Anahtar kelimeler: Ncelenen İkazına Korna Bekleyen Limanına Liman Girişi Araçla Gelerek Karşıyaka

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
NCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
KARAR TARİHİ
: █████/2022
DAVA
: TAZMİNAT
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2021 tarihinde davalı şirketin maliki ve işleteni olduğu dava dışı sürücü ....nun sevk ve iradesindeki ... plaka sayılı araçla ... ilçesi ... limanına giriş sırasında geri geri gelerek korna ikazına rağmen yine liman girişi için park halinde sırada bekleyen müvekkili şirkete ait ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, karşı taraf araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, aracının hasarlarının sonucunda orjinalliğini yitirdiğini ve değer kaybına uğradığını, ayrıca aracını kullanmaktan mahrum kaldığından zarara uğradığını bildirerek, belirsiz alacak davası şeklinde yürütülmek üzere 50,00-TL araçtaki değer kaybı zararı ve 50,00-TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 100,00TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bilahare değer kaybı talebini 5.000 TL'ye ticari kazanç kaybı talebini 6.920 TL olarak artırdıklarını beyan etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirkete ait araç ile ilgili ZMMS düzenleyen.... şirketine dava açılmadan önce başvurması gerektiğini, bu itibarla dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine aksi halde davanın sözü edilen sigorta şirketine ihbarını talep ettiğini, eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilemeyeceği ve bu şekilde dava açmasında hukuki yararın bulunmadığını, kazanın meydana geliş şekline göre .... plakalı aracın müvekkili şirkete ait araca arkadan çarptığı ve dolayısıyla asıl kusurlu olanın davacıya ait araç sürücüsünün olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER
:
Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Sigorta Bilgi ve Gözetim merkezi cevabi yazısı .... A.Ş. hasar dosyası, .... firması işçilik faturası, aracın hasarlı durumunu gösteren fotoğraflar, bilirkişi kurulu raporu, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; kazanın oluş şekli, tarafların eylem ve davranışları, ihlal ettikleri trafik kuralları birlikte değerlendirildiğinde, meydana gelen kazada davalı tarafın % 100 kusurlu olduğu, davacı tarafın ise kusursuz olduğuna kanaat getirildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacının aracında 5.000,00-TL değer kaybı olduğu, davacının aracının makul tamir süresinin 10 gün olduğu, internet araç kiralama ilanları doğrultuda 3.730,00-TL ikame araç bedeli talep edebileceğinden bahisle 5.000,00-TL değer kaybı bedeli maddi tazminatın, 3.730,00-TL ikame araç bedelinin davalı araç maliki....Şirketin'den 05.04.2021 kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faiz yürütülmek sureti ile tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaca istemin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aracın kullanılamamasından kaynaklanan maddi zarar yönünden 3.730 TL tazminata hükmedilmesinin eksik ve hatalı olduğunu, araç şoförü ile birlikte kiraladığı günlük yevmiye, emsal olarak belirlenen değerden yüksek olduğunu, emsal şoförsüz araç kiralama bedelinin dikkate alınması hatalı olduğundan bahisle kararın kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigorta şirketine başvuru yapılmadan açılmış olan değer kaybı talepli davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davalının aracına arkadan çarpma olmakla davalı aracı sürücüsünün tam kusurlu kabul edilemeyeceğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, araçta değer kaybı olmadığını, araç mahrumiyetinden dolayı zararın meydana geldiğine dair hiçbir somut delil mevcut olmadığından bahisle ilamının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tazmini isteminden kaynaklanmaktadır.
İDM'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraflar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357. maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açabilir. Araç işleteni de, zarar görene karşı sürücü ile birlikte müteselsilen sorumludur.
6098 Sayılı TBK 61. maddesi gereğince birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. 163. madde gereğince alacaklı, borcun tamamını veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden dilerse yalnız birinden isteyebilir.
