Anahtar kelimeler: Tanınılırlığı Gayreti Bugüne Güvenilirliğinin Gelebilmesinde Ciranta Ünvan Konkordato Konkordatodan Gazetesinin

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████KARAR NO
: ████████DAVA
: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ---- Şirketi ve -----; şirketlerinin kuruluş tarihinin █████/2006 olduğunu, --- Gazetesinin 15 Haziran 2006 tarih ve----- sayısı ile tescilli şirketin unvanının; ---Şirketi ile kurulmuş olup aynı adres ve ünvan ile ticari hayatına devam etmekte olduğunu, şirket sermayesinin 32.000.000-TL olup tek ortağın --- olduğunu, ---- şirket ile birlikte tüm borçların altında kefil, ciranta vb. şekilde sorumluluk sahibi olup şirketin bugüne kadar gelebilmesinde de ---- şahsi gayreti , tanınılırlığı ve güvenilirliğinin de etkili olduğunu, bu sebeple de şirket ve müvekkilinin ayrılmaz bir bütünlük arz ederek bugünlere gelmiş olduklarını, ----- söz konusu şirkette %100 sahibi olduğunu, diğer taraftan, İİK m.303 hükmüne göre;“Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder. Konkordatoya muvafakat eden alacaklı da kendi haklarını, borçtan birlikte sorumlu olan kişilere ödeme mukabilinde devir teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en az on gün önce haber vermek şartıyla bu hükümden yararlanır. Alacaklı müracaat hakkına halel gelmeksizin borçtan birlikte sorumlu olan kişilere konkordato müzakerelerine katılma yetkisini verebilir ve onların kararını kabul taahhüdünde bulunabilir."bu düzenlemeye göre, konkordatoya tabi olan alacaklıların, borçlunun kefillerine karşı müracaat haklarını koruyup korumadığı, yani kefillerden tahsilat yapma haklarının devam edip etmeyeceği, alacaklıların, konkordato projesinin oylamasında vereceği oyun türüne bağlandığını, şirketin konkordato projesine kabul oyu vermeyen alacaklıların, ---- karşı icra takiplerine girişmelerinin mümkün olduğunu, bu durum gerçekleştiğinde, konkordatosu kabul edilen --- borçlarına kefil olduğu şirketi kurtulurken, kişi olarak ---- ekonomik varlığının tamamen sona erebileceğini, taahhütlerine ve borçlarına sadık bir iş adamı olduğunu, ----- şirketin borçları için verdiği kefalet sebebiyle ekonomik yönden mahvına engel olunabilmesinin tek yolunun konkordato yapabilmesi olduğunu, ----- Şirketi kurulduğundan itibaren, katı, sıvı ve gaz haldeki yakıtların ve ilgili ürünlerin bir ücret veya sözleşmeye dayalı olarak toptan satışını yapan aracılar, motorlu taşıt yakıtları dahil, alanında büyük ivme kaydettiğini, sektöre ülke standartlarını kazandıran ---- Şirketinin hızlı, kaliteli ve sorunsuz hizmet ile müşterilerine en iyi ürünü kaliteli ve uygun fiyatla sunmayı amaçladığını, şirketlerinin dövizdeki dalgalanmalar , enflasyon ortamının etkisi, yükse banka faizleri , piyasalardaki daralma ve bölgemiz ve çevresindeki kargaşa nedeni ile son zamanlarda bulunduğu sektörde yaşanan sıkıntılardan etkilendiğini ve finansman sıkıntısı artarak devam ettiğini, sektörün önemli ve büyüyen firmalarından olan müvekkili şirketin bu finansman sıkıntısını aşarak tekrar sektörün önemli firmalarından biri olmaya devam etme arzusunda olduğunu, bu itibarla, şirketin nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması, ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, buna paralel olarak işletme sermayesinin olumlu ve verimli bir şekilde değerlendirilmesi içinde gerekli tedbirler alındığını, yatırımlar için iş ortaklıkları için teklifler alındığını, mevcut halde şirketin tasfiyesi halinde alacaklıların alacağına tam olarak kavuşmasının mümkün olmadığını, çünkü iflas halinde şirket varlıkları hem parça parça hem de değerinin çok çok altında satılacağını, bu durumda hem ekonominin temel taşlarından olan bir işletmenin ortadan kalkacağını hem de alacaklılar alacağına zamanında ve tam olarak kavuşamayacağını, hal böyle iken, şirketin işbu