Anahtar kelimeler: Satımdan Faturayı Faturaya Firmanın İstirdat Firma Akdi İlişki Anadolu Borcunun

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: ███████ Esas - ████████ KararTARİH
: █████/2023DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili firma aleyhine .... icra Dairesi ... E. Sayılı icra dosyası kapsamında █████/2021 tarihli ... belge numaralı faturayı dayanak göstererek takip başlatıldığını, müvekkili firmanın davalı tarafa borcunun bulunmadığını, taraflar arasında takip dayanağı faturaya konu herhangi bir akdi ilişki bulunmadığını, tarafların ticari defterleri ve BA-BS kayıtları incelendiğinde icra takibine konu alacağın bulunmadığının anlaşılacağını, tarafların ticari defterleri ve BA/BS kayıtlarının celbini talep ettiklerini, yapılan harici araştırma neticesinde faturaya konu mallaın ... isimli müvekkili firma ile bağlantısı olmayan şahsa teslim edildiğinin öğrenidiğini, davalı firmanın söz konusu açığı kapatmak amacıyla faturayı müvekkili firma adına tanzim ettiğni ve haksız ve hukuka aykırı olarak takip başlattığını, alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı tarafın icra dosyası kapsamında haksız faiz talebinde bulunduğunu, takibe konu fatura bedelinin 18.953,15 TL olduğunu takip talebinde kalan bakiyenin alacak belirtildiğini, müvekkili firma tarafından takibe konu faturada belirtilen malzemelerin sipariş edilmediğini, teslim alınmadığını, mahkemeden yapılan kısmi ödeme tarihi ile ödeme detaylarının tespitini talep ettiklerini; İstanbul İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya kapsamında müvekkili firma aleyhine haciz başlatıldığını müvekkili firmanın taşınır, taşınmaz tespit edilen malvarlığına haciz konulduğunu, müvekkili firmanın adına kayıtlı taşınmazlarına konulan haczin İİK 103. Maddesi gereğince müvekkili firmaya tebliği ile birlikte dosyadan haberdar olunduğunu, müvekkili firmaya ait taşınmazların bedelleri, dosya borcunun çok üstünde olduğunu, haciz işlemlerinin müvekkili firmanın ileride telafisi güç zararlarla karşı karşıya kalmasına sebebiyet verecek olduğundan █████/2021 tarihinde 23.894,26 TL icra dosyasına yatırıldığını ve dosyanın infazen kapatıldığını, müvekkili firmanın ileride telafisi güç zararlarla karşı karşıya kalmamak adına borcu ödediğini ve malvarlığı üzerinde bulunan hacizleri kaldırdığını, arabuluculuk sürecininde anlaşma sağlanamadığını belirterek müvekkili firmanın davalı firmaya davaya konu takip dayanağı faturadan kaynaklı borcu olmadığının tespitine, müvekkili firma tarafından davalıya yapılan ödemenin ödeme tarihinden başlamak üzere ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip başlatmış olması nedeni ve müvekkili firmanın yapılan takip işlemleri neticesinde uğradığı zarar dikkate alınarak ödenen miktarın % 20'si üzerinden kötüniyet tazminatınının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı firmaya satışı yapılan 5 adet ... marka kombi ile 5 adet baca seti için düzenlenen 26.01.2019 tarihli 18.953,15 TL bedelli faturanın davacının e-arşiv fatura mükellefi olması nedeniyle mail adresine 28.01.2019 tarihinde gönderildiğini, davacının faturaya yasal süresi içerisinde itiraz etmediği gibi iade de etmediğini, davalı müvekkilinin düzenlediği faturayı yasal defterlerine işleyerek, BA-BS formunu ilee vergi dairesine bildirdiğini, davacı borçluya satılan ürünlerin 25.01.2019 tarihli ... sıra nolu sevk irsaliyesi ile irsaliyedeki adrese teslim edilmek üzere davacı firmanın talebi üzerine ... Nakliyata teslim edildiğini, nakliyat firması tarafından da davacı borçluya ürünlerin teslim edildiğini nakliye bedelinin de davacı tarafından ödendiğini, sevk irsaliyesinde kaşe-imzası bulunan ... isimli şahsın tanık olarak dinlenmesi sonucu malların davacı borçlu şirkete adresinde teslim edildiğinin anlaşılacağını, davacı tarafın yapılan icra takibine itiraz etmediğini, takip kesinleştikten sonra dosya borcunu ödediğini ve ödeme sonrası da borçlu olmadığının tesbiti ile ödenen paranın iadesi talepli iş bu davayı açtığını, davacı tarafın takipteki işlemiş faize itirazlarının da hukuki olmadığını taraflar tacir olduğundan ve alacağa konu fatura yasal olarak davacıya tebliğ edilmiş ve itiraza da konu olmadığından avans faizi talep edilmesinin yasal olduğu belirterek davanın reddine, masraf ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; " Taraflar Arasındaki Uyuşmazlığın davalının davacı aleyhine başlattığı icra takibi neticesinde haksız olarak ödediği beyan edilen 23.894,26 TL ye yönelik istirdat davası olduğu, davalının davacı aleyhine başlatıp tahsilde bulunduğu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki tahsilatın haklı olup olmadığı, diğer bir ifade ile davacı şirketin icra tehdidi altında davalı şirkete yapmış olduğu ödemenin tahsili için açılan iş bu davada haklı olup olmadığı, haklı ise talep edeceği miktarın saptanması noktalarında uyuşmazlığın toplandığı anlaşılmıştır. (...) 