Anahtar kelimeler: Ştitarafından Ceketinin Kumaşının Boyalı Sıcak Bayan Aşile Satımdan İmalatı Sipariş

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
TARİH
: █████/2023
DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ....A.Ş.ile davalı arasındaki █████/2013 tarih ve ... nolu sipariş sözleşmesine istinaden davalının █████/2013 tarihli faturayla teslimi yapılan 6.686,43 TL değerindeki 1.784 metre boyalı sıcak baskı kumaşının satın alındığını, davacı tarafından imalatı yaptırılan 1.535 adet ... model bayan ceketinin davacı ....Şti.tarafından ... firmasına █████/2014 tarihli faturayla 38.528,50 Euro tutara █████/2014 tarihli gümrük beyannamesiyle ihracatı yoluyla satıldığını, ürünlerin piyasaya sunumundan ve son kullanıcılar tarafından kullanılmaya başlanmasıyla birlikte ürünle ilgili ayıp bildirimleri geldiğini, ... firmasının bildirimi üzerine alınan █████/2014 tarihli raporda astarın beklenen mukavemeti göstermediğinin anlaşıldığını, böylece ürünün ayıplı olduğunun netlik kazandığını, hadiseyle ilgili tüm görseller ve raporların davalıya gösterilip verildiğini ancak davalının malın ayıplı olduğunu kabul etmediğini, sipariş sözleşmesine konu astarın ayıplı olduğunun ....Noterliğinin █████/2014 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı şirkete ihtar edildiğini ve aynı gün fakslandığını, █████/2014 günüde tebliğ edildiğini, davacıların müşterisi, ürünlerin alıcısı ...'ın █████/2014 tarih ve 15.512,20 Euro tutarlı iade ürün/reklamasyon faturası ile ürünleri iade ettiğini, iade ürünlerin teslim alınarak depoya konulup sayım ve tespitinin yapıldığını, ürünün iadesi nedeniyle yapılan 4.823,76 TL ilave masraf zararlarının da olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.612,20 Euro alacağın dövize uygulanan en yüksek banka faiziyle ve 4.823,76 TL masrafın avans faiziyle birlikte davalıdan tanzim ve tahsili ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile alım satım sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeden önce davacıya 3 metrelik astarın numune gönderildiğini, davacının kabulü üzerine talep ettiği miktar olan 1736 metre astar daha gönderildiğini, ... firması tarafından verilen █████/2014 tarihli rapora göre "Kopma ve dikiş mukavemeti testlerinden geçti" sonucu alındığını ve davacılara gönderildiğini, gönderilen ürünlerin ambalajları üzerinde "Kumaşları kesmeden önce kontrol ediniz. Kesilmiş kumaştan hiçbir şekilde mesuliyet kabul edilmez" şeklinde uyarı yazısı bulunduğunu, buna rağmen üründen ziyade kesim ve dikiş hatalarının davalıya mal edilmesinin hem etik olmayan hemde basiretli tacir esaslarına aykırı bir durum olduğunu, davacılar tarafından gönderilen █████/2014 tarihli ... test raporunda aynı zamanda ürünlerin kopma mukavemetinin 2 katı çıktığının da görüldüğünü, Ticaret Kanunu 23.maddesi c bendine göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek ve incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, malın teslim tarihi █████/2013 olup ihbar yükümlüğünün yerine getirilmediğini, davacıların dava dışı 3.kişilere bayan ceketi sattıklarını, davalı ile olan ilişkilerinin ise sedece astar satımına ilişkin bir sözleşme olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açma hakkı olmadığını, çünkü █████/2014 tarihli ihtarlarında 38.528,50 Euro talep ettiklerini, dava açarken ise tutarı 15.612,20 Euro + 4.823,76 TL olarak gösterdiklerini, Yargıtay 11.HD.