Anahtar kelimeler: Satımdan Şartın İfa Eser Cezai Anadolu Vaki İadesi Sınırlı Ödenen

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Asıl dava, eser sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine, birleşen dava ise, davaya konu eser sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmediğinin tespiti ile sözleşmenin iptaline, sözleşme gereğince ödenen 48.900,00 TL'nin iadesi ile cezai şartın tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair karar taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu kapsamda davalıya 30.09.2016 tarihli 62.186,00 TL ve 103.840,00 TL tutarlı iki adet fatura düzenlendiğini, müvekkilinin söz konusu işi eksiksiz olarak yapıp davalıya teslim ettiğini, ancak davalının fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu öne sürerek itirazın iptaline ve %20'si inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.Asıl davada davalı vekili, taraflar arasında ticari ilişki mevcut ise de, iddia edilenin aksine işlerin tamamlanıp teslim edilmediğini, yanlar arasında █████/2016 tarihli yüklenici sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin 5.1 maddesi kapsamında makinelerin tam ve eksiksiz çalışması için yapılması gereken işler ve sözleşmenin 5.2 maddesinde platform imalatı, 5.4 maddesi kapsamında belirtilen revizyonlarının eksik yapıldığını, sözleşmenin 5.3 maddesindeki işlerin de davacı tarafından hiç yerine getirilmediğini, davacının alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini ve %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkumiyetini iddia ve talep etmiştir.Birleşen davada davacı (asıl davada davalı) vekili, müvekkili ile davalı arasında 21.06.2016 tarihli yüklenici sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketçe sözleşmenin 5.1 maddesi kapsamında makinelerin tam ve eksiksiz çalışması için yapılması gereken işler ve yine sözleşmenin 5.2 maddesinde belirtilen platform imalatı ve 5.4 maddesi kapsamında belirtilen revizyon işlemlerinin eksik yapıldığını, eksikliklerin tamamlanması için davalı tarafın uyarılmasına rağmen eksikliklerin tamamlanmadığını, yine sözleşmenin 5.3. maddesindeki davalı şirketin sorumluluğunda olan işlerin davalı şirketçe yerine getirilmediğini, yine sözleşmenin 5.2 maddesinde belirtilen platform imalatı ve 5.4 maddesi kapsamında belirtilen revizyonlar için yapılması gereken işlemlerin de eksik yapıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. maddesinin “İş tamamlandığı zaman İş Sahibi ve Yapımcı ‘Teslim Tutanağı’ düzenlerler” hükmünü içerdiğini, bu kapsamda müvekkil ile davalı taraf arasında işin tamamlandığına dair herhangi bir tutanak düzenlenmediğini, davalıya Kadıköy 24. Noterliğinin 07.12.2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ihtar yapıldığını, ancak ihtarnamede belirtilen hususların davalı tarafça yerine getirilmediğini, sözleşme kapsamında yapılması gereken işlerin bazılarının eksik yapılması ve hiç yapılmamasına rağmen davalı tarafça İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından takibe geçildiğini, takibe itiraz ettiklerini, sonrasında ise davalı tarafça müvekkili adına yapmış oldukları itirazın iptali için İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde ████████ E. sayılı dosya ile itirazın iptali davası açıldığını, sözleşme kapsamında davalı tarafa bugüne kadar toplamda 48.900,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkil şirketin aynı işler için .... Ltd. Şti. ile sözleşme imzaladığını, bunun da davalının işleri hiç yapmadığının ispatı olduğunu, dava dışı ...'