konkordato projesi çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmesi ve konkordato planının gerçekleştirmesi halinde, alacaklıların alacağına kavuşmasına ve alacaklıların menfaatlerine uygun ve olumlu katkı yapacak yapının ortaya çıkması somut olarak planlanmış halde olduğunu, bunun yanında şirketin faaliyetlerine devam etmesi de sağlanmış olacağını, müvekkili ve şirketi dilekçe ekinde de belirttikleri üzere faaliyet karının tamamını yine şirket içinde bırakmış bu kar ile şirkete gayrimenkuller kazandırmış ve bu gayrimenkullerin tamamını şirket üzerinde tutarak ekonomiye fayda sağlamayı amaçlamış olduğunu, müvekkili hiçbir zaman kendini düşünmeyerek tüm emeğini ve gücünü şirketini büyütmek için kullanmış olduğunu, gelinen bu noktada hali hazırda mevcut mal varlığı ile tüm borçların ödenebileceğini, fakat bu faiz sarmalına teslim olunursa bankaların kredileri kesmesi ile sürecin yönetilmesinin zorlaşır durumda olacağını, müvekkili şirketin keşide edilen borçların bir kısmı ödeyemez durumuna düşerek icra-haciz baskısı ile borcun ödenmesinin mümkün olmayacağını, ancak gerekli bir mühlet ve şartlar dahilinde müvekkili şirket hem ticaretine hem de ülke ekonomisine devam ederek borçlar ödenip ticarete soluksuz devam edebileceğini, tüm bunlar yaşanırken yukarıda belirtilen olaylar nedeni ile nakit akışında aksamaların meydana geldiğini, bu sırada müvekkilinin uzun zamandır birlikte çalıştığı ---- Bankası müvekkiline ödemelerde yardımcı olmak için ek kredi tahsis talebinde bulunmuş olduğunu ve bunun karşılığında da müvekkilinden ipotek tahsisi sağlamış olduğunu, fakat banka tarafından ipotek tesisi sağlanmasına rağmen müvekkiline hiçbir kredi tahsisi yapılmadığını ve müvekkilinin ödemeler için gerekli krediyi sağlayamadığı gibi üzerinde şerh bulunmayan gayrimenkulleri bankaya ipotek verdiği içinde başka bir yerden finansman sağlanamadığını, müvekkili bu olaylar sırasında yaklaşık 10 gün içinde ne yapacağına karar vermek zorunda kaldığını, acele ile konkordato talebinde bulunmuş olduğunu, söz konusu konkordato talebi müvekkili tarafından hiçbir hazırlık yapılamadan sadece panik ve korku ile ve tecrübesizlik ile yapılmış olduğunu, bu güne kadar bir tane bile çeki dahi yazılmayan müvekkili bu durum ile hazırlıksız olarak karşılaştığını, bir önceki konkordato başvurusunda, sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine engel olan birtakım hususlar meydana gelmiş olduğunu, bu hususlar, --- Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ------ Esas sayılı dosyası ile haklarında eksik incelemeye dayalı bir karar verilmesine neden olmuş olduğunu, konkordato komiserinin görevini mevzuata uygun şeklide yerine getirmediğini, şirketlerinin faaliyet raporlarını, finanslar tablolarını ve projeksiyonlarını detaylı bir şekilde incelemediğini, alacaklıların taleplerini ve borçluların ödeme gücüne ilişkin değerlendirmeleri tarafsız ve yeterli bir şekilde yapmadıklarını, sürece ilişkin raporlarını mevzuatta belirtilen süreler içerisinde sunmadıklarını, konkordato sürecine ilişkin bilirkişi raporları, şirketlerinin mali durumunu yanlış yansıtan eksik ve hatalı bilgiler içerdiğini, bu rapordaki eksikliklerin mahkemenin yanlış bir değerlendirme yapmasına neden olduğunu, açıklanan nedenlerle önceki konkordato başvurularında yaşanan eksikliklerin telafi edilmesi ve şirketlerinin mali durumunun yeniden incelenmesinin gerekmekte olduğunu, özellikle konkordato komiserinin ve bilirkişilerin görevlerini ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde yerine getirmelerinin sağlanmasını ve bu doğrultuda yeniden bir değerlendirme yapılmasını talep ettiklerini, Konkordato Ön Projesinin hazırlanmış olduğunu, hazırlamış olduklarını yeni projenin şirketlerinin içinde bulunduğu ödeme sıkıntısından hangi yöntemlere başvurarak aşmayı planladığı bir yol haritası