Anahtar kelimeler: Tarhinde Cismani Başkan Katip Üye Ankara Mali Özetle Yoluyla Katılma

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİT.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 17.07.2024NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan TazminatKARAR TARİHİ
: 29.04.2026GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: 29.04.2026İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.10.2022 tarhinde davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ...'ye ait ... plakalı araç ile ...'a ait ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'nin geçici ve sürekli malul kalacak derecede yaralandığını, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında davacı yolcu ile ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz ... plakalı araç sürücüsünün ise asli ve tam kusurlu bulunduğu, kazaya ilişkin Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesi ████████ sayılı kovuşturma dosyasına sunulan bilirkişi raporunda sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, sürücü ...'nin tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, kaza sırasında 57 yaşında olan davacının kazaya bağlı oluşan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin oluştuğunu belirterek, belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik sürekli iş göremezlik zararı için 100,00 TL, geçici iş göremezlik zararı için 100,00 TL, bakıcı gideri zararı için 100,00 TL ve adli tıp rapor ücreti 3.078,00 TL olmak üzere maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 12.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte limit sınırları içerisinde davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 06.06.2024 tarihli talep arttırım dilekçesi ile geçici iş görmezlik bedelini 10.753,39 TL, sürekli iş görmezlik bedelini, 42.328,43TL, bakıcı gideri talebini 3.235,00 TL olacak şekilde artırmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza akabinde tanzim edilen kaza tespit tutanağında açıkça sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu ve davacının tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber hesaplama yapılacaksa müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı masrafın ve tedavi giderinden poliçe gereği sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 12.10.2022 tarihinde ... plakalı aracın, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracına çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında ... plakalı davalıya sigortalı araç sürücüsü ...'ın % 75 oranında asli, ... plakalı sigortalı araç sürücüsü ...'nin % 25 oranında tali kusurlu olduğu, davacı yolcu ...'nin ise kusursuz olduğu, kaza nedeniyle davacının bedensel engel oranının % 4 olduğu, sürekli olduğu ve sekel mahiyetini aldığı, kaza nedeniyle kişinin bakıcı ihtiyacı süresinin 2 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, kusur oranları dikkate alındığında davacının 10.753.39 TL geçici iş göremezlik zararının, 42.328.43 TL daimi maluliyet zararının, 3.235.50 TL bakıcı gideri zararının 10.07.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 3.078,00 TL adli tıp raporu ücreti talebinin reddine, karar verilmiş karara karşı katılma yolu ile davacı vekili ile davalı vekilli tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusunun yerinde olmadığını, mahkemce 3.078,00 TL adli tıp raporu ücreti talebinin reddine karar verildiğini, reddedilen miktar üzerinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, kararın bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, meydana gelen kazada davacının maluliyet oranının, sürekli iş göremezlik süresinin ve bakıcı ihtiyaç süresinin belirlenmesi için alınan rapor ücret için 3.078,00 TL maddi tazminat bedelinin davalıdan tahsili gerektiğini, rapor ücretine ilişkin ilişkin makbuzun dava dilekçesi ekinde de ibraz edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan maluliyet raporunun kabulünün mümkün olmadığını, meydana gelen kaza akabinde başvuranın kalıcı maluliyeti olup olmadığına yönelik tanzim edilen maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, iyileşme süresi tamamlanmadan maluliyet raporu tanzim edildiğini, kaza tarihi 12.10.2022 olup maluliyet raporunun tarihi 09.06.2023 olduğunu,maluliyet raporu kazadan 8 ay sonra tanzim edilmiş olup iyileşme süresinin tamamlanmadığını, kişinin kalıcı maluliyeti ortopedik araz kaynaklı tespit edilirken muhtemel iyileşmelerin muhakkak göz önünde bulundurulması, bunun için de 1 yıllık stabilizasyon süresinin beklenmesi gerektiğini, bu anlamda başvuranın kalıcı maluliyetinin belirlenmesi, dosyada mevcut 20.02.2024 tarihli Hacettepe Üniversitesi hastanesi tarafından tanzim edilen maluliyet raporu ile mümkün olmadığını, davacının maluliyetine yönelik ilgili uzman değerlendirmeleri bulunmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği’ne uygun düzenlenmediğini, raporda yalnızca adli tıp uzmanlarının değerlendirmesi bulunduğunu, adli tıp uzmanlarının maluliyet raporu düzenlemeye yetkisi bulunmadığını, gerekli fizyoterapi tedavisi sonrası maluliyetinin tamamen iyileşme imkanı bulunduğunu, maluliyete ilişkin rapor düzenleme yetkisinin ATK 3. İhtisas Kuruluna ait olduğunu, dosyanın maluliyet oranı tespiti için güncel muayene yapılmak üzere 3. İhtisas Kurulu'na gönderilmesi gerektiğini, davacının kaza tarihinde ev hanımı olması nedeni ile geçici iş göremezlik hak edişi bulunmadığını, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, hastanede kaldığı günler tespit edilerek bakıcı gideri hesaplamasından düşülmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplama yapılması halinde müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacı kazada yolcu konumunda olup kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri belirsiz olarak işaretlendiğini, kendisi ifadesinde açıkça emniyet kemerinin takılı olmadığını belirttiğini, davacının arazlarının omuz bölgesinde olduğu da göz önüne alındığında emniyet kemeri takmadığını, bu sebeple % 20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanmasını gerektiğini, hesaplamanın progressif rant yöntemine göre yapıldığını, %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEHMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;Dava trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemi ile rapor ücreti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının geçici iş görmezlik tazminatı, sürekli iş görmezlik tazminatı bakıcı gideri yönünden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin adli tıp raporu ücreti talebinin reddine, karar verilmiştir.1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.HD'nın 20.06.2022 tarih ve ██████████ E. █████████ K.)Somut olayda, davacı tarafından dava dilekçesine ekli Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı vekilinin ( dava tarihinden önce ) 09.06.2023 tarihli başvurusu üzerine düzenlenen maluliyet raporuna dayalı olarak iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talep edilmiş olup, mahkemece de yargılama sırasında yeniden rapor alınmaksızın hüküm tesisi cihetine gidilmiştir. Dava konusu kaza nedeniyle oluşan daimi maluliyet oranının ve bakıcı ihtiyacının belirlenmesi yönünden hükme esas alınan bu raporda Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının vücut çalışma gücünü % 4 nispetinde kaybettiği, sürekli iş göremez halde kaldığı, tıbbı iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, 2 ay süre ile başka birinin bakımına muhtaç olduğunun tespit edildiği ve mahkemece raporun hükme esas alınarak karar verildiği görülmüştür. Ancak, davacının son durumuna ilişkin değerlendirme içermeyen dava tarihinden önceki döneme ait davacının başvurusu üzerine düzenlenen söz konusu rapor maluliyet oranı tespitine elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersiz olup eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.Mahkemece davacının maluliyet oranının tespiti için tüm tedavi evraklarının getirilip gerekli muayenesi yapılmak suretiyle Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan içerisinde davacının mevcut yaralanmasına göre uzman hekim/hekimlerin de yer aldığı heyetten olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı ile süresi konusunda kaza ile illiyet bağı kuran açıklamalı, ayrıntılı ve denetime elverişli maluliyet raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiştir.2-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir.Müterafik kusurun varlığı halinde 6098 sayılı TBK'nun 52. maddesi gereğince belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesi ile atıf yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliği gereğince belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında emniyet kemerinin kullanılması zorunlu zorunlu olup illiyet bağı kurulması halinde meydana gelen zarar nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekir. Kaza tespit tutanağında davacıya ilişkin bu hususta bir tespit yapılamadığı belirtilmiştir. Ancak, maddi olaya ilişkin ceza davasının gerekçeli kararında yer verildiği üzere davacının müşteki sıfatı ile soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde kaza sırasında dava dışı eşinin kullandığı aracın sağ arka koltuğunda oturduğunu ve emniyet kemerinin takılı olmadığını beyan etmiş olması karşısında bu hususta gerekli inceleme ve araştırma yapılarak, davacının mevcut yaralanması ile emniyet kemerinin takılmamış olması arasında bir illiyet bağının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, olayın oluşumunda davacıya atfı kabil müterafik kusurun bulunup bulunmadığının kararda tartışılmaması usul ve yasaya aykırıdır.Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından davacının dava konusu yaralanması nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin tüm tedavi evrakları getirilerek maluliyet raporunun alınması, varsa rapora yönelik itirazların da giderilmesini müteakip, gerekiyorsa dosyanın aktüerya hesap bilirkişine tevdi ile (davacı tarafından yalnızca adli tıp rapor ücreti yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş olması gözetilerek taraflar yararına oluşan kazanılmış haklar dikkate alınarak) tazminat hesabını etkileyecek varsa bilinen gerçek durumlar da gözetilerek, TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yönteminin uygulanmak suretiyle davacının zararını gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli ek bilirkişi raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip, davacının müterafik kusurunun bulunduğunun tespiti halinde müterafik kusur nedeniyle zarardan indirim yapılması suretiyle oluşacak sonuca göre, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek infazda tereddüte neden olmayacak şekilde davalı ... şirketinin sorumlu olduğu poliçe limiti de açıkça belirlenerek limiti aşmayacak biçimde, karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu durumda, davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,2-Kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,3-Davalı ve davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,4-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,5-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi....Başkan ...Üye ...Üye ......Katip ...* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n