Anahtar kelimeler: Asya Ohal Müflis Talebiyle Müşaviri Katılım Süreci Bankası Göreve Beşinci
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: ██████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Mahkemenin █████/2020 tarihli ara kararı ile Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş. İflas İdaresinden temin edilen CD içerisinde yer alan davacıya ait Bank Asya kayıtları ve hesap hareketleri incelendiğinde; davacının Bank Asya'da ilk olarak █████/2007 tarihinde Antakya Şubesinde TL mevduat hesabı açtırdığı, █████/2007 tarihinde İskenderun Şubesinde USD cinsi ve █████/2007 tarihinde EUR cinsi döviz hesapları açtırdığı, █████/2013 tarihinde Ankara Şubesinde TL mevduat hesabı açtırdığı, aynı şubede █████/2013 tarihinde altın hesabı açtırdığı, TL mevduat hesapları üzerinden █████/2007, █████/2007, █████/2011 tarihlerinde, USD cinsi döviz hesabı üzerinden █████/2007 ve █████/2009 tarihlerinde, EUR cinsi döviz hesabı üzerinden █████/2007 tarihinde katılım hesapları açtırdığı ve temditlerle katılım hesaplarının yenilendiği, █████/2011, █████/2011, █████/2013 tarihlerinde kredi kullandığı, davacının bahse konu hesaplarından kart borcu ödemeleri, döviz alış-satış, kredi geri ödemeleri, otomatik ödeme talimatları, kira bedeli ödemesi alacakları gibi diğer bankacılık işlemlerinin gerçekleştirildiği, örgüt liderinin Bank Asya'ya mevduat getirilmesine yönelik 2014 yılı Ocak ve Eylül ayları ile █████/2015 tarihindeki üçüncü talimatından sonraki süreçlerde ise davacının Bank Asya hesabına █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014 tarihlerinde ve muhtelif tarihlerde mevduat girişi olduğu, davacının ... Bankası A.Ş. ve ... Bankası A.Ş. adlı bankalardaki hesaplarından maaş ödemelerini Bank Asya hesabına aktardığı, █████/2014 tarihinde 40,93 gr, █████/2014 tarihinde 2,83 gr, █████/2014 tarihinde 13,02 gr, █████/2014 tarihinde 26,89 gr, █████/2014 tarihinde 20,63 gr, █████/2014 tarihinde 4,56 gr altın alımları gerçekleştirdiği, TL mevduat hesabı üzerinden █████/2014 tarihinde 800,00 TL tutarlı 31 günlük, █████/2014 tarihinde 1.150,00 TL tutarlı 31 günlük, █████/2014 tarihinde 3.894,59 TL tutarlı 31 günlük katılım hesapları açtırdığı ve bahse konu hesapların temditlerle yenilendiği, █████/2015 tarihinde 18.945,78 TL karşılığında 7.242,27 USD cinsi döviz alımı gerçekleştirildiği ve bu hesap üzerinden 36 günlük katılım hesabı açtırdığı, ayrıca muhtelif tarihlerde de katılım hesapları açtırdığı, davacının Bank Asya hesaplarına ilişkin olarak █████/2010-█████/2016 tarihleri arasındaki hesap hareketleri ve 2013 yılından itibaren ay sonu hesap bakiyeleri incelendiğinde; 2013 yılı Mart ayında ay sonu hesap bakiyesinin 476,85 TL, Haziran ayında 3.247,96 TL, Eylül ayında 4.103, 77 TL, Aralık ayında 3.925,86 TL olduğu, 2014 yılı Ocak ayında 4.305,06 TL, Nisan ayında 10.053,60 TL, Haziran ayında 0,57 TL, Temmuz ayında 0,76 TL, Ağustos ayında 1.241,42 TL, Eylül ayında 2.559,59 TL, Ekim ayında 5.711,25 TL, Kasım ayında 9.623,89 TL, Aralık ayında 13.289,67 TL, 2015 yılı Ocak ayında 16095,43 TL, Şubat ayında 17.259,06 TL, Mart ayında 19.905,44 TL, Nisan ayında 22.717,06 TL, Mayıs ayında 26.226,91 TL olduğu, Bank Asya'nın TMSF'ye devrinden sonra 2015 yılı Haziran döneminde ise davacının hesap bakiyesinin 100,87 TL olduğu, sonrasında Eylül ayında ay sonu hesap bakiyesinin 11.692, 69 TL'ye yükseldiği, 2016 yılı Mart ayında ise bakiyenin sıfırlandığı, dolayısıyla davacının talimat dönemlerine denk gelen mevduat yatırma ve yeni katılım hesapları açma şeklindeki Bank Asya hesap hareketlerinin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakına işaret ettiği, davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye █████/2014-█████/2014 tarihleri arasında ödeme bilgisinin