mantığı ile hazırlanmış olduklarını, amaca yönelik olma, bütünlük, önemlilik, doğruluk, açıklık, şeffaflık, ihtiyatlılık ve ileri yönelik olma ilkelerini barındırmakta olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle davacı şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve diğer davacılar ile birlikte malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince tensip kararı ile birlikte 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesini, İİK.’nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları, prim, idari para cezaları dahil ile ilgili takipler dahil olmak üzere, davacılar aleyhine takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulması, yeni takip yapılmamasını, davacılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulmasını, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasını, davacılarının tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesini, davacıların takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. Şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesini, geçici mühlet tarihinden sonra üçüncü kişilere İİK m. 89 uyarınca tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle, üçüncü kişilerin davacılara doğmuş ve doğacak alacaklarını blokede tutmaları halinde blokenin kaldırılarak bu alacağın davacı müvekkili şirkete ödenmesini ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasını, geçici mühlet tarihinden önce üçüncü kişilere tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle, geçici mühlet tarihinden sonra doğmuş ve doğacak alacakların davacılara ödenmesini ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasını, davacıların, borçlu olduğu banka hesaplarına geçici mühletin karar tarihi ve sonrasında gelecek olan paraları üzerinde gerek bankaların kendi alacakları yönünden takas-mahsup işlemi yapmalarının gerekse haciz ihbarnameleri nedeniyle bloke konulmasının önlenmesini, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasını, alacaklı olsun veya olmasın bankaların mühlet kararını gerekçe göstererek davacıların hesabında bulunan paraların üzerine bloke konulmasının önlenmesini, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasını, başta bankalar olmak üzere idare ve tüm alacaklıların takas mahsup haklarının kullanmasının önlenmesini ve mahkeme tarafından uygun görülecek diğer tedbirlerin alınmasını, davacı şirkete ait çeklerde karşılıksızdır işlemi yapılmamasını, işbu dava tarihinden önce icra takipleri başlamış ve ihtiyati haciz/haciz ile birlikte muhafaza işlemleri yapıldığından dolayı; davacıların tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesini ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesini, davacı şirketin alacaklılarınca haczedilen ve muhafaza altına alınan araçlar, hammadde, demirbaş, tesis, makine ve cihazlar ile diğer levazım ve malzemelerin davacı şirket yetkilisine teslimini, İİK 289’ uncu maddesi uyarınca kesin mühlet verilmesini, davacı müvekkillerinin konkordato talebinin kabulüne ve yasada belirtilen sair kararların alınmasına sonuç olarak yapılacak yargılama neticesinde konkordato taleplerinin tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava; Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) istemine ilişkindir.Konkordato borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluya alacaklılarla yaptıkları anlaşma çer çerçevesinde ödeme imkanı tanıyan bu haliyle borçluyu haciz baskısından kurtararak mal varlığını korumayı amaçladığı için borçlunun menfaatine olan, aynı zamanda borçlunun iflasına göre daha fazla tatbik edilmesi nedeniyle alacaklıların da lehine olduğu kabul edilen bir kurumdur. Ancak bu dengenin korunması halinde alacaklı konkordatodan yararlanabilecektir. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış komiser raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. ( Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin ---- esas---- sayılı kararı )Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı İİK'nun 305.maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir.Borca batıklık ise, borçlunun mal varlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK'nun 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir.Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından, borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. ( Yargıtay ---. Hukuk Dairesinin -- esas ----- sayılı kararı )İİK'nun 285. maddesinde konkordato talebi düzenlenmiştir. Konkordato öncelikle borçlu tarafından talep edilmektedir. Borçlu ise, iflasa tabi olan veya olmayan bir gerçek veya tüzel kişi olabilmektedir.İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, iflasa tabi olan borçlu için, İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır.Davacı tarafından açılan davada mahkememizin yetkili ve görevli olduğu belirlenmiştir.Tensiben davacı tarafa iflas avansının yatırılması, 5 aylık komiser ücretinin yatırılması, konkordato gider avanslarının yatırılması için kesin süre verilmiş, davacı tarafça verilen süre içerisinde eksikliklerin tamamlandığı anlaşılarak, █████/2025 tarihli ara karar ile davacılar hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, komiser heyeti atanmış, ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, gerekli ilanlar yaptırılmış ve komiser heyetinden davacıların sunmuş olduğu proje ve belgeler incelenmek suretiyle rapor alınmıştır.-Komiser heyetinin █████/2025 tarihli 3 aylık geçici mühlet dönemine ilişkin raporda;" ...davacı şirket yönünden konkordato ön projesinde zikredilen borç rakamı ile, şirket'in ticari defter kayıtlarındaki borç rakamının uyumlu olduğu; ancak bu borç rakamının doğruluğunun ve fiktif olmayan bir borç olup olmadığının ileriki aşamalarda teyit edilebileceği; bu aşamada, tarafımıza sunulan bilgi ve belgeler ölçüsünde işlemler yapıldığı, şirket tarafından hazırlanan kaydi bilançosunda öz varlığının (-)123.387.118,35 TL olduğu, yine şirket tarafından hazırlanan rayiç bilançosundaki öz varlığın 229.796.909,53 TL olduğu ve rayiç olarak borca batık olmadığı, davacı tarafça ---. Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasından █████/2024 tarihinde konkordato talep edildiği, haklarında █████/2024 tarihinde geçici mühlet verildiği ve fakat konkordato taleplerinin █████/2025 tarihinde reddedildiği,---.Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasının tetkik edilmesi, bilirkişi raporlarının dosyaya sunulması ve işletmenin bir süre daha gözlemlenmesi, kaynaklar bakımından yukarıda belirtilen iki hususun netleşmesinin beklenmesi gerektiğini ve akabinde şirket'in ön projesinin uygulanabilir olup olmadığı yönünde bir kanaatimizin oluşabileceği, konkordatonun devamının şimdilik uygun olacağı,Davacı ---- yönünden; davacı şirket'in %100 ortağı olduğu, şirket'in bir kısım borçlarına kefil olduğu, konkordato talep etme gerekçesinin de bu olduğu, taşınmazların rayiç değerinin belirlenmesinin, hem konkordato talep edenlerin Malvarlığının tespiti hem de proje bakımından önem arz ettiği, zira en büyük konkordato kaynağının, taşınmaz satışından elde edilecek gelir olduğu, bu bakımdan geçici mühletin iki ay uzatılmasına karar verilebileceği" yönünde yönünde rapor sundukları anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında;" ...davacılar hakkında konkordato geçici mühletinin İİK'nun 287/4 maddesi uyarınca 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği " anlaşılmıştır.Komiser heyetinin █████/2025 tarihli beş aylık geçici mühlet sonu nihai raporunda;" ...davacı şirket yönünden; şirketin hazırlanan kaydi bilançosunda öz varlığının (-) 120.089.805,01 TL olduğu, Komiser Heyeti tarafından hazırlanan rayiç bilançosundaki öz varlığın ise 183.326.990,87 TL olduğu