2918 Sayılı KTK'nun █████/2016 tarih, 29695 Sayılı RG'de yayınlarak yürürlüğe giren 6704 Sayılı Kanunun 5. maddesi ile değişik 97/1. fıkrasına göre; zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 Sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
Somut olayda sigorta şirketi aleyhine dava açılmadığı anlaşılmakla, 6098 Sayılı TBK'nun 61 ve 163. maddeleri gereğince davacının müteselsil sorumlulardan biri yada hepsine veya birkaçına başvurmakta serbest olduğu gözetildiğinde, davacının eldeki davayı açmadan önce davalı aracının zorunlu sigorta şirketine usulünce başvuruda bulunma zorunluğu olmadığından, davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay HGK'nun 2023/4- 1156 E - ████████ K sayılı █████/2024 tarihli kararında alacağın belirsiz olup olmadığı konusunda 6100 Sayılı HMK'nun 107. maddesinin gerekçesine değinilerek bazı kıstaslar kabul edildiğini, bu kıstasların davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin; 1-Davacının kendisinden beklenmemesi, 2-Bunun olanaksız olması, 3-Açıkça karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olması, olarak sayılmıştır. Somut olayda araç değer kaybı tazminat ve ikame araç bedeli talep edilmiş olmakla, bu talep belirsiz alacak davası türüne elverişli niteliktedir. Öte yandan, istem eksper raporuna veya delil tespitine dayalı olsa dahi, aracın onarımının ekonomik olup olmadığı, aracın kaza tarihindeki hasarsız değeri ve onarıldıktan sonraki değeri, araç mahrumiyet zararı yapılacak inceleme ile tespit edileceğinden, davalı vekilinin davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağına değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Trafik Kazası Tespit Tutanağı içeriğine göre, 05.04.2021 tarihinde ....ilçesi ... limanına girişi sırasında ... plakalı kamyonun geri manevrası sırasında arka kasa kısmı ile hemen arkasında bulunan davaya konu .... plakalı aracın ön tampon ve motor kaputu kısmından çarpması ile sonuçlanan maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Kusur yönünden davalı sürücünün Karayolları Trafik Kanununun 84. maddesinde yer alan sürücü asli kusurlarından manevraları düzenleyen genel şartlara uymama ve Yönetmelik Madde 137. Maddedeki “Araç sürücülerinin; park etmiş araçlar arasından çıkarken, taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, şerit değiştirirken,sağa,sola,geriye dönerken,geri giderken ve bunlara benzer hallerde; karayolunu kullananlar için tehlike ve engel yaratmamaları ve manevraları sırasında esas ve usullere uymaları mecburidir.” kuralının ihlali neticesi kazanın oluşumunda % 100
(Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu,maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğinin, davacı aracının sürücüsünün ise zararlı sonucu öngörmesi ve kazayı önlemek adına başkaca tedbir alması mümkün olmadığı kazanın oluşumunda etken olmadığı gözetilerek, ilk derece mahkemesince kazaya karışan araç sürücülerinin ifadeleri, kazaya karışan araca ait resimler, araçların çarpışma noktaları, kazanın meydana geldiği güzergah incelenerek düzenlenen oluşa, taraflar arasında düzenlenen kaza tespit tutanağı içeriğine uygun, denetime elverişli ve yeterli trafik bilirkişisi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Davalı vekilinin kusura yönelik istinaf nedenlerinin de reddi gerekmiştir.
Kural olarak, araçta meydana gelen "değer kaybı" (istikrar kazanan yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre); aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle önceki kazalar araştırılarak niteliği ve etkisi göz önüne alınarak, tartışılarak hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, modeli, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmadan ibarettir. Daha somut bir ifade ile aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmalıdır.
Bu haliyle kazada ön tampon, motor kaputu ve cam alt direğinin hasarı alan ve ispatlanan hasar durumuna ve istikrar kazanan yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre .... plakalı aracın ...model, ... marka, ... tipi, dizel, ...cm3 silindir hacimli, kaza tarihinde ...km çekici niteliğinde aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle önceki kazalar araştırılarak niteliği ve etkisi göz önüne alınarak, tartışılarak hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, modeli, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri tespit edilip fark kriteri esas alınmak suretiyle hesaplanan 5000.00 TL değer kaybı tazminatının hüküm altına alınmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere kaza sebebiyle araçtaki hasarın giderilmesi için gereken onarım süresi içinde emsal nitelikteki bir aracın (kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs gibi zorunlu giderler indirildikten sonra) temin edilmesi için yapılması gereken gider araç mahrumiyet bedeli olduğuna göre, kira sözleşmesine dahil şoför ücretinin davacının zararı içinde değerlendirilmesi mümkün değildir. İlk Derece Mahkemesinin bu yöndeki kabulünde usul ve yasaya aykırılık olmadığı gibi, araç mahrumiyet zararın yönünden davacının belge sunmasına gerek olmadığı, gerçek zararın ticari defter ve kayıtların incelenmesi sureti ile belirlenmeyeceği, aracın onarımı süresince aracını kullanamadığı için araç mahrumiyet istemekte haklı olduğu dikkate alındığında, 3.730,00-TL olarak usulünce hesaplanan araç mahrumiyet zararının hüküm altına alınmış olmasında da usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, taraf vekillerinin maddi tazminat hesaplama yöntemine ve miktarına değinen istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı ile davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 732,00 TL'den mahsubuyla, bakiye 552,10 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 359,80 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 732,00 TL'den mahsubuyla, bakiye 372,20 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Tarafların yaptıkları istinaf giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca █████/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!