bulunduğu, bu durumda, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olduğu anlaşıldığından, kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; UYAP kayıtlarının tetkiki neticesinde, davacının oğlu olan M.F.S.'in Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bünyesinde Uzman Yardımcısı olarak görev yapmakta iken █████/2019 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı ve █████/2020 tarihinde istifasının onaylandığı, █████/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 35. maddenin (B) fıkrasının 9'uncu alt bendi gereğince kamu görevinden çıkarılması yönünde teklifte bulunulmasına ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bakanlık Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının ve bu teklife istinaden kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanının ... tarihli ... sayılı kararının iptali istemiyle açtığı davada, ... İdare Mahkemesince E:..., K:... sayılı karar ile bylock kullanıcısı olduğu ve tanık beyanlarına göre Ankara Üniversitesinde öğrenci olduğu ve ev sorumlusu olarak toplantılar düzenlendiği nedenleriyle, "FETÖ/PDY ile irtibatı ve iltisakı olduğu gerekçesiyle" davanın reddine karar verildiği, anılan karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu, ... İdari Dava Dairesinin E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf isteminin reddine karar verildiği, anılan kararın temyiz aşamasında olduğunun görüldüğü, öte yandan, Dairece UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında davacı hakkında yapılan incelemede, H.K. İsimli şüpheli hakkında düzenlenen ... sayılı iddianame ekinde; FETÖ/PDY Eskişehir yapılanmasında faaliyet gösteren şahılar tarafından organize bir şekilde (birbirleri ile bağlantılı ve birlikte hareket ettikleri) planlanan, "il imamının mütevellilerle ve alt bölge imamlarıyla tanıştırılması ve cemaatin para kaynaklarının nasıl toplanacağı ve miktarlarının konuşulduğu" █████/2014 ile █████/2014 tarihleri arasında ... isimli otelde EGSİAD derneği bünyesinde katılımların olduğu, anılan otelde davacının da, birçok FETÖ şüphelisiyle █████/2013-█████/2013 tarihleri arasında konaklama kaydının olduğu tespitine yer verildiği, ayrıca dava dosyasında yer alan MASAK raporunda; kapatılan kurumlar ile transfer bağlantısı listesinde, davacıya KHK ile kapatılan kurumlar arasında yer alan Özel Nesim Eğitim Merkezi Tic. Ltd. Şti.'nden EFT ile para transferinin gerçekleştiğinin görüldüğü, bu hususların da davacının anılan terör örgütüyle iltisakı ve irtibatı yönünden delil niteliğinin bulunduğu, bu bağlamda, yukarıya aktarılan davacı ve davacının yakın çevresinde yer alan oğlu hakkındaki tespitler, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğu gerekçesiyle kamu görevlerinden çıkarıldığı hususu ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer delil ve tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyacak mahiyette olduğu sonucuna varıldığı, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, söz konusu kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu, hakkında hiçbir somut bilgi ve belge bulunmadan haksız yere kamu görevinden çıkarıldığı, oğluna ilişkin tespitlerin cezaların şahsiliği ilkesi gereği aleyhine delil olarak değerlendirilemeyeceği, söz konusu otelde çalıştığı kurumun resmi programı nedeniyle kaldığı, kapatılan şirket tarafından kendisine yapılan eft işlemini hatırlamadığı, ancak örgütsel bir amaçla yapılmadığından emin olduğu, Bank Asya'da ilk hesap açılış tarihinin 2007 yılı olduğu, birikimlerini bu hesapta değerlendirdiği, hesabında, taşınır ve taşınmaz mal ediniminden kaynaklı olarak artış ve azalmaların olduğu, söz konusu hesaba talimatla para yatırmadığı, Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemlerine ilişkin olduğu, terör