ve rayiç olarak borca batık olmadığı, genel olarak konkordato projesi incelendiğinde İİK m. 286'da ve ilgili Yönetmelikte sayılan bilgi ve belgeleri içerdiği, ancak konkordato kaynaklarının detayına bakıldığında taşınmaz satışından elde edilmesi planlanan kaynağın 99.156.250,00 TL ve kat karşılığı inşaat sözleşmelerinden kaynaklanacak hasılatın 599.760.000,00 TL olduğu, konkordato kaynaklarının % 90'ının taşınmaz satışı ve taşınmazların kat karşılığı olarak verilmesinden gelecek gayrimenkullerin satışına dayandığı, ancak kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin henüz resmi olarak yapılmadığı, yapılmasının muhtemel olduğu, ayrıca bu sözleşmeler yapılsa bile elde edilecek gayrimenkullerin değerinin projede belirtilen rakamları doğrulayıp doğrulamayacağının net olmadığı, bununla birlikte şirkete ait 33 adet gayrimenkul olduğu, bunların bilirkişilerce tespit edilen toplam rayiç değerinin 844.341.330 TL olduğu, buna karşı adi borçlara ödenecek faiz dahil borç toplamının 774.531,054,32 TL olduğu, konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin mevcut olduğu, şirket'in dört ay içinde somut adımlar atmasının hem projenin başarısını değerlendirmek hem de sürecin denetim altında yürütülmesini sağlamak bakımından önemli olduğu, şirket'e 4 aylık kesin mühlet verilebileceği, dört ay içindeki işlemlere ve şirket'in faaliyetlerine göre kesin mühletin uzatılabileceği,davacı ----- yönünden; davacı şirket'in %100 ortağı olduğu, şirket'in bir kısım borçlarına kefil olduğu, konkordato talep etme gerekçesinin de bu olduğu, tacir olmadığı, konkordato talep eden gerçek kişinin konkordato projesinin şirket konkordatosuna bağlı bir proje olduğu, bir başka ifadeyle, konkordato talep eden gerçek kişinin konkordato projesinin şirket projesinden bağımsız ve kendi kaynaklarını ortaya koyup buna göre ödeme teklifi öngören bir proje olmadığı, kefalet nedeniyle asıl borç yanında bağımsız bir borç doğduğundan kefilin kendi kaynakları ile kaynaklarıyla orantılı bir teklif yapması gerektiği, kaynaklar tablosu ile borcun ne zaman ve nasıl ödeneceğinin somut bir şekilde ortaya konması gerektiği, gerçek kişinin projesinin revize edilmesi gerektiği önceki komiser raporunda belirtilmesine rağmen revize yapılmadığı, gerçek kişi projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı," yönünde rapor sundukları anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında;" davacı şirket yönünden 4 ay süre ile kesin mühlet kararı verildiği, davacı ---- yönünden ise dosyanın tefriki ile mahkememizin ----- Esasına kaydedilmesine " karar verildiği anlaşılmıştır.Komiser heyetinin 4 aylık kesin mühlet dönemine ilişkin █████/2025 tarihli raporunda;"...kat karşılığı inşaat sözleşmesi bakımından sözleşme sürecinin henüz tamamlanmadığı, “Bağımsız Bölüm Paylaşım Planı ve Proje“nin tamamlanması ve sözleşmenin tekrar gözden geçirilmesi akabinde mahkememize sunulması gerektiği, akabinde sözleşmenin şirket tarafından dosyaya sunulmuş fizibilite raporu ve projeye uygun olup olmadığı yönünden teknik bilirkişi değerlendirilmesine tabi tutulabileceği, sonuç olarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi sürecinde olumlu adımlar atıldığı ancak sürecin tamamlanmadığı, şirket'in bugüne kadar herhangi bir taşınmaz satışı için izin talep etmediği, rehinli alacaklı bankalar tarafından İİK m. 295/1 uyarınca satış izni verilmesi talep edildiği, sürecin şirket yetkilisinin --- ile taşınmaz devri karşılığında borcun sona ermesi konusunda müzakerelerde sona gelindiğini ve banka genel merkezinden protokol gönderilmesinin beklendiğini belirttiği, şirket'in projesinin en önemli kaynağı olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden elde edilecek hasılat bakımından sözleşme düzeyinde ilerleme kaydettiği, kesin mühlet içinde İİK m. 308h kapsamında taksitlendirme yahut