Anahtar kelimeler: Korona Virüs Salgınının Covid Pandemi Dünya Yürüttükleri Niyetli Alacağa Borca

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ████████ Esas- ████████ Karar
TARİH
: █████/2022
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri 68.291,58 TL tutarındaki icra takibi nedeniyle düzenlenen alacağa itiraz ettiğini, borca itiraz haksız olup, davalının itirazında kötü niyetli olduğunu, Dünya Sağlık Örgütü tarafından korona virüs (Covid-19) salgınının, pandemi olarak ilan edilmesi dolayısıyla, arabuluculuk görüşmelerinin arabulucunun da onayı ile telekonferans olarak gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında kargo sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme unsurları gereği taşıyıcının taşıma taahhüdünde bulunduğunu, gönderenin ise taşıma ücretini vermeyi borçlandığını, bu sözleşme içerisinde mesafelere ulaştırma saatleri, davalı ve müvekkili şirketin yükümlülükleri, ücret tarifesi ve ekleme şekli, uyuşmazlık durumunda yetkili mahkemelerin belirtildiğini, davacı ile davalı arasında kargo sözleşmesindeki taşıma taahhüdünü müvekkili özen ve ivedilikle yerine getirmiş olup yapılan taşıma işlemleri neticesinde faturalar kesildiğini, buna karşılık davalının taşıma hizmetine karşılık olarak ödenmesi gereken ücreti ödemediğini,, e-Arşiv fatura kapsamında elektronik belge biçiminde oluşturulan faturaların davalı tarafa hem elektronik ortamda hem de fiziken teslim edildiğini, davacı tarafından bahse konu alacağın tahsili amacıyla davalı - borçlu taraf ile defalarca iletişime geçilmiş olmasına rağmen davalının borcu ödemekten kaçındığını, bunun neticesinde müvekkili şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyasıyla icra takibi başlatılmış olup borçlu tarafından bu takibe kötü niyetli olarak itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf haksız kazanç elde edecek şekilde fazladan alacak talep edilmekte olup bu şekilde başlatılan icra takibinin kabul edilemeyeceğini, taraf defterleri ve ticari ilişkiyi gösterir makbuz, kargo fişi, muavin defter kaydı ve sevk irsaliyeleri ile dosya borcunun anılan kadar olmadığının anlaşıldığını, davacının iddialarının kesinlikle gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin almış olduğu her taşıma ve kargo hizmetinin bedelini tam olarak ödediğini, davacı şirket tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ve müvekkili şirketi taşıma-kargo işleminden hiç yararlandırılmadan veya taşıma-kargo edimi layığıyla yerine getirilmeden kesilen faturalar hakkında müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir bedel ödeme yükümlüğünün bulunmadığını, davacı yanca varlığı iddia olunan faturaların ve bu faturalar dayanak gösterilerek çıkarılan bedelin, hangi hizmetler karşılığında çıkarıldığı, hangi tarihlerde, hangi taşıma- kargo işlemlerine yönelik çıkarıldığının taraflarınca bilinmediğini, müvekkiline karşı başlatılmış olan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddine, davacı aleyhine %20sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretini davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece; davanın, İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açıldığı ve ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkin olduğu, talimat yoluyla alınan bilirkişi raporlarında, uyuşmazlığa konu davada, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı, bu bağlamda davacının davalıya kargo taşıma ve teslim hizmetlerini sağlayarak edimini yerine getirdiği, bu hizmete istinaden düzenlenen faturalara davalının peyder pey ödemeler yaptığı, davacının dava konusu alacağını oluşturan faturaların; elektronik temel fatura olduğu, elektronik ekranda temel faturaların davalı ekranına gönderildiği, davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak defter kayıtlarına işlediği, eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalardan sonra 68.291,58 TL defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı olduğu ve aynı zamanda davalı tarafından gönderilen faturalara yasal süresi içinde itiraz edilmediğinin anlaşıldığı, bu şekilde davacının kargo taşıma ve teslim hizmetini sağlayarak edimini yerine getirdiği, davalıdan 68.291,58 TL alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporları ile kararda belirtilen şekilde hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, davacının kendi edimini yerine getirdiğine dair bir delil sunmadığı, sadece fatura düzenlenmesi ile ispat yükünün yerine getirilemeyeceği, bilirkişi heyeti tarafından da bu iddiaları destekleyecek tespitlerde bulunulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bir yandan davacının taşıma hizmetini yerine getirdiğini gösterir irsaliye vs belgeleri sunması gerektiği ifade edilmişken, raporun sonuç kısmında ise davacının faturalara konu hizmeti ifa ettiğinin belirtildiği, bu hali ile rapor çelişkili olup çelişkiler giderilmeden karar verilemeyeceği ve bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, bakiye açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-███████ md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre; davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda; ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların ticari defterlerde kayıtlı ve davacının takip tarihi itibariyle 68.575,62 TL alacaklı olduğu; davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda; ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğu, davalı adına 42 adet ve toplam 152.588,38 TL tutarında fatura düzenlendiği, davalının 84.296,80 TL ödeme yaptığı ve davacının kendi defterlerinde takip tarihi itibariyle davalıdan 68.291,58 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla davalı tarafından faturaların tebliğ alınmış olduğu, süresi içinde faturalara itiraz edilmediği, davacının takipte talep ettiği 68.291,58 TL alacağını HMK madde 222'de sayılan şartları sağlayan ticari defter ve kayıtları ile ispat ettiği ve davalı tarafından ticari defterlerde yer alan kayıtların aksini ispata yarar herhangi bir kesin delilin sunulmadığı, HMK'nın 282. maddesi uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, bilirkişi raporlarının denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli şekilde düzenlendikleri ve Mahkemece, ticari defterlerin delil vasfı nazara alınarak, bilirkişi raporlarında ticari defterler üzerinde yapılan inceleme esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafın istinaf başvurusunun haksız olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.665,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 1.166,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.498,75 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!