Anahtar kelimeler: Uçar Makina Otomotiv Metal Gebze Sakarya Esaskarar Parça Anonim Başkan

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
:... (...)ÜYE
:... (...)ÜYE
:... (...)KATİP
:... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2024NUMARASI
:████████ Esas - ████████ KararDAVACI
:UÇAR METAL MAKİNA OTOMOTİV PARÇA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ
:Av. ...DAVALI
:EKOS TEKNOLOJİ VE ELEKTRİK ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ
:Av. ...DAVA
:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2022KARAR TARİHİ
:█████/2026KR. YAZIM TARİHİ
:█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında ticari sözleşme mevcut olduğunu, davalı şirket tarafından söz konusu sözleşmelere aykırı davranılmış olduğunu, davacı şirketin mağdur edildiğini, iş bu sözleşmede belirtilen ürünlerin ve siparişlerin adetlerine ve fiyatlarına davalı şirket tarafından uyulmayarak davacı firmanın kar kaybına ve zarara uğratılmış olduğunu, davalı firma tarafından, 25.04.2013 tarihli sözleşmede belirtilen 25.000 adet ürün davalı firma tarafından garanti edildiğini ancak yine davalı firma tarafından yeteri kadar üretim sipariş edilmemiş olmasından dolayı amorti edilemeyen kalıp, takım, fikstür ve aparat vb.nin davalı şirketçe satın alınmaması ve bedellerinin ödenmemesi sebebiyle davacı şirketin çok büyük zarara uğradığını, davalı firma tarafından toplam satın alınan miktarın 6.778 adet olarak kaldığını, bu adetlerden sonra davalı firmanın yeni sipariş vermeyeceklerini beyan ettiklerinden, davacı firma tarafından üretilmesi için aylık siparişlere dönüştürülmeyen 18.222 adet üründe amorti edilmesi gereken ve dava dilekçesi eskindeki listede adet ve fiyatları belirtilen, üretilen miktar kadar amortismanı (%27,17) indirildikten sonra 24.018-USD bedeli olan kalıp, takım, fikstür ve aparatların satın alınarak bedellerinin davalı firma tarafından davacı firmaya ödenmesi gerektiğini, sözleşmeye konu T232100C T2HF mekanizma çok karışık, karmaşık olmasına rağmen davacı firma tarafından hakkıyla üretildiğini ve testlerinin yapıldığını, test sonuçlarını müşterinin de onayladığını, hatta bu ürünün tüm teknik resimlerinin çizildiğini, toleranslarının belirlendiğini ve malzeme seçimlerinin de davacı firma tarafından yapıldığını, bu nedenlerle kalitesi eksiksiz bir ürün meydana geldiğini, tüm üretim aşamalarının teknik verilere göre üretildiğini, sözleşmenin ifa edilmemesinin, eksik ifası veya haksız feshedilmesi durumlarında tarafların birbirinden maddi ve manevi tazminat talep etme haklarının doğduğunu, ilke olarak, sözleşmeye aykırılık devam ettiği sürece, her zaman, davacının dava açabileceğinin kabulü gerektiğini, sözleşmeye aykırılığı öğrendikten sonra bir süre susma ve hareketsiz kalmanın, dava açma hakkını ortadan kaldırmayacağını, davalı firma ile davacı firma arasındaki sözleşmeye aykırılığın aynı zamanda davalı tarafın sözleşme şartlarına uymaması yahut sözleşmeyi ayıplı ifası olarak da değerlendirilebileceğini, aynı zamanda işbu sözleşmenin her iki tarafı da tacir konumunda bulunduğundan davalı tarafın basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü olduğunu, davalı firmanın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmediği ortada olup davacı firma tarafından davalı firmaya gereken tüm bildirimlerin de yapıldığını ve gerek mail kayıtlarıyla gerekse de şirket yazışmaları ile sabit olduğunu ancak buna rağmen davalı firma tarafından davacı firmanın oyalandığını ve sözleşme yükümlülüklerinin gereği gibi yerine getirilmediğini, davalı firma tarafından taraflar arasında mevcut T232100C T2HF mekanizma konulu sözleşmenin getirdiği yükümlülüklere aykırı davranıldığı açık olup bu aykırılıklar sebebiyle oluşan stokta bulunan mekanizma parçalarının teslim alınarak 528,03-USD'nin davacı firmaya ödenmesine, kalıp, takım, aparat ve fikstür bedellerinin davacı firmaya 24.018-USD olarak toplamda 24.543,03-USD tutarındaki alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı firmaya ödenmesi gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile yapılan 25.04.2013 tarihli sözleşme iki yıllık ve T2HF Mekanizma adlı ürün alımına ilişkin olduğunu, sözleşme içeriğinde sadece ürün adedine göre