ın da müvekkili ile imzalanan sözleşmenin gereklerini yerine getirmediğini, konuyla ilgili Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, işbu davanın İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davaya konu eser sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmediğinin tespiti ile sözleşmenin iptalini, sözleşme gereği taraflarınca ödenen 48.900,00 TL’nin şimdilik 1.000,00 TL’sinin ilk ödeme tarihi olan 22.06.2016 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte iadesini, sözleşme şartlarının davalı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşme kapsamında müvekkil şirketin talep edebileceği toplam cezai şartın tespiti ile şimdilik 15.000,00 TL cezai şartın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, sözleşmenin davalı tarafından yerine getirilmemesi, makine ve fabrikanın çalışmaması nedeniyle müvekkilinin uğradığı toplam kar kaybının tespiti ile şimdilik yoksun kalınan kar olarak 1.000,00 TL’nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Birleşen davada davalı (asıl davada davacı) vekili; müvekkilinin sözleşmede yüklenici sıfatıyla üzerine düşen tüm yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacı tarafından dava dilekçesinde yerine getirilmediği iddia edilen işlerin sözleşme ile bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin sözleşme gereği yerine getirmiş olduğu işleri faturalandırdığını, ancak bedellerinin ödenmemesi üzerine davacı şirket hakkında icra takibi başlattığını, davacı şirket hakkında icra takibi yapılması üzerine ödemeden kaçınmak için eksik ve ayıplı iş yapıldığı iddiasında bulunulduğunu, fatura bedellerini ödememesi ve icra takibine haksız yere itiraz etmesi üzerine İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali talepli dava açtıklarını, müvekkilinin sözleşme konusu işleri tam ve eksiksiz olarak yaparak teslim etmiş olduğuna ilişkin teslim tutanakları ve tüm delilleri ibraz ettiklerini, müvekkili hakkında haksız açılmış olan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.Mahkemece, davacının 103.840,00 TL+52.700,00 TL=156.540,00 TL tutarında işi davalıya teslim ettiğini ispatladığını, davacı tarafından ispatlanamayan 166.026.00 TL-156.540,00 TL =9.486,00 TL'nin ise 52.700,00 TL'lik işe ilişkin KDV tutarından kaynaklandığı ve teslim tutanağında KDV'nin dahil edilmemiş olmasından ileri geldiği, davalının defterleri üzerinde yapılan incelemede davalının davacı tarafa borcu bulunmadığı, aksine davacıdan 19.400,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu durumda 19.400,00 TL'nin davacının tespit edilen 156.540,00 TL'lik alacağından mahsup edildiğinde davacının davalıdan 137.140,00 TL alacaklı olduğu sonucuna ulaşıldığı, davalı-birleşen dosya davacısı vekili işlerin eksik teslim edildiğini savunarak asıl davada davacı tarafın alacaklı olmadığını ve birleşen davada ise müvekkilinin davaya konu eser sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmediğinin tespiti ile sözleşmenin iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşme gereğince taraflarınca ödenen 48.900,00 TL'nin şimdilik 1.000 TL'sinin, 22.06.2016 ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, toplam cezai şartın tespiti ile şimdilik 15.000,00 TL cezai şartın ihtarnamenin tebliğinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği, ancak davalının faturaya konu işleri ihtirazi kayıt koymadan teslim aldığı, dolayısıyla davacı-birleşen dosya davalısının işleri eksiksiz olarak davalı-birleşen dosya davalısına teslim ettiğini kanıtlamış olduğundan sözleşme kapsamındaki işlerin eksik teslim edildiği yönündeki savunmasına itibar edilmediği gibi birleşen davada talep etmiş olduğu alacaklarını da ispatlayamadığını belirterek asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.Davacı-birleşen dava davalısı vekili istinaf dilekçesinde, 62.186,00TL bedelli faturanın █████/2016 tarihli iş teslim tutanağında KDV'sinin gösterilmediği, yalnızca yapılan işler ve karşılığı olan bedellerin gösterildiği, teslim tutanağının KDV hariç 52.700,00TL üzerinden düzenlendiğini, bu bedele KDV eklendiğinde fatura bedeli olan 62.186,00TL'ye ulaşıldığını, KDV dikkate alınmaksızın yapılan hesaplama ile kurulan hükmün hatalı olduğunu, icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması talep edilmiştir.Davalı-birleşen dava davacısı vekili istinaf dilekçesinde, sözleşmeye aykırılık nedeniyle davacı şirketin herhangi bir alacak hakkı doğmadığını, aksine müvekkili şirketin davacı şirketten alacaklı olduğunu, müvekkili tarafından söz konusu sözleşme gereği davalı tarafa nakit ve çek olmak üzere toplam 48.900,00 TL ödeme yapıldığı, sözleşme kapsamında yapılması gereken işlerin bazılarının eksik veya ayıplı olarak yapılması, bazılarının ise hiç yapılmaması nedeniyle müvekkil şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 21.06.2016 tarihli yüklenici sözleşmesinin iptali ile yine sözleşme kapsamında davalı-yüklenici üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemiş olduğundan ve söz konusu eseri sözleşme gereği teslim edemediğinden müvekkili tarafından ödenen 48.900,00 TL’nin iadesi talepli davalarının reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu belirterekkararın kaldırılması talep edilmiştir.DEĞERLENDİRMEUyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl davada davacı (birleşen dava davalısı) yüklenici, asıl davada davalı (birleşen davada davacı) iş sahibidir.Taraflar arasında 21.06.2016 ve 26.09.2016 tarihli yazılı sözleşmeler bulunmaktadır.Asıl davada davacı (birleşen dava davalısı), eser sözleşmesi gereğince üstlendiği edimleri ifa ederek davalı iş sahibine teslim ettiğini ancak bakiye iş bedeli alacağı kaldığını, alacağın tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine karşı davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı (birleşen dava davacısı), yüklenici davacının bazı edimleri hiç yerine getirmediğini, bazılarını ise eksik olarak yerine getirdiğini belirterek asıl davanın reddini talep etmiş, birleşen davada ise davaya konu eser sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmediğinin tespiti ile sözleşmenin iptalini, sözleşme gereği yükleniciye ödenen 48.900,00 TL’nin iadesini, sözleşme şartlarının davalı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle cezai şarta hükmedilmesini, sözleşmenin davalı tarafından yerine getirilmemesi, makine ve fabrikanın çalışmaması nedeniyle müvekkilinin uğradığı toplam kar kaybının tespiti ile şimdilik yoksun kalınan karın davalıdan tahsilini talep etmiştir.İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, 166.026.00 TL fatura, 573,13 TL yasal faiz olmak üzere toplam 166.599,13 TL alacağın, asıl alacağa işleyecek yıllık %9 yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği, borçlunun 21.12.2016 tarihli itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu görülmüştür.Kadıköy 24. Noterliği 07.12.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname;.... A.Ş. tarafından ... ... ve ... Ltd. Şti.'ne gönderilmiş bulunan ihtarname ile; “Müvekkil şirket ile muhatap şirket arasında 21.06.2016 tarihinde Yüklenici Sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşmenin konusunu, sözleşmede belirtilen iş ve işlemlerin muhatap şirket tarafından yerine getirilmesi, karşılığında müvekkil tarafından sözleşmede belirtilen miktar ve tarihlerde ödemenin yapılmasını oluşturmaktadır.Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017 - 184 D. İş Sayılı Dosyası ile tespit İsteyen .... A.Ş. tarafından .... Ltd. Şti. aleyhine açılan tespit dosyasında yapılan tespit ve inceleme sonucu bilirkişi Prof. Makine Yüksek Mühendisi ... tarafından düzenlenmiş bulunan 11.