Anahtar kelimeler: Başaramadığını Nda Faks Tlsini Ertesi Sistemde Güncellemenin Yapmaya Güne Bankacılık

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ███████ Esas- ████████ Karar
TARİH
: █████/2022
DAVA
: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Şubesinde bulunan ...no'lu hesabındaki 970.000,00 TL'nin 400.000,00 TL'sini █████/2017 tarihinde .......nda olan hesabına havale etmek için internet bankacılığına giriş yapmaya çalıştığını ancak başaramadığını, sistemde yapılan güncellemenin ertesi güne kadar devam ettiğini, yaklaşık 12 kez faks ile talimat vermeye çalışmasına rağmen sürekli hata raporu verdiğini, telefonla müşteri hizmetlerine ulaşamadığını, sistemin düzelmesini müteakip hesabına giriş yaptığında tanımadığı şüpheli ... isimli kişiye "araç bedeli" açıklamasıyla 136.000,00 TL'nin havale edildiğini gördüğünü, söz konusu işlem nedeniyle Bakırköy CBS'nın ██████████ Soruşturma numarasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu havalenin müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında yapıldığını, davalı bankanın bu duruma engel olması gerektiğini ve eylemleri ile müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu beyanla 136.000 TL'nin █████/2017 tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek banka mevduat faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... T.A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının huzurdaki davada dolandırıcılık eylemiyle karşı karşıya kaldığını iddia etmesi nedeniyle davayı bu eylemi yapan kişilere yöneltmesi gerektiğini, bu nedenle davanın öncelikle husumet sebebiyle reddini talep ettiklerini,, davacıya ait işlemin sadece kendisinin bilgisinde olan şifrenin girilmesi neticesinde gerçekleştirildiği anlaşıldığından bankanın kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacının dolandırıcıların açtığı internet sayfasında verilen linke tıklaması sonucu sadece kendisinin bilmesi gereken bilgi ve şifreleri kendi eliyle dolandırıcılara verdiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece; davanın, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın internet yolu ile yapılan işlemler sonucu 3. kişi hesabına EFT yapılması suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, yapılan teknik incelemeyle anlaşıldığı üzere davacının davalı bankanın internet sitesiyle benzer formda oluşturulduğu anlaşılan "http://....com" adlı internet sitesinden kullanıcı bilgileri ve şifresini girmesi neticesinde, hesabından 136.000,00 TL'nin usulsüz olarak davalı şahıs hesabına aktarıldığı, davalı ...'ın usulsüz yapılan işlem ile paranın aktarıldığı hesap sahibi olarak haksız eylem temelinde zararın tamamından sorumlu tutulması gerektiği, davacının cep telefonuna gelen şifrenin doğru girilerek bankacılık sistemine giriş yapılmak suretiyle havale işleminin gerçekleştirildiği ve işlemin davalı bankanın bilişim sisteminden veri alınmak suretiyle yapılmadığı sabit görülmekle, davacının hatalı kullanımı sebebiyle oluşan zararda davalı bankaya karşı müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, bunun yanında davalı bankanın, davacı ile diğer davalının eylem birliği içerisinde hareket ettiğine dair dosyaya herhangi bir delil ibraz etmediği, davacıya müterafik kusur atfı yapılırken bir güven kurumu olan bankaların kendilerine emanet edilen müşteri parasını her hal ve koşulda koruması gerektiği, internet bankacılığı sistemi üzerinden yapılan işlemlerin bankaların mevduatı koruma yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı, özellikle dolandırıcılık ve benzeri işlemlerin günümüzde oldukça yaygınlaştığı da dikkate alınarak örneğin somut olayda miktar itibariyle bu denli yüklü bir havale işleminde kimlik doğrulaması için ek güvenlik önlemi olarak getirdiği SMS'ler ile onay şifresi uygulamasının oldukça önem arz ettiği ve gerekli olduğu halde bu yönde bir onay şifresinin banka tarafından davacıya gönderilmediği, zarar sorumluluğunun aslen davalı banka uhdesinde yer aldığının kabulü ile davacıya hatalı kullanımı sebebiyle zararın oluşumunda takdiren % 50 oranında müterafik kusur atfedilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı ... T.A.