fiyatlandırmanın belirtilmiş olduğunu, dava dilekçesinde belirtildiği şekilde yıllık belirli bir sayıda ürün satın alınması taahhüdü bulunmadığını, davacı şirket tarafından üretimi yapılan ürünlerin davalı şirket tarafından da üretilmekte olan bir projenin tamamlanması amacı ile geçici ve ihtiyaç olduğu kadar davacıdan alınmak üzere sözleşme yapıldığını, proje bittikten sonra bu proje kapsamında temin ettikleri bütün hammadde ve yarı mamullerin kendilerinden fatura karşılığında bedelleri ödenerek satın alındığını, davacı tarafından T2HF Mekanizma adlı ürünün üretiminde kullanılmak üzere dışarıdan satın alınmış olan ve son siparişte kullanılmayacak olan yarı mamüllerin davacıdan 03.04.2017 yılında satın alınarak bedellerinin ödendiğini ve 04.05.2017 tarihinden sonra davacıdan ürün alınmayacağının davacıya bildirildiğini ve ürün de alınmadığını, mekanizma parçalan davacıdan satın alınarak bedellerinin ödendiğini, davacının 528,03-USD taleplerinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini, sözleşme uyarınca davacı tarafından üretilerek davalı şirket tarafından alınan dava konusu T2HF Mekanizmaların bedeli sözleşmedeki fiyatlara uygun olarak satış ve teslim zamanında davacı tarafından düzenlenen faturalara uygun olarak ödenmiş olduğunu, fiyat farkı adı altındaki 173.045,59-USD talepleri haksız ve yasal dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, sözleşmede davacının T2HF Mekanizma adlı ürünün üretimini gerçekleştirmek için gerekli ve dava dilekçesinde "Kalıp, takım, aparat ve fikstür” olarak belirtilen demirbaş niteliğinde olan malzemeler için bir madde ve tanımlama bulunmamakta olduğunu, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklı bir yükümlülüğü olmadığı gibi davacının 24.018.00-USD taleplerinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, tüm taleplere karşı zamanaşımı itirazlarının kabul edilmediği takdirde ıslah ile talep edilen 446.375,59-USD (8.746.815,86.-TL)'nin zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı tarafından açılan yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı firma tarafından usulüne uygun olarak yapılmış bir sözleşme fesih işleminin bulunmadığını, sözleşme uyarınca davalı firmanın 25.000 adet ürün sipariş etme taahhüdü altında bulunduğunun sabit olup bu taahhüdün yerine getirilmediğini ve 25.000 adet üründen yalnızca 6.778 adet ürün sipariş edildiğini, bilirkişi raporundaki tespitlerin hatalı olduğunu, dava konusu sözleşme eser sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceğinden zamanaşımı süresinin 5 yıl olarak kabul edilemeyeceğini, kaldı ki eser sözleşmesi olarak kabul edilse dahi sözleşme 5 yıllık zamanaşımına uğramadığını, sözleşmenin sonlandığına dair bir fesih bildirimi olmadığından zamanaşımına temel oluşturacak bir tarihin söz konusu olmadığını, bununla birlikte sözleşmedeki son edim tarihinin 04.05.2017 tarihi olarak kabul edilmesinin de mümkün olmadığını, bu tarihte sözleşmenin sonlandığına dair bir bildirimde bulunulmadığını yahut ''son'' denilebilecek bir siparişin söz konusu olmadığını, 03.05.2017 tarihinde davacı firma tarafından davalı firmaya; ''ilgili sözleşme ile 25.000 adet öngörü ile yapılmış olan ve bu çerçevede sözleşme tarihinden itibaren 1500 gün geçmesine rağmen toplam alım miktarının yalnızca 6.263 adet olduğu, sözleşmede ilk 5.000 adet için 190.-USD olan satış fiyatı 1310 adet sonrası 450 TL'den yapılmaya zorlandığı ve fiyat farkları usd bazlı olarak hakların mahfuz olduğu, 25.000 adet üretim garantisi verildiği için bu sebeple zorunlu kalıp ve takımların yapıldığı ancak ellerinde kaldığı, bu aykırılığın ve mağduriyetin 2017 yılı için giderilmesi'' talebiyle e-mail gönderildiğini ve sözleşmeye aykırılığın giderilmesi talep edildiğini, davacı firmanın zararını tahsil etme hakkını saklı tutmuş olup 2017 yılı ve devam eden dönemler için davalı tarafın yükümlülüğünün devam ettiği ve sözleşmenin sona erdiğine dair yazılı bir bildirim yapılmadığının ortada olduğunu, davacı firmanın zaten 2017 senesi ve devam eden aylarda davalı firma tarafından mağduriyetlerinin giderileceği beyan edildiği için beklediğini, taraflar arasındaki mail kayıtları ile de 2017 yılının bitimine kadar mail yazışmalarının devam ettiğini ve faturaların kesildiğini, bu nedenle zamanaşımını başlatan bir olgu yahut işlemin varlığından söz edilemeyeceğini, TBK'nın 128. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan zamanaşımı alacağın muaccel olduğu zamandan başlayacağını, borcun yerine getirilmesi bir süreye bağlanmamışsa borcun doğumu ile birlikte alacağın muaccel olacağını, davacı firmanın doğan zararlarını tahsil etme hakkını saklı tuttuğunun sabit olduğunu, 2017 yılı içerisinde davalı firma tarafından fesih bildirimi sayılabilecek herhangi yazılı bir işlem yapılmadığı gibi 2017 yılı sonlarındaki mail kayıtlarında görüleceği üzere davacı firmaya sözleşmenin sona erdiğinin mail yoluyla dahi bildirilmediğini ve davacı firmanın zararlarının da karşılanmadığını, yerel mahkeme dosyasında alınan bilirkişi raporunun yalnızca davacı firmanın ticari defterlerini inceleyerek taraflar arasında bir alacak/borç ilişkisi olmadığı yönünde kanaat içerdiğini ancak davacı firmanın cari hesaplarda olduğunu iddia ettiği bir alacak talebinin zaten bulunmadığını, tarafların birbirlerine zaten cari kayıtlarda bir alacağı yahut borcunun söz konusu olmadığını, davacı talebinin tamamen sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin davalı tarafça yerine getirilmemesi ve sözleşmeye aykırı davranılması sebebiyle davacı firmanın uğradığı sözleşmeden kaynaklanan zararlar olduğunu, davacı firmanın davalı tarafla söz konusu sözleşmeyi yapmamış olması durumunda uğramayacak olduğu zararların davacı tarafından talep edilmiş olup, bu talebin yerel mahkeme tarafından hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, yerel mahkemeden sözleşmenin ayrı bir hukukçu ve özellikle sözleşmeler hukukunda uzman bir bilirkişi tarafından incelenmesi talep edilmiş olsa da bu taleplerinin de dikkate alınmadığını ve yalnızca cari hesapların incelenmesi neticesinde oluşturulan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile yapılan 25.04.2013 tarihli sözleşmenin iki yıllık ve T2HF Mekanizma adlı ürün alımına ilişkin olup sözleşme içeriğinde sadece ürün adedine göre fiyatlandırma belirtilmiş olup dava dilekçesinde belirtildiği şekilde yıllık belirli bir sayıda ürün satın alınması taahhüdünün bulunmadığını, davanın eser sözleşmesi nedeni ile alacak davasından ibaret olduğunu, TBK'nın eser sözleşmesine ilişkin zamanaşımını belirleyen 147. maddesi uyarınca davanın davalı tarafça yapılan son işlem-ihtar tarihi olan 03.05.2017 tarihinden sonra arabuluculuğa başvurduğu tarih olan 19.08.2022 tarihine kadar 5 yılı aşkın zaman içinde davalıya karşı zamanaşımını kesen bir işlem yapmadığı da sabit olup davalı tarafından ıslaha cevap dilekçesi ile zamanaşımı defii ileri sürüldüğünü ve sözleşme borçlusu davalıya karşı dava hakkının beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun belirtildiğini, davacı yanın yerel mahkemede de ileri sürdüğü tüm iddiaların bilirkişi kök ve ek raporları ile ayrıntılı olarak incelendiğini ve ispat edilemeyen davanın usul ve esas yönünden yasaya uygun olarak reddine karar verildiğini belirterek; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili, taraflar arasında T232100C T2HF mekanizmanın üretimi ve teslimin ilişkin 25.04.2013 tarihli sözleşmeye göre 25.000 adet ürün davalı firma tarafından garanti edilmiş ancak yine davalı firma tarafından yeteri kadar üretim sipariş edilmemiş olmasından dolayı amorti edilemeyen kalıp, takım, fikstür ve aparat vb. nin davalı şirketçe satın alınmaması ve bedellerinin ödenmemesi sebebiyle davacı şirketin çok büyük zarara uğradığını, davalı firma tarafından toplam satın alınan miktar 6.778 adet olarak kaldığını, bu adetlerden sonra davalı firma, yeni sipariş vermeyeceklerini beyan ettiklerinden, davacı firma tarafından üretilmesi için aylık siparişlere dönüştürülmeyen 18.222 adet üründe amorti edilmesi gereken ve ekli listede adet ve fiyatları belirtilen, üretilen miktar kadar amortismanı (%27,17) indirildikten sonra 24.018.-USD bedeli olan kalıp, takım, fikstür ve aparatların satın alınarak bedellerinin davalı firma tarafından davacı firmaya ödenmesi gerektiğini, davalı firma tarafından taraflar arasında mevcut T232100C T2HF MEKANİZMA konulu sözleşmenin getirdiği yükümlülüklere aykırı davranıldığı gerekçesiyle oluşan stokta bulunan mekanizma parçalarının teslim alınarak 528,03.