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda; .... A.Ş.'nin ... / Kocaeli adresinde bulunan fabrikasına gidilerek, granül bakalit baskı tozu üreten makine üzerinde gerekli incelemelerin yapılarak, yapılan, yarım kalan ve yapılmayan işlerin;¸olduğu belirtilerek; “... Karşı taraf .... ve Tic. Ltd Şti.'nin 09.06.2016 tarihli sözleşme şartları gereği revize edilmediği, dolayısıyla makinenin seri üretime hazır bir şekilde tespit isteyen ... A.Ş.'ye teslim edilmediği, makinede yapılan revize işlemlerinin ayıplı, eksik ve yetersiz olduğu..." yönünde görüş belirtilmistir.Davalı tanığı ... duruşmadaki beyanında, Kasım 2015 tarihinde davalı şirkete mesul müdür olarak girdiğini, Eylül 2016 tarihinde ayrıldığını, kendisinden önce taraflar arasında sözleşme yapıldığını, sonradan davacı tarafından revizyon yapıldığını, kendisinin de yapılan revizyonu uygun gördüğünü, mesul müdür olduğu için revizyonu kabul ettiğini, evraktaki imzaların kendisine ait olduğunu,103.840,00 TL bedelli işi teslim alan ...'un ismi ve imzası bulunan evrak ve açıklama ile başlayan 12 bentten oluşan toplam 52.700,00 TL bedelli 23.08.2016 tarihli "ürünler eksiksiz teslim alınmıştır" yazılı ...'un adı ve imzası bulunan iki adet belgedeki işleri teslim aldığını, yazı ve imzanın kendisine ait olduğunu, 103.840,00 TL'lik 20.07.2016 tarihli belgedeki işlerin yapılacağını, ancak davalının patronunun fazladan 12 bentten oluşan 23.08.2016 tarih ve 52.700,00 TL bedelli işleri gösteren listede yer alan işleri istediğini, bu işleri davacı tarafın yapmaya başladığını, ana sözleşmeye gelindiğinde, bu fazladan yapılan işlere para yatırıldığı için davacının ana sözleşmeyi aksatmak zorunda kaldığını, tamamen işi bitirdiklerini, sadece elek revizyonun da işlemin tam olarak bitmediğini, eleğin çalışmadığını, çünkü davalı firmadan bir önceki yapılan işlere ödenek çıkarılmasını istediklerini, ancak ödenek çıkarılmadığı için elek revizyonuna para ayıramadıklarını, 26.08.2016 tarihli ... Mühendisliğin sebep olduğu revizyonda yaşanan aksaklıklar başlıklı yazının altındaki imzanın kendisine ait olduğunu belirterek; “...Ben davalının çalışanıyım, ancak sistemin işleyişi şöyle olur; Çalıştığım firmadan ödenek çıkarılmasını isteriz, onlar çıkarır, biz de bize verilen bütçe doğrultusunda davacı firmaya işlem yaptırırız, yani biz diye kendimi kastediyorum..." şeklinde beyanda bulunmuştur.Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenmiş bulunan 07.05.2019 tarih ve 2018 -111549 sayılı raporda, 30.09.2016 tarihli, ... ve ... nolu 2 adet irsaliyeli faturalarda atılı basit tersimli imzalar ile ...'un mevcut mukayese imzaları arasında ilgili ve irtibat tespit edilemediği, "... ..." antetli teslim tutanağı ve 23.08.2016 tarihli teslim tutanağındaki yazılar ve ... adına atılı imzalar ile ...'un mukayese yazı ve imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlik saptandığı, "Yüklenici Sözleşmesi" başlıklı sözleşme fotokopisinde ... adına atılı imza bulunmadığı belirtilmiştir.Bilirkişi raporuna göre, davacının defter ve kayıtlarına göre; davalı şirkete takip konusu iki adet fatura dahil olmak üzere, 195.526 TL tutarlı (5) adet fatura düzenlediği, davalı şirketten 76.400 TL tahsil ettiği, bu tutardan 10.000 TL karşılıksız çıktığı için davacıya 66.400 TL ödeme yapılmış olduğu, bu durumda davacının davalı şirketten bakiye 195,526-66.400=129.126 TL bakiye alacağı kaldığı, davalının defter ve kayıtlarına göre ise; davalı şirketin davacıdan toplam 29.500 TL tutarında (3) adet fatura aldığı, buna mukabil davacıya 48.900.00 TL ödeme yaptığı, davalının, davacı şirkete borcunun