örgütü ile herhangi bir bağının bulunmadığı, sıfır araç alması nedeniyle 2015 yılı Haziran ayından mevduatının sıfırlandığı, ancak bu tarihten sonra da rutin bakacılık faaliyetlerine devam ederek 2016 yılı Mart ayına kadar söz konusu hesapta bankacılık faaliyetlerini aktif bir şekilde sürdürdüğü, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödemenin neden kaynaklı olduğunu bilmediği ve söz konusu şirkete dair herhangi bir aboneliğinin bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım istemi kabul edilerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT
:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
█████/2016 tarih ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (Anayasa Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, anılan Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının, talimat dönemlerine denk gelen mevduat yatırma ve yeni katılım hesapları açma şeklindeki Bank Asya hesap hareketlerinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakına işaret ettiği belirtilmiştir.
Davacı tarafından bu tespitle ilgili olarak; Bank Asya'da ilk hesap açılış tarihinin 2007 yılı olduğu, birikimlerini bu hesapta değerlendirdiği, hesabında, taşınır ve taşınmaz mal ediniminden kaynaklı olarak artış ve azalmaların olduğu, söz konusu hesaba talimatla para yatırmadığı, Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemlerine ilişkin olduğu, terör örgütü ile herhangi bir bağının bulunmadığı, sıfır araç alması nedeniyle 2015 yılı Haziran ayından mevduatının sıfırlandığı, ancak bu tarihten sonra da rutin bakacılık faaliyetlerine devam ederek 2016 yılı Mart ayına kadar söz konusu hesapta bankacılık faaliyetlerini aktif bir şekilde sürdürdüğü ileri sürülmüştür.
Davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının Bank Asya hesabının 2007 yılında açıldığı ve o tarihten sonra aktif bir şekilde kullanıldığı, örgüt liderinin ilk kez çağrı yaptığı dönem olan 2014 yılı ocak ayından önce de hesabında para bulunduğu, her ne kadar talimat dönemlerinde hesabında artışlar olsa da, talimat dönemlerinden önce de hesabını aktif bir şekilde kullandığı ve yine Banka yönetiminin tamamının TMSF'ye devredildiği █████/2015 tarihinden sonraki dönemde de hesabında para bulundurmaya devam ettiği görülmüş olup, rutin bankacılık işlemlerine ilişkin olduğu anlaşılan Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Diğer yandan, davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödeme bilgisinin bulunduğu tespiti ile ilgili olarak; davacı tarafından yapılan ödemelerin mahiyetinin bilinmediği, devamlılığı konusunda da dosyada herhangi veri bulunmadığı ve bu ödemelerin örgüte yardım amacıyla yapıldığına yönelik somut bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu ödemelerin davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Ayrıca, Bölge İdare Mahkemesi kararında, ... isimli otelde birçok FETÖ/PDY şüphelisiyle birlikte █████/2013-█████/2013 tarihleri arasında davacının konaklama kaydının olması ve kanun hükmünde kararname ile kapatılan şirket tarafından EFT ile davacıya para transferi yapılması davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakı noktasında hükme esas alınmış ise de; söz konusu konaklama kaydının ve para transferinin örgütsel saikle gerçekleştirildiğine dair dava dosyasında herhangi bir somut tespit bulunmadığı anlaşıldığından, bu hususların davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, temyize konu İdare Dava Dairesi kararında, davacının oğlu hakkındaki tespitlere de yer verilmiş ise de, davacının FETÖ/PDY ile bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitlerin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin de sunulmadığı görülmüştür.
Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!