-USD'nin davacı firmaya ödenmesi, kalıp, takım, aparat ve fikstür bedellerinin davacı firmaya 24.018-USD olarak toplamda 24.543,03-USD tutarındaki alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalı vekili, sözleşme ile ilgili son işlem tarihinden davacı tarafından arabuluculuk sürecinin başladığı 19.08.2022 tarihine kadar 5 yıldan fazla bir süre geçtiğini, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunduğu, Mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.Eldeki davada; davacı yüklenici, davalı iş sahibi olup, taraflar arasındaki ilişki ise T232100C T2HF mekanizmasının üretimi ve teslim işine ilişkindir. Davacının üstlenimi özel sipariş üzerine davacıya makine üretimi ve teslimi olması ve teslimi üstlenilen ürünün münhasır davalı için üretilmesi sebebiyle uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle hizmet akdi sözleşmesinin unsurları bulunmamakta; yüklenicinin eser meydana getirmesi amaçlanmakla, bu sebeple eser sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. Sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 147/6 maddesinde de eser sözleşmesinden doğan alacakların 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu kabul edilmiştir. Yanlar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 5 yıldır. 6098 sayılı TBK'nın 149. madde hükümleri gereğince zamanaşımı süresi alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ödenen bedelin geri istenmesiyle ilgili alacak da fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale gelir. Dosya kapsamında sözleşmeden kaynaklı son işlem 04.05.2017 tarihinde 106 adet ürünün satın alınması işlemidir. Ürünlerin bu tarihten önce teslim edildiği ve bu tarihten sonra ürün teslim edilmediği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede ihtiyaç bulundukça ürün temini kararlaştırılmıştır. Davalının 2017 yılından sonraki dönem için ürün alım garantisi, taahhüdünün ve siparişinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının █████/2017 tarihinden sonra mal teslim edildiği ve sipariş verildiğine ilişkin beyanı bulunmamakla bu tarihten sonra davalı firmanın yeni sipariş vermeyeceklerini beyan etmesi sebebiyle sözleşmeden kaynaklı taleplere dava tarihi ile başvurulduğuna ilişkindir. Bu sebeplerle, taraflar arasındaki █████/2013 tarihli sözleşme eser sözleşmesi olup, davalı tarafça yapılan son işlem tarihi olan 04.05.2017 tarihinden sonra arabuluculuğa başvurduğu tarih olan █████/2022 tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın zaman aşımından reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasına geçilerek davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.(benzer şekilde Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı).Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle esastan reddine, kamu düzeni nedeniyle yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;1-Davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN REDDİNE,2-Kamu düzeni yönünden Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 Tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,a)Davanın zaman aşımı nedeniyle REDDİNE,b)Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin ve ıslah harcı toplamı olan 150.227,62-TL harçtan mahsubu ile artan 149.495,62-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,c)Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,ç)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,d)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,e)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;a)İstinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irat kaydına,b)Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 430,00-TL'nin mahsubu ile kalan 302,00-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,c)İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,d)İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,e) Kaldırma gerekçesine göre istinaf eden tarafından icra dairesine sunulan teminatın iadesine yer olmadığına,f)6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın dairemizce taraflara tebliğine,İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*