olmadığı, bilakis 29.500 - 48.900 = 19.400 TL alacaklı durumda bulunduğu, bu durumda tarafların defter ve kayıtlarının birbiriyle örtüşmediği, her iki defter kayıtları arasında (129.126 TL davacı defterindeki alacak + 19.400 TL davalının defterindeki alacak) 148.526 TL'lik bir fark bulunduğu, 148,526 TL farklılığın nedeni incelendiğinde, davacının defterinde takip konusu 30.09.2016 tarihli 62.186 TL ve 30.09.2016 tarihli 103.840 TL olmak üzere toplam 166.026 TL tutarlı iki adet fatura kaydı bulunduğu, davacının defterinde 01.10.2017 tarihli 17.500 TL'lik ödemenin davalı defterinde bulunmadığı, ancak bu ödeme davalı lehine olduğundan kabul edilebileceği, uyuşmazlığın davacı defterinde olup, davalı defterinde bulunmayan takip konusu 30.09.2016 tarihli 62.186.00 TL ve 30.09.2016 tarihli 103.840,00 TL'lik iki adet hakediş faturasından kaynaklandığı, bu durumda davacının takip konusu iki adet fatura içeriği mal ve hizmeti davalıya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, davacının 103.840 TL'lik ve 62.186 TL'lik işin yapıldığına dair teslim-tesellüm belgesini dosyaya sunduğu, davalı şirket adına ve işi teslim alan sıfatıyla ... adlı kişinin bu tutanağı imzaladığı, el yazısı ile “..Yukarıda yazılı ürünler eksiksiz teslim alınmıştır...” yazıldığı, dosyasında fotokopisi bulunan ve ... A.Ş. adına ... tarafından imzalanarak teslim alınan 23.08.2016 tarihli İş Teslim Tutanağı ile de bilirkişi kök raporunun 8.sayfasında belirtilen toplam 52.700 TL işlerin “...Ürünler eksiksiz teslim alınmıştır...” yazısı ile teslim alındığı belirtilmiştir.Uyuşmazlık konusu hususlar ele alındığında;Her ne kadar davacı-birleşen dava davalısı vekili, ilk derece mahkemesinin icra inkar tazminatına hükmetmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, bu yön itibariyle kararı istinaf etmiş ise de, dosya kapsamına göre tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbiri ile uyumlu olmaması, davacının alacaklı olduğu tutarın saptanmasının yargılamayı gerektirmiş olması ve taraf defter ve belgelerindeki tutarlardan farklı bir sonuca ulaşılması karşısında alacağın likit olmadığı anlaşılmış, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmemesi yerinde bulunmuş, davacı-birleşen dava davalısı vekilinin istinaf talebi bu yönden kabul edilmemiştir.Diğer yandan, ilk derece mahkemesi ve bilirkişinin davacının alacağı tutarı hesap ederken ikinci faturaya konu işlerin tutarını hesapladığı ve fakat bu tutar üzerinden KDV'nin hesaplanmadığı ve davacının alacaklı olduğu tutara eklenmediği görülmüştür. Her ne kadar davacı vekili tarafından bu husus da istinaf konusu yapılmış ise de, sözleşmede açıkça KDV'nin iş bedeli dışında kalacağı ve iş bedeline ayrıca ilave edileceği belirtilmedikçe, taraflarca kararlaştırılan iş bedelinin içinde KDV de yer alacaktır. Dolayısıyla davacı vekilinin bu husustaki istinafı da yerinde görülmemiştir.Birleşen dava davacısı-asıl dava davalısının istinaf taleplerinin incelenmesinde ise, birleşen dava davacısının dava dilekçesinde hem sözleşmenin iptalini ve ödenen bedelin iadesini, hem de eksik ve ayıplı şekilde edimin ifası nedeniyle cezai şart alacağı ile ayıptan kaynaklı tazminat talep ettiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin geriye etkili feshi halinde davacı taraf menfi zararları ve bu kapsamda yükleniciye ödediği bedelin iadesini talep edebilir ise de, müspet zarar kapsamında kalan tazminat taleplerini ve cezai şart bedelini istemesi mümkün değildir. Sözleşmenin geriye etkili feshinde iş sahibinin menfi zarar yanında müspet zararları da talep etmesi ancak bu hususta sözleşmede özel düzenleme bulunması ile mümkündür. Bu nedenle, birleşen dava davacısının talepleri birbiri ile çelişir