borç karşılığı taşınmaz devri şeklinde protokoller akdedebileceği, ----- ile müzakere sürecinin devam ettiği, rehinli alacaklar bakımından İİK m. 295 uyarınca takip başlatılmasına bir engel olmadığı, İİK m. 294/III uyarınca rehinli alacaklara faiz işlemesinin durmadığı dikkate alındığında ve şirket'e daha önce 4 aylık kesin mühlet kararı verildiği gözetildiğinde kesin mühletin devamı ile 8 aylık kesin mühlet kararı verilebileceği"yönünde rapor sundukları anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında;" ...davacı---- Şirketi hakkında █████/2025 tarihinden başlamak üzere verilen 4 aylık kesin mühlete 8 ay eklenmek suretiyle, kesin mühlet süresinin toplam 1 yıl olarak belirlenmesine, davacı tarafın revize projesinde öngördüğü taşınmaz satışlarını ivedi şekilde komiser denetimi ve onayında gerçekleştirmesi ve yapılan işlemlerle ilgili bilgi vermesinin istenmesine, davacı vekilinei komiser raporunda davacı tarafça yapıldığı belirtilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin son durumu hakkında mahkememize bilgi vermesi için 2 hafta kesin süre verilmesine " karar verildiği anlaşılmıştır. Komiser heyeti tarafından sunulan █████/2026 tarihli raporda;"...şirketin mühlet süresince taşınmaz satışı, rehinli alacaklılarla uzlaşma ve arsa payı karşılığı inşaat sürecinin sonuçlandırılması yönünde bazı adımlar attığı veya atacağı beyan edilmiş ise de, ----- protokolü haricinde bu beyanların somut bilgi ve belgelerle desteklenerek nihayete erdirilemediği, bu itibarla, kesin mühletin devamının değerlendirilebilmesi için şirketin, taşınmaz satışına ilişkin resmi başvuru ve gerçekleşebilir planını, rehinli alacaklılarla imzalanan ve son aşamaya gelen protokolleri ve arsa payı karşılığı inşaat sürecine dair nihai sözleşmeyi (ekleriyle birlikte) ve durumu gecikmeksizin dosyaya sunması gerektiği, anılan hususlarda ivedi şekilde somut ilerleme ve belge ibrazı sağlanamadığı takdirde kesin mühletin kaldırılması gerektiği" yönünde rapor sundukları anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2026 tarihli ara kararı ile;" ...Davacılar vekiline, komiser heyeti raporunda tespit edilen " davacı şirketin taşınmaz satışına ilişkin resmi başvuru ve gerçekleşebilir planını, rehinli alacaklılarla imzalanan/son aşamaya gelen protokolleri ve arsa payı karşılığı inşaat sürecine dair nihai sözleşmeyi (ekleriyle birlikte) ve durumu " hususlarında beyanlarını sunmak üzere 1 hafta kesin süre verilmesine, aksi halde mevcut durum itibariyle değerlendirme yapılacağının ihtarına, 1 nolu ara karardaki hususlar yerine getirildiğinde yada belirtilen süre geçtiğinde dosyanın komiser heyetine tevdi ile görüş alınmasına," karar verildiği, ara karar gereği davacı vekilinin █████/2026 tarihli dilekçesi ile beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.Komiser heyeti tarafından kesin mühlet dönemi sonuna ilişkin sunulan █████/2026 tarihli raporda;"... şirket'in 31.12.2025 tarihi itibarıyla kaydi öz varlığının negatif olduğu ve (-) 122.830.408,16 TL seviyesinde bulunduğu, buna karşılık komiser heyetince hesaplanan rayiç öz varlığının 99.651.416,49 TL olduğu, bu itibarla şirket'in borca batık olmadığı, şirket tarafından mühlet süresince taşınmaz satışı ile rehinli alacaklılarla uzlaşma yönünde bazı adımlar atıldığı veya atılacağının beyan edildiği, ancak -----ile yapılan protokoller dışında bu beyanların somut bilgi ve belgelerle desteklenerek nihayete erdirilemediği, konkordato projesinin en büyük kaynağını oluşturan kat karşılığı inşaat sözleşmesi bakımından yüklenici değişikliğine gidildiği, şirket vekili tarafından 09.03.2026 tarihli dilekçe ekinde sunulan “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” başlıklı sözleşme ile bu defa ---- Şirketi ile anlaşma yapıldığının bildirildiği, ne var ki yukarıda aktarılan m. 8.1 ve m. 8.2 hükümleri uyarınca