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davalı taraf, bedeli ödenmeyen faturaya dayalı alacak talebinde bulunmuş ve netice olarak davacı yan söz konusu icra takibine ödemeyi gerçekleştirerek borcu kapatmıştır. Ancak faturaya konu malı teslim almadığından bahisle ödenen bedelin iadesini (istirdatını) talep etmiştir. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.(...)Bilirkişi raporlarından davalı tarafından davacı için düzenlenmiş olan 26.01.2019 tarih, ... nolu ve 18.953,15 TL bedelli faturaya konu malların davacı şirkete teslim edildiğine ilişkin yazılı bir belge tespit edilemediği görülmüştür. Davalı yan cevap dilekçesinde söz konusu malların teslimine ilişkin tanık ...'in dinlenmesi halinde malların tesliminin yapıldığının ispatlanacağını ileri sürmüştür. Bu haliyle faturaya konu malların tesliminin tanıkla ispat edilip edilemeyeceği uyuşmazlık konusudur.(...) Davalı vekilinin teslim olgusuna ilişkin tanık dinletme talebi hakkında davacı yandan muvafakat sorulmuş olup davacı yan vekili bu hususta olumsuz cevap vermiştir. Bu nedenle davalı tanığı ... dinlenilmemiştir.Aynı şekilde davalı tarafa malın teslimine ilişkin yemin delili hatırlatılmak istenilmiş ise de davalı yanın cevap dilekçesi incelendiğinde yemin deliline başvurulmadığı görülmüştür. dava dilekçesinde de yemin deliline de dayanmadığından mahkememizce davalı yana yemin delili hatırlatılmamıştır.Sonuç olarak taraflar arasındaki somut davada, davalı taraf tarih ve satış bedeli itibariyle teslim iddiasını HMK'nın senetle ispat kuralları gereğince yazılı belge ile ispatlamak zorunda olduğu, davalı tarafından davacı için düzenlenmiş olan 26.01.2019 tarih, ... nolu ve 18.953,15 TL bedelli faturaya konu malların davacı şirkete teslim edildiğine ilişkin yazılı bir belge tespit edilemediği hususları hep bir arada değerlendirilerek davalının mezkur faturaya istinaden davacıdan tahsil ettiği bedelin iadesi gerektiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile,''1-Davacının davasının KABULÜNE, 23.894,26TL'nin █████/2021 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının takipten haciz işlemleri sırasında haberdar olduklarına yönelik iddiasının gerçeği yansıtmadığını, haciz işlemleri sonrası dosya borcunda indirim talep edildiğini; davalının tarafın indirim talebini kabul etmemesi nedeniyle, ihtirazi kayıt konulmaksızın borcun ödendiğini, Davacıya satılan ürünlerin 25.01.2019 tarih, ... sıra nolu sevk irsaliyesi düzenlenerek irsaliyedeki adrese teslim edilmek üzere davacı firmanın talebi ve görevlendirmesi üzerine ... Nakliyat'a teslim edildiğini, anılan nakliyat firması tarafından da davacıya ürünlerin teslim edildiğini, nakliye bedelinin de davacı tarafından ödendiğini; nakliye ve teslim kısmı davacı firma tarafından ayarlandığı için, davalı şirkette teslim ve nakliye bedeli ödemesine ilişkin herhangi bir belge mevcut olmamakla birlikte, sevk irsaliyesinde kaşe-imzası bulunan ... isimli şahsın tanık olarak dinlenmesi talep edilmişse de anılan kişiye davalı tarafından ulaşılamadığından dinletilemediğini,Davacı şirketin 18.953,15 TL'lik faturanın 5.000,00 TL'sini müşterisinin kredi kartı ile ödediğini, delilleri arasında sundukları 2017 ve 2018 yıllarına ait cari hesap dökümlerinde de görüleceği üzere davacı firmadan gönderilen ödemeler olduğu gibi, fatura tutarlarının bir kısmının farklı müşterilerin kredi kartları ile ödendiğini ve yapılan ödemelerin davalı şirketçe davacı adına yapılan ödemeler olarak kayda alındığını, mahkemece bu konuda herhangi bir inceleme de yaptırılmadığını;Davacının, harici araştırma neticesinde faturaya konu malların ... isimli davacı firma ile bağlantısı olmayan şahsa teslim edildiğinin öğrenildiği yönündeki iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, ürün satışında taraf olmadığını, faturadan bilgisi olmadığını yada davalıdan herhangi bir ürün teslim almadığını