durumda olduğundan talebinin ne olduğunun açıklattırılması gerekmektedir.Ayrıca, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde, davalının faturaya konu işleri ihtirazi kayıt koymadan teslim aldığı, dolayısıyla davacı-birleşen dosya davalısının işleri eksiksiz olarak davalı-birleşen dosya davalısına teslim ettiğini kanıtlamış olduğu şeklinde bir değerlendirme yapıldığı görülmektedir. Oysa ki eser sözleşmelerinde, sadece faturanın teslim alınması işin eksiksiz yapıldığı hususunu ispat bir yana, tek başına teslim olgusunu bile ispata yeterli olmayıp, ancak faturanın teslim alınmasından başka ayrıca ticari defter ve belgelere işlenmiş olması halinde teslim olgusunun varlığı ispat edilmiş sayılmaktadır. Buna karşılık, yüklenici tarafından düzenlenen bir fatura iş sahibinin ticari defter ve belgelerine işlense dahi bu husus sonradan iş sahibinin ayıp ihbarında bulunmasına engel değildir. Elbette ki, bu durumda -yüklenici tarafından davaya cevap dilekçesinde ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı yönünde def'i de bulunulması halinde- ayıbın açık ayıp ve gizli ayıp olmasına göre ayıp ihbar süresine uyulup uyulmadığı noktasının mahkemece ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna karşılık eksik iş iddiasının olduğu durumda, eksik işlerin giderim bedelinin talep edilebilmesi için eseri teslim alırken ihtirazi kayıt konulmasına gerek olmadığı gibi, ayıp ihbarındaki gibi bir süre şartı da bulunmayıp, zamanaşımı süresi içerisinde her zaman eksik iş giderim bedelini talep edilebilir. Bununla birlikte, her ne kadar zamanaşımı süresi içerisinde talep edilebilir ise de, eksik işlerin giderim bedeli teslim ile istenebilir hale geldiğinden, teslimden itibaren makul süre içinde talep edilmelidir. Aksi halde, yani teslim tarihi ile dava tarihi arasında uzun bir süre geçmişse, iş sahibi davayı gecikerek açtığından yüklenicinin sorumluluğunu haksız bir şekilde artırmış olacağından bu durumda giderim bedeli dava tarihine göre değil, teslimden itibaren tespit ve dava açmak için gereken makul sürenin teslim tarihine eklenmesi ile bulunacak süre sonundaki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmektedir.Ayrıca, her ne kadar ... isimli kişi, ürünlerin eksiksiz olarak teslim alındığını yazmış ise de, buradaki "eksik" kavramının eser sözleşmesindeki sözleşme konusu nihai eserin eksiksiz olarak teslimi anlaşılmamalıdır. Nitekim ...'un mahkemedeki beyanlarında bir kısım işlerin ödenek eksikliği nedeniyle yüklenici tarafından ifa edilemediği de belirtilmiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin, faturanın ihtirazi kayıt olmaksızın teslim alındığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine ilişkin kararı hatalı bulunmuştur.Şu durumda, birleşen dava yönünden yukarıda değindiğimiz dava dilekçesindeki talepler arasındaki çelişki giderildikten sonra eksik ve ayıplı işler varsa bunların ne olduğu, ayıplar yönünden bu ayıpların açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğunun tespiti ile, eksik işler bedeli ile ayıplı işler bedelinin ayrı ayrı hesap ettirilmesi, birleşen dava davalısı olan yüklenicinin iş sahibinin tespit ettirdiği eksik ve ayıplı işlerin işbu sözleşme ile ilgisi olmadığı yönündeki savunması karşısında bu eksik ve ayıplı işlerin taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında olup olmadığının belirlenmesi, şayet tespit edilen eksik işler ve ayıpların taraflar arasında kurulan sözleşme ilişkisi kapsamında kaldığının anlaşılması halinde birleşen dava davacısının taleplerinin ayrı ayrı ele alınarak hüküm kurulması gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Taraflarca tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.