██████████ esas, ██████████ karar sayılı, █████/2013 tarihli ilamında da belirtildiği gibi ihtarname ile belirlenen alacaklar sebebiyle belirsiz alacak davası açılamayacağını, bu nedenlerle öncelikle davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise harcın tamamlattırılmasına, davacılar aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; "Mahkememizce verilen kararın istinaf dairesince kaldırılması sonrasında istinaf kararında değinilen hususlarda konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alınmış ve alınan raporda teknik bilirkişilerce; sipariş sözleşmesinde ve mail yazışmalarından anlaşılacağı üzere kumaş ile ilgili davacı tarafından davalıya sunulan herhangi bir kriter ya da talep bildiren şekilde istem olmadığı, davacı tarafından astarların alımı esnasında davalı tarafından davacıya sunulmuş bir kalite referans değerinin olduğuna dair herhangi bir delil sunulmadığı, ürünler üzerinde yapılan incelemelerde ürünlerin iç kısımlarında astarların birleşim yerlerinde kullanıma girmeden önce gözle görülebilir herhangi bir deformasyonun söz konusu olmadığı ancak ilk giyilme ile başlayan kullanım esnasından hareketle astar birleşim dikim kenarlarında astarlarda deformasyonun meydana geldiği, bu hususta davalının sorumluluğunun olup olmadığının değerlendirilmesinde; üç metrelik numunelik astar kumaşının kumaşlar sevk edilmeden önce numune üretim yapmak veya kesim öncesi test çalışmaları yapmak üzere istenmiş bir kumaş olabileceği, siparişten önce üç metre numune kumaş gönderimine dair mail yazışması veya kumaş gönderim irsaliye veya faturasına dosyada rastlanılmadığı, ancak keşidecisi davalı olan .... Noterliği'nce gönderilen ihtarnamede belirtildiği üzere gönderilen kumaşların paketlerinin üzerinde "Kumaşları kesmeden önce kontrol ediniz. Kesilmiş kumaşlarda hiçbir şekilde mesuliyet kabul edilemez." yazısının mevcut olduğu, bu yazıya sektörde kumaşçılar tarafından irsaliyelerin üzerinde yahut kumaş toplarının üzerinde yer verildiğini, belirtilen uyarı yazısına davacı tarafından yapılmış bir itirazın olmadığı ve test raporlarında kumaş mukavemetinde herhangi bir problem görülmemiş olduğu, söz konusu ayıbın kesim öncesi tespit sorumluluğunun bu yönüyle davacı tarafta olduğu tespit edilmiş, yapılan tüm değerlendirmelerde dava konusu astarlık kumaşların davacı tarafından özel talepler doğrultusunda üretilmiş bir sipariş olmadığı, davalının kendi kumaş kalitesi olduğu ve davacı tarafından bu kalitenin tercih edilmiş olduğu, bu durumda davacı tarafından talep edilen ve davalının üretiminde baz alınması gereken bir standardın olmadığı, davacının beklentilerini karşılayıp karşılamadığının testinin davacılar tarafından yaptırılmış olması gerektiği, teknik inceleme dikkate alındığında ihtilafa konu deformasyonun kumaş ile davacının kumaşa uygulamış olduğu dikim şartlarının uyumsuzluğundan kaynaklanmış olduğu ve söz konusu deformasyonun gözden geçirmenin zorunlu bir sonucu olmadığı dikkate alındığında meydana gelen ürünle ilgili sorunlardan davalının sorumlu tutulamayacağı, mali müşavir bilirkişi tarafından ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemede; davacı ... ....Anonim Şirketi'nin ticari defterlerinde irsaliye fatura konusu 1535 metre astarlık kumaş bedeli olan faturanın kayıtlarında bulunduğu, söz konusu faturadan dolayı taraflar arasında borç alacak bakiyesi bulunmadığı, diğer davacı ... Limited Şirketi üzerinden Hollanda firmasına ihraç edilmek üzere 38.526,50-Euro bedelli faturadaki ürünlerin ... Limited Şirketi tarafından ihraç edildiği, 38.526,50-Euro bedelli bayan ceket yurtdışı alıcı firma tarafından davacı ... Limited Şirketi'ne iade edildiği, davalı ...Limited Şirketi ile davacı ... Limited Şirketi arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan yargılamada BAM kaldırma kararı dikkate