Anahtar kelimeler: Kulağındaki Kulağında İşitme Huk Total Koymada Tanı Müş Silifke Aleyhlerine
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR)
: 1- ...
2- ...
3-...
VEKİLİ
: Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ
: Huk. Müş. Av. ...
Huk. Müş. Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA)
:...
İSTEMİN_KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU
: Davacılar vekili tarafından, müvekkili ...'nın sol kulağındaki işitme kaybı nedeniyle █████/2015 tarihinde başvurdukları Silifke Devlet Hastanesinde teşhis ve tanı koymada eksik ve kusurlu davranılarak sol kulağında total işitme kaybına yol açılmasında hizmet kusuru bulunduğundan bahisle ... için 10.000,00 TL maddi (miktar artırımı ile 52.469,24 TL) 250.000,00 TL manevi, babası ... için 50.000,00 TL manevi, annesi ... için 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 360.000,00 TL tazminatın █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacıların, davalı idarenin istinaf başvurularının düzelterek reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI
: Davacılar tarafından, manevi tazminat miktarının düşük belirlendiği, maddi tazminatın artırılan 42.469,24 TL lik kısmı bakımından faiz başlangıcının da idareye başvuru tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği, bakiye karar harcının davalı idare tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, davacının şikayetleri doğrultusunda teşhis ve tanı ile tedavinin uygulandığı, olayda hizmet kusuru bulunmadığı, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI
: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
A) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısımlarının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, tarafların dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmının incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına █████/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu, aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir.
Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun █████/2025 tarih ve 32872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2024 tarih ve E:2021/5, K:2024/2 sayılı kararıyla da tam yargı davalarında miktar artırımında bulunulması halinde, dava dilekçesinde talep edilen miktara hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Bu durumda temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "Mahkemece hükmedilen 52.469,24 TL tazminatın, dava dilekçesinde belirtilen 10.000,00 TL'na idareye başvuru tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren, sonradan ıslah edilen 42.469,24 TL'na ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliği edildiği █████/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalı idarece davacıya ödenmesine," ibaresinin, "Mahkemece hükmedilen 52.469,24 TL tazminatın idareye başvuru tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren, yasal faiz işletilerek davalı idarece davacıya ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
C) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan nisbi karar harcının davacılara tamamlattırılmasına ilişkin kısmının incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı Tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı Tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.
Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de temyize konu kararın davalı idarece ödenmesi gereken bakiye nispi karar harcının davacılara tamamlattırılmasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu durumda temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının "davacıların istinaf başvurusunun reddine" dair hüküm fıkrasının mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan, " 6-Davacılar lehine hükmedilen toplam 177.469,24 TL tazminat miktarı üzerinden nispi olarak hesaplanan 12.122,92 TL karar harcından dava açılırken yatırılan 1.375,58 TL harcın mahsubu sonucu kalan 10.747,34 TL harcın davacılara tamamlattırılması için Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılmasına, 7-Hükmedilen tazminat miktarı üzerinden nispi olarak hesaplanan 12.122,92 TL nispi karar harcı yargılama giderinin (davacılar tarafından tamamlatıldıktan sonra) davalı idare tarafından davacılara verilmesine," ibaresinin "davacıların istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile davacılar lehine hükmedilen toplam 177.469,24 TL tazminat miktarı üzerinden nispi olarak hesaplanan 12.122,92 TL karar harcından dava açılırken yatırılan 1.375,58 TL harcın mahsubu sonucu kalan 10.747,34 TL harcın davalı idareden tahsil edilmesine, 1.375,58 TL nispi karar harcının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine," şeklinde düzeltilmesine..." ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!