Anahtar kelimeler: Palu Evin Şerh Oğlu Hanesine Nedene Diyarbakır Mahallesi Tapuya İli
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Palu Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 17... parsel ve ... Mahallesi 2 59... parsel, eski 2 65... parsel (2 65... parsel), 2 66... ve 9 parsel, 2 76... parsel, 2 59... parsel, 2 61... parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı nedeniyle ... adına tespit ve tapuya tescil edilmiş; 1 17... ve 2 65... parselin ... oğlu ...'ın, 2 59... parsel ... oğlu ...'ın kullanımında olduğu, 2 66... parsel üzerindeki evin ... oğlu ...'a, 2 66... parsel üzerindeki evin ... oğlu ...'a, 2 76... parsel üzerindeki evin ... oğlu ...'a ait olduğu tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edildiği, 2 61... parsel sayılı taşınmaz yönünden Bölge Adliye Mahkemesince tefrik kararı verildiği anlaşılmıştır.
Davacılar; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 17... parsel ve ... Mahallesi 2 59... , 2 65... , 2 66... ve 9, 2 76... , 2 59... ve 2 61... parsel sayılı taşınmazların kadastro sırasında davalı vakıf (... Vakfı) adına tespit edildiğini, oysa taşınmazların yüzyıllardan beri dedelerinden ve babalarından gelip rızai taksim sonucu davacılar tarafından ayrı ayrı tasarruf edildiğini, 2 66... parselin ...'a, 2 66... parselin ...'a, 2 76... parselin ...'a 1 17... , 2 59... , 2 65... , 2 59... ve 2 61... parsel sayılı taşınmazların 1/3'er hisseler ile ..., ... ve ...'a ait olduğunu, halen de bu şekilde ayrı ayrı kullandıklarını, vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Yasa'nın 1967 yılında yürürlüğe girdiğini ancak cetlerinin taşınmazlardaki zilyetlik ve tasarruflarının bu tarihten önce 200 yılı aşkın bir süreye dayandığını, bu nedenle kadastro çalışmaları esnasında davalı Vakıf adına yapılan tespitin yersiz ve haksız olduğunu ileri sürerek davalı Vakıf adına yapılan tespitlerin iptali ile taşınmazların dava dilekçesindeki talepleri doğrultusunda adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazların vakfiye sınırları içerisinde kaldığını, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kayıtlarının taşınmazlara uygun olduğunu, Toprak Tevzi Komisyon kararları incelendiğinde taşınmazların vakıf arazisi olduğu ve davacının işgalci konumunda olduğunun anlaşılacağını, 2 61... parsel sayılı taşınmazın ████████ Esas sayılı davanın da konusu olduğunu, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... mütevellisi cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların bulunduğu ... ilçesinin tamamının vakıf malı olduğunu, dava konusu taşınmazların vakfiye kapsamında kaldığını, 1958 yılında bölgede yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda 1505 dönüm yerin vakıf adına tespit edildiğini, taşınmazlara kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsadığını, Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından köyde yapılan istimlak çalışmaları sırasında kamulaştırma bedelinin vakfa ödendiğini, bunun da taşınmazların vakfa ait olduğunu gösterdiğini, davacının hiç bir zaman bu taşınmazlara asli zilyet olmadığını, davacının taşınmazlardaki zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığını, kaldı ki vakıf mallarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davacı yararına 2762 sayılı Yasa hükümlerine göre zilyedlik koşullarının gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın hayrat mal olmadığı, zilyetlikle iktisabına yasal engel bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve █████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararıyla; Vakfın doğrudan doğruya hayrat vakıflardan olmayıp İcare-i Vahideli akarından istifade olunan mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğunun Yargıtay denetiminden geçen pek çok emsal kararda hükmen kabul edildiği, bu itibarla vakfedilmiş malları doğrudan hayrat mal olmadığından çekişmeli taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte olduğu, davalı Vakıf İdaresinin bu yöne ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı, ancak çekişmeli taşınmazlardan 1 17... parsel ve 2 65... parsel sayılı taşınmazlarda dava dışı kişiler yararına muhdesat ve kullanım şerhi tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmiş olmasına karşın bu kişiler (ya da mirasçıları) davaya dahil edilip savunmaları alınmadan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi hükmünde belirtilen hakları ihlal edilmek suretiyle karar verildiği, öte yandan davacının taksim hukuki sebebine dayanarak dava açtığı, ancak Mahkemece bu hususun araştırılmadığı, dinlenilen yerel bilirkişilerden sorulmadığı, soyut nitelikli beyanlara itibar edildiği, hal böyle olunca Mahkemece, davacılara taraf koşulunun sağlamak üzere süre ve imkan tanınması, taraf teşkilinin sağlanması halinde istinaf incelemesine konu taşınmazların başkaca dosyalarda dava konusu olup olmadığının araştırılması, davacı tarafın dayandığı taksim olgusu ve davacı yararına belgesiz zilyetlikten kazanılan taşınmaz miktarı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden önce davacı yararına imar-ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uygulanamadığı, taşınmazların toprak tevzi çalışmaları sırasında bir kısmının tevzi çalışması kapsamında kalmış olsa da hiçbir kişi ya da kurum adına tapuyla tescil edilmediği ve tapulamasının yapılmadığı, bir kısmının tevzi kapsamında kalmayıp tescil harici bırakıldığı, davaya konu taşınmazların davacılara kök murislerinin yapmış olduğu taksimat sonucunda isabet ettiği gerekçesiyle tüm taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2024 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazlardan ... Mahallesi 2 61... parsel numaralı taşınmaza ilişkin uyuşmazlığın (davanın) usul ekonomisi ilkesi ve yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla Bölge Adliye Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasından tefrik edilmesine karar verildiği, istinaf incelemesinin dava konusu diğer taşınmazlar yönünden yapılarak Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi ile hükümde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 7531 sayılı Yasa'nın 20. maddesi uyarınca değiştirilen 5737 sayılı Yasa'nın 77. maddesi uyarınca temyiz eden davalı ... İdaresi harçtan muaf bulunduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!