alınarak hazırlanan kaldırma kararı sonrası tanzim edilen █████/2022 tarihli rapor ve yine █████/2022 tarihli ek rapor teknik yönden tüm incelemelere haiz olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmış; taraflar arasındaki sözleşmede satıma konu kumaşın kalitesi, astar kumaşının üretime uygun olup olmadığı, kumaşın yapılan üretime uygunluğunun davacı tarafça taahhüt edilip edilmediği hususları tek tek incelenerek hazırlanan rapor uyarınca dava konusu siparişteki kumaşların özel talep doğrultusunda üretilmiş siparişlerden olmadığı, davacı tarafından verilen siparişte "... kumaşından mavi renginden" şeklinde sipariş verildiği dikkate alındığında özel olarak yaptırılan kumaş olmadığı, davalının kendisinde bulunan astarlardan talep edildiği ve davacı tarafından sipariş verildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça her ne kadar siparişten önce üç metrelik kumaş gönderildiğine ve numune ile uymadığına dair beyanlar bulunsa da dosya kapsamında üç metrelik kumaş talebine ilişkin herhangi bir yazışmanın bulunmadığı, buna ilişkin irsaliye fatura düzenlenmediği yahut herhangi bir delil sunulmadığı bu sebeple sözleşmeden önce üç metrelik numune kumaşın davalı tarafından davacıya gönderildiğine dair herhangi bir tespit yapılamadığı, davalının kumaşının Intertek raporlarına göre kumaşın mukavemet kopma ve dayanımlarından geçtiği, dava konusu ürünlerdeki ayıbın kaynağının kumaştan değil; davacının kumaşa uygulamış olduğu dikim şartının uyumsuzluğundan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bu durumda özel sipariş ile oluşturulmayan ve davanın konusunu oluştura kumaşların davalıda bünyesinde bulunan kumaşlardan sipariş edildiği ve davalı tarafça davacı ... ....Anonim Şirketi'ne sipariş verilen kumaşların gönderildiği, bu kumaşların testlerden geçtiği ancak davaya konu ayıbın kumaştan kaynaklanan bir ayıp olmadığı, davacının uyguladığı dikim şartlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davalı firma konfeksiyon mamul üreticisi olmadığından ve sadece astarlı kumaş satışı yaptığından satmış olduğu kumaşların ne tarz bir üründe hangi ekipman ve ayarlarla dikileceğine dair bilgi sahibi olması kendisinden beklenemeyeceği, kumaş toplarının üzerinde kumaşları kesmeden önce kontrol ediniz, kesilmiş kumaşlardan mesuliyet kabul edilmez uyarı yazısına davacı tarafından yapılmış bir itiraz bulunmadığı ve test raporlarında kumaş mukavemetinde herhangi bir problem olmadığından söz konusu ayıbın kesim öncesi tespit sorumluluğu davacı tarafta olduğunun kabulü ile ihtilafa konu deformasyonun davacının kumaşa uygulamış olduğu dikim şartlarının uyumsuzluğundan kaynaklanmış olduğu nazara alınarak TBK 219 vd. maddeleri uyarınca ürünlerde meydana gelen ayıptan davalının sorumlu tutulamayacağı dikkate alınarak davacı ... ..... Anonim Şirketi tarafından açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir. Diğer davacı ... Limited Şirketi tarafından açılan davanın BAM kararında da değinildiği üzere ve yine mali müşavir bilirkişi tarafından tespiti yapıldığı üzere davalı ile arasında ticari ilişki bulunmadığından ve ayıplı olduğu belirtilen ürünler doğrudan bu davacı tarafından alınmadığından davacı ... Limited Şirketi tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."gerekçesi ile,
'' (1)Davacı ... Limited Şirketi tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
