Anahtar kelimeler: Davalıort Aksesuarları Mamul Ödemekten Kapılar İmtina Yıldır Firmaya Kapı Alışverişe

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yaklaşık 15 yıldır orman ürünlerinden mamul kapı üretimi ve satışı alanında faaliyet göstermekte olup, ürünlerini gerek yurt içinde gerek yurt dışında birçok firmaya yasal mevzuata uygun biçimde ihraç etmekte olduğunu, bu kapsamda davalı----Ort. ile aralarında ticari ilişki tesis edilmiş, davalıya bu alışverişe ilişkin kullanılmak üzere çeşitli nitelikte iç kapılar ve aksesuarları teslim edildiğini, ------- 28.01.2025 tarihli, toplam bedel 25.480,00 TL Fatura kesildiğini, Ancak söz konusu davalı şirket işbu borcunu ödemekten imtina ettiğini, söz konusu ürünlerin tamamı, faturalar üzerindeki açıklamalarda da belirtildiği üzere davalıya teslim edilmiş olup teslim fişleri ve sevk irsaliyeleri dosya kapsamında ibraz edileceğini, ödemesi yapılmayan 28.01.2025 tarihli fatura alacağına ilişkin KDV dahil 25.840,00 TL faizi ile birlikte ---- İcra Dairesi'nin ----- Esas Sayılı icra takip dosyası ile davalı/borçlu şirketten talep edilmiş ancak davalı/borçlu şirket takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, fazlaya ilişkin alacak hakları saklı kalmak kaydıyla’’ davalarının kabulü ile Öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız olarak kabulüne, davalı/borçlu şirketin ----. İcra Dairesi ----- Esas Dosyası Sayılı Dosyası nezdindeki haksız ve kötü niyetli vaki itirazının iptali ile takibin devamına, itirazında haksız ve kötü niyetli olan adı geçen davalı/borçlu şirketlerin asıl alacağının %20‘sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti de mevcut olmadığı, taraf ehliyeti, davanın esasına girilebilmesi için ön koşul niteliğinde olup, bu ehliyetin yokluğu halinde mahkemenin davayı esastan incelemesi mümkün olmadığı, bu nedenle, adi ortaklığa karşı açılan işbu davanın, işin esasına girilmeksizin, usulden reddi gerektiğini, aksi yönde yapılacak bir inceleme, taraf ehliyeti bulunmayan bir yapıya dava hakkı tanımak anlamına gelecek ve usul hukukunun temel ilkelerine aykırılık teşkil edeceğini, adi ortaklık adına doğrudan dava açılamayacağını ya da aleyhine dava yürütülemeyeceğini, ancak ortaklardan her biri şahsen veya birlikte davada taraf olabileceğini, bu husus yargı içtihatlarında da açıkça vurgulanmış olup, adi ortaklığın davada taraf sıfatı ile bulunması mümkün olmadığını, davacı tarafından düzenlenen işbu fatura incelendiğinde, “fiyat farkı” açıklamasıyla düzenlendiği, hatta genel açıklama kısmında tamamen önceki tarihli başka faturaların “güncelleme bedeli” olarak oluşturulduğunun belirtildiği görülmekte olduğunu, fiyat farkı faturası düzenlenebilmesi için taraflar arasında bu yönde açık bir sözleşme, ek protokol, mutabakat veya yazılı/onaylı bir ticari ilişki bulunması zorunlu olduğunu, ancak somut olayda taraflar arasında fiyat farkına ilişkin hiçbir sözleşme, anlaşma, taahhüt ya da önceden kabul edilmiş bir düzenleme mevcut olmadığını, fatura içeriğinde hiçbir mal veya hizmet teslimi belirtilmediği gibi, “fiyat farkı” ibaresiyle tamamen önceki başka faturaların “güncelleme bedeli” talep edildiği açıkça yazılı olduğunu, taraflar arasında geçerli bir borç ilişkisi bulunmadığından ve fiyat farkına konu bir sözleşme mevcut olmadığından, davacının faturaya dayalı tüm taleplerinin haksız olduğunu, müvekkiline atfedilen borcun varlığı hukuken mümkün olmadığı, fatura içeriği, dayanağı ve düzenlenme amacı tamamen geçersiz olup müvekkili yönünden hiçbir alacak doğurmadığını, huzurdaki haksız ve hukuka aykırı şekilde ikame edilen davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı müvekkiline lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, davalı -----Ort. ile aralarında ticari ilişki tesis edildiği, ------- 28.01.2025 tarihli, toplam bedel 25.480,00 TL Fatura kesildiği, ödemesi yapılmayan 28.01.2025 tarihli fatura alacağına ilişkin KDV dahil 25.840,00 TL faizi ile birlikte --- İcra Dairesi'nin --- Esas Sayılı icra takip dosyası ile davalı/borçlu şirketten talep edildiği ancak davalı/ şirket takibe itiraz ettiği, davalı/borçlu şirketin ---- İcra Dairesi ------ Dosyası Sayılı Dosyası nezdindeki haksız ve kötü niyetli vaki itirazının iptalinin gerekip gerekmeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde;Davalı tarafın süresi içerisinde yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Zira itirazın iptali davası icra takibiyle bağlantılı olduğundan, öncelikle davalı aleyhine girişilmiş geçerli bir ilamsız icra takibi olmalıdır. "(-----.HD. 7.3.2003 T.-----) İİK'nın 67. maddesi gereğince, itirazın iptali davasının açılabilmesi için haciz yolu ile yapılmış geçerli bir icra takibi bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması ve itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren davanın bir yıl içinde açılmış olması gerekir. Bu şartların bulunup bulunmadığı mahkemece re'sen incelenebileceği gibi, maddede yer alan şartlardan birinin gerçekleşmemesi halinde ise itirazın iptali davası dinlenemez. Davacı tarafça, ----- ORTAKLIĞI adına kestiği faturayı dayanak göstererek davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Yargıtay ----.Hukuk Dairesinin ---- Esas, ------- Karar sayılı 03.04.2023 tarihli ilamında da belirtildiği üzere; adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığı için adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerektiği dikkate alınarak icra takibine konu faturada yer alan adi ortaklığın her iki ortağına yöneltilmiş geçerli bir icra takibi olmadığından İİK nın 67 nci maddesi hükmü gereği açılan itirazın iptali davasının da takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetilerek davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davada takip konusu--- İcra Dairesi'nin ---- Esas Sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; icra takibinin davacı tarafından adi ortaklık adına düzenlenen faturaya dayalı olarak adi ortaklığın ortaklarından yalnızca davalı -----ORTAKLIĞI'na karşı başlatıldığı, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından ve ortakların adi ortaklığa ait haklar üzerinde birlikte hak sahibi olduklarından davanın adi ortaklığı oluşturan gerçek veya tüzel kişilere ayrı ayrı yöneltilmesi gerektiği, (Yargıtay ----HD, █████/2017 tarih, ----sayılı ilamları), açıklanan nedenlerle adi ortaklara yöneltilmiş geçerli bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
1-Davanın HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN REDDİNE,
2-Peşin alınan 615,40 TL harçtan alınması gerekli 732,00 TL harcın mahsubu ile 116,60 TL harcın, davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT tarifesi uyarınca davalı yararına taktir olunan 29.266,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Davacının yatırmış olduğu gider avansından artan tutarın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!