beyan eden davacının, daha sonra da taraf olmadığını iddia ettiği bir satış ile ilgili haricen bilgi edindiğini beyan etmesinin çelişki olduğunu, tanık olarak da dinlenen bu kişinin davalı ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını,Dava, her ne kadar davacı tarafın borçlu olmadığının tesbiti istemli olarak açılmışsa da, davacı tarafın yapılan icra takibine itiraz etmediğini, takip kesinleştikten sonra dosya borcunu ödediğini ve ödeme sonrası da borçlu olmadığının tesbiti ile ödenen paranın iadesi talepli dava açtığını, istirdat davalarında tazminat ödenmesi yönünde karar verilmesi mümkün olmadığından, davacı tarafın tazminat isteminin reddine ilişkin ayrıca karar da verilmesi gerektiğini, İleri sürerek, sunulan durum nedeniyle istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, istinaf incelemesi sonuna kadar icranın geri bırakılmasına, istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, masraf ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; İİK'nun 72/8 fıkrası kapsamında, davalının davacı aleyhine başlattığı faturaya dayalı ilamsız takip dosyasına haciz tehdidi altında ödendiği iddia olunan paranın, faturadan ötürü borçlu olunmaması nedeniyle istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; takip dayanağı █████/2019 tarihli 18.953,15-TL bedelli fatura konusu ürünlerin davalıdan sipariş ve teslim alınmadığını, haciz nedeniyle takipten haberdar olunduğunu, fatura konusu ürünlerin dava dışı ... isimli üçüncü bir kişiye teslim edilmiş olduğunu, dosyaya ödeme yapılmak zorunda kalındığını ileri sürerek, ödenen tutarın davalıdan istirdadını talep etmiş, davalı yan dava konusu fatura muhtevasını oluşturan ürünlerin, davacının anlaştığı taşıyıcıya teslim edildiğini, taşıyıcı tarafından da davacıya teslimin gerçekleştiğini, fatura karşılığı kredi kartı ile 5000,00-TL ödeme yapıldığını, bakiye tutar için takip başlatıldığını, davacının faturaya itiraz etmediğini ve faturayı vergi dairesine bildirdiğini, davacının takipten haberdar olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece takip dosyası, dava konusu fatura, sevk irsaliyesi, davalının 2019 yılına ait ba-bs formları celbedilerek, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmış, ayrıca davacı tanığı ... dinlenilmiş ve dava konusu fatura muhtevasını oluşturan ürünlerin davacı defterlerinde kayıtlı olmadıkları, davacıya teslim edildiklerinin ispat olunamadığı, teslim olgusunun tanık delili ile ispat olunamayacağı, davalının yemin deliline de dayanmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği belgelere göre; mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere, eldeki davada takip dayanağı faturaya konu alacağın varlığını ve fatura muhtevasının davacıya teslim edildiğini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, sevk irsaliyesi üzerinde ürünlerin davacı tarafından teslim alındığına dair bir kayıt da bulunmadığı; ancak davalının gerek cevap dilekçesinde, gerekse bilirkişi raporlarına itiraz dilekçesinde, davacının anılan faturaya karşı kısmi ödeme yaptığını, ayrıca bu faturayı vergi dairesine beyan ettiği itirazının ileri sürüldüğü, mahkemece davalı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sırasında davacı tarafından düzenlendiği iddia olunan 5.000,00-TL'lik tahsilat makbuzunun dosyaya sunulduğu, tahsilat makbuzu tarihinin fatura tarihi ile aynı olduğu, mahkemece, hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında bu tahsilat makbuzunun kabul edilip edilmediği, ediliyor ise hangi borca istinaden ödeme yapıldığı hususlarında davacı yana açıklama yaptırılmadığı, yine davalının 2019 yılı bs formları celbedilmesine rağmen, davacının 2019 yılı ba formlarının celbedilmediği ve eksik tahkikat ile hüküm tesis edildiği anlaşılmış, davalının istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Bu durumda mahkemece davacının 2019 yılı ba formları celbedilip, faturanın beyan edilip edilmediğinin tespit edilmesi, kısmi ödemeye ilişkin tahsilat makbuzunun kabul edilip edilmediğinin, ediliyor ise hangi borca istinaden ödeme yapıldığının davacı vekiline açıklattırılması, gerekli görülmesi halinde bu hususta davacı şirket yetkilisinin isticvap edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../███████ tarih ve 2022/.... Esas ve 2023/. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat var ise talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.