(2)Davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından açılan davanın esastan reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın somut gerçeğe, dosya muhteviyatına ve istinaf mahkemesinin kaldırma kararına aykırı olduğunu; kaldırma öncesindeki dosyada düzenlenen bilirkişi raporlarından tamamen farklı olarak hazırlanan ve itirazları değerlendirilmeden hazırlanan hatalı ek bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, delillerinin toplanmadığını, Astarlık kumaşların, giysilerin iç tarafının bir kısmını veya tamamını kaplayarak dikişleri örten, üst kumaşın tipine uygun ağırlığa, sağlamlığa, renge, tuşeye ve hareket yeteneğine sahip, kumaşlar olduğunu; astarlık kumaşların insan vücuduyla ilk temas eden yüzeyler olduğunu; insan vücudunun hareketleriyle birlikte sürtünmeye, gerilmeye vb. etkilere maruz kaldığını; giysi kalitesi açısından bu kumaşlarda dikiş mukavemetinin önemli olduğunu; astarlık kumaşlardan beklenen en önemli özelliğinin; giysinin kullanım sırasında fonksiyonelliğini ve rahatlığını bozmadan, giysi içindeki görünüşü daha net hale getirmek olduğunu; ayrıca, dış kumaş ile aynı performans ve dayanım özelliklerine sahip olması, kullanım sırasında uygulanan temizleme işlemlerinden dolayı boyutsal değişiklik göstermemesi ve dış kumaş ile aynı zamanlarda ömrünü tamamlamasının beklendiğini, uzun süreli kullanımlarda boncuklanma değerlerinin, aşınma ve kopma mukavemetlerinin, renk ve ter haslıklarının iyi sonuçlar vermesinin tüketici tatmini açısından sağlanması gereken temel şartlardan bazıları olduğunu, bir kumaşın, yalnızca astarlık kumaş olmasının dahi yukarıda izah edildiği üzere onun belirli nitelikleri taşımasını zaruri kıldığını; bu nedenle tarafların haricen bir kalite anlaşması yapması gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi böyle bir durumun ticari hayat içerisindeki olağan akışa da ters olduğunu; bir astarlık kumaşın başta dikim mukavemeti olmak üzere her konuda belirli sağlamlık ve kalite standartlarını sağlamasının zaruri olduğunun bilinmesi için bir kişinin tekstil işçisi yahut tekstil mühendisi olmasına dahi gerek olmadığını; bilakis bu durumun tersinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Somut olayda ise 06.11.2013 tarih ve ... nolu sipariş (satın alma) sözleşmesine istinaden davalı satıcının 02.12.2013 tarih ve ... nolu irsaliyeli faturasıyla teslimi yapılan 6.686,43 TL değerindeki 1.784 metre boyalı sıcak baskı kumaşın (...) kullanıldığı ... model bayan ceketinin kullanılmaya başlanmasıyla birlikte ürünle ilgili ayıp (dikiş gören astarın ürünün hareketli kullanılması sırasında gerekli mukavemeti göstermemesi nedeniyle ceketin astarının kumaşla birleşme yerlerinden atması) bildirimlerinin geldiğini; ....firmasının reklamasyon bildirimi üzerine, derhal tekstil konusunda akredite ve güvenilir ... firmasına başvurulduğunu ve alınan 08.04.2014 tarihli raporda astarın beklenen mukavemeti göstermediğinin anlaşıldığını; böylece ürünün ayıplı olduğunun netlik kazandığını, tüm bu izahatlardan anlaşıldığı üzere bir kumaşın "astarlık kumaş" olarak satılıyor olması onun belirli teknik özellikler ve dayanıklılık sağlaması hususun da özel bir değer taşımakta olup, bu durumun taraflarca önceden kararlaştırılmasının bir ehemmiyeti bulunmadığınıi Yine davaya konu kumaştaki ayıba ilişkin en detaylı izahatın, kaldırma öncesi dosyasına sunulan █████/2015 tarihli kök rapor ve █████/2017 tarihli ek heyet raporları ile ortaya konulduğunu; tekstil mühendisi, borçlar hukukçusu ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bu raporlarda; davalının davacılara astar sattığı, satışın bu astarların sipariş formunda müşteri olarak geçen dava dışı şirkete gönderildiği, astarların bayan ceket imalatında kullanıldığı, ceketlerin piyasaya sürülmesinden sonra müşterilerden gelen şikayetler üzerine yapılan kontrol, test