HÜKÜM
: İstinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve E sınıfı sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine hükmün kaldırılarak sanık hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve E sınıfı sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün anmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanık hakkında isnat edilen suçların yasal şartlarının oluşmadığı, isnat edilen suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine, dosyada mevcut alınan beyanlar, belgeler, adli rapor ve tüm dosya kapsamı itibarı ile isnat edilen suçların yasal şartlarının oluşmadığına, dosyada her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, mahkumiyete yeterli delil mevcut olmayıp şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince de hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, gerekçe göstermeksizin lehine olabilecek yasal indirim maddelerinin uygulanmadığına ilişkin, katılanlar vekilinin temyiz istemi, TCK'nun 61. maddesi kapsamında sanığın kusur derecesinin yoğunluğu, suçun işleniş biçimi, yer ve zaman özellikleri değerlendirilerek TCK`nun 85/2. maddesinde hapis cezası olarak düzenlenen en üst sınırdan cezalandırılması ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, hükmün adalete ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 26.07.2018 günü saat 08.30 sıralarında, ölen sürücü ... sevk ve idaresindeki 45... plaka sayılı motosiklet ile, gündüz vakti, yerleşim yeri içerisinde, iki yönlü iki şeritli, yol platform genişliği 11 metre, üç yönlü T kavşak, asfalt kaplama, düz ve eğimsiz, açık havada, hız sınırının 50 km/s olan, kuru zeminli ve görüşün açık olduğu devlet yolunda,.....Meydanı istikametinden ...Kavşağı istikametine doğru ...Caddesini takiben seyir halindeyken ...Caddesi No:100 önüne geldiğinde motosikletin ön kısımları ile, gidiş istikametine göre ön ilerisinde sağ tarafta ...Caddesi No:100 önünde duraklayan ve sola dönüşe geçen sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 45... plaka sayılı otobüsün sol ön tampon kısımlarına çarpmış ve çarpmanın etkisiyle savrulan motosikletin yolun karşı tarafına geçmekte olan katılan yaya ... ...ve katılan yaya ...'e çarpması sonucu, motosiklet sürücüsü ...'nin ölümüyle ve katılanlar ... ...ve ...'ün yaralanmaları ile sonuçlanan olayda; kaza tespit tutanağında; 45... plaka sayılı otobüs sürücüsü olarak sanık ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 67. (manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak) maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiği, 45... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'nin ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 51/2-a (hız sınırlarını belirleyen kurallar) maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiği, soruşturma aşamasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 23.07.2019 tarihli raporunda; sanık sürücü ... idaresindeki otobüs ile yolun sağında duraklarken sola manevraya geçmeden önce, gerisinden bu yol üzerinden seyretmekte olan araçların hızını ve konumunu dikkate alması ve kontrollü bir şekilde manevrasını gerçekleştirmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, bu yol üzerindeki trafik akışını dikkate almadan ve gerisinden gelmekte olan müteveffa sürücü idaresindeki motosikletin geçmesini beklemeden manevraya geçmesi neticesinde meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu, ölen sürücü ... idaresindeki motosiklet ile seyrederken olay mahalli kavşağa yaklaştığında hızını azaltıp seyrini daha dikkatli biçimde sürdürmesi gerekirken hızlı bir şekilde seyrine devam ettiği ve ön ilerisinde dönüşe geçen otobüse karşı zamanında gerekli yeterli tedbir alamayıp çarptığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile tali kusurlu, katılan yaya ... ...ve katılan yaya ...'ün geçiş yaptıkları sırada meydana gelen kazada alacak önlemleri bulunmadığından atfı kabil kusurları bulunmadığından kusursuz olduklarının mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, sanık ...'ın, ...'nin ölümüyle, katılan ...'ün BTM ile giderilemeyecek ve orta (3) dereceden kırık alacak şekilde, katılan ......nin ise BTM ile giderilebilecek şekilde yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince isabetli görülmüşse de, temel ceza orantılılık ilkesine aykırı şekilde az bulunmuş, duruşma açılarak yeniden yargılama yapılma yoluna gidilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!