inşaat süresinin başlangıcının mahkeme kararının kesinleşmesi ve ilgili bankaların inşaat onay yazılarının alınması şartına bağlanmasının, projenin başarıya ulaşmasını güçleştirdiği, hâlihazırda rehinli alacaklı bankalardan alınmış onay yazılarının dahi dosyaya sunulmadığı, ayrıca sürelerin mahkeme kararının kesinleşmesi şartına bağlanmasının süreci belirsiz hâle getirdiği, konkordato teklifine göre ödemelerin tasdik kararını takip eden aydan itibaren başlayacağının öngörüldüğü dikkate alındığında, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden yaratılacağı varsayılan kaynak projeksiyonunun konkordato projesiyle uyumlu olmadığı, konkordato mühletinin, alacaklı-borçlu dengesinin gözetilmesini ve mühletin amacına uygun biçimde aktif ve etkin bir süreç yönetimiyle kullanılmasını gerektirdiği, mevcut durum ve mühlette gelinen aşama itibarıyla şirket'in, mühlet içinde beklenen somut ilerlemeyi, özellikle taşınmaz satışı, rehinli alacaklılarla nihai protokoller ve arsa payı karşılığı inşaat sürecine ilişkin uygulanabilir nihai düzenlemeler bakımından, yeterli ölçüde ortaya koyamadığı, bu nedenle gelinen nokta ve yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde kesin mühletin kaldırılması gerektiği," yönünde rapor sundukları anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2026 tarihli ara kararı ile; dosyaya sunulan komiser heyeti raporu doğrultusunda belirlenen █████/2026 tarihli duruşmada değerlendirme yapılmasına, belirlenen duruşma gün ve saatinin ilanına karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı şirket yetkilisine, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır olması gerektiği ihtarını içeren davetiye tebliğ edildiği ancak duruşmada hazır olmadığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamı ve komiser raporlarında yapılan tespitlerde dikkate alınmak suretiyle yapılan değerlendirmede; dosyanın geldiği aşama ve dosyaya sunulan komiser heyeti raporu nazara alınarak süreçte; kat karşılığı inşaat sözleşmesinden yaratılacağı varsayılan kaynak projeksiyonunun konkordato projesiyle uyumlu olmadığının tespit edildiği, konkordato mühletinin, alacaklı-borçlu dengesinin gözetilmesini ve mühletin amacına uygun biçimde aktif ve etkin bir süreç yönetimiyle kullanılmasını gerektirdiği halde mevcut durum ve mühlette gelinen aşama itibarıyla şirket'in, mühlet içinde beklenen somut ilerlemeyi, özellikle taşınmaz satışı, rehinli alacaklılarla nihai protokoller ve arsa payı karşılığı inşaat sürecine ilişkin uygulanabilir nihai düzenlemeler bakımından, yeterli ölçüde ortaya koyamadığı, bu nedenle konkordato davacının komiser raporuna göre borca batık olmadığı, tespit edilmekle, davacı şirketin konkordato talebinin reddine, kesin mühletin kaldırılmasına, davacı şirket borca batık olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına, tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, komiser heyetinin görevine son verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı -----Şirketi'nin konkordato talebinin reddine, kesin mühletin kaldırılmasına, davacı şirket borca batık olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına,2-Tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, komiser heyetinin görevine son verilmesine,3-Kararın --- Gazetesinde ve Basın İlan Kurumunun resmi ilan portalında ilanına, masrafın gider avansından karşılanmasına,4-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL. harçtan peşin alınan 615,40 TL.'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL. harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,5-İİK'nun 288/3 maddesi uyarınca ilgili kurumlara bildirimlerin yapılmasına,6-Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,Dair, davacı vekili, bir kısım alacaklılar vekilleri ve komiser ----- yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.