ve incelemelerde astarın dikiş yerlerinden uygulanan olağan kullanım kuvveti ile açıldığı, bu nedenle ürünlerin davacı şirkete iade edildiğinin gümrük ve diğer kayıtlardan anlaşıldığı, gerek ürünlerin iade edilmiş olması, gerekse de yapılan test ve incelemelerde astarda dikiş kaymasından kaynaklı açılmalar olduğu anlaşılmakla, bu durumun ayıp niteliğinde bulunduğu, zira ayıbın malın taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması olarak tanımlandığı, olağan kullanım kuvveti ile astardaki dikişin açılmasının objektif olarak üründe bulunması gereken niteliğin bulunmadığına işaret ettiğini, tekstil mühendisi bilirkişi yerinde yaptığı inceleme ve alınan numunelerdeki incelemelerde dikiş metodundan kaynaklanan bir sorun olmadığı, kullanılan dikiş ipliğinin ve dikiş sıklığının uygun olduğu, alınan numunelerde yapılan fiziki incelemelerde astarın dikiminde bırakılan dikiş paylarının uygun olduğu, astar kumaşı %100 polyester olması nedeniyle kaygan kumaşlarda çözgü ve atkı sıklığının yeterli olmadığı durumlarda dikiş kayması yaşanması probleminin çok yüksek olduğu, dolayısı ile açılmanın astarın doku seyrekliğinden kaynaklı dikiş kayması probleminden meydana geldiğinin açıkça izah edildiğini, ayıbın davalı tarafça davacıya satılan astarlardan kaynaklı olduğu ve meydana gelen zararın astarın niteliğinden kaynaklandığı, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, iade edilen malların mevcut halinde ekonomik değerinin bulunmadığı, piyasaya arzının mümkün olmadığı, astarın değiştirilmesi veya başka bir suretle ürünlerdeki sorunun giderilerek ürünlerde aynı kalitenin yakalanmasının mümkün olmadığı, sorunun astarın değiştirilmesi veya farklı şekilde giderilemeyeceğinin tespit edildiği, mallardaki gizli ayıbın davacı tarafça makul süre içerisinde davalıya bildirildiği, şu hale göre davalı satıcının satılandaki gizli ayıp sebebiyle davacıların uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken dosya muhteviyatına, kaldırma kararı öncesinde hazırlanan bilirkişi raporlarına ve dosyaya sunmuş oldukları delillere aykırı olarak itirazları ve delilleri incelenmeksizin davanın reddine karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını,
Kaldırma ilamı sonrasında dosya kapsamına sunulan kök rapor ve ek raporun dosya muhteviyatına, somut gerçekliğe, kaldırma kararı öncesinde hazırlanan bilirkişi heyet raporlarına tamamen aykırı olarak ve hatta kendi içerisinde dahi bir görüş birliği oluşturamadan, çelişkiler içererek hazırlandığını;
█████/2022 tanzim tarihli bilirkişi raporunun 6. sayfasında "dava konusu problemin, test raporları göz önünde bulundurulduğunda, davacı tarafından kumaşların dikim öncesi yüzeysel incelemesi ile tespit edilemeyeceği ancak ana kumaş ile birleşimi sonrasında yapılacak bir gerginlik ve kullanım testi ile tespit edilebilineceği" şeklinde tespitte bulunan ve söz konusu astarlık kumaş olan ürünün ancak üretim faaliyetinin ardından gizli ayıplarının ortaya çıkabileceğini belirten bilirkişi heyetinin, aynı raporun 5. ve 7. sayfalarında ise astarlık kumaşın dikiş mukavemetinin kumaş üzerinden fiziksel olarak irdelenerek tespit edilebilecek kusurlar olduğunu iddia ettiğini; birer sayfa arayla birbirine tamamen tezat iki farklı görüşün yer aldığı raporun bu haliyle hükme esas alınamayacağını, aynı kumaşın kaldırma kararı öncesi düzenlenen bilirkişi raporunda ayıplı olduğunun açık bir surette ortaya konulduğunu, istinaf mahkemesi kararında da aksi yönde bir kaldırma gerekçesi bulunmadığını, kendi içerisinde çelişki barındıran raporun hükme esas alınamayacağını,
İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında "davalı firma konfeksiyon mamul üreticisi olmadığından ve sadece astarlı kumaş satışı yaptığından satmış olduğu kumaşların ne tarz bir üründe hangi ekipman ve ayarlarla dikileceğine dair bilgi sahibi olması beklenemez" denildiğini; davalı firmanın, astarlık kumaş üretim ve satışı ile ilgilenen basiretli bir tacir olduğunu; ana işi astarlık kumaş üretmek ve satmak olan bir firmanın satmakta olduğu astarlık kumaşın uygunluğu ve dikiş kayması konusunda bir bilgisinin olamayacağı iddiasının hayatın olağan akışına, ticari hayatın teamüllerine ve TTK hükümlerine aykırı olacağını; bir tacirin kendi iş alanı ile ilgili bir konuda, üstelik kendi satmakta olduğu bir ürün hakkında ürünün esasını etkileyen bir hususta bilgi sahibi olamayacağını iddia etmek en iyi niyetli düşüncede dahi fahiş bir hata olup, hayatın olağan akışına ve basiretli tacirin sorumluluğuna ilişkin hükümlere aykırılık içerdiğini, 06.11.2013 tarih ve ... nolu sipariş (satın alma) sözleşmesine istinaden davalı satıcının 02.12.2013 tarih ve ... nolu irsaliyeli faturasıyla teslimi yapılan 6.686,43 TL değerindeki 1.784 metre boyalı sıcak baskı kumaşın (...) kullanıldığı ... model bayan ceketinin kullanılmaya başlanmasıyla birlikte ürünle ilgili ayıp (dikiş gören astarın ürünün hareketli kullanılması sırasında gerekli mukavemeti göstermemesi nedeniyle ceketin astarının kumaşla birleşme yerlerinden atması) bildirimleri geldiğini; .... firmasının reklamasyon bildirimi üzerine, derhal tekstil konusunda akredite ve güvenilir ... firmasına başvurulduğunu ve alınan 08.04.2014 tarihli raporda astarın beklenen mukavemeti göstermediğinin anlaşıldığını; böylece ürünün ayıplı olduğunun netlik kazandığını; hadiseyle ilgili tüm görseller ve raporların davalıya gösterildiğini ve incelemesine izin verildiğini ancak davalı malın ayıplı olduğunu kabul etmediğini; işlem gördükten sonra ve kullanılmaya başlayınca gizli ayıplı olduğu anlaşılan astar nedeniyle zararların tazmini için .... Noterliği’nin 11.04.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine .... Noterliğinin 02.05.2014 tarih ve ... yevmiye numarasında kayıtlı ihtarname ile cevap veren davalının zararları gidermediğini; konu astarın dikiş görmesinden sonra, ürünün hareketli kullanılması sırasında gerekli mukavemeti göstermemesi nedeniyle ayıplı olduğu akredite laboratuarlarda tespit edildiğini; üründe bir işçilik hatası olmadığı gibi üretim süreçlerinde oluşmuş bir hata da söz konusu olmadığını,
İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında ise fahiş hatalı olarak düzenlenen bilirkişi raporundaki görüşlerin birebir kopyalanarak ana işi astarlık kumaş üretmek ve satmak olan bir firmanın satmakta olduğu astarlık kumaşın uygunluğu ve dikiş kayması konusunda bir bilgisinin olamayacağının iddia edildiğini;
İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararda gerekçesiz olarak müvekkili ... Limited Şirketi yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de yalnızca bu hükmün dahi mahkemece dosya muhteviyatı ve sunmuş oldukları deliller tam olarak incelenmeksizin karar verildiğini ortaya koymakta olduğunu; davada husumeti olmadığı iddia edilen müvekkilinin bizzat davaya konu zararın tarafı olduğu, faturalar kestiğinin ve büyük bir maddi külfet altında kaldığının anlaşıldığını, İleri sürerek, istinaf taleplerinin kabulüne; belirtilen ve sayın İstinaf Mahkemeniz tarafından re'sen nazara alınacak nedenlerle, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas - ████████ Karar sayılı dosyasında, █████/2023 tarihli kararı ile davanın reddine ilişkin kararın dosya kapsamına, hukuka