Anahtar kelimeler: Kolaylıktan Mercii Yayın Yenilenmesi Sağladığı Basın Görüşü Adalet Araçlarının Başvuran
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ Değişik İş
SUÇ
: Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR
: Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek karara yönelik itirazın reddi kararı
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2025 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2025 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 13.02.2025'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.10.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.02.2022 tarihli ve ██████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmında yer alan, "... Sanık müdafiinin kararın kesinleşmesinden sonra mahkemeye ibraz ettiği ... Üniversitesi Hastaneleri Sağlık Kurulu tarafından █████/2019 tarihinde düzenlenen, 8522206 protokol numaralı rapor ile ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana ...Başkanlığı tarafından █████/2019 tarihinde düzenlenen, 22810 sayılı raporlara göre bipolar bozukluk manik atak ön tanısı olduğunun, ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından █████/2019 tarihinde düzenlenen, .... hasta protokol numaralı rapora göre ise sanığın bipolar duygulanım bozukluğu olduğunun belirtilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi gereğince akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı hususunun, yöntemince alınacak sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi gerektiğinden, CMK’nın 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilerek bu yönde rapor alınması gerektiği gözetilmeden, mercii tarafından itirazın reddine karar verilmesi, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür... Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2020 tarihli ve ████████ değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Somut olayda, sanığın tarafından ibraz edilen...'nin 10.01.1994 tarihli sağlık kurulu raporunda, sanık hakkında kronik nitelikte psikopatik ve sosyopatik reaksiyon teşhisi konulduğunun belirtilmesi, mahkemesince yapılan yargılama sırasında bahse konu hususun ileri sürülmediğinin anlaşılması karşısında, hüküm tarihinde mahkemesince bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durum nedeniyle, hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının Adli Tıp Kurumunca tespitinin gerekli olduğu cihetle, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilerek bu yönde rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilerek, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 5271 sayılı Kanun'un "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311/1-e. maddesi;
"(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:
e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa."
Şeklindedir.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.05.2023 tarihli ve ███████-574 Esas, ████████ Karar sayılı ilamında; "...yargılamanın yenilenmesini; kanunda sınırlı şekilde sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin en az birisine dayalı olarak kesinleşmiş bir hükümde adli hata bulunduğu iddiasıyla kural olarak hükmü veren mahkemeye başvurulmasıyla başlayan, hükmü veren hâkimin katılımı olmaksızın, mahkemece başvurunun şekil ve esas açısından kabulüne karar verilmesi hâlinde devam edilerek hükme konu sanık ve fiil hakkında yeniden kovuşturma yapılmasına imkân sağlayan, olağanüstü bir kanun yolu olarak tanımlamak mümkündür. Yargılanın yenilenmesi, mutlaka istek üzerine yapılabilecek, davasız yargılama olmaz ilkesinin doğal sonucu olarak mahkemece re'sen yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmesi mümkün olmayacaktır. Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü de yargılamanın yenilenmesine engel teşkil etmeyecektir. Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulmasına ilişkin yenileme nedeni CMK'nın 311. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenmiştir. Delil ve olayların, yargılanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için yeni olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın yeni olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da yeni sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de yeni sayılmaktadır. Daha önceden mahkemeye bildirilen ancak mahkeme tarafından değerlendirilerek inandırıcı bulunmadığı için dikkate alınmayan delil ve olgular yeni değildir. Buradaki yenilikten anlaşılması gereken taraf bakımından değil, mahkeme bakımından olay ya da delilin yeni olmasıdır. Mahkemece bilinmeyen, incelenmeyen, yargılama konusu yapılmayan ve bu nedenle değerlendirilmeyen deliller yeni delil veya olay kapsamındadır. Yenilik açısından önemli olan delil vasfına sahip olacak biçimde içerikteki yeniliktir. Bu nedenle hükümlünün bildiği veya bilmesi gereken bir olay veya delil, mahkemece bilinmiyorsa veya öğrenilmekle birlikte değerlendirilmemişse yargılanın yenilenmesi nedeni olabilecektir. Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda önemli de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır. Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller ile birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir. Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılamanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır. Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılıcak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur. Buna göre, yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen ve hüküm verilirken göz önüne alınan, temyiz aşamasında da Özel Dairece incelenip değerlendirilen bir delile ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmak mümkün olmadığı gibi bu tür nedenlere dayalı olarak yapılan taleplerin de kabul edilmemesi gerekmektedir. Bu nedenle, gerek ilk derece yargılamasında gerekse temyiz aşamasında ileri sürülen, yargılama makamlarının bilgi sahibi olduğu, suçun sübutu ve nitelendirmesi bakımından göz önüne alınan, bu şekilde aşamalarda değerlendirilen olay ve delillere dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması durumunda, CMK'nın 318. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkemece yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir... " denilmektedir.
3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine karar verilen hükümlünün, yargılamanın hiçbir aşamasında cezai ehliyetini etkileyecek derecede bir akıl hastalığı olduğunu ileri sürmediği, ayrıca adlî sicil kaydında da incelemeye konu dosyadaki suç tarihlerine yakın tarihlerde işlediği benzer suçlar sebebiyle başkaca kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarının bulunduğu ve bu kararlarda da 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesinin tatbikine rastlanmadığı gibi hükümlü tarafından yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak teşkil etmek üzere dosyaya sunulan ... Hastanesinin 19.01.1994 tarihli ve 293 sayılı hükümlünün askerliğe elverişli olmadığına dair raporu ile Prof. Dr.... Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 10.09.2024 tarihli ve E-41340010-456.01-... sayılı cevabi yazısında, hükümlünün işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini etkileyecek derecede akıl hastalığı olduğuna ilişkin bir teşhisin bulunmadığı anlaşılmakla; iş bu dosyadaki suç tarihi ile rapor tarihleri arasındaki zaman aralığı da dikkate alındığında, hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul değer görülmemesine ilişkin karara karşı itirazın reddine dair verilen merci kararında bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
II. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!