Ş yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; gerekçeli kararda bahsedilenin aksine davacının söz konusu işlem ile ilgili olarak hiçbir şekilde kullanıcı adı, şifre girmediği, masa üstü bilgisayardan yapılan işlem sırasında davalı bankanın internet sitesinden yapılan girişten sonra sistemin ele geçirildiği, davacının bu sırada şifre girişi yapmadığı, usulsüz havalenin yapıldığı gün davalı bankanın hiçbir müşterisinin bankadan hizmet alamadığı, davalı bankanın siber saldırıya uğradığı, bankanın güvenlik duvarının aşıldığı, şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğinin davalı banka tarafından ispat edilmesi gerektiği, davalı bankanın bu hususta bir delil sunmadığı, davalı bankanın güven kurumu olarak her türlü zarardan sorumlu olduğu, oluşan zararın esasen davalı bankaya ait olduğu, davalı bankanın hesapta bulunan paranın güvenliğini sağlayamadığı, yeterli önlem almadığı, bu sebeple %100 kusurlu olduğu ve kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davalı banka nezdindeki davacıya ait hesaptan, davacının bilgisi ve izni dışında internet bankacılığı yolu ile üçüncü kişi hesabına aktarılan paranın davalılardan tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın, davalı ... yönünden kabulüne, davalı banka yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve davalı banka yönünden verilen karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca bankalar, kendilerine yatırılan paraları mevduat sahiplerine istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. Niteliği gereği bir güven kurumu olan bankalar, 6098 Sayılı TBK'nın 115. maddesi gereğince hafif kusurlarından dahi sorumludur. İnternet bankacılığı sistemini kurup hizmete sunan bankanın, mevduat sahibinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılan eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan (ve diğer yatırım araçlarından) güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur. Davacının zararın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır (Yargıtay 11. H.D'nin █████/2014 tarihli ██████████ Esas -19841 karar sayılı ilamı). Somut olayda; davalı banka müfettişi tarafından davacının işlem yaptığı işyerinde ve bilgisayar üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen raporda, davacının olay günü, işyerinde bulunan masaüstü bilgisayarından internet bankacılığını kullanarak hesaptan havale işlemi yapmak istediği ve davalı bankaya ait olmayan bir linke tıkladığı, bu sırada ekranda açılan pencerenin zararlı bir yazılım olduğu ve davacıdan bu pencereye cep telefonu numarasını girmesinin istendiği, başka şekilde bu pencerenin kapatılamadığı, davacının cep telefonu numarasını girdikten sonra cep telefonuna iki adet, yine davalı bankaya ait olmayan mobil uygulama ve çeşitli linkler geldiği, davacının bunlara tıklaması ile cep telefonuna zararlı yazılımın yüklendiği, bu şekilde davacının cep telefonuna davalı banka tarafından gönderilen şifrelerin ele geçirildiği ve işlem yapıldığının tespit edildiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da aynı tespitlere yer verildiği, davalı banka tarafından, davacının kullanıcı adı ve şifresini üçüncü kişilere verdiğine dair bir savunmanın ileri sürülmediği ancak davacının, davalı bankaya ait olmayan linke tıklayarak, devamında cep telefonu numarasını girmek suretiyle telefonuna gelen linklere giriş yaparak ve dikkatli davranmayarak zararlı yazılımların bilgisayarına ve cep telefonuna bulaşmasına sebep olduğu, davalı bankanın olay tarihinde siber saldırıya uğradığına dair BDDK tarafından yapılmış bir tespit bulunmadığı, davacının, olay tarihinde hemen davalı banka müşteri hizmetlerini aramadığı, iki gün sonra bankaya başvurduğu, bu şekilde davalı banka tarafından, zararın meydana gelmesinde davacının da müterafik kusurlu olduğunun ispat edildiği ve Mahkemece, davacının %50 oranında kusurlu kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmış, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!