ve olguya aykırı olması nedeniyle kaldırılmasına, davanın kabulüne, öncelikle icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacılardan ... Şirketi ile davalı arasındaki sözleşmeye konu olan ve diğer davacı ... Şirketi tarafından yurt dışına ihraç edilen astarlık kumaşın ayıplı olduğundan bahisle uğranılan zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen █████████ esas, ████████ karar sayılı karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dairemizin █████████ esas, ████████ karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece kaldırma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda, davacı ... Şirketi'nin açtığı davanın aktif husumet yokluğundan reddine, davacı ... Şirketi tarafından açılan davanın esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda tarafların, dava konusu satışın numune üzerine satış niteliğinde bulunup bulunmadığına dair beyanlarının alındığı, dosyanın bir tekstil mühendisi, bir mali müşavir ve bir hukukçudan yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edildiği, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya mübrez tüm deliller, ihtarnameler ve mail yazışmaları ile ayıp iddiası üzerine dava öncesi hem davacıların hem de davalının başvuruları üzerine ... firması tarafından düzenlenen tüm test raporları, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde ayrıntılı inceleme yapıldığı, tekstil mühendisi tarafından dosyaya mübrez test raporları ile yerinde ve numuneler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; dava konusu astarlık kumaşların davacı tarafından özel talepler doğrultusunda üretilmiş bir sipariş olmadığı, davalının kendi kumaş kalitesi olduğu, davacı tarafından da bu kalitenin tercih
edilmiş, olduğu, sipariş formunda davacı tarafından talep edilen ve davalının üretimde baz alması gereken bir standartın belirtilmediği, gerek literatürdeki bilgiler, gerek ürünler üzerinde yapılan incelemeler , gerekse dosya kapsamına sunulan verilere göre; söz konusu ayıbın , kumaş ile davacının kumaşa uygulamış olduğu dikim şartlarının uyuşmazlığından kaynaklanmış olduğu, kumaş toplarının üzerinde " kumaşları kesmeden önce kontrol ediniz. Kesilmiş kumaştan hiçbir şekilde mesuliyet kabul edilemez‘’ uyarı yazısının olduğu ve test raporlarında kumaş mukavemetinde herhangi bir problem görülmemiş olduğu göz önüne alındığında, söz konusu ayıbın kesim öncesi tespit sorumluluğunun davacı tarafta olduğu, davalının kalitesi olan söz konusu astarlık kumaşın davacı tarafından kendi üretim dikim şartlarına her yönü ile uyum sağlayıp sağlamadığı, beklentilerini karşılayıp karşılamadığının testinin
davacılar tarafından yaptırılmış olması gerektiği kanaatinin bildirildiği, davacılar tarafından istinaf sebebi olarak ileri sürülen hususların bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de ileri sürüldükleri ve ek raporda her bir itirazın ayrı ayrı karşılandığı, davacı ... Şirketi tarafından açılan davanın esastan reddine yönelik kararın dosya kapsamına uygun olduğu, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı; yine dava konusu tazminat talebi satıcının ayıba karşı sorumluluğuna dayandırılmış olup, davalı ile satış ilişkisi kuran tarafın davacı ... Şirketi olduğu, diğer davacının da ...'den kaydi olarak aldığı kumaşları yurt dışına ihraç ettiği, nitekim yurt dışında mukim firma tarafından davacı ... Şirketi'ne iade edilen kumaşların, ... tarafından da davacı ... Şirketi'ne iade edildikleri, bu durumda davacı istinafının aksine, davalı ile aralarında satış ilişkisi bulunmayan ... Şirketi yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!